9. Hukuk Dairesi 2025/9619 E. , 2026/420 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/276 E., 2025/2573 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 40. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/217 E., 2024/373 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor din…
9. Hukuk Dairesi 2025/9619 E. , 2026/420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/276 E., 2025/2573 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 40. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/217 E., 2024/373 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların Umman'da bulunan şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, davacının 06.00-19. 00... .00-06.00 saatleri arası iki vardiya hâlinde haftanın 7 günü çalıştığını, çalışmaların bu saatleri aştığını, ayda 2 hafta tatilinde ve dinî bayramların ilk günü dışında tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirket arasında bir ilişkinin bulunmadığını, müvekkili Şirketin Umman’da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunduklarını, Umman mahkemelerinin yetkili olduğunu, Türk mahkemeleri yetkili görülürse de iş sözleşmesi gereği Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının çalışmasının istifa ile sona erdiğini, tüm alacaklarının ödendiğini ve ibraname alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre tarafların iş sözleşmesi ile bir hukuk seçimi anlaşması yaptıkları, davacının çalışma döneminin tamamında davalıya ait Umman'da bulunan işyerinde çalıştığı, mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı ülke olan Umman olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde yabancı hukunun uygulanmasının talep edildiği ve bu sebeple Umman İş Kanunu'nun dosya kapsamında uygulanması gerektiği, Umman İş Kanunu'nun 7. maddesinde "Hak ettiği tarihin üzerinden 1 yıl geçmiş ise işçinin bu kanunda belirtilen haklardan herhangi birini isteme hakkı düşer." düzenlemesine yer verildiği, davalının zamanaşımı def'i dikkate alındığında dava tarihi itibarıyla davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekil ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Umman hukukunun uygulanmasında ve zamanaşımı def'i dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı ... Şirketinin Türk hukuku uygulanmasına itirazı olmadığını, bu nedenle Umman hukuku uygulanmasının hatalı olduğunu, 2. Daha sıkı ilişkili olan Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 3. Zamanaşımı süresinin hatalı değerlendirildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, yargılama gideri ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (..., ...Hukuk, ..., 2022, s.315; ..., Türk ...Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Umman İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı ...Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Umman hukukuna tâbi çalışma dönemlerine ilişkin alacak taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmü uyarınca hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğinin yazılması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "zamanaşımı nedeniyle" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.