T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:28/10/2025 DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP EDENİN İDDİALA…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:28/10/2025 DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ: Talep eden vekili; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile davanın kabulü ile 2.400.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verildiğini, yukarıda bildirilen ilama dayalı olan alacağın tahsili için Malatya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak alacağın herhangi bir teminata bağlanmadığını, borçlunun menkul ve gayrimenkullerini alacaklılardan kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere devretme ve bu şekilde alacaklılardan mal kaçırma hazırlıklarına başladığını, haksız şekilde ödenen bedel nedeni ile müvekkilinin ticari hayatının bitme noktasına geldiğini, borçlunun üzerlerine kayıtlı olan mallarını devretmesi halinde alacaklarını tahsil etme imkanının kalmayacağını, bu nedenle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 28/10/2025 tarihli kararı ile; "... Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2025 Tarihli, ... Esas ve ... sayılı Karar ilamı ile hüküm altına alınan ve kesinleşmesi beklenmeksizin infaz edilebilir nitelikteki talep edilen toplam 2.400.000,00-TL miktarlı alacağının muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile de temin edilmemiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK’nın 257. maddesine uygun olmakla, borçlunun kendisine ait menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca ve ferilerine yetecek kadarına ihtiyati haciz konulmasına, alacak ilama dayalı olduğundan teminat alınmasına yer olmadığına" karar verilmiştir. KARŞI TARAF SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; davacının Malatya İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilama dayalı takip talebinde bulunduğunu, icra müdürlüğünce icra emri gönderilmesi talebinin reddedildiğini, davacı icra müdürlüğünün bu karara karşı icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurmak yerine, ihtiyati haciz kararı aldığını, davacının Malatya'da takip başlatmamasının tek sebebinin icra müdürlüğünce verilen red kararını gizlemek olduğunu, ayrıca ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemeden verildiğini, davacının ihtiyati haczin dayanağı olarak gösterdiği ilamın kesinleşmeyen menfi tespit davasında verilen karara dayalı olduğunu, davacının dava konusu iki adet çekten borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açtığını, dava devam ederken davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini ve müvekkili tarafından çeklerin bankadan tahsil edildiğini ve ihtiyati hacze konu menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğünü, hal böyle olunca istirdat davasında verilen karar kesinleşmeden takip yapılamayacağını tüm bu nedenlerle müvekkili şirket hakkında verilen "İhtiyati Haciz" kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 28/11/2025 tarihli ek karar ile; "... borçlu vekili kararın menfi tespit davası niteliğinde olduğu ve ödeme nedeni ile istirdat davasına dönüşmesi nedeni ile kararın kesinleşmeden icra edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Ancak ilama dayalı Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... sayılı dosyası incelendiğinde, mahkemece dava sırasında icra tehdidi altında borcun ödenmediğinden bahisle davanın kendiliğinden istirdat davasına dönüşmeyeceği bu nedenle de davacı alacaklıya davasının ıslah etmek üzere süre vermesi üzerine dosya davacısı tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile davanın alacak davasına dönüştürüldüğü ve ödenen bedelin iadesini talep ettiği, mahkemece de ıslah kapsamında karar verildiği görülmektedir. İlk derece mahkemesi olarak mahkememizin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygunluğu denetimi yapması kanunen mümkün olmadığı gibi verilen kararı içerik bakımından da eleştirme ya da yorumlaması mümkün değildir. Ayrıca hiç kimse lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı kuralı da dikkate alındığında alacaklı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden talepte bulunmadığı hususu da asıl hak sahibinin uhdesinde olup mahkemece talebi aşar şekilde karar verilemeyeceğinden itirazın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ek karara karşı karşı taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece itiraz dilekçelerinde yazılı itiraz sebeplerinin tartışılmadan ve gerekçelendirilmeden karar verildiğini, davanın menfi tespit davası olduğunu, dava sırasında çek bedelleri ödendiğinden İİK. 72/6. maddesi uyarınca davanın kendiliğinden istirdata dönüştüğünü, menfi tespit davası ve menfi tespit davasından dönüşen istirdat davalarında verilen kararların kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, ihtiyati haciz kararında ilamın menfi tespit davasında verilen karar olduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen bu kez ek kararda nedense ilamın alacak davasında verildiğinin belirtildiğini, ilama konu davanın menfi tespit davası olduğunu, tedbir talebi reddedildiğinden davaya konu çek bedelleri dava sırasında ödenmesi sonucunda davanın istirdata dönüştüğünü, Mahkemenin İİK.72. maddesine aykırı bir şekilde davacıya ıslah için süre vermesinin gereksiz ve yok hükmünde bir işlem olduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin de davayı istirdat olarak nitelendirdiğini, menfi tespit davasının alacak davasına dönüşmesi gibi bir durumun hukuken mümkün olmadığını, zira borçlu olmadığı düşünülen bir şeyi tedbir alamadığı için ödemek zorunda kalınırsa bunun aynı davada geri verilmesini istemenin istirdat olduğunu, davanın istirdat davası olduğunu belirtmesine rağmen Mahkemece zorlama bir yorumla itirazlarının reddedildiğini, ihtiyati haciz kararı 28/10/2025 tarihinde verilmiş olup 30/10/2025 tarihinde İcra Müdürlüğü'nün icra emri çıkartmayı reddettiğini yani olmayan bir takip dosyasında uygulandığını, bu işlemin tamamen usule aykırı olduğunu, aradan geçen 2,5 aylık süreye rağmen icra emri çıkartılamadığından İİK 264. maddesi uyarınca ihtiyati haczin kendiliğinden kalktığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haczin kabulüne ilişkin verilen karara yapılan itirazın reddine dair ek kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/09/2025 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; 12/06/2024 tarihinde ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı aleyhine icra takibinden önce ... seri numaralı, 27/06/2024 keşide tarihli, 1.200.000,00 TL bedelli ve ... seri numaralı, 15/07/2024 keşide tarihli, 1.200.000,00 TL bedelli iki adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle menfi tespit davası açıldığı, yargılama sırasında 27/06/2024 keşide tarihli çek bedelinin 28/06/2024 tarihinde, 15/07/2024 keşide tarihli çek bedelinin 16/07/2024 tarihinde çekleri ibraz eden 3. kişilere ödendiği, davacı vekili tarafından verilen 2. cevap dilekçesinde, davanın İİK'nın 72/6. Maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştüğü yönünde beyanı üzerine mahkemece 08/11/2024 tarihli ara kararı ile, İİK'nın 72/2. