T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:19/04/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:19/04/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak müvekkili şirket tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, Mahkemece davalı taraf ile anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın aslının sunulması için taraflarına süre verildiğini, müvekkili şirket tarafından arabuluculuğa başvurulduğu ve davalılarla anlaşılamaması üzerine 26.04.2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini, Denizli Ticaret Mahkemesi'nin de 07/05/2019 tarih ve ... E.- ... K. sayılı kararı ile dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiğinden bu defa eldeki davanın açıldığını, müvekkili şirketin, davalılardan ... Tic. ve San. Ltd. Şti.'den ... marka beyaz renkli sıfır aracı 02/03/2017 tarihinde 62.090,87-TL bedelle satın aldığını ve aracın 07/03/2017 tarihinde ... plakası ile müvekkili şirket adına tescil edildiğini, aracın teslim alınmasından sonra garanti süresi içinde beş kez aracın arızalandığını, bu arızaların ilk üçünde; 27/12/2017 tarihinde aracın radyatör ve sıvısı, 31/12/2018 tarihinde aküsü, 16/01/2019 tarihinde yakıt pompasının değiştirildiğini, aracın 08/02/2019 tarihinde yine motor arızası verdiği ve ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait yetkili servise götürüldüğünü, araç burada tamir edilmiş ise de araç servisten çıktığı gibi yine arızalandığı ve 14/02/2019 tarihinde çekiciyle servise çekildiğini, aracın serviste yedi gün kaldığını, motor tesisatının tamir edildiğini, müvekkiline ait aracın iki aylık sürede beş kez arızalandığını, davalı şirket yetkililerinin her tamirden sonra araçta herhangi bir sorun kalmadığını belirtmelerine rağmen arızaların sürekli devam ettiğini, her arıza sonunda müvekkiline ait aracın günlerce serviste beklediğini, aracını kullanamaması nedeniyle müvekkilinin büyük bir maddi kayıp yaşadığını, müvekkili şirketin, aracın garanti süresi içinde tüm bakımlarını yetkili serviste yaptırdığını, arızaların hiçbirinin kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını, aracın bu haliyle ayıplı olup, söz konusu ayıptan davalıların sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin, aracın 4. defa arızalanması sonrası Denizli 7. Noterliği'nden 12/02/2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalılara gönderilen ihtarname ile müvekkilinin yasadan kaynaklı seçimlik hakkını da kullanarak ayıplı aracın aynı model ve marka yenisi ile değiştirilmesini talep ettiğini, bu ihtarnameye davalılardan ... Satış A.Ş.'nin cevap vermediğini, davalı ... Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 22/02/2019 tarihli mektubunda; söz konusu arızaların her araçta her zaman olabilecek arızalar olduğunu, araç değişimini gerektirecek nitelikte olmadığını, bu ihtarnameler gidip gelirken aracın 5 kez servise girdiğini ve motor arızası tamirinin 7 gün sürdüğünü, müvekkilinin davalılardan satın almış olduğu aracın 2 yıl sınırsız kilometre, 3 yıl veya 100.000 km (hangisi daha önce dolarsa) garanti kapsamında olduğunu, dava konusu aracın garanti süresi içinde son iki ayda 5 kez arızalandığını, davalının söz konusu arızaların her araçta her zaman olabilecek arızalar olduğunu, araç değişimini gerektirecek nitelikte olmadığını ileri sürmekte ise de garanti süresi içinde bir aracın bu kadar sık arızalanmasının aracın ayıplı olduğunu gösterdiğini, söz konusu arızalar nedeniyle aracı düzenli olarak kullanamayan müvekkilinin ticari işlerinin sekteye uğradığını ve araçtan istediği faydayı sağlayamadığını, söz konusu aracın müvekkili şirket çalışanına tahsis edildiğini, müvekkili şirket çalışanının bu araçla mevcut müşterileri düzenli olarak ziyaret ettiği gibi yeni müşteriler ile de iletişim kurduğunu, ancak aracın sık sık arızalanınca işlerini yapamadığı gibi müvekkili şirket müsterileri ile sıkıntı yaşadığını, bu nedenlerle davalı ... Türkiye Mümessili ve Genel Distribütörü ... Satış A.Ş.'nin yetkili bayisi ... Tic. ve San. Ltd. Şti'den satın alınan ... plakalı ticari aracın misli, yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde araç bedeli olan 62.090,87-TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin aracın satın alındığı 02.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesini, davacı müvekkilinin söz konusu araçtan düzenli ve sürekli olarak yararlanamaması nedeni ile uğradığı ekonomik kayıpları nedeni ile ortaya çıkan maddi zararına yönelik belirsiz alacak taleplerinin kabulü ile ileride tamamlanmak üzere şimdilik 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili; mükerrer dava açılmış olması dolayısıyla dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin genel merkezinin Ümraniye-İstanbul olduğunu, HMK'nın 6. maddesi gereği, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının kullanımındaki ... marka araçların üreticisinin müvekkili şirket olmadığını, ... A.Ş.'nin ... marka araçların Türkiye’de yalnızca distribütörlüğünü üstlenen ithalatçı firma olduğunu, davacının dava konusu aracı satın alma tarihinin 02.03.2017 olduğunu, davasını 20.06.2019 tarihinde ikame ettiğini, davacının dava konusu aracı satın alma tarihinin 02.03.2017 olduğunu, 2 yıl 3 ay sonra açılan davanın ise, yasal dava açma süresi geçtikten sonra açıldığınıdan davanın süresinde olmadığını, davacı tarafın süresi içinde faturaya itiraz etmeyerek faturayı kabul etmiş sayıldığını, davacının seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını, onarım hakkını kullanmış olan davacının, onarım hakkından cayması, diğer seçimlik haklarını kullanmasının mümkün olmadığını, yenilik doğuran hakların, bir kere kullanılmakla son bulduğunu ve değiştirilemez olduğunu, aracın şu an için hiçbir sorunu bulunmadığını, hali hazırda aracı sorunsuz olarak kullandığını, davacının iddia ettiği problem gerçekten var ise tamamen kişisel algılarından kaynaklandığı gibi aracın emniyetini ve kullanımını etkilemeyen bir durum olduğunu, davacıya bizzat yetkili servis uzmanlarınca bu hususun izah edildiğini, davacı kendi isteğiyle servise geldiğini ve kendi talebiyle aracını onarttığını, davanın açılış tarihinde davacının aracında varlığını iddia ettiği hiçbir sorun bulunmadığını, davaya konu edilmiş araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, bu nedenle davacının bedel iadesi talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde araçta herhangi bir değer kaybı oluşmadığını, aracın şasisinde ve kaportasında herhangi bir işlem yapılmadığını, aracın yalnızca şanzıman mekanizmasının sıfırı ile değiştirildiğini, söz konusu aracın satılması durumunda bu işlem aracın tramer kaydında görünmediğini, bu sebeple davaya konu araçta herhangi bir değer kaybının da bulunmadığını, davacı tarafın talep etmiş olduğu kazanç kaybını kanıtlayamadığını, talep edilen kazanç kaybı hesabına itiraz ettiklerini, davacı tarafa müvekkili şirket tarafından onarım süresince ikame araç verildiğini, dava konusu aracın 1 kazası dışında başka kaza-hasarlarının bulunup bulunmadığının taraflarınca bilinmediğini, tüm bu hususların aydınlatılması için, davacının araca ait kasko ve zorunlu trafik sigorta dosyalarının celbi ile, aracın eğer varsa ilgili kazalarında aldığı darbelerinin hangi parçalarının değiştirildiğinin, ne tür servis müdahalelerine maruz kaldığının tespitini talep ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, " ... davacının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi imkansız değil ise kendisinden beklenemez. Zira talep edilen tazminatın miktarı dosyaya tarafların sunacağı deliller sonrasında mahkemece yaptırılması muhtemel bir bilirkişi incelemesi sonucunda teknik bir hesaplama sonrası ortaya çıkabilecektir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu, böyle bir durumda tazminat miktarı belirlenmeden dava dilekçesinde gösterilen miktar yönünden davanın reddine karar verildiğinde başlangıçta gösterilen miktar baz alınarak istinaf dilekçesi kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında davacı yanın dava konusu aracın misli ile değiştirilmesi ve araç bedelinin davalılardan tahsili talebinin reddine dair karar kısmı ile ilgili bir istinaf taleplerinin bulunmadığını, kararın bu yönüyle usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak anılan kararın 1.000,00-TL'nin dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesi, davacı yan lehine yargılama gideri, vekalet ücretine hükmedilmesi ile arabulucu ücretinin 1/2 sini tarafımıza yüklenilmesi ve ayrıca davalılar lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması yönlerinden usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu kısımlar yönünden istinaf ettiklerini ve bu kısımlar yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dosyaya kazandırılan SMMM bilirkişi raporu ile davacının ticari defter ve kayıtlarına göre bir kazanç kaybına uğramadığının açıkça tespit edildiğini, her ne kadar raporda 14/02/2019 tarihinde aracın servise bırakılmasından dolayı 4 günlük eksik ikame araç