TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2026/91 KARAR NO : 2026/301 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN: VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/08/2021 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 13/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahke…
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/91 Esas - 2026/301 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2026/91 KARAR NO : 2026/301 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN: VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/08/2021 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 13/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;müvekkili ........'nın 04.05.2013 tarihinde .... plakalı özel halk otobüsünden ineceği sırada, inişini tamamlamadan otobüsün aniden hareket etmesiyle dengesini kaybedip yere düşmesi sonucu meydana gelen kazada hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda otobüs sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, ancak kazanın meydana geldiği tarihte aracın geçerli bir Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının bulunmaması sebebiyle müvekkilinin uğradığı bedensel zararların tazmini için 05.04.2021 tarihinde davalı Güvence Hesabına başvuru yapıldığını ancak talebin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davasının kabulü ile müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliği ile tedavi ve mutad giderleri nedeniyle şimdilik 30.000,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği 04.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile özetle; belirsiz alacak davası olarak açılan davamızda 30.000,00 TL. olarak belirlenen değerin, (fazlaya ilişkin dava ve talep hakları baki kalmak kaydıyla) 220.000,00 TL. değer artırımına yönelik talebimizin kabulü ile (toplam) 250.000,00 TL. alacağın 04.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında ticari faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu trafik kazasının 04.05.2013 tarihinde meydana geldiğinin iddia edildiğini, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu kaza ile ilgili olarak davacı ......'nın yazılı başvuru dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, ancak talebin reddedildiğini, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin ..... E, ..... K sayılı ilamı ile kesinleşmiş Ankara Batı .... Asliye Ceza Mahkemesinin.... E, .... K sayılı ilamı doğrultusunda..... plakalı araç sürücüsünün beraat ettiğinin ve kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının hüküm altına alındığını, bu durumda müvekkilinin de tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere meydana gelen kaza ile davacının gerçek zararı arasında illiyet bağı olup olmadığının, tazminat talep edenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının, SGK tarafından zarar görene gelir bağlanıp bağlanmadığının belirlenmesi gerektiğini, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ile tedaviye bağlı diğer giderlerin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu SGK tarafından karşılanacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Araç trafik tescil kayıtları, tedavi evrakları, Güvence Hesabı kayıtları, SGK kayıtları, Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası, davacının ekonomik ve sosyal durum araştırması, bilirkişi raporu, .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 06/02/2023 tarihli raporu, mahkememizce alınan maluliyet raporu ile .... Bölge Devlet Hastanesi raporu arasında çelişki bulunması nedeni ile çelişkinin giderilmesi amacı ile alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 31/05/2023 tarihli raporu, aktüerya bilirkişi raporu, BAM kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi kurulu raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi 27/01/2022 tarihli raporu ile özetle; meydana gelen kazanın oluşumuna kimin neden olduğu mevcut deliller ile somut olarak anlaşılamadığından, Tehlike Sorumluluğuna Katlanma İlkesi gereğince, tehlike eşit varsayıldığından kazanın meydana gelmesinde kusurun, .... plakalı Otobüs sürücüsü ..... ve davacı olan Otobüs yolcusu ..... arasında yarı yarıya %50-%50 oranında paylaştırılabileceği bildirilmiştir. .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 06/02/2023 tarihli raporu ile özetle; davacı .....'nın 04.05.2013 tarihli yaralanması neticesinde; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %14 (yüzdeondört) oranında kaybettiği,12(oniki) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2 (iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı belirtilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 31/05/2023 tarihli raporunda özetle; Mevcut belgelere göre;....., 27/06/1989 doğumlu, ......’in 04/05/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 III(1B……….13)A %17, E cetveline göre %14.0(yüzdeondörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, .....Bölge Devlet Hastanesinin raporunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir. Aktüerya uzmanı bilirkişi 28/09/2023 tarihli raporu ile özetle; 04.05.