9. Hukuk Dairesi 2014/332 E. , 2015/13461 K. "" MAHKEMESİ : ... İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, …
**9. Hukuk Dairesi 2014/332 E. , 2015/13461 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bakiye ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, sübut bulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut olayda, 26/11/2009 tarihli, 150 TL. meblağlı makbuzdaki imza davacı vekili tarafından inkar edilmemiştir. Nitekim, bu belgedeki imzanın, imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunda davacıya ait olduğu da belirtilmiştir. Davacı vekili, “bu makbuzda KDV kaydı bulunduğunu, ama işçiye KDV ödemesinin mümkün olmadığını, bu makbuzun işletme müşterisinin ödemeyi nakit yapması durumunda ödediği KDV'nin müşteriye iade edilmek amacı ile verildiğini, asgari geçim indirimi olmadığını” ileri sürmüştür. Davacı vekilinin bu beyanı karşısında, davacı asıla bizzat bu belge gösterilerek, bu belgenin verilmesine neden olan somut olayın ne olduğu, bu belgenin asgari geçim indirimi ödemesine ilişkin olup olmadığı açıklattırılarak, gerekirse tarafların bu konuda gösterecekleri yeni deliller toplanıp ve gerekirse şirket kayıtlarında inceleme yaptırılarak, bu makbuzdaki bedelin asgari geçim indiriminden mahsup edilip edilmeyeceği irdelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 3-21/03/2010 tarihli 430 TL. bedelli, 22/03/2010 tarihli 500 TL. bedelli “vergi iadesi” yönünde açıklamaları olan 2 adet makbuz açısından, imza incelemesine ilişkin ilk bilirkişi raporunda imzaların davacıya ait olmadığı belirtilmiş, imza incelemesine ilişkin ikinci bilirkişi raporunda imzaların davacıya ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili, bu iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesini istemiştir. Bahsi geçen 2 adet belgedeki imzaların davacı asıla bizzat gösterilerek sorulması, davacı asılın imzaları inkar etmesi halinde, bu imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda ... 'ndan rapor alınarak, sonucuna göre bu belgelerdeki miktarların asgari geçim indiriminden mahsubunun gerekip gerekmediğinin irdelenmemesi hatalıdır.