TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/10/2023 NUMARASI : 2022/62 Esas, 2023/775 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/25 KARAR NO : 2025/1250 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/10/2023 NUMARASI : 2022/62 Esas, 2023/775 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, taraflar arasında 24/04/2015 tarihli ... Rüzgar Enerji Santrali İnşaatı İşi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, tamamlanan işin karşılığı hakediş raporundaki kumanda binası inşaatına ve yol ve platform imalatlarından kaynaklı alacaklara yönelik keşide edilip davalıya tebliğ edilen faturaların davalı tarafça kabul edildiğini, ancak fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı hakkında İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız takip yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı şirketin taraflar arasında imzalanan 24/04/2015 tarihli sözleşme gereği üstlendiği edimleri ayıplı yaptığını ve işleri süresinde tamamlayamadığını, ayıplı imalatın bir kısmının davacı tarafça, bir kısmının ise dava dışı ... firması tarafından bedeli karşılığında giderildiğini, kanuna ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre ayıplı imalat ve süre uzatımı nedeniyle yüklenicinin masraflarında oluşacak artışlar için iş sahibinin herhangi bir nam altında ilave ödeme yapmayacağını, fiyat farkı vermeyeceğini ve eskalasyon uygulanamayacağını, müvekkilinin davacı tarafından gönderilen faturaya yasal süresi içinde ve sözleşme hükümlerine göre itiraz ettiğini, faturaları iade ettiğini, 11/06/2016 tarihli yazı ile de ayıp ihbarında bulunduğunu, yüklenicinin projelerin uygulanması sırasında malzeme ve hatalı işcilik nedeniyle doğacak arızalardan kesin kabulü izleyen 5 yıl süre ile sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, tarafların kabulünde olan eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafça yapılan ek işlere yönelik düzenlenen dava ve takip konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça süresi içinde fatura ve içeriğine itiraz edilmediği, bu itibarla faturanın kesinleştiği, bu kapsamda, usulüne uygun tutulan taraf ticari defter ve kayıtlarında dava ve takip konusu faturanın kayıtlı olduğu, benimsenen bilirkişi raporlarında davacının davalı şirketten 204.299,84 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, alacağın likit, itirazın haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; İstanbul 36. İcra Dairesinin ... E sayılı takip dosyasında davacının davalıdan 204.299,84 TL alacaklı olduğunun tespitine, bu miktara vaki itirazın iptaline, bu miktara takipten itibaren değişebilir oranlarda işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarda aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminat tutarı 40.859,97 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.Yerel mahkemenin kararının , davalı vekili istinaf edildiği ve Dairemizin ... Esas ve 2021/2449 Karar sayılı ilamında , mahkemece yalnızca taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa; davalı işin ayıplı yapıldığı yönde savunmada bulunmuş, dosyada bulunan 11/06/2016 tarihli yazı ile de davacı yana ayıp ihbarında bulunduğu , davacı bu yazıyı kabul etmekle beraber, takibe konu fatura bedelinin, davalının iddia ettiği ayıplı imalat konusuyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ifade ettiği , Davacı yanca düzenlenen faturanın yapılan tüm işe ait cari hesap ilişkisinden kaynaklı olduğunun tespit edildiği , Somut olayda; mahkemece davalının işin ayıplı ifa edildiği yolundaki savunması ile ilgili delillerin toplanıp, ayıp ihbarının makul sürede yapılıp yapılmadığı üzerinde de durularak, ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması halinde mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılması suretiyle toplanan delillerin değerlendirilmesi, varsa öncelikle ayıplı işlerin bedelinin hesaplanması ve ayıplı işler bedeli düşüldükten davacının alacağı kalması halinde davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak sadece tarafların ticari defterleri esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı ,Kabule göre de; mahkemece Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, tarafların talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması gerektiği , reddedilen kısım yönünden davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de hatalı olduğu belirtilerek yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır. Mahkemece , taraf iddia ve savunmasına göre eldeki uyuşmazlığın davacının dava ve takip konusu faturadan dolayı alacaklı olup olmadığı ile davalı tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı ile alacak konusu eserin ayıplı olup olmadığı noktasında toplandığı , öncelikle davalı tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı tespiti yoluna gidildiği ,Eserin ayıplı olması halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorunda olduğu , iş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı ,Dosya içerisindeki belgelerden dava konusu işe dair kısmı geçici kabul tutanağının 24/06/2016 tarihinde düzenlendiği, taraflarca ayıba ilişkin mail yazışmalarına ise 2016 yılı mayıs ayı içerisinde başlandığı bu hali ile ayıp ihbarının süresi içeresinde yapıldığının anlaşıldığı , ayıplı işler miktarının tespiti için mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yaptırıldığı , bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/09/2023 tarihli rapor ile ayıp iddiasına konu T5 türbininin keşif günü çalıştığı, taraflar arasındaki resim ve yazışmalardan anlaşılan groutta çatlamalarının beton kalitesizliğinden mi yoksa zorlamadan mı kaynaklandığının uzmanlık alanları olmaması nedeni ile anlaşılamadığı, keşif günü itibariyle ayıplı bir imalat bulunmadığının rapor edildiği ,Taraflar arasında davalının iddia ettiği ayıba ilişkin mail yazışmalarının işin geçici kabulünden önce başlandığı, groutta çatlamalarının olduğu bunun giderilmesinin davacıdan istendiği ancak dosya kapsamından bu ayıbın kim tarafından giderildiğinin anlaşılamadığı ve keşif tarihi itibariyle ayıplı