İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı idarenin görevlilerince ... Mah. ... Cad. N:... .../Antalya adresinde 27/12/2017 tarihinde yapılan kontrol neticesinde abonesiz olarak davacıda kayıtlı olmayan sayaçla su kul…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/12/2023 DAVANIN KONUSU: ALACAK İSTİNAF TALEP TARİHİ: 09/02/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı idarenin görevlilerince ... Mah. ... Cad. N:... .../Antalya adresinde 27/12/2017 tarihinde yapılan kontrol neticesinde abonesiz olarak davacıda kayıtlı olmayan sayaçla su kullanımı yapıldığının tespit edilmesi sebebiyle kaçak su kullanım tutanağı düzenlendiğini, görevlilerce yapılan araştırma sonucu söz konusu adresin .... A.Ş tarafından kullanıldığının belirlendiğini, adı geçen firmanın davalı firmayla birleştiğini, kaçak su kullanımı nedeniyle kullanım bedeli tahakkuk ettirilerek fiili kullanıcı davalı aleyhine Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, fiili kullanıcı davalının tahakkuk ettirilen kaçak su bedelinden sorumlu olduğunu belirterek 88.689,95-TL ana para, 34.677,77-TL yasal faiz, 2.774,22-TL KDV olmak üzere toplam 126.141,94-TL'nin davalıdan tahsiline, dava tarihinden itibaren ana para miktarına yasal faiz ve KDV'sinin işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin Bucak Mahkemeleri olduğunu, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, davacının iddia ettiği gibi belirtilen tarihte söz konusu adreste ticari faaliyette bulunmadığını, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, kaldı ki tahakkuk ettirilen kaçak su bedelinin fazla olup, mevzuata uygun düşmediğini, taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığından yasal faiz KDV'sinin istenemeyeceğini, öte yandan davalı temerrüde düşürülmediğinden dava öncesi işlemiş faizden sorumlu tutulamayacağını, su faturasının davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacının dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak hangi tarihin baz alındığını belirtmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. YEREL MAHKEME KARARI: Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ....Karar sayılı ,13/12/2023 tarihli kararı ile; "davanın kabulü ile; 88.689,95.-TL kaçak su kullanımına ilişkin fatura tutarı ile 34.677,77-TL işlemiş faiz ile 2.774,22-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 126.141,94-TL'nin davalı taraftan alınarak davacı yana ödenmesine, dava tarihi olan 16/05/2022 tarihinden itibaren 88.689,95-TL ana para miktarına yasal faiz ve faizin KDV'sinin uygulanmasına, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile; davacının iddiasının haksız fiilden kaynaklı alacak davası niteliğinde olduğunu, bu yüzden dava konusu talebin iki yıllık zamanaşımına uğradığını, davalının kaçak su kullanmadığını, tutanağın davalının malik olmadığı dönemde düzenlendiğini, kaçak su kullanılması iddiasının muhatabının 27/12/2017 tarihindeki taşınmaz malikleri olduğunu, uyuşmazlık konusu taşınmazın 08/11/2017 tarihinde davalı tarafından devredildiğini, dolayısıyla yaklaşık 2 ay boyunca taşınmazın dava dışı devralanın kullanımında olduğunu, davalının ticari faaliyeti bulunmadığı dönemlerdeki su kullanım bedelinden sorumlu tutulamayacağını, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının söz konusu adresteki kullanımların davalı tarafından yapıldığını ispatlaması gerektiğini, kaçak su kullanım süresinin tereddütsüz belirlenmesi gerektiği halde bu yönde bir ispatın bulunmadığını, su kullanımının başlangıcının saptanamaması durumunda geriye dönük 3 ay boyunca kullanım yapıldığının kabul edileceğine dair ASAT Tarifeler Yönetmeliğinde hüküm bulunduğunu, dava dışı .. ın yaklaşık iki okuma dönemi süresince uyuşmazlık konusu taşınmazın maliki bulunduğunun tapu kayıtlarından anlaşıldığını, Yargıtay kararları doğrultusunda tutanağın düzenlendiği adreste davalının faaliyette bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili kurumlardan sorularak saptanması, davalının kullanımında olduğunun belirlenmesi halinde ise kaçak su bedeli hesabı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiden kaçak su kullanım bedelinin hesaplanması için rapor alınması gerektiğini, ayrıca kaçak kullanıldığı iddia edilen suyun %100 zamlı ücretle tahakkuk ettirilmesinin doğru olmadığını ve gecikme zammı talep edilmesinin de hukuka aykırı kaldığını, davalı temerrüde düşürülmediği halde 12/01/2018 tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edilmediğini, alacağa fatura tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından faizin KDV'si adı altında tahakkuk ettirilen bedelden davalının sorumlu tutulamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; Dava; davalı fiili kullanıcının abonelik olmadan kayıtsız sayaç ile kaçak su kullandığı iddiasına dayalı kaçak su bedeli alacağının tahsili istemlidir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;" davaya konu adreste davacı kurum tarafından 27/12/2017 tarihinde yapılan kontrol nedeniyle dava dışı ... Plastik A.Ş hakkında kaçak su kullanım tutanağı düzenlendiği, görevlilerce yapılan araştırmalar neticesinde söz konusu adresin ... Sanayi A.