tahsis edildiğine yönelik bir tespit yapılmış ise de, bu tespitin ve ikame araç bedelinin muhatabı ve sorumlusunun davalı şirketler olmadığını, çünkü 14/12/2019 tarihinde aracın davalı müvekkili şirketlerin servisine bırakılmadığını ve onlar tarafından onarıma tabi tutulmadığından davalı şirketlerin ikame araç bedelinden sorumlu olmadıklarını, dolayısıyla, ikame aracı tahsis edecek kişinin kim olduğunda ve ikame araç bedelinden kimin sorumlu olduğunda Mahkemece yanılgıya düşüldüğünü, eksik ikame araç bedeli nedeniyle hükmolunan 1.000,00-TL talep bakımından davanın davalı şirketler açısından husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki davacı yanın davasında ikame araç bedeli ile ilgili açıkça bir talebinin de bulunmadığını, diğer yandan, davacı davasında araç değişimi olmadığı takdirde araç bedeli olan 62.090,87-TL'nin 1.000,00-TL'sinin kendisine ödenmesini talep ettiği, dolayısıyla davacının ilk talebinin araç değişimi talebi olduğu ve aracın da değerinin belli olduğu gözetildiğinde davacı yanın bu yöndeki talebinin reddine karar verilmekle davalılar lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olup Yerel Mahkemece Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini istinaf istemleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misli yenisi ile değiştirilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde bedelinin iadesi ve araçtan sürekli ve düzenli yararlanamama nedeniyle ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince dava değeri olarak gösterilen 1.000,00-TL üzerinden maktu harcın davacıdan tahsiline karar verilmişse de eldeki davanın değeri, misli ile değiştirilmesi talep edilen aracın fatura bedelidir. Bu miktar üzerinden ¼ nisbi karar harcı alınarak davaya devam edilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince harç tamamlatılmaksızın, eksik harç üzerinden yargılamaya devam edilerek karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 23/c maddesine göre ticari araç niteliğindeki aracın ayıplı olması sebebiyle misli ile değişimi veya tazminat isteminden kaynaklandığına göre aynı Kanun'un 4/a bendi gereği mutlak ticari dava niteliğindedir. Gerekli peşin harç yatırılmaksızın davanın görülmesi mümkün değildir. Zira bu durumda dava görülüp sonuçlandırılmış ancak dava nedeniyle Hazine lehine eksik harç alınmış olmaktadır. Harç kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun “Nispi Harçlarda Ödeme Zamanı” başlıklı 28. maddesinin “a” bendi “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” şeklindedir. “Noksan Tesbit Edilen Değer Üzerinden Harcın Ödenmesi” başlıklı 30. maddesi ise; “Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmünü, “Harcı Ödenmiyen İşlemler” başlıklı 32. maddesi ise; “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmünü içermektedir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun yukarıda bahsedilen maddeleri gereğince yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik harç ile yargılama yapılıp karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de; davanın esastan reddine ilişkin kararda davalılar yönünden, dava değeri (davaya konu aracın fatura bedeli) üzerinden AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar lehine dava değeri olarak gösterilen 1.000,00-TL üzerinden hesaplanan vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli olmamıştır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince satılanın ayıplı olması sebebiyle misli ile değişimi veya tazminat istemli olarak açılan işbu davada Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince misli ile değiştirilmesi talep edilen aracın fatura bedeli üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmeli, süresi içinde harç yatırılmaz ise dosya işlemden kaldırılmalı, harç eksikliği tamamlanır ise yargılamaya devam edilerek esastan inceleme yapılmalıdır. İlk Derece Mahkemesince bu kurallara aykırı olarak harç alınmaksızın esastan inceleme yapılarak karar verilmesi doğru olmadığından Harçlar Kanunu'nun 28., 30. ve 32. maddeleri gereğince dava şartlarında görülen eksiklik sebebiyle davalılar vekillerinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4-6 md. gereği kaldırılarak dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde ve kazanılmış haklar nazara alınarak yeniden bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davalılar vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalılara İADESİNE, 6-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/03/2026 ...