9. Hukuk Dairesi 2011/43594 E. , 2013/31012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, maaş ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R
**9. Hukuk Dairesi 2011/43594 E. , 2013/31012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, maaş ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A)Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 16.07.2002 tarihinde tanker şoförü olarak çalışmaya başladığını, 04.09.2008 tarihine kadar çalıştığını, 04.09.2008 tarihinde davalı firmada çalışan Tuncer Sağıroğlu isimli işçinin haksız olarak davacıyı darp ettiğini, davacının 3 günlük doktor raporu aldığını, davalı firmanın bu durumu gerekçe göstererek haksız bir şekilde davacının işine son verdiğini, ancak davacının son maaşı ve ... kanunundan kaynaklanan özlük haklarının (Kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai vs.) ödenmediğini, davacının haftanın 7 günü 12 saat (resmi tatiller dahil) çalıştığını, davalıca sigortasının yapılmadığını, fazla mesai ücretleri, sigorta primlerinin ödenmediğini, son maaşının net 1.100 TL olduğunu, davacının darp olayından önce de Tuncer isimli işçinin sözlü saldırılarına maruz kaldığını, durumu davalı firma müdürüne ilettiğini, firma müdürünün bu duruma kayıtsız kaldığını, ne haliniz varsa görün dediğini, hiçbir işlem yapmadığını, başka bir işçinin davacıyı haksız yere darp etmesinin işveren açısından haklı nedenle fesih sebebi teşkil etmediği halde, davacının ... Kanunundan kaynaklanan haklarının ödenmediğini, davacı haklarını talep ettiğinde hakkını mahkemeden alırsın denildiğini, davacının keşide ettiği ihtarname ile haklarının ödenmesini talep ettiğini, ancak bir sonuç alamadığını iddia ederek ödenmeyen son maaşının, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve ... kanunundan kaynaklanan diğer haklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, ileri sürülen iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği gibi Tuncer’den dayak yemediğini, tam tersine eşi ve çocukları ile birlikte kendisinin Tuncer’i dövdüğünü, bunun üzerine müvekkilinin her iki işçiden savunma istediğini, ancak davacının savunma vermediğini ve o gün işe gelmediğini, olayın görgü tanıkları ve ... yapılan şirketin güvenlik görevlisinin yazılı beyanı ile de sabit olduğunu, bunun üzerine müvekkilince her iki işçinin ... akdinin haklı nedenle ... Kanunu madde 25/II-d uyarınca feshedildiğini, davacının aynı şekilde daha önce yine başka bir işçi ile kavga ettiğini, müvekkili tarafından işten çıkarıldığını ancak araya başka kişilerin girmesi ile tekrar işe alındığını, bu kadar kısa sürede sürekli çalışma arkadaşları ile kavga eden işçinin çalıştırılması mümkün olmadığından ... akdinin feshedildiğini, ... Kanununun ilgili maddesinde, işçinin aynı işyerinde çalışan diğer işçilere saldırması ve sataşmasının, kavga etmesinin yasaklandığını, müvekkilinin bu amaçla kavgaya karışan her iki işçiyi de işten çıkardığını, bu nedenle feshin haklı olduğunu, davacının çalışmasının dilekçede belirtildiği gibi olmadığını, olay tarihinden önce 6-7 aylık bir süredir devamlı çalıştığını, bu tarihte SSK kaydının yapıldığını, daha önce çalışmasının olmadığını, davacının emekli olduğunu, davacının belirttiği ücretin gerçek olmadığını, bordrolarda gösterilen ücreti aldığını savunmuştur. C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti. Davanın kısmen kabulü ile, kıdem, ihbar tazminatı ve ücret alacağının tahsiline, fazla çalışma alacağı ile ilgili olarak dava dilekçesinde talebi olmadığı ve harç da yatırılmadığı görülmekle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve ... kanunundan kaynaklanan diğer haklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda, davacının ücreti net 1.100 TL kabul edilerek, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti alacağı hesaplanmış, davacı vekili ıslah dilekçesi ile alacak kalemlerini artırmış, mahkemece kararın gerekçe kısmında hükümle çelişir şekilde fazla çalışma, 10 günlük yıllık izin ücreti alacağının tahsiline, hafta sonu çalışma ücreti talebinin reddine, davacının aylık ücretinin brüt 730,00 TL kabulüne göre yapılan hesaplamaya itibar edildiği açıklanmış olup, bu husus hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye yol açmıştır. Hüküm ile gerekçe arasında çelişki bulunması bozma nedenidir. 