T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/203 KARAR NO : 2026/919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/654 Esas 2022/937 Karar KARAR TARİHİ : 22/11/2022 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/203 KARAR NO : 2026/919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/654 Esas 2022/937 Karar KARAR TARİHİ : 22/11/2022 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait .... plakalı araca ... kontrolündeki davalı .... şirketine ait ... plakalı araç arkadan çarptığı, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere müvekkil meydana gelen kazadan kusursuz karşı yan tam kusurlu olduğu, araç tamir bedelinin kazaya karışan diğer aracın trafik sigortasından ödendiği, fakat değer kaybı ödemesi yapılmadığı, davacının aracının arka tarafının tamamen kullanılamaz hale geldiğini, araçta ciddi maddi hasar oluştuğu, müvekkil aracın serviste kaldığı süre boyunca aracı kullanamadığı, müvekkile ikame araç da verilmediğinde taksi kullanmak zorunda kaldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), 1.000,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili dilekçesiyle değer kaybı tazminatı alacağını 8000 TL 'ye, ikame araç 1750 TL' ye artırmıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle değer kaybı tazminatı için yukarıda sayılan belgelerle birlikte müvekkil sigorta şirketine başvuru yaptığını ispatlaması gerektiği ancak dosyada bu başvurunun yapıldığına dair bir delil bulunmadığı bu nedenle davacı tarafın müvekkil şirkete dava/arabuluculuk öncesinde “dava şartı” olarak düzenlenen KZMM Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belgelerle başvuru yaptığı kanıtlanamadığından müvekkil hakkındaki davanın “dava şartı noksanı” kapsamında KTK 97. maddeye göre usulden reddine karar verilmesi gerektiği, yeniden başvuru yapmasının yasa gereği olduğu, dava şartı savunmalarına halel gelmemek kaydıyla, talep ve iddia edilen değer kaybı tutarını da kabul etmediklerini, bu nedenle değer kaybı zararının tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ile .... vekili cevap dilekçesinde, davacının bu davayı açabilmesi için % 100 kusursuz olması gerektiği, ancak kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğu, bu nedenle dava hakkı olmadığı, dava dilekçesinde davacıya ait .... plakalı aracın arka tarafının tamamen kullanılamaz hale geldiği iddia edilmişse de davacı yan tarafından bu iddiayı destekleyecek hiçbir somut delil ortaya konamadığı, araçta değer kaybı olup olmadığının ve eğer değer kaybı varsa bu kaybın oranının tespitinin yapılması gerekirken bu tespit yapılmadan değer kaybı istemi ile dava açılmış olması hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiği, bununla birlikte kabul anlamına gelmemek kaydı ile ortada telafisi gereken bir değer kaybı olduğu düşünülse dahi değer kaybı bedeli talebinin muhatabının müvekkilleri olmadığı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 30/03/2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı ... araç sürücüsü ...'ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etken olduğu, davacının maliki olduğu .... plakalı aracı kullanan dava dışı sürücü ....'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazaya etken bir davranışının bulunmadığı; davaya konu .... plaka sayılı araçta kaza nedeniyle 8.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği, davaya konu hasarlı .... plaka sayılı aracın mevcut hasarı dikkate alındığında, makul tamir süresinin düzenli ve sistemli bir çalışmayla 5 iş günü olduğu, günlük kiralama bedelinin 250,00-TL olduğu, aracın onarımı süresince ikame araç bedelinin 1.750,00-TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile; 8.000,00 TL değer kaybı maddi tazminatının 06/10/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 1.750,00 TL ikame araç bedelinin davalı ... ile davalı ... Şirketinden 30/03/2021 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar ... ile .