9. Hukuk Dairesi 2026/188 E. , 2026/442 K. "" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/883 E., 2025/2002 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/67 E., 2024/446 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... (... Şirketi), ... (... Şirketi) ile ... .... ve ... AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucun…
9. Hukuk Dairesi 2026/188 E. , 2026/442 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/883 E., 2025/2002 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/67 E., 2024/446 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... (... Şirketi), ... (... Şirketi) ile ... .... ve ... AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... Şirketinde 06.08.2008 tarihinde ürün kalite denetleme müdürü olarak çalışmaya başladığını, zamanla yöneticileri aynı olan bağlantılı diğer davalı Şirketlerde de çalışmaya devam ettiğini, tüm Şirketlerde birlikte istihdam edildiğini, tüm Şirketlerin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiğini, ödenmeyen ücret alacakları ve tazminatları ile ilgili davacıya ödeme planı verildiğini ancak ödemelerin yapılmadığını bu nedenle ... İcra Müdürlüğünün 2015/25 Esas sayılı takip dosyası ile kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağına ilişkin icra takibine geçildiğini ancak davalılarca haksız yere borca itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibe devamına ve %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Şirketinde çalıştığını, diğer davalı Şirketlerde davacının çalışması olmadığını, müvekkillerinden ...'nun davalı Şirketlerden bazılarının ortağı ve sahibi olduğunu, ...'ın da yönetici ve genel müdür olduğunu bu davalıların gerçek şahıs olarak işveren sıfatlarının bulunamayacağını, davalı Şirketler arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını, talep edilen alacak kalemlerine yönelik iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketlerinin temsilcisinin ..., ... ve ...olduğu, bu Şirketlerin aynı adreste çalıştığı ve yine bu Şirketlerin pay sahibinin davalı ... . an. ve . AŞ (... Şirketi) ve bu Şirketin yönetim kurulu başkanının da ... olduğu, davacı tanıklarının beyanlarına ve dava dilekçesi ekindeki e-posta kayıtlarına göre davacının ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketine birlikte hizmet verdiği ancak bu üç Şirket ile ... Şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi ya da işyeri devrinin ispatlanamadığı, ... Şirketinin diğer üç Şirketin ortağı olduğu, sadece bu tespitler ile ... Şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, davacının talep ettiği alacaklardan ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, buna göre ... Şirketi ile tüzel kişinin borçlarından ortak ya da yetkililerinin şahsi olarak sorumlu olamayacağına göre ... ve ...'ın davada husumetleri bulunmadığı, davacının 06.08.2008-30.09.2014 tarihleri arasında 6 yıl 1 ay 25 gün kıdem ile en son 3.140,34 TL brüt ücretle çalıştığı, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olarak bildirildiği, davalı Şirketler tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ücret alacaklarına ilişkin ödemenin davalılarca ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2. Davalı ... ... Şirketi İflas İdaresi Memurluğu vekilinin talebi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2025 tarihli ek kararı ile; davalı İflas İdaresi Memurluğunun kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle vekâlet ücretine ilişkin hükümde eksiklik olduğu gerekçesiyle davalı ... ... Şirketi iflas idare memuru vekilinin tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekilince, asıl karara karşı davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanıklarının beyanlarına, dava dilekçesi ekindeki e-posta kayıtlarına ve dosya kapsamına göre davacının, davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketine birlikte hizmet verdiği tespitinde ve bu davalıların davaya konu alacaklardan birlikte sorumlu olduklarına dair kabulde bir hata olmadığı; Daire kaldırma kararına uygun olarak yapılan araştırma ile birlikte kabule konu alacaklar yönünden davalılar ... Şirketi ile ... ve ...'ın pasif husumet ehliyetinİ haiz olmadıklarının belirgin olduğu; Mahkemece, davalı ... Şirketi adına iflas idaresi vekilinin talebi üzerine hükmün tamamlanması yolu ile bu davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinde hata olmadığı; açıklanan hususlara yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ancak davanın kısmen kabulüne karar verilmekle birlikte gerekçede icra inkar tazminatı talebine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı; icra takibine konu alacakların bulunup bulunmadığı yargılamayı gerektirdiğinden alacakların likit olmadığı, dolayısıyla icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmadığı, buna göre icra inkar tazminatı talebinin gerekçesi yönünden Mahkeme kararının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl karara yönelik istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Tüm davalıların aynı vekille temsil edildiği ve birlikte hareket ettiklerini, alacaklardan birlikte sorumlu olduklarının açık olduğunu, b. Takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, davalıların kötüniyetli hareket ederek davanın açılmasına sebebiyet verdiklerinden icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiğini, c. İflas idaresi memuru tarafından vekâletname ibraz edilmiş ise de, dosyaya herhangi bir katkısı olmadığını, lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ayrıca iflas idare memurunun kendisi bir temsilci iken bir vekil görevlendirilmesinin görevin amacına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının müvekkili Şirketlere birlikte hizmet verdiğine ilişkin dosya kapsamında delil yer almadığını, b. Davacının ... Şirketi işçisi olduğunu, Şirketlerin farklı organizasyonlara sahip farklı işler yapan Şirketler olduğunu, davacının ... Şirketi dışında diğer Şirketlerde çalışmasının bulunmadığını, c. İş Sözleşmesinin ekonomik sebepler nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, d. Davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesinin feshi, vekâlet ücreti, ödenmeyen ücret alacağının bulunup bulunmadığı ile icra inkar tazminatı noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalılar ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.