Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12783 E. , 2024/5332 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12783 Karar No : 2024/5332 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayıml
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12783 E. , 2024/5332 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12783 Karar No : 2024/5332 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ... sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen Niğde İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; toplulaştırma işlemi sonucunda, ... parselin yeni tahsisinde blok planlaması ve parselasyon yönüyle teknik bir zorunluluk olmadığı halde, Doğu-Batı-Güney sınırlarında kısmen 1-2 m'lik kaymalar olduğu, bu kaymalar nedeniyle davacının Doğu-Batı-Güney sınırındaki duvar ve dikili kavak ve muhtelif ağaçların yolda ve komşu parsellerde kaldığı, dolayısıyla davaya konu taşınmazın arazi toplulaştırması ile yerinin kısmen (yaklaşık %10 oranında) değiştirilmesinin teknik yönden zorunlu olmadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili ve kapama meyve bahçesi niteliğindeki tarım arazileri olarak tanımlanmış, "Parsellerin Yeniden Düzenlenmesi" başlıklı 16. Maddesinde ise; sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesislerin mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılacağı, ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteğinin dikkate alınacağı, Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 19. maddesinde ise;parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 ile 1/7 arasında bulunmasına dikkat edileceği düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Niğde İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda zorunlu toplulaştırma işlemi yapıldığı, toplulaştırma işlemi sonucunda bu parselden gelen hak edişe karşılık ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, parselin Doğu-Batı-Güney sınırlarında kısmen 1-2 m'lik kaymalar olduğu, bu kaymalar nedeniyle davacının Doğu-Batı-Güney sınırındaki duvar ve dikili kavak ve muhtelif ağaçların yolda ve komşu parsellerde kaldığı, dolayısıyla davaya konu taşınmazın arazi toplulaştırması ile yerinin kısmen (yaklaşık %10 oranında) değiştirilmesi nedeniyle toplulaştırma işleminin iptal edildiği anlaşılmıştır. Davacıya ait bir kısım ağaçların ve duvarın komşu parsellerde ve yolda kaldığı sabit olmakla beraber, parselin birebir eski sınırıyla korunmasının her durumda mümkün olmadığı, toplulaştırmanın doğal sonucu olarak kaymaların olabileceği, kaymanın yol ve katılım payı kesintisinden kaynaklı olduğu, her türlü yapının ve ağacın sabit tesis olarak kabul edilemeyeceği, dikili ve kapama meyve bahçesi niteliğinde olmayan kavak ağaçlarının sabit tesis olmadığı, kaldı ki sabit tesislerin bile imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi ilkesinin kabul edilmiş olduğu dikkate alındığında bahçe duvarının da teknik nedenlerle dikkate alınmamasının mümkün olduğu, endeks değerleri, kesinti miktarları doğru olarak uygulandığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Bölge İdare Mahkemesi kararında kararında hukuka aykırılık bulunmadığından onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.