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasında, yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın İİK'nın 72/6. Maddesi uyarınca kendiliğinden istirdat davasına dönüşmeyeceği gerekçesiyle davacıya İİK'nın 72/2. Maddesi uyarınca açılan davayı istirdat davası olarak eda edip etmeyeceği ıslah edecek ise HMK'nın 180. Maddesi uyarınca yeni dava dilekçesini dosyaya sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesi üzerine davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesiyle, 2 adet çek bedelinin ödenmesi nedeniyle 2.400.000,00 TL'in davalıdan tahsilini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, 2.400.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 257/2 fıkrası; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;" düzenlemesini içermektedir. Müeccel alacaklar yönünden İİK'nun 257/2 fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinde sayılan sebepler sınırlı sayıda olup, müeccel alacaklar için başka herhangi bir sebebe dayalı ihtiyati haciz kararı verilemez (Bkz. Kuru/BAKİ, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ikinci bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2013, s. 1039). İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 367/1 maddesi uyarınca, kural olarak kararın kesinleşmemiş olması icrasını durdurmaz. Ne varki bu kuralın istisnaları mevcut olup, menfi tespit davalarında verilen kararlar bu istisnalardan birini teşkil eder. İİK'nun 72/4 ve 5 fıkraları uyarınca menfi tespit konulu ilamların kesinleşmeden takibe konulabilmesi mümkün olmadığı gibi, menfi tespit isteminin yargılama aşamasında istirdata dönüşmesi de sonucu değiştirmeyecektir. Yine menfi tespit davasında lehine tazminata ve yargılama giderlerine hükmedilen borçlu veya alacaklı ilam kesinleşmedikçe tazminat ve yargılama giderleri için ilamlı icra takibi yapamaz (bkz. Kuru/BAKİ, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ikinci bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2013, s. 926, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12060 esas, 2023/4098 karar sayılı, 08/06/2023 tarihli ilamı). Yukarıda yapılan açıklamalar takip hukukuna ilişkin olup, ihtiyati haciz koşulları bakımından sonuçları ise alacağın muacceliyeti yönünden ortaya çıkacaktır. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılama sırasında davaya konu çeklerin dava dışı 3. Kişiler tarafından bankaya ibraz edilmesi üzerine çek bedellerinin ödendiği, davanın İİK'nın 72/6. Maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır. İİK'nın 72/6. Maddesi gereğince istirdada dönüşen istemin de temeli menfi tespit davası olduğu için bu ilamda yer alan alacağın da ilam kesinleşmeden takip konusu yapılmasına olanak yoktur. İlamda yer alan alacak, ancak hükmün kesinleşmesi ile muaccel hale gelir. Şu halde bu alacaklar bakımından İİK'nun 257/1 fıkrasına dayalı ihtiyati haciz kararı verilemez. Nitekim ihtiyati haciz talep eden istemini İİK'nun 257/2 fıkrasına dayandırmıştır. Henüz muaccel olmamış bu alacaklar bakımından, borçlunun mallarını kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri süren talep sahibi, bu iddiasını yaklaşık düzeyde ispata yarar delillerini dosyaya sunmak zorundadır. Somut olayda; aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin mallarını kaçırdığını veya kaçırma ihtimali bulunduğunu yaklaşık düzeyde ispata yarar somut delil sunmadığı anlaşılmış olup, mahkemece muaccel olmayan alacak bakımından İİK'nun 257/1 fıkrası koşullarının oluşmadığı, müeccel alacak bakımından ise İİK'nun 257/2 fıkrası koşullarının oluştuğunun yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı gerekçesiyle itirazın kabulü gerekirken, mahkemece yanılgılı gerekçe ile itirazın reddedilmesi isabetsiz olmuş, itiraz eden vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmuştur. Sonuç olarak, istinaf başvurusunda bulunan karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf vekilinin İlk Derece Mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2025 tarih ve ... D. İş Esas, ... D. İş Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA, a-Karşı taraf vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının KABULÜ ile İlk Derece Mahkemesi'nin 28/10/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA, b-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, c-İhtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin karar uygulamasının İlk Derece Mahkemesi'nce YERİNE GETİRİLMESİNE, d-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.206,00 TL harçtan peşin alınan 1.013,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 192,10 TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, e-Talep eden tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Karşı tarafça İlk Derece Mahkemesi'nde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, g-Karşı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.500,00 TL vekalet ücretinin talep edenden alınarak karşı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince istinaf başvurusunda bulunan karşı taraftan peşin olarak alınan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE, b-İstinaf başvurusunda bulunan karşı taraf tarafından istinaf incelemesi için yapılan 732,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 315,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.047,00 TL istinaf yargılama giderinin talep edenden alınarak karşı tarafa VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından istinaf başvurusunda bulunan karşı taraf lehine istinaf vekalet ücreti taktirine YER OLMADIĞINA, d-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.17/03/2026 ...