Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.05.2004-05.12.2016 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışında bulunan işyerinde kalıpçı formen olarak çalıştığını, saat ücretinin net 97,38 USD olduğunu, hafta tatili yapmadan, yasal çalışma saatlerinin üzerinde çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, iş sözleşmesinin bitimi gerekçe gösterilerek iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini ancak davacının hak kazandığı işçilik alacaklarının eks
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.05.2004-05.12.2016 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışında bulunan işyerinde kalıpçı formen olarak çalıştığını, saat ücretinin net 97,38 USD olduğunu, hafta tatili yapmadan, yasal çalışma saatlerinin üzerinde çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, iş sözleşmesinin bitimi gerekçe gösterilerek iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini ancak davacının hak kazandığı işçilik alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu alacakların ispatı ve vekâlet ücreti ile yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça davaya karşı usulüne uygun olarak zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemecesince davanın ... Sultanlığı İş Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava tarihinin 19.04.2018 olması ve yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.