Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde bakım personeli olarak asgari ücretin % fazlası ücretle çalışırken 02.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin % fazlası ücretle daimi kadroya geçirildiğini, her yıl asgari ücretin belli bir oranda fazlası belirlendikten sonra toplu iş sözleşmesinde yazılı zam oranlarının uygulanması gerektiğini, dava konusu edilen dönemde davalı işverence bu hususlara uygun hareket edilmeyip ücretin eksik ödendiğini, ücretin düşürü
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde bakım personeli olarak asgari ücretin % fazlası ücretle çalışırken 02.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin % fazlası ücretle daimi kadroya geçirildiğini, her yıl asgari ücretin belli bir oranda fazlası belirlendikten sonra toplu iş sözleşmesinde yazılı zam oranlarının uygulanması gerektiğini, dava konusu edilen dönemde davalı işverence bu hususlara uygun hareket edilmeyip ücretin eksik ödendiğini, ücretin düşürülmesine ilişkin muvafakat alınmadığını, davacının, işyerinde 24 saat usulü ile aralıksız olarak 1 hafta, sonra 15 gün aralıksız, daha sonra ise 10'ar günlük nöbetler suretiyle çalıştığını, 20.00-06.00 arası yapılan çalışmalar için gece zammı ödeneceğinin toplu iş sözleşmesinde düzenlendiğini, davacının 15 ve 10'ar günlük nöbet dönemlerine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, gece zammı ücreti ile ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, gece zammı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan (on bir saat dâhil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı Kurumun vardiya çizelgelerinde işçilere günlük çalışma süresinde yarım, bir ve bir buçuk saat ara dinlemeler verildiğinin puantaj cetvellerinden belirlendiği, tespit edilen ara dinlenme süresi çalışma süresinden mahsup edilerek fiilî çalışma sürelerinin hesaplandığı belirtilerek davacının 20.00-08.00 arası 12 saat çalıştığı günlerde 1 saat ara dinlenme ile 3,5 saat fazla çalışma yaptığının, 24 saat çalıştığı günlerde ise 3 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Çalışma süresinin 24 saat olması durumunda işçinin fiilen ancak 14 saat çalışabileceği Dairemizin yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir. Bu durumda işçinin 24 saat çalıştığı günlerde günlük 11 saati aşan çalışmaları fazla çalışma sayılarak sonuca gidilmesi dosya kapsamına uygundur. Ancak dosyada bulunan puantaj cetvellerinde davacının ara dinlenme sürelerine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, davacının 20.00-08.00 saatleri arasında çalıştığı günlerde, günlük 12 saat çalışma süresinden 1,5 saat yasal ara dinlenme süresinin düşülmesi gerekirken, dosyada aksini gösterir bir delil bulunmamasına rağmen, 1 saat ara dinlenme süresi düşülerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisinde davacı işçinin 7,5 saati aşan gece çalışmasına yazılı olarak onay verdiğini gösterir bir belge bulunmadığından pandemi dönemi öncesi için 7,5 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak hesaplanması yerindedir. Ne var ki (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere ara dinlenmesi hesabı hatalı olduğundan, bu dönem için 7,5 saati aşan 3 saat için fazla çalışma hesabı yapılması gerekirken 3,5 saat üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Pandemi döneminde de davacının 12'şer saatlik vardiyalarla çalıştığı görülmekle; 4857 sayılı Kanun'un 42. maddesi şartlarının gerçekleşmesi nedeniyle günlük 11 saati ve haftalık 45 saati aşmayan çalışmanın fazla çalışma olarak hesaplanması da hatalı olmuştur.