T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1330 - 2026/844 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1330 KARAR NO : 2026/844 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.04.2025 NUMARASI : 2023/424 Esas - 2025/250 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... …
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1330 - 2026/844 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1330 KARAR NO : 2026/844 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.04.2025 NUMARASI : 2023/424 Esas - 2025/250 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-ATILIMCI LOJİSTİK SANAYİ TİCARET A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3-... İHBAR OLUNAN : AXA SİGORTA A.Ş., ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 16.05.2025-28.05.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 12.08.2025 KARAR TARİHİ : 17.04.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 18.04.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı bulunan 34 ... plakalı aracın 27/01/2023 tarihinde saat 11:30 sularında Kocaeli İli, Karamürsel İlçesi, Tepeköy mevkinde seyir halinde iken ... sevk ve idaresinde ki Atılım Lojistik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı 16 ... plakalı araç ile beraber çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, davalılardan her birisinin müvekkilinin uğramış olduğu maddi kayıplardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı Atılımcı Lojistik ile diğer davalı HDI Sigorta A.Ş. Arasında 06/07/2022 tarihli "Genişletilmiş Kasko Poliçesi " düzenlendiğini, müvekkilinin söz konusu kaza sebebi ile ciddi miktarda maddi kayba uğramış olduğunu, bu kayıpların davalılarca karşılanması gerektiğini, müvekkili adına kayıtlı 34 ... plakalı aracı ticari amaçla iktisap etmiş olup söz konusu trafik kazası sonucu 27/01/2023 tarihinden itibaren kullanılamaz halde bulunan aracın satışını mevcut hali ile makul şartlarda gerçekleştirme olanağı bulunmayan müvekkilinin önemli bir gelir kaleminden mahrum kaldığını, asliye hukuk mahkemesinden söz konusu trafik kazası neden ile hasara uğramış olan adına kayıtlı aracın tamirat masraflarının, değer kaybının ve benzeri konularda ki mevcut durumun tespiti amacı ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu belirterek, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarların giderilmesi için 1.000,00 TL, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarların giderilmesinde orijinal parçalar kullanılsa dahi meydana gelecek değer kaybına ilişkin 1.000,00 TL, müvekkilin söz konusu trafik kazası sebebi ile aracını kullanamadığı zaman zarfında karşılaştığı Ticari Kazanç Kaybına ve araç kiralama bedeline ilişkin 1.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatların kaza tarihinden itibaren işleyecek değişken avans faizi beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Atılımcı Lojistik vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar kaza tespit tutanağı üzerinde yapılan inceleme neticesinde SBM raporuna göre müvekkili şirkete ait 16 ... plakalı aracın sürücüsü ... %100 kusurlu bulunmuş ise de bu tespitin, eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğunu, bu sebeple öncelikle yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirkete ait aracı kullanan sürücünün bir kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının trafik sigortacısından ve kasko şirketinden aldığı ödemelerden bahsetmemesi de davacının kötü niyetini kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının maddi hasarlı trafik kazasına karışan 34 ... plakalı aracını kaza tarihinden sonra kullanamadığı, bu sebeple de kazançtan yoksun kaldığını belirterek müvekkili şirketten tazmin talebinde bulunmasının haksız kazanç elde etme amacından ibaret olduğunu bu talebin reddinin gerektiğini belirterek, öncelikle davanın Axa Sigorta A.Ş.'ye ihbarını, sonuç olarak da haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı bir takım iddialarla açılan davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı HDI Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespit edilmesini, davacı tarafın başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, bu kapsamda yapılan hesaplama uyarınca aracın onarım bedeli olan 158.000,00 TL'den trafik sigortacısı Axa Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan 120.000,00 TL düşülerek tespit edilen 38.000,00 TL'nin davacı asile ödendiğini, davacı tarafında bu ödemeden bahsetmemesinin kötü niyetli olduğunu, hasara ilişkin alınan rapor doğrultusunda davacı tarafa 11/07/2023 tarihinde 50.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının bu ödemeden de bahsetmediğini, dava konusu kazaya ilişkin ATK'dan kusur raporu alınmasını, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasara ilişkin ihtiyati mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin 3.