İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı...'ın diğer davalı bankanın şube müdürü olup ... tarafından tertip edilen hususi fon ve yüksek kar vaadiyle müvekkilinden para aldığını, müvekkilinin zararının 237.000 usd olduğunu, davalı...'ın iş ve muamelelerinin suç teşkil ettiğini, ceza dosya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/822 KARAR NO: 2026/1477 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2025 NUMARASI: 2025/393 Esas - 2025/854 Karar DAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı...'ın diğer davalı bankanın şube müdürü olup ... tarafından tertip edilen hususi fon ve yüksek kar vaadiyle müvekkilinden para aldığını, müvekkilinin zararının 237.000 usd olduğunu, davalı...'ın iş ve muamelelerinin suç teşkil ettiğini, ceza dosyası bulunduğunu, bunların davalı banka kaynakları ve kontrolünde yapıldığını, her iki davalının müştereken mes'ul olduğunu, Davalı...'ın davalı banka şube müdiresi olmasından dolayı ticari temsilci hükmende olup kusursuz mes'uliyet hükümlerine göre de bankanın mes'ul olduğunu beyanla kısmi dava olarak 3.000 usd mukabili 91.654,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacının iddialarının doğru olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Davacının yüksek kar elde etmek maksadıyla parasının ve fon getirisinin dava mevzu olmasına göre; taraflar arasındaki ilişkinin davalılardan ...'ın da bulunduğu 5411 Sayılı Bankacılık Kanununa dayalı işlemden kaynaklandığı, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması sebebiyle ihtiyari dava arkadaşlarından biri hakkında (...) vazifeli mahkemede açılacak davada diğer davalıların da muhakemesi yapılacağı , ihtilafın TTK m 4/1-f kapsamında bankacılık mevzuatından kaynaklanan ticari dava olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davanın vazife dava şartı noksanından dolayı usulden reddine, mahkememizin vazifesizliğine, ..." karar verilmiştir. Dairemizin 2025/866 Esas 2025/1511 Karar sayılı ilamı ile; ''...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Yasanın 4/1-f. maddesine göre; Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.Somut olayda; Taraflar arasındaki ilişkinin davalılardan ...'ın da bulunduğu Bankacılık Kanununa dayalı işlemden kaynaklandığı, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması sebebiyle ihtiyari dava arkadaşlarından biri hakkında (...) görevli mahkemede açılacak davada diğer davalıların da yargılamasının yapılacağı, davacının yüksek kar elde etmek amacıyla parasının ve fon getirisinin dava konusu olmasına göre, ihtilaf TTK m 4/1-f kapsamında Bankacılık Mevzuatından kaynaklanan ticari davadır. Bu sebeple uyuşmazlığın hallinde Asliye Hukuk mahkemeleri görevli olmayıp, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmayıp davalı ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu sebeplerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması sebebiyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 07/03/2024 tarih, 2024/306 Esas ve 2024/385 Karar ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesinin 30/10/2024 tarih, 2024/883 Esas ve 2024/1361 Karar sayılı ilamları)Somut olayda; eldeki davanın 06/02/2024 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nde arabulucuya başvurulmadan açıldığı, İstanbul 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2024 tarih, 2024/35 Esas ve 2024/224 Karar sayılı ilamı ile "1-Davanın vazife dava şartı noksanından dolayı usulden reddine, mahkememizin vazifesizliğine..." karar verildiği, verilen karara karşı davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 16/04/2025 tarih, 2025/866 Esas ve 2025/1511 Karar sayılı ilamı ile; ''Usûl ve yasaya uygun İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/35 Esas, 2024/224 Karar sayılı ve 10/10/2024 günlü kararına yönelik davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN reddine,...'' karar verilerek dosyanın Mahkememize tevzii edildiği ve Mahkememizin 2025/393 Esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 19/05/2025 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu arabuluculuk tutanağı başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere davanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını verdiği gün olan 16/04/2025 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, anlaşamama üzerine 13/05/2025 tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlediği, davacı vekilince bu tutanağın yine 19/05/2025 tarihli dilekçesinin ekinde mahkemeye sunulduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, bir an için, dosyanın Mahkememize tevzii edildiği tarih olan 02/06/2025 tarihine kadar davacının arabuluculuk sürecini tamamladığından HMK md.115 gereğince artık başlangıçtaki dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilemeyeceği düşünülebilir ise de; yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması sebebiyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m.115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olan bir dava şartı olmaması ve eldeki davanın dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmadan açılması sebepleriyle Mahkememizce davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin 03/11/2022 tarih, 2022/1035 Esas ve 2022/1599 Karar, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin 10/01/2023 tarih, 2022/162 Esas ve 2022/227 Karar ile Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 09/11/2022 tarih, 2022/2369 Esas ve 2022/1769 Karar saylı ilamları)Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Arabuluculuk son tutanağının sunulmuş olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Bankacılık mevzuatından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. 19/12/2018 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun Madde 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. “Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Dosyanın incelenmesinde Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi üzerinde davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının 19/05/2025 tarihli dilekçesinin ekinde mahkemeye sunulduğu, ilk derece mahkemesince 04/12/2025 tarihli ilk celsede davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin usulden ret kararından önce arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/.... Esas 2025/. Karar sayılı, ..../12/2025 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/03/2026