T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1012 KARAR NO : 2025/1105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .......ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : .... KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemi…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1012 KARAR NO : 2025/1105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .......ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : .... KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ; TALEP; Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı Şirketin yeni üretim işyerinin mekanik tesisat işleri için (buhar kazanı ve tesisatı, yangın tesisatı, hava tesisat, haşlama havuzları ve ekipmanları, ısınma sıcak su sistemi) davalı şirket ile ....... tarihli sözleşmenin imzaladığını, davalının 8 haftada işi teslim edip davacının bedeli aşamalı olarak yerine getireceğini, davalının işi süresinde bitiremeyip davacıyı yanıltarak yeni buhar kazanı yerine ikinci el (yada revizyonlu) bir kazan monte ettiğini, davalıdan bu aykırılığın giderilmesini talep edince davalının yenisini getirmenin 8-10 hafta süreceği beyanı üzerine davacının mağdur olmamak ve üretime başlamak için mevcut kazanı kabul etmek zorunda kaldığını, bu aykırılık sebebiyle bedelde % 10 indirim yapılarak ....... tarihli bir sözleşme imzalanıp ayrıca ek imalat hususunda ilaveler yapıldığını, davacı tüm hakedişleri yerine getirse de davalının işleri zamanında bitiremeyip bir kısım işleri eksik, bir kısım işleri de ayıplı yerine getirdiğini, davalı şirketin ...... tarihli sözleşmede taahhüt ettiği eksik ve ayıplı işlerin tespiti ile kalan işlerin tamamlanması için gereken maliyetin (işçilik ücreti vs dahil) tespiti için ..../.... D.İş sayılı bilirkişi raporu ile mevcut eksikliklerin tespit edildiğini, tespit üzerine davalı şirkete sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin noterden ihtar edildiğini, sonuç alınamayınca .........İcra Müdürlüğü'nden .../... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, delil tespit raporundan görüleceği üzere ....... ve ....... tarihli imalat sözleşmelerine istinaden eksik kalan işler bedelinin 62.500,00 Euro ve 74.000,00 TL olduğunu belirterek, itirazının iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; tüm taleplerin hukuka aykırı olduğunu, delil tespit raporuna itirazlarını sunduklarını, tespit raporunun tek taraflı ve objektiflikten uzak olduğunu, teknik olarak hatalı olduğunu, üretim yapamadığını iddia eden davacının ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, feshe ilişkin ihtarnamenin davalıya ulaşmadığını, davacının fesih iradesinin bu dava ile öğrenildiğini, davacının keşide edilmiş faturalara itiraz etmeyip faturaları kayıtlarına alıp ürünleri aldığını kabul ettiğini, davalının tüm ürünleri eksiksiz ve tam teslim ettiğini, davacının basiretli bir tacir olarak ürünleri muayene etmesi gerektiğini, ayıp iddiasını TTK md. 23'te belirtilen 2 günlük sürede davalıya bildirmesi gerektiğini, davacının TTK'daki hiçbir süreye uymayıp teslim edilen ürünleri zımnen kabul ettiğinden seçimlik haklarını kullanamayacağını, iddia edilen ayıpların gizli olmayıp gözle görülebilen ayıplar olduğunu, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının borçlu olup alacağından kurtulmak için dava açtığını, davacının iddia ettiği tüm ayıplara ilişkin ihbarları kanuni süresinde ileri sürmediğini belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: davacı vekili icra takibinde açıkça eksik işler bedelini talep etmiş olup, yukarıda belirtildiği üzere sözleşmeleri feshettiğinden müspet zarar talebinde bulunamayacağı gibi, iş sahibi davacının