2.Dosya içeriği incelendiğinde, 27.10.2010 tarihli ilk duruşmada davalı vekiline delillerini ve tanıklarını bildirmesi için gelecek duruşmaya kadar süre verildiği, duruşmanın 08.02.2011 tarihine ertelendiği, 08.02.2011 tarihli duruşmaya taraf vekillerinin katıldığı ve davacı tanıklarının dinlendiği, mahkemece davalı vekiline dilekçesinde bildirdiği tanıkları Tuncer ve Celal’in tebligat adreslerini bildirmesi için 15 günlük kesin süre verildiği ve duruşmanın 19.04.2011 tarihine ertelendiği, 19.04.2011 tarihli duruşmaya davacı vekilinin katıldığı, davalı vekilinin ise mazeret dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin duruşmada, "kendi tanıklarının dinlendiğini, davalı vekilinin 08.02.2011 tarihinde delil listesi verdiğini ve tanıkların adreslerini bilinçli olarak beyan etmediğini, bugün mahkemede hazır olmasına karşın, biraz önce mazeret bırakarak ayrıldığını ve 2008’den beri devam eden bir dosya olduğunu, yetki uyuşmazlığı sebebiyle Yargıtay’a gidip geldiğini, davalı vekilinin özrünü kabul etmediklerini, yakın bir gün verilmesini istediklerini" beyan ettiği, mahkemece anılan celsede davalı vekilinin mazeretini belgelemediği görülerek mazeretinin kabul edilmemesine, dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği ve duruşmanın 10.05.2011 tarihine ertelendiği, 10.05.2011 tarihli duruşmaya taraf vekillerinin katıldığı, davacı vekilinin rapor doğrultusunda davanın kabulünü talep ettiği, davalı vekilinin ise raporu inceleyip beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği, duruşmanın 15.....2011 tarihine ertelendiği, mahkemece ayrıca ara karar ile davalı vekiline bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak üzere 20 günlük süre verildiği, 2 numaralı ara karar ile de davacı vekilinin dosyada usulüne uygun vekaletname ve yetki belgesi olmadığı görülmekle davacı vekiline HUMK madde 67 uyarınca 7 günlük kesin süre verilmesine ve verilen sürede vekaletname sunulmadığı takdirde davacı vekilinin bu duruşmada yaptığı işlemlerin yerine getirilmemiş sayılacağının ihtarına dair karar verildiği, davacı vekilinin 10.08.2011 havale tarihli yetki belgesi sunduğu, 15.....2011 tarihli duruşmaya taraf vekillerinin katıldığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesini tekrar ettiği, davalı vekilinin ise, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece aynı gün dosyanın yazılı şekilde karara bağlandığı anlaşılmıştır. Yine dosya içeriği incelendiğinde, davalı vekilinin anılan tanıkların adreslerini 23.02.2011 havale tarihli dilekçe ile bildirdiği, 19.04.2011 havale tarihli mazeret dilekçesi sunarak mazeretini açıkladığı, 02.05.2011 havale tarihli dilekçe ekinde ifade sorgu zaptı sunarak eski hale iade talebi ile ara karardan rücu edilerek davalı tanıklarının dinlenmesine karar verilmesinin talep edildiği tespit edilmiştir. Davalı vekilinin mazereti geçerli nitelikte olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1084 sayılı HUMK.nun 482. Mad. Gereğince sözlü yargılama usulünde, tarafların tahkikat bitinceye kadar delil sunma imkanları bulunduğundan, mahkemece davalı tanıklarının dinlenilmesi için usuli işlemler yerine getirilmeksizin savunma hakkının kısıtlanacak şekilde sonuca gidilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup ayrı bir bozma nedenidir. F)Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilye iadesine 27.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.