9. Hukuk Dairesi 2025/9801 E. , 2026/1011 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1289 E., 2025/1918 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/20 E., 2025/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r…
9. Hukuk Dairesi 2025/9801 E. , 2026/1011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1289 E., 2025/1918 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/20 E., 2025/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.11.1997-06.08.2018 tarihleri arasında şoför, kaynakçı, tornacı, beton işçiliği gibi işlerde davalının işçisi olarak çalıştığını, müvekkilinin ücretinin 2.500,00 TL olduğunu, 1.500,00 TL'sinin bankadan kalan kısmının elden ödendiğini, müvekkilinin son aya ait 1.000,00 TL ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın ve ihbar öneli verilmeksizin işveren tarafından feshedildiğini, müvekkiline yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ve buna ilişkin ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin kış aylarında ortalama 08.00-16.30 saatleri arasında, yaz aylarında ise 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını, resmî bayram günlerinde çalıştığını, bunlara ilişkin ücretinin ödenmediğini belirterek ücret, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, ayrıca işin görülmesi sırasında oluşacak masraflar için kullanması amacıyla verilen kredi kartı ile kuyum alışverişi yaptığını, telefon faturası ödemek gibi şahsi alışveriş yaptığını, iş için gönderildiği Kahramanmaraş'ta işini yapmak yerine Adana'ya gittiğini, davacının kendi çalışmasını kendisinin tayin ettiğini, davacının fazla çalışma yapması, hafta tatilinde ve resmî bayram günlerinde çalışmasının olması hâlinde bunların bordroya yansıtılıp ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; feshe konu edilen eylemlerle ilgili Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/1295 Esas sayılı ceza davasında yapılan yargılama neticesinde davacının kendisine verilen Şirkete ait kredi kartı ile işverenin bilgisi ve rızası dışında 27.12.2015 tarihinde 1.575,00 TL, 30.10.2015 tarihinde 4.680,00 TL, 03.12.2015 tarihinde 4.125,00 TL ve 05.12.2015 tarihinde 1.130,00 TL harcama yapmak şeklindeki eyleminin sabit bulunarak hakkında hapis cezasına hükmolunduğu ve kararın kesinleştiği, mahkumiyet kararındaki maddi vakıa ile bağlı kalınarak davacının davalı işverenin işyerindeki masrafları kullanmak için kendisine vermiş olduğu kredi kartını şahsi harcamalarında kullanması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/2-(e) hükmü uyarınca işverenin güvenini kötüye kullandığından iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının kullanmadığı ve ücretinin ödenmediği yıllık ücretli izinlerinin olduğu, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayramlar ve hafta tatillerinde çalıştığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek davalı tarafından yazılı fesih bildirimi yapılmadığı, davacının iş sözleşmesinin sözlü olarak feshedildiği, feshin fesih tarihinden önce meydana gelmiş ve öğrenilmiş olaya/olaylara dayandırılması ve işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi hâlinde öncelikle feshin 6 iş günü içinde yapılıp yapılmadığının araştırılmasının gerektiği, bu sürenin hak düşürücü olduğu, somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesinin feshin haklı olduğunu kabul sebebinin ceza davasında mahkumiyetinin bulunduğu kuyum harcamaları olduğu, kuyum harcamalarının 2015 yılında olduğu, işveren yetkilisinin bu hususta "işçinin işten çıktıktan sonra haberi olduğuna" ilişkin beyanının bulunduğu, davacı hakkında iş sözleşmesi feshedildikten sonra suç duyurusunda bulunulduğu, fesih tarihinde işveren davacının kredi kartı ile usulsüz harcama yaptığı konusunda bilgi sahibi olmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücret alacaklarının kısmen kabulüne, ücret alacağının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin son bulmasına ilişkin yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, 2. Delillerin hatalı değerlendirildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi tarafından iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle sonlandırıldığının kabul edildiği; ancak İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin davacı işçi hakkındaki ceza davasında mahkumiyetinin bulunduğu kuyum harcamaları olduğu, kuyum harcamalarının 2015 yılında olduğu, işveren yetkilisinin bu husustan "işçinin işten çıktıktan sonra haberi olduğuna" ilişkin beyanının bulunduğu, iş sözleşmesinin son bulduğu tarihte işverenin davacının kredi kartı ile usulsüz harcama yaptığı (kuyum harcaması yaptığı) konusunda bilgi sahibi olmadığı, bu nedenle belirtilen hususun fesih sebebi yapılmış olmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, iş sözleşmesinin son bulduğu tarihte işverenin davacının kredi kartı ile usulsüz harcama yaptığı (kuyum harcaması yaptığı) konusunda bilgi sahibi olmadığı, bu nedenle belirtilen hususun fesih sebebi yapılmış olmasının mümkün olmadığı kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına ilişkin kabul dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Davacı, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı tarafça davacı işçinin işe gelmemesi üzerine hakkında 28/30/31.07.20 18... .08.2018 tarihlerinde işe gelmediğine ilişkin devamsızlık tutanağı tutulmuş, 01.08.2018 tarihinde noter kanalıyla devamsızlığı hakkında geçerli bir mazeret bildirmemesi hâlinde iş sözleşmesinin sona erdirileceği ihtar edilmiş ve 06.08.2018 tarihinde ... Kurumuna işten çıkışı bildirilmiştir. Davacı tanıklarından Y.Ö., davacının ücretini alamadığı için, davacı tanığı A.D. ise davacının haftalık izinlerinin kullandırılmaması sebebiyle işten ayrıldığını beyan etmişlerdir. Davalı tanıklarından M.A,. davacının kendisinin işten ayrıldığını, davalı tanığı N.Ç. de davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi üzerine işten çıkışının verildiğini belirtmiştir. Yargılamada dinlenen davacı ve davalı tanık anlatımları ile dosya kapsamından davacının işten kendisinin ayrıldığı sabit olup dava dilekçesinde iş sözleşmesinin haklı nedenle işçi tarafından sonlandırıldığı da iddia edilmiş değildir. Bu durumda artık işçi feshinin haklı bir nedene dayalı olup olmadığının tartışılabilmesi ileri sürülmeyen bir vakanın değerlendirilmesini gerektirecek olup davacının iddiasını genişletir mahiyette olacağından mümkün değildir. Yapılan açıklamalara göre kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.