tüm sözleşme bedelini davalı yükleniciye ödediği de tespit edilememesi karşısında davanın reddine, karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; Davacı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinin iki hususa dayandığını, sözleşme feshedildiğinden müspet zararın istenilmemesi ve sözleşme bedelinin tamamının davalıya ödendiğinin ispat edilememesi olduğunu, davacının tüm ödemelerini yaptığının banka kayıtları ile sabit olduğunu, davacının davalıya 86.610,00 Euro ve çeşitli tarihlerde 329.810,00 TL ödediğini, davalının buna itirazı olmadığını, TL'nin Euroya dönüşümü ile davacı şirketin tüm sözleşme bedelini ödediğinin sabit olduğunu, bununla davalının eksik ve ayıplı işlerin bedelini ödemeyeceği sonucuna ulaşmanın yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, ticari kayıtlardaki bu ödemelere davalının bir itirazı bulunmadığından banka kayıtlarının istenilmediğini, gerekçede sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle eksik işlerin ancak tüm ödemenin yapılması şartıyla istenebileceğini belirtilip bu hususta ısrarlı taleplerine rağmen banka kayıtlarını celbetmediğini, Mahkemeye ödemelerle ilgili dekontları sunmalarına rağmen bu ödemeleri dikkate almadığını, tüm ödemeleri yapan davacının eksik kalan işler bedelini yani müspet zararı talep edebileceğini, Kararın sebebinin, davalının tüm ödemeleri aldığı halde eksik kalan iş bedeline ilişkin iade faturasını kayıtlarına işletmemesi olduğunu, davalı eksik iş bedelini fatura edince davacının sonrasında eksik kalan işler sebebiyle iade faturası gönderdiğini, davalının bu durum karşısında iade faturasını kayıtlara işletmeyerek kayden alacaklı göründüğünü, tüm banka kayıtları celbedilse davacının ödemeleri tam ve zamanında yaptığının görüleceğini, Mahkemenin yargılamada banka kayıtlarını celp etmeyip delillere aykırı hüküm tesis ettiğini, Kararda müspet zararın alacaklının tüm edimini yerine getirmesi şartıyla talep edilebileceğini belirtmişse de alacaklının edimini yerine getirdiğine dair ispata yarar banka kayıtlarını incelemediğini, sözleşme bedelinin ödenip ödenmediğinin davalının ticari kayıtlarına göre belirlenemeyeceğini, davalının eksik işler sebebiyle iade faturasını kayıtlarına işletmeyerek tam tersi alacaklı göründüğünü, her iki tarafın ticari kayıtlarında uyuşmazlık bulunması halinde bu kez davacının ispata yarar delillerinin incelenerek hükme varılması gerektiğini, hüküm gereği davacı şirket sözleşme bedelinin tamamını ödediği halde eksik işler sebebiyle zarara uğradığını, buna karşılık davalı şirketin eksik ve ayıplı işleri teslim ederek sebepsiz zenginleşeceğini, davalıya gönderilen ihtarnamede sözleşme feshedilse de tespit edilen eksik-ayıplı işler bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, Mahkemenin tüm sözleşme bedeli ödenmesine rağmen eser sözleşmesinin feshi halinde eksik işlerin istenemeyeceği yargısına vararak yasayı yorumda hataya düştüğünü, sözleşmenin geriye yönelik feshedilmediğini, davacının bitmiş işleri teslim aldığını, davacının TBK'nın 475.maddesindeki haklarını talep ettiğini, davacının bedelinin tümünü ödediği eserdeki eksik-ayıplı kısımlara karşı tazminat hakkının yasa hükmü gereği olduğunu, aksinin yüklenicinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini yada dosyanın Mahkemeye iadesini talep etmiştir. Davalı vekilinin sunduğu istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın dosyadaki delillere, bilirkişi raporlarına ve içtihatlara uygun olduğunu, davacının tüm sözleşme bedelini ödediğine delil bulunmadığını, davacının ticari defterlerinde davalıya olan borcunun açıkça görüldüğünü davacının davalının kabul etmediği iade