9. Hukuk Dairesi 2025/9442 E. , 2026/740 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2872 E., 2025/1955 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/323 E., 2023/204 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin du…
9. Hukuk Dairesi 2025/9442 E. , 2026/740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2872 E., 2025/1955 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/323 E., 2023/204 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışı şantiyesinde 11.01.2019-25.11.2019 tarihleri arasında formen olarak çalıştığını, her ay ücretini 2.100,00 Euro karşılığı Ruble olarak aldığını, ücretinin bir kısmının Ruble olarak bankaya yatırıldığını, bir kısmının elden ödendiğini, iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiğini, haftanın 7 günü 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, ödenmeyen ücret alacakları olduğunu ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ihtilafta yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı ile ikale sözleşmesi imzalanarak davacının tüm ücret alacaklarının ödendiğini, ödenmeyen tazminat ve ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, ... Kurumu kayıtları ve davacı beyanı dikkate alınarak; davacının davalı işyerinde 14.01.2019-25.11.2019 tarihleri arasında toplam 10... gün çalıştığı, davacının yaptığı işin niteliği, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmasına göre davacının brüt ücretinin 174.000,00 Ruble olduğu kanaatine varıldığı, iş sözleşmesinin ihbar tazminatı gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalının ispat külfetini yerine getiremediği anlaşıldığından ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, ödenen miktarın ise mahsup edildiği ve dinlenen tanıkların işverene karşı davası olduğu ve yerleşik içtihatlar gereği başkaca deliller ile desteklenmedikçe beyanlarına itibar edilemeyeceğinden davacının ücret alacağı taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Türk vatandaşı olduğu, davalının Türk şirketi olduğu, sosyal ve hukuki ilişkilerinin yoğunlaştığı ülkenin de Türkiye olduğu, iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunun açık olduğu, davacının ücretine ilişkin kabulün yerinde olduğu, davacının iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiğini davalı işverenin kanıtlayamadığı, davacının ihbar tazminatına hak kazandığı ancak Mahkemece davacı tanıklarının davalıya karşı davalarının bulunduğundan bahisle beyanlarına itibar edilmemiş ise de davacının fazla çalışma yapması, hafta tatillerinde ve genel tatil günlerinde çalışması hâlinde ücretinin ödendiği iddia edilmesine rağmen bu hususta bir delil sunulmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının çalışma süreleriyle ilgili davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesi gerekirken beyanlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğu, bilirkişinin 06.04.2022 tarihli raporuna göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulü ve bu çalışmaları tanık beyanlarıyla ispatlandığından %40 oranında indirim yapılmasının uygun görüldüğü gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun ise açıklanan yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Dava konusu olayda Rus hukuku uygulanarak davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta mutad işyeri hukukunun ... olduğunu, 2. Tüm ödemelerin imzalı bordrolar ile yapıldığının sabit olduğunu, 3. Davacı ile arasında menfaat birliği bulunan tanık beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini, 4. İbraname ile yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, 5. Davacıya sabit ücreti dışında yapılan ödemelerin fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına yönelik yapıldığının açık olduğunu, yapılan bu ödemelerin yok sayıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi; davalı Şirketin yurt dışı şantiyesinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyesinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin bu savunmasına değer verilmeksizin uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmış, Bölge Adliye Mahkemesince de somut olayda Türk hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmış ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tabiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü Kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür. Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının Türkiye'de sosyal güvenlik sistemine tâbi olmaması, sosyal ve hukuki ilişkilerinin yoğunlaştığı ve ücretinin ödendiği yer dikkate alındığında, daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olmadığı anlaşılmakla; davaya konu çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığa mutad işyeri hukuku olan ... Federasyonu hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.