Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6366 E. , 2024/6115 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6366 Karar No : 2024/6115 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6366 E. , 2024/6115 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6366 Karar No : 2024/6115 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ...Mahallesi, ... ada batısında bulunan yeşil alanın baz istasyonu kurulmak suretiyle 13/11/2010-13/11/2015 tarihleri arasında işgal edildiğinden bahisle toplam 109.254,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen 92.865,90 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Hazineye ait taşınmaz üzerinde işgalci olduğu sabit olan davacı şirketten, aynı mahalde bulunan taşınmaz için imzalanan kira sözleşmesi emsal kabul edilerek hesap edilen ecrimisil miktarı fahiş olmadığından, dava konusu ecrimisil miktarında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; imar planında yeşil alan ve kaldırım alanında kalan taşınmazın fuzulen işgal edildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; ecrimisile konu alanın davalı idarenin özel mülkiyetinde bulunduğu ya da 3194 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca devredildiği yolunda bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, tapuda davalı belediye adına tescilli olmayan alandan ecrimisil istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde yetki unsuru yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı, öte yandan; Anayasasının 125. maddesininin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış olup, bu kapsamda davacı şirket tarafından davalı idareye ihtirazi kayıtla ödenen 92.865,90.-TL ecrimisilin de yerleşik idari yargı içtihatları çerçevesinde dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulüne, 92.865,90.-TL ecrimisilin dava tarihi olan 01/03/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava değerinin 109.254,00 TL olduğu, bu değer üzerinden verilen karara istinaf başvurusunda bulunulması üzerine verilen kararın da İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddenin (b) bendi uyarınca temyizi kabil olmadığı anlaşıldığından kararı veren merci olarak temyiz isteminin 48. maddenin 6. fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 18/02/2019 tarih ve E:2017/3515, K:2019/1301 sayılı kararıyla; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde belirlenen temyize tabi uyuşmazlık miktarı 2017 yılı için, yeniden değerleme oranının uygulanması sonucu 103.000,00 TL olduğundan, dava konusu uyuşmazlık miktarı ise 103.000,00 TL'nin üstünde kalması sebebiyle, söz konusu karara karşı temyiz isteminde bulunulması mümkün olduğundan dava konusu işlemin iptali ve tazminat isteminin kabulü yönündeki... İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin 07/09/2017 tarihli kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine dair kararın bozulmasına, dosyanın tekemmül ettirilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın imar planında yeşil alan olduğu ve ilçe belediyesinin sorumluluk sahasında kaldığından ecrimisil isteme yetkilerinin bulunduğu, Mahkemenin imar planıyla ilgili herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde; "Belediye mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş sayılır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri belediye taşınmazları hakkında da uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesinde; "İmar planlarında; meydan, yol, su yolu, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur. Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur." hükmü yer almaktadır. Öte yandan; 2886 sayılı Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak, ecrimisil idarece tespit edilir ve Yönetmelikte belirtilen komisyonca karara bağlanır." hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına, işgalcinin kusurlu olup olmadığına ve taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekline bakılmaksızın idarenin bu taşınmazdan işgalden önceki haliyle elde edebileceği muhtemel gelir esas alınır. Ecrimisilin tespitinde aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, gerektiğinde ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur." hükmü yer almaktadır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca imar plânlarında umumi hizmetlere ayrılan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesinde sayılan (park, yeşil saha, yol ... gibi) yerlerin belediyelerin hüküm ve tasarrufuna girdiği tarihten itibaren, bu yerleri kullanan işgalcilerden 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesine istinaden belediyeler tarafından ecrimisil istenilebileceği açıktır. Uyuşmazlıkta, imar planında yeşil alan ve yol olarak terkin edilen kaldırımın ortasında yer alan yerde baz istasyonu yapılmak suretiyle işgal eden davacı şirketten 13/11/2010-13/11/2015 tarihleri arasındaki dönem için 109.254,00-TL tutarında ecrimisil bedeli istenildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, imar planında yeşil alan ve yol olarak terkin edilen kaldırımda yer alan ve davalı idarenin hüküm ve tasarrufunda bulunan alanda fuzuli şagil olduğu sabit olan davacıdan ecrimisil istenebileceği açık olup, Mahkemece, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile birlikte tarafların iddiaları da gözönünde bulundurularak, gerekirse mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davalı idarece yapılan tespitin ve hesaplanan ecrimisil bedelinin Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesiyle 336 sayılı Milli Emlak Tebliği'nin 5. maddesi uyarınca hukuka uygun olup olmadığının saptanması ve bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 05/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.