Ş tarafından kullanıldığının tespit edildiği ve buna dair düzeltmenin yapıldığı, bu nedenle adı geçen şirket hakkında kaçak su bedeli tahakkuk ettirildiği, bahsi geçen firmanın davalı firma ile birleştiği, bu hususun getirtilen ticaret sicil kayıtlarıyla belirlendiği, tutanak tarihindeki fiili kullanıcının tespiti amaçlı kolluğa yazılan müzekkereye verilen yanıtta söz konusu adresin davalının kullanımında olduğunun belirlendiği, ... Tarifeler Yönetmeliği'nin 6,48,35,37, ve 8/3 maddesi hükümleri dikkate alındığında abone olmadan davacı idareye başvuru ve bildirimde bulunmadan su kullanımı nedeniyle oluşacak borçlardan fiili kullanıcı davalının sorumlu olduğu, davalının abonesiz olarak sayaçtan geçirilmek suretiyle abone türüne ait tarifenin %100 fazlası dikkate alınarak 88.689,95 TL kaçak su bedelinin saptandığı, kaçak su kullanımının haksız fiil olması sebebiyle tutanak tarihinden itibaren faiz ve faizin KDV'sinin istenebileceği" yönündeki gerekçeyle " davanın kabulü ile; 88.689,95.-TL kaçak su kullanımına ilişkin fatura tutarı ile 34.677,77-TL işlemiş faiz ile 2.774,22-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 126.141,94-TL'nin davalı taraftan alınarak davacı yana ödenmesine, dava tarihi olan 16/05/2022 tarihinden itibaren 88.689,95-TL ana para miktarına yasal faiz ve faizin KDV'sinin uygulanmasına, " şeklinde karar verilmiş, karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı uyuşmazlık dışıdır. Davacı vekili; davacı idarenin görevlilerince dava dilekçesinde belirtilen adreste yapılan kontrol neticesinde abonesiz olarak davacının kayıtlı olmayan sayaç ile kaçak su kullanımı yaptığının tespit edildiğini, belirlenen dönem itibariyle adresin davalı firmanın kullanımında olduğunu ileri sürerek tahakkuk ettirilen kaçak su bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde belirtilen adresin tutanağın düzenlendiği tarih ve dönem itibariyle davalının kullanımında olmadığını, ayrıca tahakkuk ettirilen kaçak su bedelinin de olması gerekenden fazla hesaplandığını, davalıdan faizin KDV'si ile dava öncesi döneme ait işlemiş faizin istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasında; kaçak enerji kullanımından bahisle tutanak düzenlenerek kaçak kullanım bedelinin tahakkuk ettirildiği uyuşmazlıklarda taraflar arasında sözleşme benzeri bir borç ilişkisinin kurulduğu ve bu nedenle olaya uygulanacak zaman aşımı süresinin genel on yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilmektedir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2016/19021 Esas, 2018/6787 Karar sayı ve 20/06/2018 tarih; 2018/6554 Esas, 2019/4189 Karar sayı ve 07/05/2019 tarih; 2018/8099 Esas, 2019/2481 Karar sayı ve 21/03/2019 tarih; 2017/10152 Esas, 2018/11135 Karar sayı ve 06/11/2018 tarihli emsal içtihatları)Dolayısıyla somut olayda kaçak su bedelinin tahakkuk ettirildiği 28/12/2017 tarihi ile dava tarihi gözetildiğinde 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı sonucuna ulaşılmakla bu yöndeki davalı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; tutanağın düzenlendiği tarih ve dönem itibariyle dava dilekçesinde belirtilen adreste davalının fiili kullanıcı olup olmadığı, tahakkuk ettirilen kaçak su bedeli, istenen faiz ve KDV'nin hukuka uygun bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Kaçak su tutanağının düzenlendiği 27/12/2017 tarihinde tutanağa konu adresin dava dışı ... A.Ş isimli firmanın kullanımında olduğu gerek düzenlenen tutanak, gerekse dinlenen tutanak tanığının anlatımıyla sabit olup, su kullanımı yapılan adresteki taşınmazın 08/11/2017 tarihinde dava dışı şirket yetkilisine devredildiği anlaşılmakla, davalı şirketin belirtilen adreste hangi tarihler itibariyle faaliyette olduğunun tespiti için ilgili Ticaret Odası Başkanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Esnaf Odası, SGK, Muhtarlık gibi kurumlardan sorularak saptanması, kaçak su bedelinin ... Tarifeler Yönetmeliği hükümlerine göre yöntemince hesaplanması amaçlı kaçak su bedeli hesaplama alanında uzman bilirkişiden rapor alınması gerekirken eksik tahkikata dayalı, denetlenebilir olmaktan uzak ve hüküm kurmaya elverişli yeterlilikte bulunmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi; taraflar arasında abonelik sözleşmesi ilişkisi bulunmadığından istikrar kazanmış Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının gecikme zammı ve KDV'den sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi doğru olmadığı gibi mahkemenin kabulüne göre de; alınması gerekli harç tutarının 8.616,75 TL nispi karar ve ilam harcı olmasına rağmen yazılı şekilde eksik harcın hüküm altına alınması, hazine tarafından karşılanan arabuluculuk ücreti hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetli görülmemiştir. Kaçak su kullanımı aynı zaman da haksız fiil teşkil ettiğinden haksız fiil tarihinden itibaren faiz istenebileceği gözetilerek davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazlarına ise itibar edilmemiştir. Bu yapılan açıklamalar ışığında; delillerin gereği gibi toplanmaması karşısında davalı vekilinin istinaf talebinin belirtilen yönlerden kabulü ile HMK'nun 353/1.a- 6.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-HMK'nun 353/1.a-6 maddesi uyarınca Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 13/12/2023 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 5-İstinaf başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine, 6-İstinaf eden davalının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararla değerlendirilmesine, 7-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,oybirliği ile karar verildi. 22/12/2025 ...