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %14 oranında malul olan ve % 50 kusurlu olduğu tespit edilen 1989 doğumlu davacı ..... için; 7.511,97 TL geçici tam işgücü kaybı, 351.999,07 TL sürekli kısmi işgücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 981,46 TL bakıcı gideri hesaplandığı, kazaya sebep olan ..... plakalı ticari otobüsün olay tarihi itibariyle geçerli bir Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmadığı, davacı tarafından uğranılan maddi zararların tazmini için 05.04.2021 tarihinde davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış, talep reddedilmiş olduğunu, mahkemece davacı tarafından gerekli belgelerle, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9, 14. Ve 15. maddelerinde yazılı biçimde başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde, poliçe teminat limitleri dahilinde hükmedilecek tazminata başvuru tarihinden itibaren, aksi halde dava tarihinden itibaren faiz takdir edilmesinin uygun olacağının düşünüldüğü bildirilmiştir. BAM Kaldırma kararı sonrası alınan 17/02/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenmiş olan 28.05.2014 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda; davacı ...., otobüs sürücüsü .... ve de Otobüste bulunan biletçi .... ifadelerinin çelişkili olması, dosya kapsamında olayı gören ve tarafları tanımayan başka bir tanık ifadesinin olmayışı ve de mevcut ifadelerin çelişkili olması nedeniyle, mevcut veriler ve ifadeler ışığında olayın oluşuyla ilgili kesin bir kanaate varılmadığına yer verildiği, bilirkişiliğimizce de dava dosyasında; olaya ilişkin kamera görüntüsü ve tarafları tanımayan başka bir tanık ifadesi yer almadığından, ifadelerin birbiriyle çeliştiğinden olayın oluş şekli hakkında kesin bir kanaate varılmadığı ve bu nedenle tarafların kusur tespitinin yapılamayacağı, Mahkemede olayın davacı ....’nın ileri sürdüğü gibi, aracın tam ineceği sırada hareket etmesi nedeniyle dengesini kaybederek düşmesi neticesinde yaralandığı yönünde kanaat oluşursa; araç sürücüsünün davacı yolcunun yaralanmasında Karayolu Trafik Yönetmeliğinin “İndirme, Bindirme ve Kapıların Açılması Kuralları” başlıklı 110. maddesinde yer alan “Kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmek” kuralına aykırı hareket etmesinden dolayı %100 oranında kusurlu olduğu ve davacı tarafa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “taşıyıcının sorumluluğu” başlıklı 914 maddesi kapsamında tazminat ödemekle yükümlü olduğu, Mahkemede olayın otobüs sürücüsü ..... ve de Otobüste bulunan biletçi .....’ın ifadelerinde ileri sürdüğü gibi otobüs durduktan sonra davacı yolcunun ayağını boşluğa atmasında dolayı düşerek kafasını çapması neticesinde yaralandığı yönünde kanaat oluşursa; otobüs şoförünün olayın meydana gelmesinde %0 kusurunun olduğu, Kanun koyucu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “taşıyıcının sorumluluğu” başlıklı 914 maddesinde yolcunun yaralanması durumundaki tazminat yükümlülüğünü tehlike sorumluluğu şeklinde değil, kusur sorumluluğu şeklinde düzenlediğinden ve taşıyıcının davacı yolcunun yaralanmasında kusuru olmadığından tazminat ödemekle yükümlü olmadığı bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, tedavi giderlerinin tazmini talebine ilişkindir. Mahkememizin 23/11/2023 tarih, .... esas .... karar sayılı kararı ile özetle davanın reddine dair karar verilmiş olup, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 28/11/2025 tarih, 2024/146 esas 2025/1517 karar sayılı ilamı ile özetle; "6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı olmadığından, Kazanın oluş şekli, kusur durumu ve ispat yükü Kanunlar çerçevesinde değerlendirilmeli, taraflarca sunulan delillerin özellikle tanık beyanın oluşa uygunluğu çerçevecesinde ispata elverişliliği tartışılarak, davanın esası hakkında karar verilmelidir. İlk derece mahkemesi kararında; olaya ilişkin ceza mahkemesi kararında, sigortasız araç sürücüsünün kazaya etkili bir eylemi bulunmadığından beraatine karar verildiği ve ayrıca ceza dosyasında dinlenen halk otobüsünün biletçisinin beyanına göre, davacının otobüsten inerken dikkatsiz davranması nedeniyle düştüğü kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de; ceza mahkemesi tarafından araç sürücüsü sanık