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporlarının bir çok yönü ile hatalı ve eksik inceleme sonucunda tanzim edildiğini, kaza anındaki 2. el piyasa değeri ile kaza sonrası onarılmış haldeki piyasa değerlerini araştırması ve bu iki değer arasındaki farkı hesaplaması gerekirken böyle bir araştırma ve hesaplama kök veya ek raporda yer almadığını, hatalı olarak hesaplamaya dahil edilen bagaj kapağı değişim bedelinin hasar miktarından düşülmesi ile gerçek hasar değeri belirlendiğinde hasar bedelinin aracın rayiç bedelinin %2'si olan 3.751,28 TL'nin altında kalacağı; bu durumda da araç değer kaybının 3.751,28 TL'yi geçemeyeceği görülecek ve kabul anlamına gelmemek üzere bu miktardan daha fazla değer kaybına hükmedilemeyeceği, mahkemece hiçbir yazılı kanıt ibraz etmeyen davacı lehine ikame araç bedeli hususunda sadece talebi esas alınarak karar tesis edildiğinden bahisle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araca ... kontrolündeki davalı ... şirketine ait ... plakalı araç arkadan çarptığını, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere müvekkil meydana gelen kazadan kusursuz karşı yan tam kusurlu olduğunu, davalı yanın cevap dilekçesinde hususlar doğru olmadığını, davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E: Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybının tazmini isteminden kaynaklanmaktadır. İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın tam kabulüne karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Davalılar zarar görene karşı TBK'nun 61 maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olup, davacı 6098 Sayılı TBK'nun 163 maddesi gereğince müteselsil sorumlulardan biri yada hepsine veya birkaçına başvurmakta serbesttir. 6102 Sayılı TTK'nun 4/1. fıkra (a) bendinde; "Bu kanunda" ibaresi ile öngörülen hususlardan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır hükmüne yer verilmiştir. Sigorta hukukuna yönelik düzenlemeler 6102 sayılı TTK'nun 6. kitabında (1401 ila 1520. maddeleri arasında) düzenlendiğinden eldeki davanın davalı sigorta şirketi yönünden ticari dava olduğu çekişmesizdir. Somut olayda davacı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalılar hakkında ayrı değil, tek dava açmıştır. Bu durumda ihtiyari dava arkadaşları olan sürücü ve işleten yönünden de davanın davalılardan biri yönünden özel görevli ticaret mahkemesinde görülmüş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalıların mahkemenin görevli olmadığına yönelen istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Olay nedeni ile tutulan kaza tespit tutanağında, 30/03/2021 günü saat 11.00 sıralarında davalı araç sürücüsünün idaresindeki ... plakalı aracı ile Urla istikametine ... Caddesini takiben seyir halindeyken Tülay Aktaş Caddesi kavşağında aynı istikamette önünde seyir halinde olan davacının sahibi ve işleteni olduğu, dava dışı sürücü idaresindeki.... plakalı özel aracın arka kısmına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, olayın oluşumunda davalı araç sürücüsünün arkadan çarpma kusurunu işlediği belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince alınan kusura ilişkin raporda, olayın kaza tespit tutanağında gösterilen şekilde meydana geldiğinin kabulü ile davalı araç sürücüsünün aracıyla meskun mahal dışı gündüz vakti iki şerit tek yön konumlu trafiğin normal işlediği, görüşün açık olduğu yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hızını yolun icap ve şartlarına uyarlamayıp yönünü etkin kontrol altında bulundurmadığı, her an güvenle mesafede duracak mesafe bırakmadan k arka kısımlarına mevcut sürati ile çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası olayında %100 asli derecede tam kusurlu olduğu, davacı aracının sürücüsünün atfı kabil kusuru bulunmadığı mütalaa edilmiştir. 2918 Sayılı Yasanın 'Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller' başlıklı 84. maddesine göre "Arkadan çarpma" kurallarını ihlal edilmesi asli kusurdur. Bu hali ile kaza tespit tutanağı, dosya içeriğindeki deliller ile maddi vakıanın yolun sağından nizami giden davacı aracına arkadan çarpma şeklinde oluştuğu ispat edilmekle, davalı sürücünün kullanmış olduğu otomobil ile seyri esnasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, hızını yol ve mahal şartlarına göre ayarlaması, gerekirken bu hususlara uymayarak önünde giren araca arkadan çarptığından kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise trafik kuralı ihlaline bağlı kusurunun olmadığı kabulü ile karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır. Davalıların maddi vakıaya, kusur oran ve aidiyetinin tespiti için eksik delil toplandığına, kusur oranlarının yanlış belirlendiğine yönelen istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Zarar yönünden, araçta oluşan hasarın