İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde; Davalı şirketin müvekkili şirket nezdinde iş yapmadığı müvekkili şirket kayıtları ile açık olmasına rağmen bora apa ile hareket ederek müvekkili şirkete sahte faturalar düzenlediği ve bu faturalar kapsamında... şirket içi desteği ile …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/1021 KARAR NO: 2026/1751 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/02/2026 Ara Karar NUMARASI: 2026/69 Esas DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde; Davalı şirketin müvekkili şirket nezdinde iş yapmadığı müvekkili şirket kayıtları ile açık olmasına rağmen bora apa ile hareket ederek müvekkili şirkete sahte faturalar düzenlediği ve bu faturalar kapsamında... şirket içi desteği ile bu ödemeleri şirketten haksız olarak elde ettiğini... mesajları ve müvekkili şirket kayıtları bu firmanın müvekkili şirkete hiçbir hizmet sağlamadığını ortaya koymakta olduğunu, işbu şirket ile beraber 23 şirket iştirak halinde müvekkili şirket aleyhine sahte faturalar düzenleyerek müvekkili şirketi dolandırmış olup suç teşkil eden bu eylemler sebebiyle müvekkili şirket nezdinde oluşan zararın giderilmesi gerekmektedir ancak işbu kişiler suç işlemek kastıyla organize bir biçimde hareket ettiği için suç konusu eylemlerinin ortaya çıkmaması adına mallarını kaçırıp gizleme ihtimalleri oldukça yüksektir, işbu durumda da müvekkili şirketin zararını giderememe ihtimali ortaya çıkacakğını, zira bu eylemler sadece ticari bir borç-alacak ilişkisi tahsilinden ibaret olmayıp birlikte hareket ederek organize bir suç kapsamında işlendiğinden davalının hem suç işlediğinin ortaya çıkmaması hem de mallarını gizlemek adına haksız eylemlerde bulunma ihtimali çok yüksektir bu sebeple davalının mal kaçırma veya gizleme ihtimaline karşı ihtiyati haciz talebinde bulunulması gereği hasıl olduğunu, malvarlığının kaçırılmasını önlemek adına ayrıca davalının tüm malvarlığı üzerine de tedbir uygulanması gerektiğini, bununla beraber davalı taraf işbu gerçeğe aykırı faturaları özel transfer bedeli altında düzenlemiş olup bu sebeple işbu dava konusu ile ilgili olabileceğinden taşınır mallarına tedbir uygulanması özellikle önem arz ettiğini, zira bu kişilerin mal kaçırma ihtimalleri ortadan kaldırılmalı, müvekkili şirket organize bir şekilde dolandırılmış olup bu zararın giderilmesi için davalının malvarlığını kaçırmaması gerek açıklandığı üzere somut olayda müvekkili şirket aleyhine sistematik bir dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma eylemi gerçekleştirildiğinden; davalı tarafın gerçeğe aykırı olan faturalara dayalı elde etmiş olduğu haksız kazanç ve bu gerçeğe aykırı faturalar sebebiyle müvekkili şirket nezdinde doğan zararın giderilmesinin şart olduğu ayrıca suç işleyen kişilerin suçtan kaynaklı gelirlerini kaçırma ve gizleme eğilimleri olacağı değerlendirilerek müvekkili şirketin zararını teminat altına almak amacıyla hakkaniyet ilkesi gereği davalının taşınır-taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz uygulanmasına ve ayrıca davalının tüm malvarlığı üzerine ve varsa araçları üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Talep edenin talep dilekçesi incelenmekle; Savcılık tarafından bilirkişi raporunun alınması veya mahkememizce rapor alınması sonrasında ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesine, bu aşamada yeterli delil olmadığından yaklaşık ispat sağlanamadığından ihtiyati haciz talebin reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati haciz koşullarının oluşması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. İİK 257 maddesi; ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya 3. şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu takiplerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.'' hükmünü içermektedir. Şu durumda, mahkemenin dosya kapsamın uygun gerekçesine ve takdirine; ihtiyati haczin İİK.m.257 vd. maddesinde de ayrıca ve açıkça düzenlenmiş bulunmasına, ihtiyati haciz şartların mevcut olmamasına, değişen şartlar ve deliller doğrultusunda her zaman ihtiyati haciz kararı verilebilmesine göre İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı ../02/2026 tarihli ara kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/04/2026