T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/687 - 2025/1732 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/687 KARAR NO : 2025/1732 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29/11/2023 NUMARASI : 2022/500 Esas - 2023/664 Karar DAVACI : SOMA ÇİMENTO MADENCİLİK BETON SANAYİ …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/687 - 2025/1732 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/687 KARAR NO : 2025/1732 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29/11/2023 NUMARASI : 2022/500 Esas - 2023/664 Karar DAVACI : SOMA ÇİMENTO MADENCİLİK BETON SANAYİ VE TİCARET A.Ş.- ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : KAYNAK VE KAPLAMA TEKNOLOJİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ... DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2022 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 21/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 25.08.2021 tarihinde “Kovalıbant Kovası, Tekerlikli ve Tekerliksiz Kova ile Kova Bölme Sacı ve Diğer Parça tedariki” için çerçeve sözleşme imzalandığını, davalı ve davacı taraflar arasında kurulan sözleşmeye istinaden davacı tarafından verilen her sipariş yeni bir sözleşme niteliğinde olduğu, davacı tarafından davalı tarafa gönderilen öneri mailinden anlaşılacağı üzere, siparişin teslim süresinin 90 gün, ödemenin ise faturanın düzenlenmesinden 75 gün sonra olduğu davalı şirketçe de bunun kabul edildiği, davacı tarafından 593.500,00-TL+KDV olmak üzere toplam 702.690,00-TL değerinde sipariş edilen ve davalı şirketçe onaylanan 16.11.2021 (400 adet kovalıbant kovası 104ACO1/2), 04.12.2021 (900 adet kovalıbant kovası 104AC01),25.12.2021 (8 adet Soğutma Sabit Bölge Betonlu Plaka) teslim tarihli siparişler davacı tarafa teslim edilmediği, siparişlerin davacı tarafa teslim edilmemesi üzerine davacı şirket tarafından davalı şirkete 09.11.2021, 17.01.2022, 17.02.2022, 09.03.2022 tarihli mailler gönderilerek, “siparişlerin teslim süresinin geciktiği, sevk tarihinin ne zaman olacağı” davalı tarafa bildirildiği ancak davalı tarafça müvekkiline gönderilen 09.11.2021 tarihli mailde 10 güne kadar tüm siparişlerin teslim edileceğinin bildirilmesine rağmen teslim edilmediği, davalı şirketin 01.04.2022 tarihinde müvekkiline gönderilen mailde; malzemelerin kendilerince daha önce temin edilmesi gerektiği ancak davacı şirketin ödemeleri zamanında yapmadığı ve bu nedenle davacı şirkete güvenmediğinden malzemeleri temin etmediği, malzeme fiyatlarının arttığı, artık siparişlerin bu fiyattan yapılamayacağı iddia ve beyan edildiği, davacı tarafından aynı ürünler dava dışı Özan Makine Dizayn İmalat Ltd. Şti. sipariş verilerek 1.583.818,14-TL+KDV olmak üzere 1.868.905,40-TL’e yaptırıldığı ve kendilerinin zarara uğradıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ödemenin geciktiği iddia edilen fatura ödemesi geç teslimden kaynaklı fatura bedeli olup dava konusu sipariş bedeline ilişkin olmadığını, dava konusu siparişler 19.08.2021 ve 06.10.2021 tarihlerinde oluşturulmuş, 04.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen gecikmeli ödemeler dava konusu siparişler ile ilgili bulunmadığını, dava konusu edilen siparişler raporda gecikmeli olduğu belirtilen ödemelere ilişkin ürünlerin siparişinden sonra siparişi verilen alımlara ilişkin olup somut olayda; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde belirttiği gibi davaya konu olan iki ayrı sipariş ile ilgili olarak gecikmeli bir ödeme veya davacının temerrüde düşmesi söz konusu olmayıp, TBK'nın 106. Maddesinde öngörülen şekilde davacı alacaklının sözleşmeye konu malı alımdan veya kabulden kaçınması söz konusu bulunmadığını, Dosyaya ibraz edilen kök ve ek rapor içeriği dikkate alındığında dava konusu iki ayrı siparişe ilişkin olarak davalı şirket TBK'nın 117. Maddesi gereği temerrüde düştüğünü, Alım satım sözleşmesine ilişkin olarak dava dosyasına 04.04.2023 kök ve 24.05.2023 tarihli ek rapor ibraz edildiğini, Temerrüde düşen davalı şirket olduğundan TBK m.112'ye göre davalı şirketin kusurlu olup temerrüde düştüğünü, Dosyaya ibra edilen ek raporda; davalı