T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/717 - 2025/1757 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/717 KARAR NO : 2025/1757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2023 NUMARASI : 2023/152 Esas - 2023/1158 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/717 - 2025/1757 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/717 KARAR NO : 2025/1757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2023 NUMARASI : 2023/152 Esas - 2023/1158 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/02/2023 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket hakkında, Gebze İcra Dairesi'nde 2023/2214 E. dosya numarası ile icra takibine 30.01.2023 tarihinde yine borçlu tarafından icra takibine, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, avukatlık ücretine, masraflara ve takibin diğer tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazlarının haksız olduğunu, borçlu şirketin işbu itirazlarında kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkili şirket olan; NRSE İnşaat Gıda Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi kamu müteahhitliği işleri yaptığını, müvekkili şirketin ihale neticesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nden Beyaz Kalpler Hizmet Tesisi İşi yapımını üstlendiğini, bu kapsamda ise bu işin yapımı aşamasında taşeron alt firmalar ile ürün alımı, işçilik, hizmet konularında anlaşmalar yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında da mal-hizmet alımına ilişkin anlaşma sağlandığını, bu anlaşma kapsamında; davalı şirket 20*40 füme duvar, 60*60 kalebodur, 60*60 asos gri kalebodur olarak üç çeşit 1.kalite fayans/kalebodur teslim etmeyi taahhüt ettiğini ve müvekkili şirkette bu iş karşılığında 165.000,00TL ödemeyi kabul ettiğini, bu anlaşma şartları gereği müvekkili şirketin 18/12/2021 tarihinde şirket sahibi ...'in Yapıkredi Kredi Kartından 165.000,00TL ödemeyi peşin olarak gerçekleştirdiğini, bu ödeme neticesinde davalı şirket tarafından, müvekkili şirkete tahsilat makbuzu düzenlediğini, tarafların anlaştığı ürünlerin 29/12/2021 tarihinde davalı tarafça, müvekkili şirkete fatura edildiğini, ancak davalı şirket tarafından anlaşmaya aykırı hareket edildiğini, müvekkili şirkete 1.kalite olmayan, ayıplı ürünün teslim edildiğini, bu hususun müvekkili şirket tarafından, davalıya yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğunu, bu ihbar neticesinde davalı şirketin ayıplı mal gönderdiğini kabul ettiğini, müvekkili şirketin yasal süre içerisindeki ihbarı neticesinde davalı şirketin ayıplı mal gönderdiğini kabul ettiğini, bu kabul neticesinde müvekkili şirketin ilgili kanun gereğince seçimlik hakkının doğduğunu, müvekkili şirketin çalışanı olan şantiye şefi ... tarafından, işbu ayıplı mallar kapsamında toplam 993 metre kareye tekabül eden fayans/kalebodurun davalı tarafa iade edildiğini, taraflarca işbu seramiklerin defolu olduğuna ve iade edildiğine ilişkin hususun 15/04/2022 tarihinde tutanak altına alınarak imzalandığını, müvekkili şirketin kamuya süreli iş yapması sebebi ile işbu gecikmelerden dolayı maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, davalı şirketin ilgili mevzuat gereğince satılanı ayıpsız benzeri ile değiştirme zorunluluğu bulunduğunu, ancak davalı şirketin müvekkili şirketin kamuya süreli iş yapmasındaki zorda kalmasından faydalandığını, bu nedenle anlaşmadaki ürünlere zam geldiğini, 84.000,00 TL fiyat farkı oluştuğunu iddia ettiğini, bu fiyat farkının ödenmesi neticesinde ayıplı malları aynen değiştirebileceğini beyan ettiğini, müvekkili şirketin kamu işini yerine getiriyor olması ve yine fayans işini en kısa sürede yetiştirmek zorunda olması sebebi ile davalı şirkete fark ödemeyi kabul etmek zorunda kaldığını, bu nedenle davalıya ilk ödemesi olan 165.000,00 TL'ye ek olarak 84.000,00TL daha ödeme yaptığını, bu ödemenin müvekkili şirket sahibi ...'in Yapıkredi Kredi Kartından 18/04/2022 tarihinde 84.000,00TL'lik ödeme olarak gerçekleştirdiğini, ancak davalı şirket tarafından, müvekkili şirkete fiyat farkı faturası kesilmediğini, davalı tarafından işbu ödeme müvekkili şirkete fatura edilmediği gibi yine müvekkili şirkete ayıplı-1.sınıf olmayan mal gönderdiğini, müvekkili şirketin ürünlerin tekrar ayıplı geldiğini davalı tarafa beyan ve ihbar ettiğini, müvekkili işbu ürünleri de iade ettiğini, davalı tarafından üçüncü kez gelen ürünleri, müvekkili şirketin işleri daha fazla aksatacak vakti olmaması ve davalının dükkanının inşaata yakın olması baskısı, korkusu nedeni ile fiyat farkı ödemesine rağmen işbu ürünleri çaresizce inşaatta kullanmak zorunda kaldığını, müvekkil şirketin ürün bedelini ödediğini gelen ürünün defolu olduğunu bu yüzden iade edildiğini, yeni ürün geldiğini onunda defolu