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu aracın önceden karıştığı 7 adet kazanın tespit edildiğini, davacının ticari kazanç kaybı ve araç kiralama bedeli talebinin müvekkili şirketin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türü ve tarihinin hatalı olduğunu, davacı tarafa hukuka uygun şekilde araç hasarı ve değer kaybı ödemesi yapıldığı için davanın reddedilmesini, araç mahrumiyet bedeli talebinin İMM poliçe teminatında bulunmadığından davanın reddedilmesini, davacı tarafın mükerrer ödeme alma gayesi ile kötü niyetli olarak açtığı işbu davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; adına açılan bu davada kusursuz olduğunu, kullandığı 16 ... plakalı aracın şirket aracın ve kasko trafik sigortası bulunduğu halde açılan davayı kabul edemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davacı adına kayıtlı araçta meydana gelen hasarların giderilmesi için tamirat bedeline ve değer kaybına ilişkin toplamda 205.631,19 TL maddi tazminatın, ticari kazanç kaybına ve araç kiralama bedeline ilişkin (kaza tarihi ile dava tarihi arasında muadil araç kira bedeli üzerinden yapılacak hesaplama doğrultusunda) toplamda 16.250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişken avans faizi beraber davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davacının açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile; Bakiye hasar ve değer kaybı zararı toplamı olan 117.631,19 TL’nin davalı Atılım Lojistik ve ... yönünden kaza tarihinden (27/01/2023) diğer davalı sigorta şirketi yönünden (13/07/2023) tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitiyle sınırlı(2.912.000) olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, 16.250,00 TL olan araç mahrumiyet bedelinin davalı Atılım Lojistik ve ... yönünden kaza tarihinden (27/01/2023) işleyecek olan avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davacı vekili ve davalı Atılımcı Lojistik Sanayi Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince belirlenen hasar ve değer kaybının oldukça düşük olduğunu, davacı adına kayıtlı aracın kazadan önceki haline gelebilmesi için yapılacak tamirat masrafları, bu tamiratlarda orijinal parçaların kullanılması halinde ortaya çıkacak masraf, işçilik masrafları, tamirat işlemlerinde orijinal parçaların kullanılması halinde dahi araçta meydana gelecek ciddi değer kaybı hususlarının dikkate alınmadığını, meydana gelen hasarın tespiti için yeterli araştırma yapılmadığını, Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2023/17 D. İş sayılı dosyası üzerinden yapılan delil tespiti neticesinde hasar bedeli 290.870,00 TL olarak, aracın rayiç bedeli ise 880.000,00 TL olarak belirlenmişse de, ilk derece mahkemesince hasar ve değer kaybı bedelinin toplam 325.681,19 TL olarak kabul edilerek ZMMS ve davalı kasko şirketince yapılan 208.000,00 TL miktarındaki ödeme düşüldüğünde kalan 117.631,19 TL'nin davacıya ödenmesine hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, ilk derece mahkemesince hükmedilen mahrumiyet bedelinin de oldukça düşük olduğunu ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira davacının tacir olduğunu ve aracın kullanılamaması nedeniyle oluşan bir ticari kazanç kaybının söz konusu olduğunu, delil tespiti ve bilirkişilerce hazırlanan raporlar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu alacak kalemlerinin her seferinde farklı hesaplandığını, bu halde mevcut çelişkiler giderilmeden raporun hükme dayanak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Atılımcı Lojistik Sanayi Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin, davacının bedel arttırım dilekçesindeki talepleri doğrultusunda karar vermesinin yasaya ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, zira davacının bedel arttırım dilekçesindeki taleplerinin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına ilişkin herhangi bir beyanı bulunmadığını, bu nedenle bedel arttırım dilekçesinin kabul edilmemesi gerektiğini, davacının söz konusu kazadan sonra aracını kendi istediği serviste ve kendi istediği şekilde tamir ettirdiğini, bunun sonucunda ortaya çıkan tamir masraflarının tamamının sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davacının bu kaza sebebiyle ödemiş olduğu herhangi bir hasar bedeli bulunmamasına rağmen davalı şirket aleyhine hasar bedeline hükmedilmesinin son derece hatalı olduğunu, ayrıca dava konusu aracın kaza tarihinde hasarsız ve kazasız bir araç olmadığını, dava konusu kazadan önce de 7 ayrı kazaya karıştığı ve aracın neredeyse tamamının tamirat gördüğünü, buna rağmen huzurdaki dava açılmadan önce sigorta şirketi tarafından davacıya 50.000 Tl değer kaybı ödemesi yapıldığını, dolayısıyla davalı aleyhine değer kaybı tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bunlarla birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar bedeli ve değer kaybından davalı HDI Sigorta A.