şirketin ilk siparişi geç teslim ettiği dava konusu iki ayrı siparişi ise 90 günlük süre içerisinde teslim etmediğini açıkça tespit edilmiş olunmasına rağmen TBK m.112 gereği davalı şirketin, tarafına düşen ispat yükünü (kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispatlamış değildir) yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğini, ilk derece mahkemesi kararı dosya içeriğine uygun olmayıp, eksik incelmeye dayalı olarak karar verildiğini, Davalı şirket, müvekkil-davacı şirketin uğramış olduğu menfi zararı (kaçırılan fırsat) karşılamak zorunda olduğunu (Yargıtay 3.HD'nin 2023/555 E. - 2023/2497 K.), HMK m.222 gereği müvekkil-davacı şirketin ticari defterleri müvekkil-davalının lehine delil teşkil ettiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme konumunda olan Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da tespit edildiği üzere davalının, işbu dava ile davacının iddia ettiği zararının tazmininden sorumlu olması için kusurunun bulunması gerektiğini, Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki süreci, siparişler, tayin edilen ödeme vadeleri, tanzim edilen faturalar, davacının bu fatura tutarlarını ödemesi gereken vade ile ödeme yapılan tarihler dosyada mübrez bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olduğu gibi yine davacı tarafça dosyaya sunulan taraflar arasındaki yazışmalardan davalının edimini neden yerine getirmediğini açıkladığı, davacı şirketin davalı yan tarafından tanzim edilen tüm faturalara ilişkin ödemeleri hiç bir zaman süresinde ifa etmediği ve bu itibarla davalıya kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı açık olmakla, yerel mahkeme kararının tespiti ve davanın reddine dair kararı yerinde olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının onanması, davacı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesin talep etmiştir. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 29/11/2023 Tarih - 2022/500 Esas - 2023/664 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; sözleşmeden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacının 12.08.2021 tarihli sipariş mektubu ile 200 adet I40ACO “Kovalıbant Kovası”, 200 Adet 140ACO2 “Kovalıbant Kovası” ve 300 adet I40ACO1-02“Kova Bölme Sacı” sipariş edildiği, 90 günlük sipariş teslim süresinde yani 23.11.2021 tarihinde 300 adet 140ACO1-02“Kova Bölme Sacı " nın teslim edildiği, diğer ürünlerin teslim edilmediği, buna ilişkin 23.11.2021 tarihli, 54.282,36-TL'lik faturanın düzenlendiği, bu bedelin ödeme tarihinin 05.02.2022 olduğu, bu bedelin 24.02.2022 tarihinde ödendiği, 06.10.2021 tarihinde 900 Adet 140ACOI “Kovalıbant Kovası” sipariş verildiği, teslim süresinin 03.01.2022 tarihi olduğu, bu ürünlerin ise hiç teslim edilmediği, teslim edilmeyen ürünleri üçüncü kişiden almak zorunda olduğu, bu nedenle meydana gelen zararının tazminini istediği, davalının açılan davaya yanıt vermediği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı arafından istinaf edildiği görülmektedir. Uyuşmazlık; taraflar arasında satım sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan teslim edilmeyen sipariş nedeniyle, üçüncü kişiden temin ettiği ürünler nedeniyle oluşan zararını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Satım sözleşmelerinde; TBK'nın 212-(1) maddesinde "Satıcının temerrüdü halinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır" şeklindeki atıftan sonra "zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir (m.212/2)" şeklindeki hüküm ile alıcının, zararının tazminini isteyebileceği yolunda yasal bir karine konulmuştur. Alıcı böyle bir niyet taşıyorsa, bunu satıcıya hemen bildirmek, onu bundan haberdar etmek zorundadır (m.212/3) (Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Prof. Dr. Fikret Eren, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, 7. Baskı, s:73). Satıcının anılan hükme göre zararını talep ettiği durumlarda zararın nasıl hesaplanması gerektiği TBK'nın 213. maddesinde düzenlenmiştir. Buradaki zarar fiilî zararla yoksun kalınan kârdan oluşur. Dolayısıyla, satıcı zararın her iki kısmını da gidermek zorundadır (Fikren