9. Hukuk Dairesi 2025/9158 E. , 2026/1 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/817 E., 2025/938 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi SAYISI: 2019/809 E., 2021/1025 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten …
9. Hukuk Dairesi 2025/9158 E. , 2026/1 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/817 E., 2025/938 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi SAYISI: 2019/809 E., 2021/1025 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.04.2016 tarihinde işe başladığını, 10.08.2019 tarihine kadar yurt içi tır şoförü olarak çalıştığını, davacının haftanın her günü 06.00-24.00 saatleri arasında çalıştığını, ücretinin net 3.800,00 TL olduğunu, yol ve yemek ücreti için toplam 500,00 TL ödendiğini, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, 2019 yılı Temmuz ayı ücretinin ödenmediğini, Ağustos ayı ücretinin ise 10 gün eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, taleplerin belirsiz alacak davasına konu olamayacağını, davacının 09.08.2019 günü, 10.08.2019 arife yarım gün ve bayramdan sonraki 15-16 Ağustos günlerinde izin kullanma talebinin kabul edilmediğini, bunun üzerine işyerini terk ettiğini, devamsızlığını belgelendirmediğinden (3) istifa kodu ile çıkışının yapıldığını, bordrosundaki brüt ücretinin 2.610,00 TL olduğunu ve ücret dışında 510,00 TL yemek ücreti bulunduğunu, mesai saatlerini kendisinin belirlediğini, kullandığı izinlere ilişkin talep formlarının dosyaya sunulduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya bayram öncesinde yıllık ücretli izin verildiği, izin dönüşü işe başlatılmadığı, davacının ortada hiçbir sebep yokken işyerini terk etmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının işyerini terk ettiği kabul edilse dahi ödenmeyen işçilik alacaklarının olduğu, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretlerini kullanmadığı ve karşılığı ücretlerin ödenmediği, ücretinin eksik ödendiği, hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, hizmet süresi yönünden taleple bağlılık ilkesi gereğince kıdem tazminatının yeniden hesaplandığı, davacının uzun yol tır şoförü olarak çalıştığı, günlük çalışma düzenine ilişkin olarak tanıkların görgüye dayalı beyanlarının olmadığı, bu hâliyle davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili alacaklarının reddi gerektiği, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının reddinin hatalı olduğunu, tanık beyanlarına değer verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde: a. Davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden bildirmeden kendi isteğiyle feshettiğini, b. Davacı ücretinin hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması noktalarında toplanmaktadır. ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.