T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:28/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:02/12/2021 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:28/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:28/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:02/12/2021 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:28/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı / borçlu şirket ile müvekkili davacı şirket arasında sac kapı kasası alışverişi yapıldığını, bu alışverişten dolayı 20.09.2019 tarihli ... numaralı 4.154,07-TL bedelli ve 09.09.2019 tarihli ... numaralı 49.253,58-TL bedelli faturalar ile davalı şirketin davacıya borçlandığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 05.12.2019 tarihli çek vasıtası ile 38.500,00-TL kısmi ödeme yapıldığını, kalan 14.907,65-TL borcun ödenmediğini, davalı tarafın 2019 yılı 9. aya ilişkin BA beyannamelerinin Tekirdağ Namık Kemal Vergi Dairesinden istenmesi halinde davalı tarafın müvekkili şirkete borçlu olduğunun belirlenebileceğini, taraflarınca Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip talebi ile takip başlatıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın TTK'nın m. 1530 hükümleri uyarınca temerrüde düştüğünü ve taraflarının ticari temerrüt faizi oranında faize hak kazandıklarını, bu sebeple haksız yapılan itirazın iptali ve takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili süre uzatım talepli dilekçesinde; yetkili icra müdürlüğü ve mahkemenin davalının yani müvekkil şirketin merkezinin bulunduğu Tekirdağ İcra Müdürlüğü ve Mahkemeleri olduğunu, her ne kadar davacı tarafça TBK'nın 89. maddesine göre yetkili mahkemenin Antalya Mahkemeleri olduğu iddia edilse de, söz konusu TBK'nın 89. maddesinin sözleşmeye bağlanmış, miktarı ve ödeme zamanı da o sözleşmeyle kararlaştırılmış alacaklar için uygulanabileceğini, buna karşılık dava konusu olaydaki uyuşmazlığın bir ticari alışverişten kaynaklanan ve faturaya dayalı bir alacak olduğunu, müvekkili şirketin ve müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın yine tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.'nin davacı şirketten inşaatla ilgili bir kısım malzeme satın aldığını ancak davacı şirketin malları genel olarak kusurlu teslim etmesi, taahhütlerine uymaması nedeniyle kendilerinin alışverişi ve ticari ilişkiyi sonlandırmak istediğin, müvekkili şirketin davacı şirketten aldığı malların bedeli olan 49.253,00-TL ve dava dışı diğer şirket ... İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.'nin aldığı malların bedeli olan 67.000,00-TL'nin toplamı olan 116.250,00-TL'den davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan 38.500,00-TL bedelli çek ile yapılan ödeme ve davacı şirket tarafından kusurlu olarak teslim edilen malzemenin düzeltilmesi ve kusurlarının giderilmesi için yapılan 12.750,00-TL'nin toplamı 51.250,00-TL düşüldükten sonra kalan bakiye 65.000,00-TL için ... keşide tarihli 65.000,00-TL bedelli çekin davacı şirkete verildiğini, davacı şirket tarafından bu çekin tahsil edildiğini ve her iki şirket için borcun tamamının ödendiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin bu hesaplamaya ilişkin hesabın detaylarını ve davacı şirketin hesabı kabul etmemesi halinde çeki iade etmesi gerektiğine ilişkin el yazısıyla yazılmış yazının fotoğrafını whatsapp ile davacı şirket yetkilisine gönderdiğini ve davacı şirket yetkilisinin de hesabı ve çeki kabul ettiğine ilişkin cevap verdiğini, takip dayanağı yapılan 4.154,07 TL bedelli fatura ile ilgili bilgileri olmadığından bu konuda, mahkememizce ek süre verilmesi halinde müvekkil şirket yetkilisinin tedavisinin tamamlanmasından sonra beyanda bulunabilineceğini, öncelikle davaya daha ayrıntılı cevap verebilmek için ek süre talep ettiklerini, yetki itirazlarının olduğunu, davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiş, cevap dilekçelerinde 18/05/2021 tarihli cevap dilekçelerini tekrar ettiklerini beyan etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğu, satılan malların davalıya teslim edilmesine rağmen bilirkişi raporunda belirtilen miktar kadar ödemenin davacıya yapılmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 14.907,65-TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. İcra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih ... E. ... K. sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir. İş bu içtihat ve alacağın likit oluşu nazara alınarak davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ticari faiz oranına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça icra takibinde asıl alacağa işlemiş faiz olarak TTK'nın 1530. maddesi hükümleri uyarınca ticari temerrüt faizinin talep edildiğini, yerel mahkemece hatalı olarak davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verildiğini, itirazın iptaline vaki icra takibine dayanağın