T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/974 KARAR NO : 2025/1320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2025 NUMARASI : 2025/237 Esas DAVA : İTİRAZIN İPTALİ - İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ : 10/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025 Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati hac…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/974 KARAR NO : 2025/1320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2025 NUMARASI : 2025/237 Esas DAVA : İTİRAZIN İPTALİ - İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ : 10/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025 Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 14.03.2025 tarihli ara kararda "...Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Davalı ...Limited Şirketinin müvekkili ... Şirketi'ne olan 189.800,00 TL borcunu ödemediği için hakkında asıl alacak, faiz ve ferilerinin tahsili amacıyla İzmir 13. İcra Dairesi 2024/8931 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirkete gönderilen ödeme emri e-tebligat yoluyla 04/10/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket vekilince 07/10/2024 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini, borçlu şirketin yapmış olduğu itiraz haksız olup, duran icra takibine tekrar devam edilebilmesi için açılan işbu davada itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, Müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, itiraza ve davaya konu icra takibi de müvekkilinin cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, ekte sunulan hesap ekstresinden görüleceği üzere müvekkilinin davalı şirkete ve misafirlerine verdiği konaklama hizmeti gereği 28/04/2024 - 29/06/2024 tarihleri arasında toplam 290.200,00 TL alacak doğduğunu, davalı şirketin muhtelif tarihlerde yaptığı toplam 100.400,00 TL ödemenin mahsubunun ardından 189,800,00 TL bakiye borç kaldığını, Müvekkili şirket ile borçlu şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin borçlu şirketten muaccel olan 189,800,00-TL tutarındaki alacağını gösteren faturalar da dilekçemiz ekinde sunulduğunu, davalı borçlu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığından ve ayrıca verilen konaklama hizmeti neticesinde doğan borçtan haberdar olmasına rağmen yapılan bildirimleri cevapsız bırakmış ve borcunu ödemekten imtina ettiğini, akabinde müvekkili şirket alacağını tahsil edebilmek amacıyla İzmir 13. İcra Dairesi 2024/8931E. sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, İİK m.257'de "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü yer almaktadır. HMK m.390'da ise, “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmüne yer verildiğini, anıldığı üzere müvekkili şirket ile borçlu şirket tacir olup, aralarındaki işler ticari iş olduğunu, taraflar arasındaki ticaret ilişkisini gösteren belgeler mevcut olduğundan davalı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğunun bu belgeler üzerinden tespiti mümkün olduğunu, yine ekte sunulan taraflar arasında akdedilen protokol hükümleri gereği ödemelerin fatura kesim tarihinden itibaren 20 gün içerisinde yapılacağının kararlaştırıldığını, ödeme günü geçmesine rağmen ödenmeyen yukarıda detayı açıklanan cari hesap alacağı muacceliyet kesbettiğini, Öncelikle taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren sözleşme, cari hesap ekstresi ve bu ticari ilişkiden kaynaklanan faturalara dayanarak talep ettiğimiz ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne kabulüne, müvekkili şirketin muaccel 194.542,40 TL (Fazlaya ilişkin her türlü dava ve takip hakkımız saklı kalmak kaydıyla) alacağı miktarınca borçlu şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine teminatsız olarak, kabul edilmemesi halinde öngörülecek uygun teminatı yatırmamız karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulüne, borçlu şirketin yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile duran icra takibinin devamına, davalının %20'den aşağı olmayacak icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici el konulmasıdır. Şartları ve etkileri esas itibariyle İİK'da düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş bulunması halinde ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi mümkündür. Muaccel alacaklarda ise, hangi koşullarda ihtiyati haciz kararı verileceği, İİK'nın 257/2. maddesinde açıklanmıştır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacağın varlığının ve ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiğinin yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Burada aranan ispat alacağın varlığının tam ve kesin olarak kanıtlanması olmayıp, mahkeme nezdinde alacağın varlığı konusunda yeterli kanaati oluşturacak düzeyde olması yeterlidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat derecesinde ispatın sağlanması gerekli olup, dosya içeriğinin incelenmesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde sürdürüldüğü, açık hesap ilişkisi sonucu oluşan bakiye alacak konusunda taraflar arasında imzalanmış bir mutabakat bulunmadığı, bu haliyle mevcut delil durumu itibariyle davacı tarafından tek taraflı bir irade açıklamasıyla her zaman düzenlenebilecek nitelikte olan fatura ve açık hesap dökümlerinin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı, tarafların düzenlediği faturaların ve ödeme kayıtlarının birlikte incelenerek alacak bakiyesinin belirlenebileceği ve bunun da yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle davacının alacak bakiyesinin ispatı hususunda yaklaşık ispat ölçüsünde delillerin mevcut olmadığı..." gerekçesi ile; Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tacir olan taraflar arasındaki ticari işten kaynaklı müvekkilinin cari hesap alacağı ile ilgili olarak ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, itirazın iptali davası sırasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 'Deniz Ticareti' başlıklı beşinci kitabında da gemilere ilişkin ihtiyati haciz düzenlenmiştir Anılan Kanunu'n 1362. maddesi gereğince alacaklının, alacağının 1352. maddeden sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunması gerekmektedir. Buna göre, HMK'nın 389. ve İİK'nın 257.maddesinde olduğu gibi talep konusunda yaklaşık ispat gerekli ve yeterlidir. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından, dosya kapsamına göre ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarının yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilememesine, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/237 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 14/03/2025 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40.TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz talep eden davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.