çıktığını, üçüncü defa gelen ürünü ise kullandığını ancak arada geçen süreçte ürün fiyatlarına zam geldiği iddiası ile müvekkili şirketten fiyat farkı istediğini onu da ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı miktarın haksız olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye bağlı haksız kazanımın iadesini taep ettiklerini, davalının icra takip dosyasına sunduğu ödeme belgelerinden dolayı borçlu bulunduğunu, davalı itirazında müvekkili şirkete borcu olmadığını borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan kredi kartı ödemesi ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve tahsilat makbuzu da sunmadığını, davalı müvekkile belirtilen faturalardan dolayı borçlu olduğunu, müvekkilinin davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olduğunu, davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı bakımından davanın esasına yönelik itirazlarının baki olduğunu davacı tarafın davasını zamanaşımı süresi geçtikten sonra açtığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, davacının itirazın iptali davasına ilişkin dava şartı arabuluculuk sürecini yerine getirmediğini bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının ayıp bildirim sürelerine uymadığını, davacıya satılan ürünlerin sağlam ve ayıpsız olduğunu, davacının farklı marka - farklı renk ürünle değişim istediğini kendi kişisel tercihleri ve talebi ile fiyat farkı çıktığını ve kendi rızası ile fiyat farkını ödediğini beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE, Davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı istemlerinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının ve taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğunun ve birbirini teyit ettiğinin anlaşıldığı mahkemece kabul edilmiş ve davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine dair usulen hukuka aykırı hüküm verildiğini; zira, iş bu davayı haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle itirazın iptali davası olarak açtıklarını, ancak tüm delilleri göz ardı edilerek dosyada tek delil olarak ticari defterler incelemeye alınarak, ticari defterlerde de eksik inceleme yapılarak usule aykırı karar verildiğini, müvekkili şirketin bildirimi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin çalışanları tarafından düzenenlenen tutanaklar doğrultusunda davalı şirket ayıplı mal gönderdiğini kabul ettiğini, ayıplı mallar kapsamında fayans/kalebodur davalı tarafa tutanak ile iade edildiğini, müvekkil şirketin ilgili kanun gereğince seçimlik hakkı doğduğunu (TBK. madde 227/4), davalı şirketin ilgili mevzuat gereğince satılanı ayıpsız benzeri ile değiştirme zorunluluğu bulunduğunu, davalı, icra takip dosyasına sunduğu ödeme belgelerinden dolayı borçlu bulunduğunu, davalı, itirazında müvekkil şirkete borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiği ancak icra takip dosyasına sunulan kredi kartı ödemesi ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve tahsilat makbuzu da sunmadığını, davalının, müvekkiline belirtilen faturalardan dolayı borcu bulunduğunu, sadece ticari defterler delili ile karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi raporunda aslında davalı tarafın fiyat farkı adı altında müvekkili şirketten haksız ödeme aldığını gösterdiğini, davalı tarafın almış olduğu 84.000 TL'lik miktar haksız olup sebepsiz zenginleşmeye bağlı haksız kazanımın iadesi gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili katılma yoluyla istinaf ve cevap dilekçesinde özetle; davacı itirazın iptali davasına ilişkin dava şartı arabuluculuk sürecini yerine getirmediğinden işbu davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca, davacı ayıp bildirim sürelerine de uymadığını, davacıya satılan ürünler sağlam ve ayıpsız olduğunu, davacı farklı marka - farklı renk ürünle değişim istediğinden, kendi kişisel tercihleri ve talebi ile fiyat farkı çıktığını ve kendi rızası ile fiyat farkını ödediğini, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre müvekkil şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığını kanıtlandığını yine bilirkişi raporuna itiraz etmeyerek rapor içeriğini kabul ettiğini beyan ettiğini, ayrıca, davacının, davalı müvekkile hiçbir borcu olmadığını kendi defter ve kayıtlarından dahi bilmesine rağmen müvekkil üzerinden haksız kazanç elde etmek amacı ile müvekkiline karşı haksız ve kötü niyetli bir icra takibi başlattığını ve likit bir alacak talep etmiş olduğundan kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini beyan ederek, davacının davasının reddine ve talep edilen asıl alacak miktarının en az %20’si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ederek katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2023 Tarih - 2023/152 Esas - 2023/1158 