bir imalat bulunmadığı bu hali ile davalı tarafından ayıplı işler bedelinin ve bu ayıbın 3. bir kişi tarafından giderildiği ispat edilemediği mahkemece kabul edildiği , Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller mahkememizce ilk karar öncesinde alınan bilirkişi raporları ile dava ve takip konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olması ve davalının ayıp iddiasını ispat edememiş olması dikkate alınarak davacının davalıdan 204.299,84 TL alacaklı olduğu ve davalı tarafından bu alacağa yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verildiği , İtirazın iptali davasında dava değeri icra takip dosyasında talep edilen alacak miktarı olduğu , davacı takip talebi ile 204.299,84 TL alacak talebinde bulunmuş olmasına karşılık eldeki davada dava değeri 231.848,72 TL olarak gösterilmiş olup, davacının fazladan göstermiş olduğu dava değerinin takip konusu olmadığı bu hali ile takip nedeni ile reddedilen miktardan söz edilemeyeceği dikkate alınarak reddine karar verilen dava değeri yönünden davalının kötüniyet tazminatı istemi için olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı ,Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/4054 esas ve 2019/7699 karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerektiği , alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunlu olduğu , davacının talebinin faturaya dayalı olduğu ve likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verildiği belirtilerek , davanın kısmen kabulü ile ,davalı tarafından İstanbul 36. İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 204.299,84 TL alacak yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 40.859,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında , ayıbın giderilmediğini , hükme esas alınan 12.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda ,groutta çatlamaların oluştuğu , bu çatlamaların sebebinin betondaki kalitesizlikten mi yoksa zorlama neticesinden mi olduğu konusunda alanları olmadığı için her hangi bir kanaatte bulunulmadığını , Bölge Adliye Mahkemesi kararınca grouttaki çatlamalara yönelik uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesiyle kaldırıldığını , hükme esas alınan raporda temeldeki tijler ile kule flanş deliklerinin birbirini tutmadığının tespit edildiği ancak davacının bu ayıptan sorumlu tutulmadığını , ayıba ilişkin değerlendirmeler dava dışı ... firması tarafından 16.6.2016 tarihinde düzenlenen tespit edildiğini , bilirkişilerin makine ve elektrik elektronik mühendisi olması gerektiğini , ayıp oranında mahsup yapılması gerektiğini , kötü niyet tazminatı talebinin değerlendirilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici; davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 24/04/2015 tarihli ... Rüzgar Enerji Santrali İnşaatı İşine Ait sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davacı yüklenici sıfatıyla, Kayseri İli, Yahyalı İlçesi, Kuzoluk Köyü yakınlarında bulunan ... Rüzgar Enerji Santrali İnşaatı İşini birim fiyatı esası ile yapmayı üstlenmiştir. Sözleşmenin " İşin Niteliği " başlıklı 2. Maddesinde; teklif edilen birim fiyatlar ve tahmini miktarlara göre ihale bedelinin 2.508.281,99 TL olarak belirlenmiş, devamında; bu birim fiyatların, gerek esas iş süresi içinde ve gerekse iş sahibi tarafından uzatılacak süre içinde ve taahhüdün tamamen ifasına kadar süre uzatımı, ilave iş, güzergah değişikliği, vergilere zam yapılması, yeni vergi ve resimler konulması, fiyatların yükselmesi, nakliye ve işçi ücretlerinin artması ve buna benzen konularda kararnameler çıkarılması ve bunlarla sınırlı olmamak üzere herhangi bir nedenle artırılamayacağı, fiyat farkı verilmeyeceği, eskalasyon uygulanmayacağı düzenlenmiştir.Davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi hakkında cari hesap alacağına istinaden 26/04/2016 tarih, ... numaralı 204.299,84 TL bedelli, " ... rüzgar enerji santrali inşaatı kesin hakediş tutarı" açıklamalı faturaya dayalı olarak 204.299,84 TL' nin tahsili için 19/07/2016 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır. Kaldırma kararından sonra yerel mahkeme 24.06.2016 tarihinde geçici kabul yapıldığını , taraflar arasında ayıp yazışmalarının Mayıs 2016 tarihinde başladığını , ayıp ihbarının makul sürede yapıldığını , karara dayanak olan 12.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda ayıbın giderildiğini , davalının 3. Kişiye ayıpları yaptırdığını ispatlayamadığını belirterek 204.299,84 TL alacak yönünden devamına karar vermiştir.Somut olayda 12.09.2023 tarihli makine mühendisi ve bilirkişi raporunda , keşif günü her hangi bir ayıplı imalat bulunmadığı tespit edilmiştir.Davalı vekilinin istinafında dayandığı , tijler ile kule flanş deliklerinin birbirini tutmamasının sebebi olarak hükme dayanak raporda , tijlerin geçmiş olduğu yük yayma plakası olduğu , temelde bulunan tijlerin kule flanşlarındaki deliklere oturduğu , her hangi bir problem bulunmadığı belirtilerek , bu durumun bilirkişi heyetince ayıp olarak nitelenmediği anlaşılmıştır.Dayanak raporda ayrıca keşif günü T5 türbininin sağlam bir şekilde ayıplı olmadan çalıştığı enerji ürettiği de tespit edilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan 12.09.2023 tarihli bilirkişi raporu yetersiz olup grouttaki çatlakların değerlendirilmesinin uzmanlık alanları dışında olduğunu bildirmelerine rağmen mahkemece bu konu incelenmemiştir. Ayrıca , tijler ile kule flanş deliklerinin birbirini tutmamasının bir ayıp olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple bu hususların incelenmesi için konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak , keşif yapılması suretiyle toplanan delillerin değerlendirilmesi, varsa öncelikle ayıplı işlerin bedelinin hesaplanması ve ayıplı işler bedeli düşüldükten davacının alacağı kalması halinde davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken, hatalı karar verildiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinafının kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarih, 2022/62 Esas, 2023/775 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.