T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1448 - 2026/672 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1448 KARAR NO : 2026/672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2024/509 Esas - 2025/433 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1448 - 2026/672 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1448 KARAR NO : 2026/672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2024/509 Esas - 2025/433 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 05.08.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.09.2025 KARAR TARİHİ : 01.04.2026 YAZIM TARİHİ : 01.04.2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.06.2024 tarihinde davalı ... idaresindeki davalı sigorta şirketince kasko sigortası ile sigortalanmış 34 ... plakalı araç ile davacının idaresindeki 41 ... plakalı aracın sağ yan taraflarına vurması sonucu aracın yolun soluna savrulduğunu ve sol şeritte seyreden ... idaresindeki 41 ... plakalı aracın sağ ön kısmına çarptığını, kaza sonucu davacının aracında büyük hasar meydana geldiğini ve aracın hurdaya ayrıldığını, sonrasında tutulan kaza tespit tutanağında davalı sürücünün trafik kurallarına ihlal ettiğinin anlaşıldığını, davalı sürücünün zorunlu trafik sigortasına yapılan başvuru neticesinde davacının, araç sovtaj (hurda) bedeli için 236.000,00 TL, tazminat bedeli olarak da Koru Sigorta A.Ş.’den ZMSS teminat limiti olan 200.000,00 TL ödeme aldığını, sigorta şirketine yaptıkları başvurunu ile davacının bakiye zararı için 17.09.2024 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yaptığını, ödenen miktarların gerçek zararı karşılamadığını belirterek davacının bakiye zararının tazmini için şimdilik belirsiz olmak üzere 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın huzurdaki davayı ikame etmeden önce davaya konu talepleri ile ilgili olarak sigorta şirketine yaptığı başvuru neticesinde sigorta şirketinin belirlediği pert bedelini tespit edilmişken ve aracın kaza tarihi itibari ile kasko bedeli de belliyken davaya konu alacak kalemlerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği iddiası ile belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın talep ettiği tüm alacak kalemlerinin hasar faturaları ve ekspertiz raporları ile tespit etmiş olmasına rağmen söz konusu evrakları dava dosyasına sunmadığını, bilirkişi raporları ile tespit edilecek farazi bedeller üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, dosyadaki bilgilerin kusur oralarını tespit etmeye uygun olmadığını, aracın kaza sebebiyle pert olduğu iddiasını kabul etmediklerini, bu bedelden sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davacı tarafça, dava dilekçesinde de beyan edildiği üzere pert olunduğu iddia edilen araç için davacıya (200.000 TL Koru Sigorta ZMM, 20.000 TL AXA Sigorta İMM) 220.000 TL ödeme yapıldığını, ayrıca aracın hurda bedelinin de 236.000,00 TL'ye satıldığını, davacıya toplamda 456.000 TL ödeme yapıldığı anlamına geldiğini, söz konusu bedelin davacıya ait aracın kaza önceki değerini hayli hayli karşılayacak bir rakam olduğunu, söz konusu aracın bedelinin 600.000-650.000 TL bandında olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Axa Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafından trafik poliçesi teminat limitlerinin tüketildiğinin ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ZMMS poliçesi limitleri üzerinde kalan kısım ile sınırlı olduğunu, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına öncelikle huzurdaki kaza sebebi ile kasko şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmasının davacının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, dava açılmadan önce davalı şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde komisyona başvurulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin mahusubundan sonra davacının pert total işleminden kaynaklanan zararının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve kendisine ait aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ile teminat altında olduğunu, meydana gelen kazada davalı sürücünün zorunlu trafik sigortasına yapılan başvuru neticesindeki hurda bedeli için 236.000,00 TL, tazminat bedeli olarak da Koru Sigorta A.Ş'den ZMMS teminat limitinin tamamı 200.000,00 TL ödeme aldığını, kasko poliçesine istinaden davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde davacının bakiye zararı için 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının sahibi olduğu 2005 yıllı Toyota Corolla 1.6 Terra Marka 140.000 Km aracın piyasa değerinin 600.000 TL'nin üzerinde olduğunu, bakiye zarar için açılan iş bu davada alınan 02.05.2025 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davaya konu aracın piyasa değerinin 450.000 TL olarak hatalı belirlendiğini, kaza tarihinin Ocak 2023 değil, 21 Haziran 2024 olduğunu, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin Ocak 2023'e göre hatalı hesaplandığından rayiç bedelden çok daha düşük bir miktar belirlendiğini ve hükme esas alındığını, bilirkişinin yanlış kaza tarihini esas alınarak maddi hataya düştüğünü, davacının, kazada %100 kusursuz olmasına rağmen hatalı bilirkişi raporunun yargılamaya esas alınmasından dolayı karşılayamadığını ve mağdur olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalı sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen bakiye hasar bedelinin poliçede yer alan İhtiyari Mali Sorumluk teminatı kapsamında davalı sigorta şirketi ve davalı araç sürücüsünden ödenmesi talebine ilişkindir. Somut olayda, 21.06.2024 tarihinde, davacının maliki olduğu araçla, davalıların sürücüsü, ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı (kasko) oldukları aracın çarpışması sonucunda davacının aracı perte ayrılmış, davacı karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı tarafından kendisine 200.000 TL zarar bedeli ile 236.000 TL pert bedeli ödendiğini belirtilerek eldeki davada bakiye zararını talep etmiştir. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, yalnızca davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişisinden alınan raporda da gerçekleşen kazada davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, dosya kapsamına sunulan kaza sonrası resimlere ve taraflarca sunulan diğer belgelere göre davacının aracının tamiri ekonomik bulunmadığından pert/totale ayrılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan raporda belirlenen aracın rayiç değeri ile sovtaj değerinin piyasa koşullarına uygun bulunduğunu, davacının gerçek zararının Yargıtay güncel içtihatlarına göre belirlendiği, bilirkişi raporunda 4.7 numaralı bendinde belirtilen kaza tarihinin maddi hatadan kaynaklandığı, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigorta Teminatının Kapsamı başlıklı 1 inci maddesinde; bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlü olduğunun belirtildiği, bu kapsamda davacıya yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının bakiye zararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmuş davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2025 tarih ve 2024/509 esas, 2025/433 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.04.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*