9. Hukuk Dairesi 2016/19997 E. , 2016/18472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, resmi, dini ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuş
**9. Hukuk Dairesi 2016/19997 E. , 2016/18472 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, resmi, dini ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 20/09/2010 - 11/04/2015 tarihleri arasında davalıya ait ... - ... - ... - ... - ... hattında hizmet veren taksi-dolmuşta en son günlük 100,00 TL ücretle dolmuş şoförü olarak çalıştığı, iş akdinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden feshedildiği belirterek feshe bağlı alacaklar ile ödenmeyen diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının günlük 100,00 TL yevmiye ile çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, günlük 330,00 TL'yi müvekkiline ödemek kaydı ile kendi nam ve hesabına çalıştığını, iş akdinin müvekkilince sonlandırılmadığını, davalıya günlük ödenen 330,00 TL'nin günlük 20,00 TL arttırılması ve davacının davalıdan habersiz ve sigortasız çalıştırdığı 3. kişilerin sigortalı çalıştırılmasını istemesi sebebiyle kendiliğinden ayrıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 20/09/2010 - 11/04/2015 tarihleri arasında davalıya ait ... plakalı ticari dolmuşun hattıyla birlikte aylık belirli bir kira bedeli karşılığında davacıya kiralanmış olduğu, yine tarafların kabulüne göre davacının kiraya konu dolmuşu işleteceği ve bunun karşılığında davalıya aylık belirli bir kira bedeli ödeyeceği, ayrıca araçla ilgili her türlü giderlerin de kiracı tarafından karşılanacağı, buna göre aracın sabit bir kira bedeli ya da elde edilecek hasılatın belirli bir bölümü karşılığında kiralanarak işletilmesi halinde kiracı veya bu araçta çalışan şoförler ile araç sahibi arasında iş akdinin bulunduğunun kabul edilemeyeceği, buna göre iş akdinin en önemli iki önemli asli unsurunun zaman ve bağımlılık olduğu, dolmuşun belirli bir kira bedeli karşılığı işletildiği sistemde kiracı kiraladığı aracı istediği saatlerde ve kendi belirlediği yöntemde işletmekte serbest olduğu, bu konuda araç sahibinin, kiracıya herhangi bir talimat vermesinin söz konusu olamayacağı, kiracının kararlaştırılan kira bedelini ödediği sürece ister aracı hiç işletmese dahi araç sahibinin buna müdahalesinin olamayacağı, umulan kazancın elde edilip edilemeyeceği hususunda riskin tamamen kiracıya ait olacağı, ayrıca aracın işletilmesi nedeniyle araç sahibinin kiracıya bir ücret ödeme yükümlülüğünün de söz konusu bulunmadığı, bu tür bir ilişkinin iş akdi olarak kabul etmenin olanaklı bulunmadığı, kaldı ki somut uyuşmazlıkta tanık anlatımlarına göre aracı başka bir şoförün kullanabildiği ve kullanan kişiye yevmiyesinin de davacı tarafından ödendiği, tespit edilmekle uyuşmazlığa uygulanacak düzenlemenin Türk Borçlar Kanunu hükümleri olduğu, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi dahilinde olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. D) Temyiz: Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: Somut uyuşmazlıkta ticari taksi sahibi ile aracı kullanan şoför arasında iş ilişkisi mi yoksa hasılat kirası ilişkisi mi olduğu tartışma konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu 8. Maddesinde iş sözleşmesini tanımlarken bu sözleşmenin asli unsurlarını da belirtmiştir: “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir”. İş sözleşmesinin asli unsurları iş görme, ücret, bağımlılıktır. Bağımlılık iş sözleşmesini karakterize eden unsur olup, genel anlamıyla bağımlılık, hukuki bağımlılık olarak anlaşılmakta olup, işçinin belirli veya belirsiz bir süre için işverenin talimatına göre ve onun denetimine bağlı olarak