9. Hukuk Dairesi 2025/5612 E. , 2025/9132 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2454 E., 2025/845 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/250 E., 2024/318 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : İstanbul 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/451 E., 2016/329 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucund…
9. Hukuk Dairesi 2025/5612 E. , 2025/9132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2454 E., 2025/845 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/250 E., 2024/318 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : İstanbul 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/451 E., 2016/329 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının, davalı Şirketin yurt dışı projelerinde 1990- 2015 yılları arasında aşçıbaşı olarak net 1.600,00 Euro ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının davalı Şirketin yurt dışı projelerinde 1990-2015 yılları arasında aşçıbaşı olarak net 1.600,00 Euro sabit ücretle çalıştığını, haftanın 7 günü 07.00-19. 00... .00'ye kadar çalıştığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, ancak karşılığı gelen ücretlerin ödenmediğini belirterek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirketin yurt dışı şantiyelerinde aşçı olarak çalıştığını, 02.01.2005-01.02.2007 tarihleri arasında ..., 12.11.2007- 30.06.2010 tarihleri arasında Arnavutluk, 01.07.2010- 04.12.2013 tarihleri arasında ... Projesinde çalıştığını, işin bitirilerek tesliminden sonra iş ilişkisinin sona erdiğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatını talep edemeyeceğini, ödenmemiş hak ve alacağı bulunmadığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının süre uzatım dilekçesinde yabancı hukuka ilişkin beyanda bulunmadığı, sonrasında ise süresinde cevap dilekçesi vermediği ve ön inceleme duruşmasında da yabancı hukuk uygulanmasını talep etmediği, somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiği, davacı işçinin davalı Şirketin yurt dışındaki inşaat şantiyelerinde 02,01.2005-04.12.2013 tarihleri arasında fasılalı olarak çalıştığı, davacının aylık ücretinin brüt 2.577,87 Euro olduğu, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılamayacak şekilde sona erdiğinin ispat külfetinin davalı işverene ait olduğu, davalı tarafından bu durumun ispatlanamadığı, 20 13... . ay bordrosundaki tahakkuk edilen 3.080,00 Euro tutarın ihbar tazminatından mahsup edildiği, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarını ispatladığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olaya Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, dosya kapsamına nazaran davacının kıdem tazminatı ve fark ihbar tazminatı talep hakkı bulunduğu, davacının kabul edilen hizmet süresi ile temel ücret ve giydirilmiş ücretinin yerinde olduğu, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları yönünden davacının çalışma koşullarını bilebilecek konumda olan tanık anlatımı ile sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, tarafların iddia ve savunması ile dosyada mevcut yazılı deliller ile tanık anlatımlarının değerlendirildiği, rapordaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, davacının kabul edilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığa yabancı hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Davacı tanıklarının davalı Şirkete karşı davaları bulunduğunu, beyanlarının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, 3. Ücretin brütleştirilmesinde hata yapıldığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, ücretin tespiti, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesi kararının hafta tatili alacağına ilişkin hüküm fıkrasında "net 22.213,84 EURO hafta tatili" olarak belirtilmiş ise de devamında %30 indirimli tutar olarak net 7.406,00 Euro'nun hüküm altına alındığı, bu tutarın hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya uygun olduğu, bu nedenle hafta tatili alacağına ilişkin hükmün başında belirtilen net 22.213,84 EURO tutarının sehven yazıldığı anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yer alan ilave gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.