9. Hukuk Dairesi 2008/31403 E., 2008/26524 K. 9. Hukuk Dairesi 2008/31403 E., 2008/26524 K. - İDARİ YARGININ GÖREV ALANI - KAPSAM DIŞI PERSONEL- 4502 S. TELGRAF VE TELEFON K ULAŞTIRMA BAK TEŞKİLAT VE... [ Madde 1 ] - 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 1 ] - 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 2 ] - 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 3 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 388 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 389 ] Davalıya ait işyerinde kapsamdışı personel …
9. Hukuk Dairesi 2008/31403 E., 2008/26524 K. **9. Hukuk Dairesi 2008/31403 E., 2008/26524 K.** **- İDARİ YARGININ GÖREV ALANI - KAPSAM DIŞI PERSONEL**- 4502 S. TELGRAF VE TELEFON K ULAŞTIRMA BAK TEŞKİLAT VE... [ Madde 1 ] - 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 1 ] - 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 2 ] - 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 3 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 388 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 389 ] **"İçtihat Metni"** Davalıya ait işyerinde kapsamdışı personel olarak çalışan davacı, İdari ve Sosyal İşler Daire Başkan Yardımcısı unvanı ile görev yaparken, davalı işverenin 30.04.2003 gün ve 59 sayılı işlemi ile APK Dairesi Başkanlığı’na Daire Danışmanı olarak atandığını, işlemin iptali için idari yargıda dava açtığını, ancak idari yargıda kesinleşen karar ile uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı yeri olduğunun belirlendiğini, görevsizlik kararı verildiğini belirterek, davalı işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen kararda gerekçede, davacının mali ve sosyal haklarında azalma meydana gelmediği, işverenin yönetim hakkı kapsamında görev yeri değişikliğinin yasaya uygun olduğu, davanın bu nedenle reddi gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında dava konusu işlemin idari işlemin iptali mahiyetinde olduğu, davaya bakmanın idari yargı kapsamına girdiği açıklanarak dava dilekçesin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Belirtmek gerekir ki, gerekçe kısmında davanın esastan reddi gerektiği belirtildikten, sonra uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi infazda tereddüde yer verdiğinden, HUMK.’un 388 ve 389. maddelerine aykırıdır. Davalı işveren 29.01.2000 tarihinde yayınlanan 4502 sayılı Kanun uyarınca, Anonim Şirket niteliğine dönüştürülmüş ve Türk Telekom hakkında, kanun hükümleri saklı kalmak kaydı ile kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuattın uygulanmayacağı belirtilmiştir. İş Kanununda kapsamdışı personel kavramına ve tanımına yer verilmemiştir. Aynı şekilde genel kanun niteliğinde olan Borçlar Kanununda da kapsamdışı personelle ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3-a maddesinde, teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda hizmetlerin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle yürütüleceği açıklanmış, kapsamdışı personel olarak statüsüne yer verilmemiştir. Konuyla ilgili tek normatif hüküm, özelleştirme kapsamına alınan Kamu İktisadi Teşebbüslerinde kapsamdışı statüde çalışanların nakle tabi olduğu yönündeki düzenlemedir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 22.1.1996 gün ve 1995/1 Esas, 1996/1 Karar sayılı ilke kararında kapsamdışı personelin normatif dayanaktan yoksun olduğuna değinildikten sonra, belirtilen personelin, toplu iş sözleşmesinin kapsamı dışında kalan işçiler olduğu belirtilmiştir. Gerçekten kapsamdışı personel İş Kanununa tabi işçi statüsündedir. İşyerinde yönetici konumunda olması sebebiyle kişi yönünden toplu iş sözleşmesinin uygulama alanı dışında kalan personel, kapsamdışı personel olarak tanımlanmalıdır. Bu noktada toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanamama dışında, 4857 sayılı İş Kanununun hükümlerinin uygulanması noktasında kapsam dışı personel ile sendika üyesi işçiler arasında bir fark bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kapsamdışı personelin kurumları ile ilgili uyuşmazlıklarında görev noktasında faklı yargı kararları ortaya çıkmış ve sorun, Uyuşmazlık Mahkemesinin yukarıda sözü edilen ilke kararı ile sonuca bağlanmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesinin ilgili ilke kararında, özelleştirme kapsamında bulunsun ya da bulunmasın Kamu İktisadi Teşebbüslerinde kapsamdışı statüde çalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıklarda idari yargı yerinin görevli olduğu hükme bağlanmıştır. Davalı kurum, 4502 sayılı yasa düzenlemesinden sonra, yaptığı düzenleme ile iş mevzuatına tabi istihdam edilenleri kapsam içi ve kapsam dışı olarak sınırlamıştır. Davacı ile bu yasal düzenleme sonrası iş sözleşmesi imzalanmıştır. Davacının asli ve sürekli hizmetleri yapmak üzere oluşturulan kadro dışında kalan personel olduğu ve kamu personeli sayılmaması gerektiği de anlaşılmaktadır. 4502 sayılı yasanın 1. maddesi uyarınca, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat uygulanamayacağından, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin yukarda belirtilen ilke kararının davalı kurum hakkında uygulanması olanağı da bulunmamaktadır. Zira anılan ilke kararı kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarında çalışan kapsam dışı personel bakımından geçerlidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08.10.2008 gün ve 2008/9-593 Esas, 2008/621 sayılı kararında Türk Telekom’da çalışan kapsamdışı personelin açtığı davada, adli yargının görevli olduğu kabul edilmiştir. Mahkemece işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.