çalışmasını ifade eder. Hasılat kirasından söz edilebilmesi için hasılat getiren bir taşınır ya da taşınmaz mal, ticari işletme ya da hakkın kira ilişkisinin konusunu oluşturması ve kiralananın demirbaşları ve işletme ruhsatı ile birlikte kiraya verilmesi ve bu konuda sözleşme imzalanması gerekir. Taksi şoförü ile taksi sahibi arasındaki ilişki bir iş sözleşmesi olabileceği gibi, somut olayın koşulları dikkate alındığında taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği pekala hasılat kirası olarak da nitelendirilebilir. Ticari taksi işletilmesinde aracı kullanan şoför üzerinde eğer taksi sahibinin gözetim ve denetimi varsa bu takdirde taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekir. Ancak, araç sahibi aracı taksi şoförüne günlük belirli bir bedel karşılığında kullandırmakta, hasılat ne olursa olsun kendisi sabit bir ücret talep etmekte ve araç sahibi günlük bu bedel dışında taksinin işletimiyle ilgili herhangi bir şeye karışmıyorsa bu takdirde de araç sahibi ile taksi şoförü arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi olarak nitelendirilebilmesi güçtür. Taksi sahibi taksi şoförüne günün belirli bir saat diliminde tahsis ediyor ve bu tahsis dönemi içinde işçinin işgörme edimini ne şekilde ifa ettiğine, hatta taksiyi kullanıp kullanmadığına dahi karışmıyorsa, taksi şoförü taksi sahibinden işin yürütümüne ilişkin hiçbir emir ve talimat almıyorsa, çalışma zamanını serbestçe organize edebiliyorsa kişisel bağımlılığın bulunmadığı kabul edilmelidir. Ayrıca, iş sözleşmesinin çok önemli özelliklerinden biri ekonomik riskin, bir başka deyişle kâr ve zararın işverene ait olmasıdır. İş sözleşmesini bağımsız çalışanlardan ayıran en önemli farklılıklardan birisi de budur (A. Güzel, “Ekonomik ve Teknolojik Değişim Sürecinde İşçi Kavramı ve Yeni Bir Ölçüt Arayışı…” İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda İşçi ve İşveren Kavramları ve Uygulamada Ortaya Çıkan Sorunlar, İstanbul 1997, s. 21-22). İşçi, işyeri veya işletmede ekonomik riski taşımaz. Bir hukuki ilişkide hukuki ve kişisel bağımlılık yoksa işçinin kar veya zarar riskini taşıması, bu hukuki ilişkinin iş sözleşmesi olmadığı yolunda tek başına yeterli bir kriter olmasa da çok önemli bir kriterdir. Elbette burada ekonomik risk yüklenmiş ve aracı kiralayan işleten olarak çalışmış ise bağımsız çalışan olacaktır. Bu durumda oda kaydı da önemlidir. Genel olarak taksi şoförünün araç sahibine her gün düzenli olarak yaptığı ödemeden geride kalanın kazanç olduğu bir ilişkide ekonomik riski taşıyanın şoför olacağı açıktır. İş sözleşmesi kazanç-ekonomik bağımlılık temeline değil, otorite-bağımlılık ilişkisine dayanır. İş sözleşmesinde işverenin yönetim hakkı, emir ve talimat verme yetkisi, işçinin de bu emir ve talimatlar doğrultusunda iş görme borcunu ifa yükümlülüğü vardır. Dosya içeriğine göre taraflar arasında ticari taksinin kiralandığına dair bir sözleşme sunulmamıştır. Aksine davacı davalı tarafından sigortalı gösterilmiş ve aylık bordrolar düzenli tutulmuş ve aylık ücret ödenmiştir. Trafik cezalarının davalı adına kesildiği, araçta meydana gelen hasarın davalı adına fatura edildiği de sabittir. Somut uyuşmazlıkta hasılat kirası ve dolayısı ile bağımsız çalışmadan sözedilemez. Açıklanan bu maddi olgulara göre taraflar arasındaki ilişki iş ilişkisidir. Davalı bedeni çalışmasını koymadığından fiili olarak şöförlük yapmadığından esnaf olarak da nitelendirilemeyeceğinden, İş Kanunu kapsamında kalan davacının istemleri hakkında esasa girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile HMK.’un 114 ve 115. maddelerine aykırı olarak görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.