16. Hukuk Dairesi 2016/6428 E. , 2019/1366 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında .... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davalı ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 358 parsel sayılı 7.946,00 me…
**16. Hukuk Dairesi 2016/6428 E. , 2019/1366 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında .... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davalı ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 358 parsel sayılı 7.946,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 131 ada 52 parsel numarasıyla ve 8.551,61 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında 131 ada 52 parsel sayılı taşınmazın sınırında kanal ve kanal yolu bulunmasına karşın bu kısımların göz ardı edilerek davalılara ait taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek tespitin iptali ile iddiaya konu kısımların tescil harici bırakılması istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında ise DSİ, aynı iddiaya dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının ve müdahil davacının davasının reddine, 131 ada 52 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile müdahil davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.