faturadan doğan alacağın, alım satım sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkili tarafından davalı şirkete satılan malların bedelinin talep edildiğini, tarafların tacir olduğunu, ticaretin ticari işletmeler arasında gerçekleştiğini, davalının borcunu ödemediğinden ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayıldığını, davacının ticari temerrüt faizine hak kazanmakla alacağa fatura tarihini takip eden 30 günlük sürenin sonundan itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, reddedilen kısım yönünden ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki itirazları konusunda karar verilmeden esasa girildiğini, dava konusu olayın ticari alışverişten kaynaklanan bir ihtilaf olduğunu, ihtilafın çözümünde yetkili icra müdürlüğü ve mahkemenin müvekkili şirket merkezinin bulunduğu Tekirdağ İcra Müdürlüğü ve Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket ve müvekkili şirket yetkilisinin ...'ın tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Ltd. Şti.'nin davacı şirketten inşaatla ilgili bir kısım malzeme satın aldığını ancak davacı şirketin malları genel olarak kusurlu teslim etmesi, taahhütlerine uymaması nedeniyle alışverişi ve ticari ilişkiyi sonlandırmak istediğini, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, her üç şirket yetkilisinin de imzaladığı "Tutanaktır" başlıklı mutabakat metnini dosyaya sunmalarına rağmen hem bilirkişi hem de mahkemenin mutabakat metnini yok saydığını, yerel mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin yasal zorunluluk gereği e-defter olarak tuttuğu 2020 yılı defterlerinin incelenmediğini, mahkemenin eksik incelemeye dayalı olarak karar verdiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 116. maddesinde ilk itirazlar düzenlenmiştir. İlk itirazlardan biri de kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazıdır. Aynı yasanın 117. maddesinde ilk itirazların hepsinin ileri sürülmesinin zorunlu olduğu, aksi halde dinlenmeyeceği ve ilk itirazların dava şartlarından sonra ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı şirket cevap süresi içinde yetki itirazında bulunmuş, yetkili İcra Müdürlüğünün ve Mahkemenin Tekirdağ İcra Müdürlükleri ve mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür. İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde başlatılmış hukuken geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartı olduğundan ve mahkemenin yetkisi ilk itiraz olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi tarafından öncelikle yetki itirazının incelenip karara bağlanmaması hatalıdır. Cari hesaba dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, cari hesap ilişkisinin dayanağı olan faturalara konu olan malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır. Somut olayda, dava konusu icra takibinin faturaya dayandığı, taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafından 20/09/2019 tarih ... nolu ve 09/09/2019 tarih ... nolu fatura bedellerinin ödenmediğinin iddia edildiği, davalının ise bir kısım fatura bedelinin ödendiği, bir kısım ayıplı ürün nedeniyle ayıbın giderim ücretinin de mahsup edilerek bakiye kalan borç için 31/12/2020 keşide tarihli 65.000,00-TL bedelli çekin verildiğinin savunulduğu, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, davacının davalıdan alacaklı olduğu, tarafların defterlerinde 14.907,65-TL davacı alacağının kayıtlı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, davalı tarafça sunulan 18/05/2021 tarihli dilekçe ekinde ve delil dilekçesinde ibraz edilen 12/02/2020 tarihli "tutanaktır" başlıklı iki adet belge ile ödeme savunmasına dayanak çek yönünden araştırma ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davalının icra dairesi ve mahkemenin yetkisine yönelik yetki itirazının değerlendirilmesi, yetki itirazın yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi, icra dairesinin yetkisiz olduğu kanaatine varılması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi, mahkemenin yetkisiz olduğu kanaatine varılması halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesinden ibaret olmalıdır. İlk Derece Mahkemesi tarafından davalının yetki itirazının reddine karar verilmesi halinde ise, 12/02/2020 tarihli tutanaktır başlıklı belgelerde adı geçen şirketler yönünden ticaret sicil kayıtlarının getirtilmesi işbu belgelerden taraf şirketler ile dava dışı ... İnş.....Ltd. Şti.'nin de kaşe ve imzalarının bulunduğu belge hakkında davacı şirket yetkilisinin isticvap beyanlarının alınması, ayrıca davalının ödeme savunması kapsamında davacıya keşide ettiğini savunduğu çek yönünden ilgili bankaya müzekkere yazılarak, çekin teslimi, ibraz ve tahsili yönünden araştırma yapılması, gerekirse bilirkişiden yeniden rapor alınmasından sonra oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan taraflara İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28/10/2025 ...