hakkında verilen beraat kararı, araç sürücüsünün kasıt veya kusurunun olmadığına ilişkin değil, delil yetersizliğinden verilmiş olup, ceza mahkemesi tarafından verilen karar ile kazanın oluşuna ilişkin kesinleşen bir ceza mahkemesi kararı olmadığı gibi, askerlik görevi sırasında, birliğine gitmekte olan davacının, görev yaptığı birliğin önünde inişi sırasında meydana gelen olaya ilişkin olarak, özel halk otobüsünün biletçisi olan tanığın beyanı da, kazanın oluş şeklini kanıtlamaya yeterli değildir. Olay, davacının biletli yolcu olarak bulunduğu özel halk otobüsünden inişi sırasında meydana gelmiş olup, TTK'nın 914/1 ve 2. maddesinde "(1) Taşıyıcı, yolcuları rahat bir yolculukla ve sağlıklı olarak gidecekleri yere ulaştırmakla, özellikle hava, ses, yer ve çevre kirliliğine meydan vermemek için gerekli düzeni kurmakla, gerekli diğer tüm önlemleri almak ve mevzuatta öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür. (2) Taşıyıcı, yolcuların kazaya uğramalarından doğacak zararı tazmin eder. Yolcunun kaza sonucunda ölmesi hâlinde, onun yardımından yoksun kalanlar uğradıkları zararın tazminini taşıyıcıdan isteyebilirler. Ancak, taşıyıcı, kazanın kendisinin veya yardımcılarının en yüksek özeni göstermelerine rağmen, kaçınamayacakları ve sonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebepten ileri geldiğini ispat ederse tazminattan kurtulur." denildiğinden, kazanın oluş şekli ve kusur durumunun tespiti açısından, ceza mahkemesi tarafından delil yetersizliğinden verilen beraat kararının, hukuk hakimini bağlamayacağı gözetilerek, olaya ilişkin tüm hukuki ve maddi olgularda değerlendirilmek suretiyle uzman bilirkişi heyetine taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişinin de katılımının sağlanmasıyla oluşturulacak heyetten, gerek Borçlar Kanunu ile Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği hükümleri, gerekse Türk Ticaret Kanunu'nun taşımacının sorumluluğuna ilişkin hükümleri dikkate alınmak suretiyle, sigortasız araç sürücüsünün kusur durumu hakkında, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, dosyadaki hukuki ve maddi olgular çerçevesinde, kusur durumunun tespit ediliği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış olup, dosya yukarıdaki esasa kayıt edilerek yargılamaya devam edilmiştir. BAM Kaldırma kararı sonrası alınan 17/02/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “taşıyıcının sorumluluğu” başlıklı 914 maddesinde yolcunun yaralanması durumundaki tazminat yükümlülüğünü tehlike sorumluluğu şeklinde değil, kusur sorumluluğu şeklinde düzenlediğinden davalının sorumluluğu cihetine gidebilmek için taşıyıcının davacı yolcunun yaralanmasında kusurun ispatlanması gerekmektedir. Her ne kadar ceza mahkemesi kararında delil yetersizliği sebebiyle beraat hükmü verilmişse de Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, .... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.Ankara Batı ....Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen ... Esas;.... Karar sayılı ilamı ile kesinleşen mahkeme ilamı ilgili gerekçede "... Buna göre müştekinin kendi kusuruyla araçtan indiği sırada ayağının boşluğa geldiği ve yere düştüğü bu yaralanma nedeniyle sanığın bir kusuru bulunmadığı anlaşılmakla sanık .....'in beraatine" karar verilmiştir. Bu kapsamda ceza mahkemesinde maddi vakıa "... müştekinin kendi kusuruyla araçtan indiği sırada ayağının boşluğa geldiği ve yere düştüğü.." şeklinde ceza mahkemesi kararıyla olayın gerçekleşme şekli maddi vakıa tespit edilmiştir. İş bu kapsamda Araç sürücüsünün davacı yolcunun yaralanmasında Karayolu Trafik Yönetmeliğinin “İndirme, Bindirme ve Kapıların Açılması Kuralları” başlıklı 110. maddesinde yer alan “Kapıların kapanmasını beklemeden hareket etmek” kuralı ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “taşıyıcının sorumluluğu” başlıklı 914 maddesi kapsamında otobüs sürücüsü olan taşıyıcının kusuru davacı tarafça ispatlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, tamamlama harcı olarak yatırılan 102,46 TL ve 751,41 TL harçtan mahsubu ile artan 121,87 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında alınması gereken 1.096,27 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, BAM kaldırma kararı öncesi yazılan 01/12/2023 tarih, .... esas .... Harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin iptali için müzekkere yazılmasına, 3-Davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmeden önce suç üstü ödeneğinden karşılanan 98,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafça yapılan 62,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2026 Katip ..... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır