9. Hukuk Dairesi 2025/9863 E. , 2026/721 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/52 E., 2025/481 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava …
9. Hukuk Dairesi 2025/9863 E. , 2026/721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/52 E., 2025/481 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... 14.12.2018-23.04.2020 tarihleri arasında kalıpçı ustası olarak çalıştığını, davacının son ücretinin aylık net 473,00 ... (...) olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, tazminatlarının ödenmediğini, ödenmeyen ücret alacağı bulunduğunu, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ... cinsinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi çalışanları olmadığını, davacının çalışmasının davalı ... İnş. San. Tic. AŞ’nin tüzel kişi ortak olarak yer aldığı ... İnşaat ...Şirketinde bulunduğunu, husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın Kuveyt kanunlarına göre çözülmesi gerektiğini, davacının iş sözleşmesi haklı olarak feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, fazla çalışma ve tatil günleri çalışmalarına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, çalışma karşılıklarının ödendiğini, yıllık izinlerin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketin yurt dışında bulunan işyerinde 1 yıl 4 ay 9 gün çalıştığı, en son aylık 473,00 KWD ücret aldığı, davalı işverence iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davalı tarafça bu çalışmaların karşılığı ücretlerin eksiksiz olarak ödendiğine ilişkin yazılı delil sunulmadığı, davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin bulunduğu, ücret alacağı ise dosyada mevcut bordrolara göre ödendiğinden bu talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 27.04.2023 tarihli kararı ile; davacının davalı ile organik bağı bulunan dava dışı ... İnşaat ... Şirketinde kalıp ustası olarak çalıştığı, organik bağ ve birlikte istihdam olgusu dikkate alındığında davalı Şirketin davacıya karşı, dava dışı Şirketle birlikte sorumlu olduğu, davalı işverence uyuşmazlığa yabancı hukuk uygulanması talep edilmişse de taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığına dair geçerli bir sözleşme hükmü bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle feshedildiği ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, tanık anlatımlarına itibar edilmesinde hata bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda %5 genel sağlık sigortası payının eklenmesi suretiyle ücretin brütleştirilmesinin yerinde olduğu, çalışma süresi, temel ücret, giydirilmiş ücret açısından bir isabetsizlik bulunmadığı, yıllık izin ücreti kabulünün isabetli olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Kuveyt hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Kuveyt hukukunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, uyuşmazlığın çözümünde Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispat edemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dosya kapsamından davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığı, çalışma karşılığı ücretlerin ödendiğine ilişkin delil sunulmadığı, davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin bulunduğu, dosyada mevcut bordrolara göre ücret alacağına ilişkin talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı aylık ücretle çalıştığından davacının ilk 5 yıllık hizmetine karşılık her yıl için 15 günlük ücreti üzerinden kıdem tazminatının, 3 aylık ücreti üzerinden de ihbar tazminatının hesaplanması, davacının Kuveyt İş Kanunu kapsamında çalıştığı dikkate alındığında günlük yasal çalışma süresine göre aylık çalışma süresi 240 saat olduğundan fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin hesabına esas alınacak temel saat ücretinin aylık ücretin 240'a bölünmesiyle elde edileceği ve bu şekilde tespit edilen saat ücretinin %50 zamlı miktarı üzerinden hafta tatili ücretinin hesaplanması, tanık beyanlarına dayalı hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ücretlerinden uygun bir indirim yapılması, ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücretinin reddine karar verilmesi, davacının aylık 473,00 KWD ücret karşılığı çalıştığı, çalışma süresi boyunca yapılan tüm ödemeler toplanarak, bu miktardan çalışma süresi boyunca aylık ücret karşılığı ödenmesi gereken tutarlar tenzil edilerek bakiye miktar bulunursa bu tutarın hükmedilen fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinden mahsubunun değerlendirilmesi, dava konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hükmedilen alacaklara Devlet bankalarınca KWD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın husumetten reddi gerektiğini, b. Alacakların zamanaşımına uğradığını, c. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanmadığını, d. Davacının tüm ücret alacaklarının eksiksiz ödendiğini, dosyada tanık beyanına dayalı değerlendirmeler sonucu alacak hesaplandığını, davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının bulunmadığını ve davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu, b. Sözleşmenin İngilizce-Arapça hazırlandığı gözetildiğinde, hukuk seçimi yapıldığının söylenemeyeceğini, c. Aksi kanaatte dahi davacının Kuveyt hukukuna göre tazminatların hatalı hesaplandığını, hatalı raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, d. Davalı tarafından düzenlenen imzasız payroll belgesine göre davacının alacaklarından mahsup yapılmasının mümkün olmadığını, e. Davacının ücretlerinin eksik ödendiğini, ücret alacağı bulunduğunu ve ücrete sosyal yardım eklemesi yapılmamasının hatalı olduğunu, f. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin eksik hesaplandığını, yolda geçen veya işyerine ulaşılınca işçilerden alınan yoklama sırasında geçen sürelerin de fazla çalışma ücretinde gözetilmesi gerektiğini, tanık beyanlarının esas alınmamasının hatalı olduğunu, g. İmzasız payroll belgesine göre davacının alacaklarından yapılan mahsubun hatalı olduğunu, h. Kuveyt hukukunda işçiler hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığında telafi izni verileceği düzenlenmekle bu hususun hafta tatili ücreti hesabında gözetilmediğini, ı. Davacı aleyhine ret vekâlet, yargılama gideri ile arabuluculuk masrafına hükmedilmemesi gerektiğini, ayrıca taraflarınca yapılan yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, mahsup yöntemi, ücret miktarı, hüküm altına alınan alacakların hesap yöntemi ve ispatı, vekâlet ücreti ile yargılama giderleri hususundadır. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... İş Kanunu'nu doğrultusunda fazla çalışma ücreti hesabında Ramazan ayı ile diğer dönemler ayrı ayrı değerlendirilerek sonuca gidilmiş ve bu husus bozma kapsamı dışında kalmıştır. Bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bozma gerekleri doğrultusunda hesaplama yapılırken, fazla çalışma ücretinin Ramazan ayına denk gelen dönemde haftalık 27 saat, diğer aylarda haftalık 15 saat üzerinden hesaplanması yerine, tüm çalışma döneminde fazla çalışma ücreti haftalık 15 saat üzerinden hesaplanarak sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Dairemizin 02.12.2024 tarihli bozma kararında; davacıya ait banka kayıtlarının incelenmesinde, davacıya her ay değişik miktarlarda ve çoğunlukla aylık ücretinden fazla olacak şekilde ücret ödendiği, buna göre davacının çalışma süresi boyunca yapılan tüm ödemeler toplanıp, bu miktardan çalışma süresi boyunca aylık ücret karşılığı ödenmesi gereken tutarlar tenzil edilerek, bakiye miktar bulunursa bu tutarın hükmedilen fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinden mahsubunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacıya ödenen fazla tutarların hüküm altına alınan fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinden mahsubu yerinde ise de kalan 72,21 KWD tutarındaki fazla ödemenin kıdem tazminatından mahsup edilmesi isabetsiz olmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.