faturası düzenleyerek alacaklı pozisyonuna gelmeye çalıştığını, davacının eksik iş iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporlarında bütün işin tamamlandığı ve çalışır durumda olduğunun tespit edildiğini, davacının ticari defterleri ve faturalarının aleyhine delil niteliğinde olduğunu, dosyadaki ticari defter ve bilirkişi raporlarına göre davacının davalıya 812.147,87 TL borçlu olduğunu, davacının bu borcu ödememek için haksız olarak eksik iş iddiasında bulunduğunu, ancak faturaları kabul edip defterine işlediğini, teslim edilen malzemeleri ve yapılan işlerin çoğunu kullandığını belirterek, istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. D-)DELİLLER; ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... T. ..../... E. ....../...... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. E-) İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ; Dava, davacı iş sahibi şirket ile davalı yüklenici arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işler nedeniyle alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dava konusu .......İcra Dairesi'nin ...../..... E. sayılı ilamsız icra takibinin; davacı alacaklı tarafından davalı borçlusu aleyhine, iki sözleşmeden kaynaklı eksik işler bedeli için ile (74.000 TL asıl alacak + 62.500 Euro asıl alacağın) açıldığı, itiraz üzerine kanuni sürede eldeki davanın 1.059.418,75 TL dava değeri ile açıldığı anlaşılmıştır. Davacı iş sahibinin yeni üretim tesisindeki bazı mekanik işleri için ....... tarihinde davalı yüklenici şirket ile imalat ve kuruluma ilişkin sözleşme yaptıkları, sonrasında buhar kazanı ile ilgili sorun çıkınca .......... tarihli ek imalatlar da içeren revize sözleşmenin yapıldığı, tüm ödemeleri yaptıkları halde işlerin bir kısmının eksik, bir kısmının ise ayıplı olduğu, görüşmelerden sonuç alınamayınca noterden fesih ihtarnamesi çektikleri, yaptırdıkları tespit sonucu makine mühendisi bilirkişi raporundaki bedeller üzerinden giriştikleri takibe itirazın iptalini talep etmiş, davalı yüklenici ise; bilakis kendilerinin alacaklı olduğunu, tüm işleri tam ve eksiksiz yaptıklarını, davacının kanuna uygun şekilde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacıya teslim ettikleri tüm ürünlerin davacıya fatura edilip kayıtlara işleyip itirazda bulunmadığını, tespit raporunun hatalı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş, Mahkemece davacı tarafından eksik işler bedeli talep edilip, sözleşme feshedildiğinden müspet zarar istenemeyeceğini, davacının tüm iş bedelini ödediğini ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı istinafında esas olarak; Mahkemece banka kayıtlarının celp edilmediğini, davacının tüm ödemeleri yaptığının banka kayıtları ile sabit olup bedellere davalının itirazının olmadığını, bununla davalının eksik ve ayıplı işler bedelini ödemeyeceği sonucuna varılamayacağını, fesih sebebiyle eksik işlerin ancak tüm ödemenin yapılması şartıyla istenebileceğinin belirtilmesinin hatalı olup, müspet zararın istenebileceğini, davalının sadece defter ve fatura kayıtları ile alacaklı göründüğünü, davacının tüm bedelini ödediği eserdeki eksik-ayıplı kısımlara karşı tazminat talebinin TBK 475 gereği yasal olduğunu, aksinin yüklenicinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını ileri sürmüştür. Dosya kapsamında keşfe dayalı olarak mühendisler, SMMM ve hukukçudan oluşan beş kişilik heyetten ............. tanzim tarihli kök rapor ile ......., ........., ........ ve ................ tanzim tarihli dört ek bilirkişi heyet raporunun alındığı, ek raporların genel itibariyle kök rapor ile ilk ek raporun tekrarı mahiyetinde olduğu görülmüştür. Alınan kök raporda; 16 farklı iş kalemi ile ilgili olarak inceleme yapıldığı, bu işlerle ilgili olarak katı yakıtlı buhar kazanı seti ile ilgili eksiklikler ve sıfır kazan maliyeti 35.500 €, buhar borularının eksik izolasyon maliyeti 2.000 €, yangın tesisatı eksik işlerin maliyeti 10.000 €, idari bina ısıtması için kettle eşanjör ve pompa dairesi eksikleri maliyeti 1.000 €, dizme konveyörü imalatı eksikleri 300 €, fırın radyatör revizyon işi eksikleri maliyeti 1.100 € olmak üzere 6 kalede tespit edilen eksik işlerin toplam maliyetinin 49.900 € olduğu belirlenmiştir. Ayrıca depo pislik tutucu ve kazan besleme ünitesi ile ilgili olarak bilirkişi heyetince işyerinde bunlara ilişkin imalata rastlanmadığı belirtilerek (bu yönden tespitle uyumlu) bedelinin 3.331,58 € olduğu (sözleşme tarihi itibariyle 31.950,00 TL) bildirilmiştir. (Yani toplam eksik işler bedelinin 46.568,42 € olduğu) Yine tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, cari hesaplarının birbiri ile uyumlu olmadığı, davacının düzenlediği ...... tarihli 11.900 Euro tutarlı 1.314.491,31 TL bedelli e-faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, farkın davacının virman yaparak kur farkı oluşturulması ve 1.314.147 87 TL'lik faturadan kaynaklandığı, sözleşmeye istinaden davacının 159.890,78 TL, (86.610,00 Euro'su bankadan havale, 17.024,50 Euro'su 169.920,00 TL tutarındaki çeklerin vade tarihindeki kur karşılığı olmak üzere) 103.634,50 Euro ödendiği belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinin sunduğu ek raporda; teknik ve mali hususlar tekrar edilmiş, davacı iş sahibinin bankadan yaptığı TL ödemelerin sözleşmedeki TL borcuna istinaden yapıldığı, çek ile yaptığı ödemelerin ise sözleşmedeki Euro cinsi borca istinaden yaptığı kanaatine varıldığını, davacının bankadan havale ile yaptığı TL ödemelerinin TL cinsinden borcuna mahsup edildiğinde davacı iş sahibinin (159.949,00 TL sözleşme bedeli - 159.890,78 TL ödeme) 58,22 TL tutarında TL cinsinden eser bedeli borcu bulunduğu, davacı iş sahibinin TL cinsinden iş bedeli borcunun tamamını ödemediği, davacının bankadan Euro cinsinden yaptığı ödemeler ile çek ile yaptığı TL ödemelerinin çekin vadesindeki kur karşılğı Euro cinsi borcundan mahsup edildiğinde davacı iş sahibinin (120.961,80 Euro - 86.610,00 Euro banka aracılığı ile ödeme - 17.024,50 Euro çek karşılığı ödeme) 17.327,30 tutarında Euro cinsinden eser bedeli borcu bulunduğu, buna göre davacı iş sahibinin Euro cinsinden yabancı para borcunun tamamını ödemediği, sonuç olarak; eksik iş bedelinden davalı yüklenicinin sözleşme alacağı indirildiğinde; davacı iş sahibi tarafından Euro cinsinden fazladan ödenen iş bedeli 29.241,12 Euro, Türk Lirası cinsinden fazladan ödenen iş bedelinin 31.891,78 TL hesap edildiği bildirilmiştir. Bilirkişi heyetince düzenlenen ......... tarihli ek raporda, davalı yüklenici tarafından kurulan 16 kalemden oluşan tüm imalatın TBK 475/son hükmüne göre sökülüp kaldırılmasının aşırı zarar doğurup doğurmayacağı bakımımdan değerlendirme yapıldığı; katı yakıtlı buhar kazanının sökülmesinin kazana zarar vermediği gibi sökülen kazanın başka yerde kullanılabileceğini, ancak diğer kazan elemanlarının zarar görüp başka yerde kullanılmayacağının belirtildiği, diğer 15 imalatın ise genel olarak sökülmesinin imalata yada bir kısmına zarar vereceğinin belirtildiği, kök ve 1.ek raporda eksik işler bedelinin 46.568,42 Euro ve 31.950,00 TL olduğu, davalı yüklenicinin eseri eksiksiz olarak teslim etmediği, eksik ve kusurlu işler bedelinin içinde 34.200,00 Euro tutarında davalı yüklenicinin revize ek sözleşme ile teslimi kararlaştırılan sıfır katı yakıtlı buhar kazan seti bulunduğu, sıfır kazanın