9. Hukuk Dairesi 2008/23005 E. , 2010/9437 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, genel tatil, hafta tatili, ücret, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I…
**9. Hukuk Dairesi 2008/23005 E. , 2010/9437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, genel tatil, hafta tatili, ücret, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, 8 yıl boyunca davalılara ait işyerinde ustabaşı olarak çalışan müvekkilinin 22/01/2007 tarihinde artık işçi olarak çalışmasının istendiğini, müvekkilinin bunu kabul etmemesi üzerine, davalı işverenliğin müvekkiline içeriğini bilmediği bir takım belgeler imzalattığını ve tazminatlarının ödeneceğini söylediğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili, davacının işten kendi rızası ile ve 22/01/2007 tarihli istifa dilekçesi ile ayrıldığını, istifa edilmesi için zorlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, “22/01/2007 tarihli yazının "çalışmakta olduğum fabrikadan kendi isteğim ile ayrılıyorum" ibaresini içerdiği, Pendik SSK müdürlüğünün 30/03/2007 tarihli yazısı ekinde davacıya ait sigorta hizmet cetveli ve davalı işyeri dosyasının gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır . Davacı vekili davasını 14/12/2007 tarihli dilekçesi ile ıslah etmiştir. Yapılan yargılamada Davacı yanın haksız fesih iddiasına karşı davalı yan istifa olgusuna tutunduğu anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanıklarından Hatice Aytemur davacının ustabaşı olarak çalışmakta iken görevinin değiştirilmesinin istendiğini, davacının bunu kabul etmeyince zorlandığını ,daha sonra davacının işten ayrıldığını, diğer davacı tanığı ise davacının işten çıkartıldığını beyan etmiştir. Davalı işverenlikçe sunulan ve davacının imzasının bulunduğu yazının " çalışmakta olduğum fabrikadan kendi isteğim ile ayrılıyorum " ibaresini içerdiği , ve bu yazıya davacı vekili müvekkilinin yıllardır çalıştığı işyerine güveni sonucu yasal haklarının ödenmesi amacı ile işverenin talimatı doğrultusunda dilekçeyi imzaladığını , amacının istifa etmek olmadığını, müvekkilinin eğitim düzeyinin dikkate alındığında istifa dilekçesinin hukuki sonuçlarını bilebilecek ve anlayacak derecede yeterliliğe sahip olmadığını beyan ettiği, Ayıraca imzaya ilişkin herhangi bir itirazının mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Bu durum karşısında istifa dilekçesi göz önüne alındığında haklı fesih koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.