16. Hukuk Dairesi 2015/19745 E. , 2018/1258 K. "" MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 347 ada 17 parsel sayılı 4.431,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 7744 ada 3 parsel numar…
**16. Hukuk Dairesi 2015/19745 E. , 2018/1258 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 347 ada 17 parsel sayılı 4.431,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 7744 ada 3 parsel numarasıyla 4.370,55 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... vekili, uygulama kadastrosu sırasında ...'ye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin dava konusu taşınmaza komşu yol ile ara sınırının hatalı olarak tespit edilmesinden kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 29.09.2015 tarihli bilirkişi ek raporunun ekinde krokide (A) harfi ile gösterilen 60.45 metrekare yüzölçümündeki kısmın haritasında yol olarak gösterilen kısımdan ayrılarak davacıya ait 7744 ada 3 (eski 346 ada 17) parsel sayılı taşınmaza eklenmesi suretiyle 7744 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 4.431,00 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.