teslimi halinde ikinci el kazanın yükleniciye teslim edileceği, bu bedelin talep edilmesi için ikinci el kazanın davalı yükleniciye iadesi gerektiği, iş sahibi tarafından yapılan 159.890,78 TL ve 103.634,50 Euro ödeme yönünden değerlendirilip eksik iş bedelinden davalı yüklenicinin sözleşme alacağı indirildiğinde; Euro cinsinden fazla ödenen iş bedeli 29.241,12 Euro, TL cinsinden fazla ödenen iş bedelinin 31.891,78 TL hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetince sunulan son ek raporda, önceki ek raporlardaki tespitler tekrar edilmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden şu hususlar tespit edilmiştir; Taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle eser sözleşmesi olduğu, davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu, ........... tarihli ilk sözleşme ve .......... tarihli revize sözleşme ile davalı tarafından davacıya ait işyerinde buhar kazanı ve borulama tesisatı, yangın tesisatı, hava tesisatı, haşlama havuzları ve ekipmanları, ısıtma sıcak su sistemi, kurutma fırını sirkülasyon baca imalatı, boy kesme testeresi önü stok şasesi, dizme konveyörü imalatı, fırın radyatör revizyon işi, depo pislik tutucu imalatı, depo hidrofor, kazan besleme ve havuz besleme işi, taşıyıcı konveyör imalatı, kazan besleme ünitesi imalatını içeren mekanik tesisat işlerinin imal ve montajının kararlaştırıldığı, ilk sözleşmede eserin toplam bedelinin 78.100,00 Euro olduğu, ücretin kademeli olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki ....... tarihli revize sözleşmede ise; "İşi yapan ile iş sahibi arasında ......... tarihinde imzalanmış teklifler, iş yapanın işe zamanında başlamaması, sonradan ortaya çıkan revizyon zorunluluğu ve iş yapanın tedarik etmiş olduğu buhar kazanının kullanılmış/revizyonlu kazan olduğu ortaya çıktığından dolayı yeniden imzalanmıştır. Toplam sözleşme bedeli ve iş teslim tarihleri değişmiştir." denildiği, buna göre; sözleşme kapsamındaki işlerden buhar kazanının revizyonlu olduğunun taraflarca belirlenmesi nedeniyle revizyona ihtiyaç duyulduğu ifade edilmiştir. Revize sözleşmede teklifteki 102.510 Euro'nun 67.610 Euro'luk kısmının ödenmiş işlenmesi, kalan 34,900 Euro'luk kısmın parçalar halinde ödeneceği, 135.550 TL +KDV'nin de iki parçada ödeneceği kararlaştırılmıştır. Yani; revize sözleşmede toplam iş bedeli 102,510 Euro +KDV ve 135.550 TL+KDV olarak (120.961,80 Euro ve ilaveten 159.949,00 TL) belirlenmiş edilmiş olup, her iki sözleşmede de götürü ücret kararlaştırıldığı, sözleşme konusu işlerden basınçlı buhar sisteminin ..........'de sorunsuz teslim edildiği, yüklenicinin sözleşmede eser hakkında 4 yıl garanti verdiği, garanti süresinde iş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan hakları kullanabileceği, davacı iş sahibinin tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiği ancak ihtarnamenin davalı yükleniciye tebliğ edilemediği, iş sahibine sözleşme gereği sıfır kazan imal ve teslimi gerekirken ikinci el kazan teslim edildiği, revize sözleşme ile sıfır kazan teslim edilirse ikinci el kazanın yükleniciye iadesinin kararlaştırıldığı, davacıya sıfır kazanın teslim edilmediğinden ikinci el kazanın halen iş sahibi tarafından kullanıldığı, kök ve 1.ek raporda eksik işler bedelinin 46.568,42 Euro ve 31.950,00 TL olduğu, davalı yüklenicinin eseri eksiksiz olarak teslim etmediği, eksik ve kusurlu işler bedelinin içinde 34.200,00 Euro tutarında davalı yüklenicinin revize ek sözleşme ile teslimi kararlaştırılan sıfır katı yakıtlı buhar kazan seti bulunduğu, bedelin talep edilmesi için ikinci el kazanın davalı yükleniciye iadesi gerektiği, iş sahibi tarafından yapılan 159.890,78 TL ve 