Eren, s:74). TBK. m. 212/II ve III'te kanun koyucu zararın hesaplanması yönünde iki yöntem koymuştur. Bunlar somut hesaplama yöntemi ile soyut hesaplama yöntemidir. Hem soyut hem de somut hesaplama yöntemlerinin her ikisi de hesaplama yöntemi olarak fark teorisine dayanmaktadır (Fikret Eren, s:75). Somut hesaplama yönteminin uygulanabilmesi için alıcının mutlaka ikame bir satış sözleşmesi yapması gerekir. Somut yönteme göre, satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kuralına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir (TBK. m. 213/2). İkinci hesaplama yöntemi soyut yöntemdir. Zararın bu yönteme göre hesaplanması için satılan malın borsada kayıtlı veya pazardan satılan dolayısıyla borsa veya piyasa fiyatı bulunan bir mal olması gerekir (Fikret Eren, s:76-77). Bu yönteme göre zarar, satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcının onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zarardır (TBK. m. 213/3). Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bu hükümlere göre talep edilecek zararın TBK. m. 213'te hesaplanma yöntemleri belirtilmiştir. TBK.m.97'ye göre de, Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Somut olayda; taraflar arasında sipariş mektubuna yönelik mail yazışmaları ile satın alma işlemlerinin yapıldığı, 200 adet I40ACO “Kovalıbant Kovası”, 200 Adet 140ACO2 “Kovalıbant Kovası” ve 300 adet I40ACO1-02“Kova Bölme Sacı” sipariş edildiği, buna ilişkin 23.11.2021 tarihli, 54.282,36-TL'lik faturanın davalı tarafından düzenlendiği, bu bedelin ödeme tarihinin 05.02.2022 olduğu, bu bedelin 24.02.2022 tarihinde ödendiği, TBK.m.236/2'ye göre davalı Satıcının, satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebileceği, ancak davalının buna ilişkin bir talebinin bulunmadığı, TBK.235'e göre, Satılanın, ancak satış bedeli ödendikten sonra veya ödenme anında devredilmesi gereken durumlarda alıcı temerrüde düşerse satıcı, herhangi bir işlem gerekmeksizin satıştan dönebileceği, Bu hakkını kullanmak isteyen satıcının, durumu gecikmeksizin alıcıya bildirmesi gerektiği, davalı satıcının bu yönde bir bildiriminin bulunmadığı, davalının, bu suretle satış sözleşmesini ayakta tuttuğu, davacının diğer siparişlerini teslim etmediği, TBK.m.97 ye göre kendi edimini yerine getirmediği ve bu kez davalı satıcının temerrüde düştüğü, bu durumda yukarıda anlatıldığı üzere somut hesaplama yöntemine göre davacının talepte bulunma hakkı bulunmaktadır. Davacının davalı tarafından zamanında teslim edilmeyen Kovalı Bant Kovası 1.300 Adet olup tutarı 593.500,00-TL +KDV olduğu, Davacı şirket tarafından aynı ürünlerin davadışı Özen Makine Dizayn İmal.Montaj Taah.San ve Tic Ltd.Şti” ine 1.300 Adet Kovalı Bant Kovası sipariş verildiği ve bu ürünler için 1.583.815,14-TL maliyete katlandığı, bu nedenle davalının bu ürünler için fazla ödemek zorunda kaldığı 1.116.215,40 TL'yi davalıdan TBK.m.212'ye göre talep edebileceği akla gelebilir ise de, alınan bu ürünlerin piyasa rayicine uygun olup olmadığı Mahkemece değerlendirilmemiştir. O halde Mahkemece yapılması gereken iş; bir sektör ve bir SMMM bilirkişiden oluşacak bilirkişi kurulundan, taraflar arasındaki çerçeve sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken mallardan teslim edilenlerin çıkarılması suretiyle kaç adet malın teslim edilmediğinin belirlenmesi, bu aşamadan sonra davacının 1.583.815,14-TL bedel vererek aldığını iddia ettiği ürünler ile davacının teslim etmekten imtina ettiği malların karşılaştırılması, malların birbirinin ikamesi olup olmadığının değerlendirilmesi, fatura konusu malların, fatura tarihindeki rayiç bedellerinin araştırılması ile az yukarıda açıklandığı üzere varsa davacının zararının TBK'nın 213. Maddesi hükümlerine göre hesaplanması için taraf ve mahkeme denetimine uygun rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi olmalıdır. Gerekçeli karar başlığında; davacı ve davalı şirketlerin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/11/2023 tarih, 2022/500 Esas ve 2023/664 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.15/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*