T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/750 KARAR NO : 2026/695 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2026/75 Esas (Derdest) KARAR TARİHİ : 27/01/2026 TALEP : Süre Uzatım Talebi Hk. KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gö…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/750 KARAR NO : 2026/695 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2026/75 Esas (Derdest) KARAR TARİHİ : 27/01/2026 TALEP : Süre Uzatım Talebi Hk. KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücünün kaldırıma usulsüz park edip ani geri manevra yaparak tamamen kusurlu olarak sebep olduğu kazada davacının bedensel zarara uğradığını, kazadan sonra ağır ameliyatlar geçirdiğini, uzun süre tedavi gördüğünü ve kalıcı hareket kısıtlılığı yaşadığını, ağır manevi yıkımın da oluştuğundan bahisle tedavi giderleri için şimdilik 10,00 TL, geçici işgöremezlik nedeniyle oluşan kayıplar için şimdilik 10,00 TL, sürekli işgöremezlik nedeniyle oluşan kayıplar için şimdilik 10,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için şimdilik 10,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesine göre kaza tarihi olan 22/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta sorumluluk şartları ve limitleri ile sınırlı olması kaydıyla bütün davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile müvekkile ödenmesine, alacağın teminat altına alınması için öncelikle davalı .... Şti'ye ait .... plaka numaralı aracın ve davalının Rent A Car firması olması ve aracın el değiştirmiş olması ihtimali neden ile UYAP üzerinden yapılacak sorgulama sırasında Davalı .... .. ve davalı .... Şti'ye ait olduğu tespit edilen tüm taşınır ve taşınmaz kayıtlarına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, aksi halde üçüncü şahıslara devredilerek hakkın elde edilmesinin önlenmemesi için davalılar adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini istemiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... ve .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; zararın öncelikle sigorta limitleri dahilinde sigortacıdan tahsil edilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, kusur %100 müvekkillerinde olmayıp davacının kusurlu olduğunu, kusur için yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kalp krizi ile kaza arasında illiyet bağı olmadığını, maluliyetin kesin olmadığını, ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, sorumluluğun sigorta limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu, ihtiyati haciz/tedbir şartlarının olmadığını belirterek, davanın reddine, aksi halde kusur indirimi uygulanmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : İzmir 25. ASCM'nin 2025/341 Esas sayılı dosyası, tedavi evrakları, araçların ruhsat kayıtları, SMMS poliçesi, hasar dosyası, ödeme dekontları, fotoğraflar, video kayıtları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesinin 27/01/2026 tarihli ara kararında özetle; uyuşmazlık konusu olmayan davalıların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine tedbir konulamayacağından haklı ve yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde İİK'nun 258. maddesi uyarınca alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, borçluların mal kaçırma hazırlığında olduğu iddiasının yaklaşık ispat kuralları kapsamında somut ve mahkemede kanaat oluşturabilecek delillerle desteklenmediği, ayrıca uyuşmazlık konusu olmayan taşınır-taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki ve bankalardaki hak ve alacaklar üzerine tedbir konulmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın haksız fiil nedeniyle olay tarihinde muaccel hale geldiğini, Mahkemece alacağın varlığı göz ardı edilerek hatalı karar verildiğini, yaklaşık ispat şartının dosyadaki delillerle sağlandığını, ceza mahkemesi kararının kusuru açıkça ortaya koyduğunu, davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını, rent-a-car faaliyeti nedeniyle mal kaçırma riskinin yüksek olduğunu, tedbir/haciz verilmezse alacağın tahsilinin zorlaşacağını, müvekkilin sağlık durumu ve masraflarının aciliyeti artırdığını, ihtiyati haciz/tedbir şartlarının somut olayda mevcut olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılarak müvekkilinin alacağının teminat altına alınması için öncelikle davalı ... Şti.'ye ait... plaka numaralı aracın ve davalının Rent A Car firması olması ve aracın el değiştirmiş olması ihtimali nedeni ile UYAP üzerinden yapılacak sorgulama sırasında davalı .... ve davalı ... Şti.'ye ait olduğu tespit edilen tüm taşınır ve taşınmaz kayıtlarına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, aksi halde üçüncü şahıslara devredilerek hakkın elde edilmesinin önlenmemesi için davalılar adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E:Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemli açılan davada istenilen geçici hukuki koruma tedbirinin reddine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle davacının geçici hukuki koruma tedbirinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de, İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere; uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımakta olup, 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, 2004 Sayılı İİK 257/1 maddesi gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun taşınır taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması (vadesinin gelmesi) yeterlidir. