16. Hukuk Dairesi 2020/2164 E. , 2021/402 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 338 ada 23 parsel sayılı 17.169,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı z…
**16. Hukuk Dairesi 2020/2164 E. , 2021/402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 338 ada 23 parsel sayılı 17.169,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... ve ... adına tespit ve tescil edildikten sonra, ... payı 11.08.2010 tarihinde ..., ... ve ... ile ... adına kayden intikal ettirilmiştir. Davacılar ... ve ..., çekişmeli taşınmaz ile adlarına tespit ve tescil edilen 338 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ara sınırının hatalı belirlendiğini ileri sürerek, iddialara konu kısmın tapu kaydının iptali ile bu bölümün 338 ada 25 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi sureti ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro bilirkişisi ...’nin 12.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının tapu kaydının iptali ile 338 ada 25 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davanın sınır ihtilafına ilişkin olduğu, tespit bilirkişisi İbrahim ...’ın taşınmazlar arasındaki doğru sınırın iki sıra kavak arasından geçmekte olduğunu beyan ettiği, kadastro bilirkişisine sınırı gösterdiği ve sınırın bilirkişi tarafından işaretlendiği, taraf tanığı beyanları farklılık arzetmekle birlikte, tespit bilirkişi beyanına aykırı beyanlara itibar edilmediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşif sırasında dinlenen tanık ve bilirkişi beyanlarında gösterilen sınır yerleri fen bilirkişi tarafından kroki üzerinde işaretlenmediği gibi, beyanlar arasında oluşan çelişkiler giderilmemiş, dava ortak sınıra ilişkin olduğu halde sınırın belirlenmesi bakımından uydu fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.