ş.'nin sorumlu olduğu hususu açıkça belirtilmesine rağmen, davalı şirketinde bu zarardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ticari kazanç kaybı ve araç kiralama bedeli talep edildiği halde yerel mahkemece tamamen farklı bir kalem olan araç mahrumiyet bedeline hükmedildiğini, kaldı ki davacının araç kiraladığına ve bu sebeple ödeme yaptığına ve ticari kazanç kaybına uğradığına dair dosyaya sunduğu herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası yoluyla bakiye onarım bedeli ve araç değer kaybı bedeli ile araç yoksunluğu bedeli talepli olarak karşı aracın işleten, sürücüsü ve İMM teminatı sunan Genişletilmiş Kasko Sigortacısına karşı birlikte yöneltilen maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; 02.11.2023 meydana gelen çift maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, davacı aracında maddi hasar oluştuğu ve davalının zorunlu trafik sigortacısı tarafından poliçe limiti dahilinde ödenen hasar bedelinin araçtaki toplam onarım masrafını karşılamaması nedeniyle bakiye onarım bedeli ile aracın tamir süresince kullanılamamasından kaynaklı araç yoksunluğu bedeli ve kazanın davacı aracının satış bedeline etkisi nedeniyle değer düşüklüğü bedelinin işleten ve sürücüden talep edildiği anlaşılmaktadır. Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir. Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E - 2018/11712 K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir(Yargıtay 17. HD 2014/13531 E-2016/11340 K sayılı ilam). Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı). Yargıtay 17. HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15.03.2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Yanı sıra araç mahrumiyeti ve aracın işletilmemesinden kaynaklı dolaylı zararlar poliçe kapsamında bulunmadığından; bu zararlardan yalnızca işleten ve sürücü sorumlu tutulabilir. Buna göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan 16.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun, kusur tespiti bakımından benimsenerek; davalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı KTK 46/2-c maddesine göre şerit değiştirme kurallarını ihlal etmek suretiyle davacı aracına arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen kazada, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Öte yandan Mahkemesince talimat yoluyla yeni bir bilirkişi heyetinden alınan ve hükme esas alındığı anlaşılan 04.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı aracına ait kaza sonrası fotoğrafları ve faturalar ile uyumlu olarak değişmesi gereken parça bedellerinin ve işçilik bedellerinin doğru bir şekilde belirlenmiş olduğunun anlaşılmasına göre de raporda davacıya ait aracın yaş ve kilometre ve önceki hasar durumları durumu dikkate alınarak; hasar gören parçaların rayiç fiyatlarına göre değerlendirme yapılmasında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yanı sıra davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre ve aracın önceki hasar geçmişi de dikkate alınarak ve öncesinde hasar gören kısımlar dışlanarak; kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesinde ve davacının kazada hasar gören aracını makul onarım süresi boyunca kullanamayacağı ve bu nedenle de ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere masraf yapıp ek külfete katlanmak zorunda kalacağı değerlendirilerek; mahkemesi tarafından yöntemince kaza tarihindeki benzer araçların emsal kiralama bedellerinin tespitine ilişkin yapılan araştırmaya ve alınan bilirkişi raporunda davacının aracı için yapılması gereken onarım, parça değişimi, parça lojistik süreleri vb hususlar dikkate alınarak makul tamir süresinin belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve alınan raporun bu yönleriyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Kabule göre de belirlenen makul tamir süresine göre davacının davaya konu kaza nedeni ile belirlen araç yoksunluğu bedeli ile bakiye araç onarım bedeli ve araç değer kaybı bedellerinden davalı sigorta şirketi ile dava dışı ZMMS sigortacısı tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra belirlenen gerçek zarara göre 21918 sayılı KTK 85. Maddesine göre davalıların birlikte sorumlu tutulmasında bir hata bulunmadığından; taraf vekillerinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.04.2025 tarih 2023/424 esas, 2025/250 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Atılımcı Lojistik Sanayi Ticaret A.Ş.'den alınması gereken 9.145,42 TL nispi ilam harcından peşin alınan 2.286,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.859,07 TL harcın davalı Atılımcı Lojistik Sanayi Ticaret A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18.04.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*