103.634,50 Euro ödeme yönünden; eksik iş bedelinden davalı yüklenicinin sözleşme alacağı indirildiğinde Euro cinsinden fazla ödenen iş bedeli 29.241,12 Euro, TL cinsinden fazla ödenen iş bedelinin 31.891,78 TL hesaplandığı görülmüştür. Bu durumda genel bir değerlendirme yapıldığında; eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşme olup, tam iki tarafa borç yükleyen, rızaya dayalı, ivazlı ve kural olarak ani edim yükümlülüğü ve istisnai olarak da sürekli borç ilişkisi doğuran ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, eserin teslimiyle iş sahibinin ediminin muaccel olduğu yine kural olarak herhangi bir şekle tabi olmayan bir sözleşme olarak nitelenmektedir. Eserde iş sahibinin borcu bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. (Yargıtay 6.H.D'.nin 15/03/2023 T. 2023/516-1062) Eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu ispatlanmış ise yapılan ve yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından senetle ispat kuralına tabi bulunmamaktadır. Bu nedenle tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabilir. 4721 sayılı TMK'nın 6. ve 6100 sayılı HMK'nın 190.maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 6. H.D.'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. (Y. 6.H.D. 2021/423-2021/1860) Ayıp, imal edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 475.maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Yine hükmün devamında işsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek yoktur. Eksik işler yönünden TBK 474-478. maddelerindeki hükümler uygulanmaz. (Yargıtay 6.H.D.'nin 2021/4013 E. 2022/2265 K.) Öte yandan ayıplı işlere ilişkin ihbar mükellefiyeti getiren kanun koyucu eksik işler yönünden iş sahibine böyle bir yükümlülük yüklememiştir. Bir başka deyişle, eksik işlerde ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde eksik işler bedeli her zaman talep edilebilir. Gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek davada iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir. (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları). Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde götürü bedel; sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete "götürü ücret" denilmektedir. İş bedeli TBK'nın 480.maddesi uyarınca götürü olarak belirlenmiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. Götürü bedelli sözleşmelerde, iş tamamen bitirilmeden sözleşmenin taraflardan biri tarafından fesh edilmesi halinde ekonomik değerinin bulunması şartıyla, yüklenici fesih tarihine kadar yaptığı iş bedelini alacaktır. Yüklenicinin hak ettiği imalat bedeli "fizikî oran yöntemi" ile başka bir ifadeyle sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın, eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanarak, bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanmalıdır. (YHGK'nın 10/06/2021 T. 2017/15-2331 E. 2021/739 K., 11.10.2022 T. 2020/(15)6-715 E. 2022/1279 K. sayılı kararları). İşin fiziki gerçekleşme oranının, sözleşme ile kabul edilen götürü bedele uygulanması yüklenicinin hakettiği bedeli ortaya çıkarır. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir. (.........- ...... Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, 2019, s. 569). Sözleşmeden dönme, sözleşmeyi sona erdiren ve tarafların iradelerine bağlı sebeplerden birisidir. Götürü bedel karşılığı eser sözleşmelerinde tek taraflı bir irade açıklaması olan dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan karşı tarafa ulaşması ile hukuki sonuçlarını doğurur. (Yargıtay 15. H.D. 17/03/2010 T. 2010/98-1538 sayılı kararı). Dönme beyanının açık olmasına gerek yoktur. (Yargıtay HGK 10/02/2010 T. 2010/19-38 ve 2010/69 sayılı kararı). Tüm bu tespit ve genel açıklamalara göre somut olayda; taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu imalatın davalı yüklenici tarafından eksiksiz ve tam ifa edilmediği, iş sahibi tarafından götürü ücret bedelinin tam ödenmediği, hem ilk sözleşme hem de revize sözleşme ile davalı yüklenici tarafından teslimi kararlaştırılan sıfır katı yakıtlı buhar kazan setinin tesliminin halen yapılmadığı, bunun yerine teslim edilen ikinci el kazanın halen davacı iş sahibinin uhdesi ve kullanımında olduğu, depo pislik tutucu ve kazan besleme ünitesi ile ilgili uyuşmazlığın tam olarak giderilemediği, zira davalı yüklenicinin teslim edildiğini iddia edip davacı iş sahibinin ise bunu kabul etmediği, yapılan tespit ve keşifte ise işyerinde imalatın bu parçalarına rastlanmadığının defaatle belirtildiği, bu hususta takdirin Mahkemeye bırakıldığı, davacı iş sahibi şirket noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini (döndüğünü) belirtse de ihtarnamenin davalı iş sahibine tebliğ edilemediği, Mahkemece eksik işler bedelinin müspet zarar kapsamında değerlendirilip, davacı iş sahibinin sözleşmeden dönmesi nedeni ile müspet zarar talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddedildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetince sözleşmeden dönmeyi içeren davacı ihtarnamesine göre değerlendirme yapılıp, Mahkemece rapora itibar edilmiş ise de bu sonuç isabetli olmamıştır. Zira götürü ücret kararlaştırılan sözleşmeler nedeniyle, davacı iş sahibinin fesih konusundaki ihtarnamesi davalı yükleniciye tebliğ edilmediğinden fesih ve sözleşmeden dönme gerçekleşmemiş, sözleşme ilişkisi fesih nedeni ile sona ermemiştir. Bozucu yenilik doğrucu hak niteliğindeki fesih iradesi varması gereken ve vardığı anda sonuç doğuran bir hak niteliğindedir. Aksi kabul ile Mahkemece eksik işler bedeli müspet zarar kapsamında değerlendirilip, davacı iş sahibinin sözleşmeden dönmesi nedeni ile müspet zarar talep edilemeyeceği kabulü de hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; öncelikle davalı vekiline celbini istediği banka kayıtlarını tarih ve banka bilgisi verecek şekilde bildirmek üzere kesin süre vermek, akabinde ilgili banka kayıtlarını getirtmek, sonrasında aynı bilirkişi heyetinden; sözleşmelerde götürü ücret kararlaştırılması nedeniyle yukarıda ayrıntılı açıklanan fiziki oran yöntemine göre belirtilen şekilde sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın, eksik ve ayıplı işler de dikkate alınarak; işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanarak, bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek yüklenicinin hakettiği bedeli bulmak, iş sahibinin fazladan ödediği bedel mevcut ise buna hükmetmekten ibarettir. Yukarıdaki açıklamalara göre, hatalı ve eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davanın çözümü için esaslı deliller toplanıp değerlendirilmemiş olmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince; davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin .............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ................ T. ......./........ E. ........./......... K. sayılı; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince ESASTAN KABULÜ ile kararın KALDIRILMASINA, 2-Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak, yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf eden davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davalıya iadesine, 4-)İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, 7-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/11/2025 Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*