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Borçlunun temerrüdünün düzenlendiği 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ihtiyati haciz talebinin incelenmesi gerekir. Alacaklının alacağı muaccel olup bir rehin ile de temin edilmemişse, alacaklının ihtiyati haciz isteme hakkı vardır. Bunun için, başkaca hiçbir şart (mesela borçlunun davranışı yüzünden alacağın tahsilinin tehlikeye girmiş olması şartı) aranmaz. Alacaklının, alacağı hakkında mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi gerekir. Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir. Mahkemenin, alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterliğidir . Somut olayda, davacı taraf 22/01/2024 tarihinde yaya iken davalı tarafın işleteni ve sürücüsü olduğu trafik kazasında bedensel yaralandıklarından bahisle haksız eyleme dayandığına göre; davacı tarafın bedensel yaralanmasına dayalı maddi, manevi tazminat alacağının TBK un 117/2 inci maddesi kapsamında haksız eylem tarihi itibariyle muaccel hale geldiği açıktır. İlk Derece Mahkemesince muaccel gelen alacak yönünden ,borçluların mal kaçırma hazırlığında olduğu iddiasında yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından bahisle red kararı verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca, kaza tespit tutanağı, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi 2025/341 Esas sayılı dosya evrakı, adli raporlar ve tüm evrak içeriğinden, davacı tarafın bedensel yaralanmaya yönelik maddi, manevi alacağını yaklaşık da olsa ispat ettiği anlaşıldığından; davacı bakımından İİK un 257 inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz koşulları gerçekleştiğinden hacizde ölçülü olma kuralı uyarınca davalılar adına kayıtlı olan araç ve taşınmazlar bakımından kabulüne karar verilmesi gerekirken tümden reddine karar verilmesi dosya içeriğine, usul ve yasaya aykırı olmuştur. Öte yandan, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki Uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/8964 esas 2022/15530 karar sayılı 28/11/2022 tarihli kararı da "Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür" şeklindedir. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 27/01/2026 tarihli gerekçeli ara kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kaldırılmasına, düzelterek yeniden karar verilmesi suretiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 2004 Sayılı İİK un 257 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden takdiren dava değeri olan 300.040,00 TL sının %5 nakdi yada gayri nakti teminat karşılığında kabulüne, davalılar ... ve ... Şti adına kayıtlı kayıtlı olması koşulu ile dava değeri olan 300.040,00 TL’sı ile sınırlı olacak şekilde öncelikle ... . plaka numaralı araç olmak üzere, araç ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz kararının süresinde talep edilmesi halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, fazlaya ilişkin ihtiyati haciz isteminin reddine, ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf bşavurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 2-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/75 Esas sayılı derdest dosya üzerinden verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 27/01/2026 tarihli gerekçeli ara kararının KALDIRILMASINA, 3-Düzelterek Yeniden Karar Verilmesi Suretiyle, a)Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 2004 Sayılı İİK un 257 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden takdiren dava değeri olan 300.040,00 TL sının %5 nakdi yada gayri nakti teminat karşılığında KABULÜNE, b)Davalılar.... ve ... Şti adına kayıtlı kayıtlı olması koşulu ile dava değeri olan 300.040,00 TL’sı ile sınırlı olacak şekilde öncelikle ... plaka numaralı araç olmak üzere, araç ve taşınmazlar üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, c)İhtiyati haciz kararının süresinde talep edilmesi halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, ç)Fazlaya ilişkin ihtiyati haciz isteminin reddine, d)Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden taraflara bildirilmesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının ve gider avansının talep halinde yatırana iadesine, 5- Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 26/03/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 258/3. Fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.