T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/06/2022 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup ince…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/06/2022 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili banka ile müşterisi olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti . arasında 19.03.2019 ve 29.07.2019 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, ...'nın işbu sözleşmelere müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığını, ancak sözleşmeye konu borç ödenmediğinden Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, ... tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlu ...'ya Gebze 15.Noterliği'nden ... yevmiye nolu 25.11.2019 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, dava öncesi arabuluculuğa müracaat edildiğini ancak arabuluculuk görüşmelerinin 01.10.2020 tarihinde olumsuz sonuçlandığını, davalı tarafın borca ve fer'ilerine itirazlarının haksız, kötüniyetli ve süreci uzatmaya yönelik olduğunu, bu sebeplerle davanın kabulü ile borçlunun haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; ödeme emrinde takip nedeni konusunda bir açıklama olmadığını, dava dilekçesinde ise iki ayrı tarihli kredi sözleşmesi olduğu iddia edildiğini, müvekkili davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı olduğu iddia edilmiş ise de bunun yerinde olmadığını, kredi borçlusunun şirket olup, müvekkilinin bu borçtan sorumlu olmadığını, müvekkilinin kefil sıfatı ile yasal sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline gönderildiği iddia edilen ihtarnamenin de haksız keşide edildiğini, davacı bankanın alacaklı olduğunu iddia ettiği borç miktarının yargılamaya muhtaç olup likit olmadığını, talep edilen faiz oranının yasal olmadığını, davacı bankanın başkaca teminatları var ise alacağını öncelikle bu teminatlardan alması gerekirken, sorumluluğu olmayan müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi yapmasının yerinde olmadığını, ödeme emri ile birlikte kredi sözleşmesinin tebliğ edilmediğini, icra tebligat zarfında da kredi sözleşmesi olduğu yönünde bir açıklama olmadığını, sadece ödeme emri şerhinin olduğunu, bu hali ile düzenlenen ödeme emrinin de usule ve yasaya uygun olmadığını savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... davacı banka ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. şirketi arasında 19.03.2019 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı ve 29.07.2019 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı, Genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmeleri davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefalet limitinin 4.000.000,00 TL olduğu, davacı tarafından sözleşmeye dayalı kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Gebze 15. Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edildiği, ancak icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, icra takibi ile dava konusu olan bakiye kredi borcunun kefalet limiti içerisinde kaldığı, mahkememizce aldırılan 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalıların icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kısmen kabulüne, alacak taraflarca bilinebilir hesaplanabilir nitelikte olduğundan yasal koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili bankanın alacağının hatalı hesaplandığını, Gebze 15. Noterliği'nden ... yevmiye numaralı 25.11.2019 tarihli ihtarnamenin itiraza uğramaması neticesinde, ihtarnamede belirtilen tutar üzerinden kesinleştiğini, ihtarnamede dahi kesinleşen alacaklarının 639.858,10 TL olmasına karşın, yerel mahkeme dosyasında görevlendirilen bilirkişi tarafından hesaplanan talep edilebilecek tutarın 513.096,27 TL olarak tespitinin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, istinaf incelemesi sonucu alacaklarından reddedilen kısmı yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip ile dava nedeninin farklı olduğunu, öncelikle bu sebeple itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, icra dosyasında yer almayan, dava dosyasına sunulan genel işlem koşulunun kullanıldığı uyarısı ve bilgilendirme başlıklı yazısının kefalet sözleşmesi olmadığını, müvekkili, dava dışı şirketin borcu için kefil olmadığını ve kefalet sözleşmesi düzenlemediğini, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, icra dosyasında yer almayan Genel Kredi Sözleşmesinin delil mahiyetinde kabul edilemeyeceğini, bilirkişinin ve ilk derece mahkemesinin delil olmayan kredi sözleşmesinin incelenmesinin yerinde olmadığını, müvekkili davalının takibe haklı olarak itiraz ettiğini, müvekkili aleyhine %20 icra tazminatı hükmedilmesinin de yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı banka ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 19.03.2019 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı ve 29.07.2019 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı Genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, "genel işlem koşulu kullanıldığı uyarısı ve bilgilendirme" başlıklı bölüm altında davalının müteselsil kefil olarak sözleşmeye 4.000.000,00 TL limitli kefil olduğu, davacı tarafından sözleşmeye dayalı proje 300 ve proje 1000 adı altında "aramal işletme finansmanı" kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından 25.11.2019 tarihinde, Gebze 15.Noterliği'nde düzenlenen ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile toplam 639.858,10 TL alacak üzerinden hesabın kat edildiği, hesap kat ihtarının 28.11.2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borcun süresinde ödenmemesi üzerine, Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu şirket, davalı ve ... aleyhine 642.800,61 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı görülmektedir. 