ağırlığına göre aracın tamirinin olduğu durumlarda onarım masrafı, var ise değer kaybı ve aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Kural olarak, araçta meydana gelen "değer kaybı" (istikrar kazanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre), aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak, tartışılarak hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmadan ibarettir. Daha somut bir ifade ile, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmalıdır. (Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli kararları) Bir aracın onarılmış durumdaki değeri ne kadar iyi onarılmış olursa olsun (kural olarak) aynı nitelikte hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacağı bilinen bir gerçektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait ... ... model 81.315 km de aracın hasar kaydının olmadığı, hasar fotoğraflarınca aracın arka kısmındaki parçalarda hasar olacak şekilde darbe aldığını, 714841 sayılı trafik sigortası hasar dosyası, davalı sigorta şirketi tamir servisi tarafından ibraz edilen aracın tamir aşamalarındaki fotoğraflarda görülen bagaj kapağındaki hasar şekli ve boyutuna göre bagaj kapağının değiştirilmesi gerekecek düzeyde hasarlandığı, fark kriterine göre, araca ait tramer kayıtlarının göz önünde tutularak aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri 190.000 TL, onarılmış haldeki piyasa değeri değerinin ise 182 000,00 TL kabul edilerek değer kaybının aradaki fark olan 8.000,00 TL olarak belirlenmiş olmasında da usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Keza, olay tarihi itibariyle hasar tutarının yedek parça ve işçilik bedelinin KDV dahil 9394.00 TL olduğu servis belgesinde gösterilen hasarların dava konusu araçta tespit edilen hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağını doğrular şekilde uyumlu olduğu, değişmesi gerekli yedek parçaların, bahse konu araca ait yedek parçalar olduğu, yedek parça ve işçilik fiyatların piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu belirlenmekle, davalılar vekilinin bagaj kapağı değişiminin zorunlu olmadığı, değiştirilmeden onarılabileceği, bu miktarın hasar miktarından düşülmesi ile gerçek hasar değerinin belirlenmesi gerektiğine değinen tüm istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Tazminat yönünden, hasar durumu ile yapılan işlemlerin uyumlu olduğu tespit edilerek değer kaybına etki etmeyen aksamlar belirlenip, fark kriteri esas alınarak; olay tarihindeki hasarsız ikinci el rayiç piyasa değerinin belirlenmesinde davaya konu aracın markasına hizmet veren yetkili satış ve servis bayileri ve genel araç ve ikinci el araç satışı yapan internet sitelerindeki fiyatların esas alınmasında, yine araçta yapılan işlemlerin ve hasar bedelinin, aracın ileriki süreçte 2. el satışında yapılacak sorgulamada tramer bilgi havuzunda ve servis kayıtlarında görülmesi nedeniyle tüketicinin satın alma refleksini olumsuz yönde etkileyeceğinden onarıldıktan sonraki değerini tespiti ile değer kaybının ve makul onarım süresinin belirlenmesinde, onarım süresi içinde aracın kullanılamaması nedeni ile mahrum kalınan kira gelirinin hesaplanmasında usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay içtihatları ile kabul edilen hesaplama yöntemine aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin bilirkişi raporunun yeterliliğine ve tazminat miktarına değinen tüm istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Keza, davacının iddiasını mutlaka bir belge ile ispat zorunluluğu bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nun 50/2. Fıkrası gereğince; uğranılan zararın miktarının tam olarak ispat edilemiyorsa hakim olayların olay akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutularak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir. Bu itibarla, davacının araç mahrumiyet zararı ve değer kaybına yönelik talebini mutlaka belge ile ispat etmesi beklenemeyeceğinden davalılar vekilinin aksine yönelen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalılar ... ile ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ... ile ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 167,00 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00 TL'den mahsubuyla, bakiye 565,00 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 20/04/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.