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, davalıdan 20*40 füme duvar, 60*60 kalebodur, 60*60 asos gri kalebodur olarak üç çeşit 1.kalite fayans/kalebodur aldığını ve karşılığında 165.000,00 TL ödemeyi üstlendiğini, ancak davalı şirket tarafından davacı şirkete 1.kalite olmayan, ayıplı ürünün teslim edildiğini, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalının ayıplı mal gönderdiğini kabul ettiğini, seçimlik hakkı kapsamında toplam 993 metre kareye tekabül eden fayans/kalebodurun davalı tarafa iade edildiğini, taraflarca işbu seramiklerin defolu olduğuna ve iade edildiğine ilişkin hususun 15/04/2022 tarihinde tutanak altına alınarak imzalandığını, davalı tarafça anlaşmadaki ürünlere zam geldiğini ve 84.000,00 TL fiyat farkı oluştuğunu iddia ettiğini, işbu fiyat farkının ödenmesi neticesinde ayıplı malları aynen değiştirebileceğini beyan ettiğini, bu nedenle davalıya ilk ödemesi olan 165.000,00tl'ye ek olarak 84.000,00TL daha ödeme yaptığını, müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı 84.000,00 TL'nin haksız olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye bağlı haksız kazanımın iadesini talep ettiklerini, borçlu şirket hakkında başlatılan Gebze İcra Dairesi'nde 2023/2214 E. Sayılı ilamsız takibe davalının itiraz ettiği belirterek itirazın iptalini istediği, davalının davanın reddini istediği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının ayıp nedeni ile misli ile değişim hakkını kullanması kapsamında davacıya fazla ödeme yapıp yapmadığı ve fazla ödemenin istenip istenemeyeceği noktasındadır. Davacı şirketin davalı şirketten fayans/kalebodur aldığı, bu malların karşılığında 18/12/2021 tarihinde 165.000,00 TL ödediği, bu ürünlerin 29/12/2021 tarihinde davacıya teslim edildiği, 18/04/2022 tarihli sevk irsaliyesine göre 60*60 asos grinin 165.000,00 TL'ye satıldığı, iade alınan asos grinin 81.605,00 TL olduğu, kalan bakiye 83.395,00 TL olmasına rağmen 84.000,00 TL'ye anlaşıldığı, alacak olmadığı, önceki hesapların kapandığı belirtilmiş olup, 84.000,00 TL'nin de 18/04/2022 tarihinde ödendiği, 25/01/2023 tarihinde 84.000,00 TL asıl alacak 5840,88 TL faizi olmak üzere toplam 89.840,88 TL üzerinden Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/2214 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davalının ayıbı kabul ederek misli ile değişim hakkını kullandırdığı ancak davalının ayıplı mallar yerine verilen mallar için fiyat farkı ödediği anlaşılmaktadır. Davacının, 6098 sayılı TBK.'nın 227/4. maddesi gereğince satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini hakkını kullanırken fiyat farkı ödemesi gerekmemesine rağmen fiyat farkını ödemesi yaptığı, bu durumun basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu (6102 sayılı TTK. M.18), bu nedenle davacının ödediği bedeli isteyemeyeceği, ayrıca fiyat farkı bedeli olan 84.000,00 TL'nin de 18/04/2022 tarihinde ödenmesine rağmen yaklaşık 9 ay geçtikten sonra 25/01/2023 tarihinde icra takibine konu edilmesinin de TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve bu nedenle de fiyat farkının iadesini isteyemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ancak, ilk derece mahkemesince açıklanan bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle, yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafça her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de 2004 Sayılı İİK’nın m. 67/2 maddesi uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Hemen belirtilmelidir ki, alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre davacının kötüniyetle hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle ayrı ayrı esastan reddine, kamu düzeni nedeniyle yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davacının ve davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE; 2-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/12/2023 tarih, 2023/152 Esas ve 2023/1158 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın REDDİNE, b-Davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine, c-Alınması gereken 269,85.-TL harçtan, peşin yatırılan 1.434,51.-TL harcın mahsubu ile, fazla yatan 1.164,66.-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereği reddedilen kısım üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına, f-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, 3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harçlarının hazineye gelir kaydına, b-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL istinaf karar harcının davacıdan ve davalıdan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden tarafların üzerinde bırakılmasına, ç-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden taraflara iadesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*