2004 sayılı İİK'nın 58/2-4 fıkrası gereği takip talebinde Senet, senet yoksa borcun sebebi yer almalıdır. Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında bulunan 27.12.2019 tarihli takip talebinde borcun sebebi olarak "GKS" bildirildiği, takip talebinin yasanın aradığı şartları sağladığı anlaşılmaktadır. TBK'nın kefaletin şeklini düzenleyen 583/1 hükmü; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesini havi olup, "genel işlem koşulu kullanıldığı uyarısı ve bilgilendirme" başlıklı 19.03.2019 tarihli belge altında davalının sorumlu olduğu miktarı, kefalet tarihini ve kefil olduğunu el yazısı ile yazıp imzaladığı, bu şekilde düzenlenen kefalet sözlemesinin geçerli olduğu görülmektedir. 6102 Sayılı TTK'nın 8. maddesine göre ticari kredilerde faiz oranının taraflar arasında serbestçe belirlenebileceği düzenlenmiş olup, taraflar arasında mutabık kalınan ödeme planında; "proje 300" adlı kredi için gecikme cezası oranının yıllık %24,02, "proje 1000" adlı kredi için gecikme cezası oranının yıllık %28,39 olarak kararlaştırıldığı görülmektedir. Hesabın kat edildiği tarihe göre kapitalize edilmiş asıl alacak miktarı üzerinden, hesabın kat edildiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizi uygulanması gerekir. Asıl borç ve faiz oranları ile taraflar arasındaki sözleşme ve yasaya uygun şekilde hazırlanan, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın takip tarihi itibari ile 549.473,91 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş olup bu miktar yönünden davalının icra takibine itirazının iptali gerekirken mahkemenin aksi yöndeki kararının hatalı olduğu, davacı tarafından başlatılan takipte asıl alacak miktarına aylık %2,36 oranında faiz uygulanmasının talep edildiği, faizin BSMV'sine yönelik bir talep bulunmadığı, takipte istenen aylık faiz oranının yıllık % 28,32 'ye tekabül ettiği, mahkeme tarafından asıl alacağa yıllık %28,39 faiz uygulanmasına karar verilmesi yanılgılı ise de davalının bu hususu istinaf sebebi yapmadığından asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,39 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne delillerin toplanmış olduğu dikkate alınarak yeniden hüküm tesisine, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE TAKİBİN; 549.473,91 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,39 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 549.473,91 TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 37.534,56 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 10.977,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.557,13 TL harcın davalıdan tahsiliyle HAZİNEYE İRAD KAYDINA, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Bakanlık suçüstü ödeneğinden ödemesi yapılacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.042,80 TL'sinin davalıdan, 277,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, d-Davacı tarafından yatıran Peşin harç 10.977,43 TL ile 54,40 TL başvurma harcı, olmak üzere toplam 11.031,83 TL'nin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 9.430,68 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 596,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak 514,21 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşinceye kadar yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan kısmın davacı tarafa İADESİNE, g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 87.915,82 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, h-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı, istinaf sebepleri ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 16.271,91 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, i-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, J-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, 4-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, b-Davalının istinaf başvurusu reddedildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 37.534,56 TL nisbi istinaf karar harcından peşin alınan 8.762,41 TL'nin mahsubu ile bakiye 28.772,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, c-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 15,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 236,20 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/12/2025 ...