İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'nin, sektörünün en büyük kripto para borsalarından biri olduğunu, internet üzerinden çeşitli kripto para birimlerinin alım ve satımı konusunda kullanıcılarına büyük bir platform sağladığını, söz konusu platform kullanıcılarından birisi olan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/3738 KARAR NO : 2025/4627 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'nin, sektörünün en büyük kripto para borsalarından biri olduğunu, internet üzerinden çeşitli kripto para birimlerinin alım ve satımı konusunda kullanıcılarına büyük bir platform sağladığını, söz konusu platform kullanıcılarından birisi olan davalı ... önce işbu platformdaki sistemsel hatayı tespit etmiş daha sonrasında ise tespit ettiği bu hata muvacehesinde müvekkili şirketin hesabından kendi Tether (USDT) kripto para cüzdanına 01.01.2022 - 02.01.2022 tarihlerinde toplamda 4.783,58 Tether (USDT) para aktarımı gerçekleştirildiğini, devamında müvekkili şirkete ait paranın iadesi için davacı ile iletişim kurulmaya çalışmış ancak taraf davaya konu ödemeyi yapmadığından alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla 01.01.2022 - 02.01.2022 tarihlerindeki kur üzerinden hesaplanan miktarla birlikte icra takibine geçilmiş ancak borca haksız itiraz sonucu takip durduğunu, müvekkili Şirket tarafından gördüğü maddi zarar neticesinde alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatmış olmasına rağmen davalı ...'ın ödeme emrine itiraz etmesi haksız bir şekilde takibi durdurmak amacından başka bir şey olmadığını, bu olayla ilgili şikayetimiz halihazırda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında 2022/64792 soruşturma numarasıyla görülmeye devam ettiğini, davalı ..., bahsi geçen para transferini önce Türk parası üzerinden gerçekleştirdiğini ve bu şekilde 4.000,00 TL haksız kazanç sağladığını, daha sonra bu 4.000,00 TL'yi müvekkili şirkete ödemesine rağmen, yine haksız bir şekilde elde ettiğini ve işbu itirazın iptali davasının açılmasının sebebi olan Tether kripto para cüzdanına gerçekleştirdiği para aktarımından kaynaklanan haksız kazancını müvekkili şirkete ödemediğini ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplerle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olup davanın reddi gerektiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, tüketici uyuşmazlıkları dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa tâbii olduğunu, ancak davacı işbu davayı ikame etmeden önce zorunlu arabuluculuğa başvurmadığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı işbu davaya konu uyuşmazlıkla ilgili müvekkili aleyhine savcılığa şikayette bulunduğunu, savcılık dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili phemex platformunda açık bularak haksız kazanç sağladığı iddiası gerçeğe aykırı olup müvekkili söz konusu ödemeleri bonus olarak aldığını, kendisine bonus ödemesi yapıldıktan altı ay sonra söz konusu bu meblağı geri istemek hayatın olağan akışına aykırı ve kötüniyetli olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, gönderilen sanal paralar bonus olarak gönderilmemiş olsa dahi, bir tüketici olan müvekkili, altı ay boyunca bunları muhafaza ederek iade etme yükümlülüğü bulunmadığını ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; "...Davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince yetkisizlik sebebiyle usulden reddine,..." Ek Karar ile de "...Davanın açılmamış sayılmasına...", karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 2024/334E 2024/479 K sayılı kararı ile " Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarihli ek karar, 2022/803 Esas 2023/498 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiş, yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince; "Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bakırköy 6. Ticaret Mahkemesi dosyanın esasına girmeden önce mahkemenin arabuluculuk tutanağı sunulması için verdiği sürede arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulduğunu ileri sürmüştür. Usul kurallarının aşırı şekilci ve dar yorumlanmaması gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacak davasıdır. Dosyanın incelenmesinde davanın 26.12.2022 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde Açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Ticaret Mahkemesi yönünde verilen görevsizlik kararının 09.09.2025 tarihinde kesinleştiği, davacının ise dosya ticaret mahkemesine tevzi edildikten sonra 02.10.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. 6325 sayılı yasanın 18/a-2 maddesine göre; Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Davacı tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağından arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılmakla istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere göre kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/844 Esas 2025/890 Karar sayılı 10/10/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2025