T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:05/07/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Alım Satım) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:05/07/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Alım Satım) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 17.06.2016 tarihli bölge bayiliği sözleşmesi imzalandığını, sözleşme tarihinden itibaren müvekkiline 28.07.2016 tarih ve ... nolu fatura ile 8.099,00 TL, 16.08.2016 tarih ... nolu fatura ile 3.196,00 TL, 24.08.2016 tarih ve ... nolu fatura ile 560,00 TL, 31.08.2016 tarih ve ... nolu fatura ile 15.050,00 TL, 26.09.2016 tarih ve ... nolu fatura ile 2766,12 TL, 27.09.2016 tarihli fatura ile 21973,00 TL, 28.09.2016 tarihli fatura ile 3.528,00 TL, 29.09.2016 tarihli fatura ile 878,64.TL, 31.10.2016 tarihli ... nolu fatura ile 14.730,33 TL, 31.10.2016 tarih ve ... nolu fatura ile 2.770,00 TL, 09.11.2016 tarih ve ... nolu fatura ile 10.292,80 TL, 22.02.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 6.755,00 TL, 23.02.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 3.935,42 TL, 24.02.2017 tarih ve ... nlu fatura ile 4.842,60 TL, 25.02.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 6.518,00 TL, 26.02.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 5.740,00 TL, 30.03.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 5.880,00 TL, 31.03.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 5.320,00 TL, 26.07.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 10.072,00 TL, 31.07.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 550,00 TL, 02.08.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 3.820,40 TL, 16.08.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 1.612,00 TL, 13.09.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 2.324,00 TL, 18.09.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 330,00 TL, 22.09.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 1.266,00 TL, 25.09.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 189,00 TL, 27.09.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 567,00 TL, 20.10.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 840,00 TL, 03.11.2017 tarih ... nolu fatura ile 2.250,00 TL, 02.11.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 900,00 TL, 01.12.2017 tarih ve ... nolu fatura ile 567,00 TL olmak üzere toplam 13.023,76 TL' değerinde ürün satıldığını, bu alınan ürünlere ilişkin olmak üzere müvekkiline ait ... nolu hesaptan 01.06.2017 tarihinde 2.000,00 TL, 19.06.2017 tarihinde 7.000,00 TL, 26.07.2017 tarihinde 2.000,00 TL, 31.07.2017 tarihinde 11.000,00 TL, 25.09.2017 tarihinde 1.500,00 TL, 29.09.2017 tarihinde 2.650,00 TL, 20.11.2017 tarihinde 850,00 TL olmak üzere müvekkili tarafından davalıya 26.150,00 TL ödeme yapıldığını, sahte ürün verilmesi nedeni ile müvekkilinin yüzlerce müşteri şikayeti ile karşılaştığını ve halen de elinde 51.734,20 TL değerinde davalıya ait ürün bulunduğunu, davalıya teslim edilen 20.09.2017 tarihli senet için ödeme yapılmasına rağmen müvekkilince bu senet bedelinin tekrar ödenmek zorunda kalındığını, bu senet nedeni ile son ciranta ...'ya senet bedelinin müvekkiline ait ... Bankası tarafından havale edildiğini, davalıya teslim edilen 15.06.2017 tarih ve 7.000,00 TL bedelli senet ile 25.10.2017 tarih ve 3.000,00 TL bedelli senet bedelinin ödenerek geri alındığını, davalıdan alınan ve alınacak olan ürünlerin teminatı için 15.06.2018 tarih 20.000,00 TL bedelli, 30.05.2019 tarihli 20.000,00 TL bedelli, 30.05.2020 tarihli 31.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 71.000,00 TL değerinde senedin davalıya teslim edildiğini, bu senetlerin teminat karşılığı verilmiş olmasına rağmen davalı tarafın ... Ortaca Şubesi kanalı ile tahsile koyduğunu, davalının müvekkiline satmış olduğu ürünler nedeniyle gelen şikayetlerden dolayı ... Mah. ... Bulvarı No:... .../Antalya adresinde bulunan ... Aanaliz Labaratuvarına yaptırılan raporların incelenmesinde taahhüt edilen ürün içeriklerinin tutmadığının ve ürün oranlamalarının ihtiyaçları karşılayacak oranda olmadığının tespit edildiği, davalı tarafa Fethiye 8. Noterliği'nin 10.04.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile gerekli ihtarların yapıldığını, ancak senetlerin müvekkiline iade edilmediğini ve müvekkilinin yedinde bulunan ürünleri almaya yanaşmadıklarını belirterek keşidecisi müvekkili, alacaklısı davalı olan, 29.07.2017 düzenleme tarihli ve 15.06.2018 vadeli 20.000,00 TL bedelli, 30.05.2019 vadeli 20.000,00 TL bedelli, 30.05.2020 vadeli 31.000,00 TL bedelli senetler yönünden müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı ...'nın daha önce ilamsız takiplerde ödeme emri yolladığını, tedbir talebine konu olan üç adet senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, fakat teminat senedi olabilmesi için gerekli özelliklerin senetlerde bulunmadığını, talebe konu olan senetlerin düzenleme tarihlerine kadarki süreçte ...'ya gönderilen ürün tutarının 121,592,39 TL olduğunu, davacı ile çalışmaya başladıktan sonra senetlerin düzenlendiği tarihe kadar yeterli ödeme alamamalarından dolayı borcun yapılandırması talebini firma olarak kabul ettiklerini ve bu yüzden bu senetleri aldıklarını, senetlerin borca karşılık alındığını, ...'nın miras yolu ile geçmiş gayrimenkul hisselerini devretmek için zaman kazanmaya çalıştığını, davacının istediği zaman ürünleri kendilerine iade edebileceğini, ürünlerin içine istedikleri bir maddeyi katıp sonradan tahlile yollamak sureti ile istediği kötü tahlil sonuçlarını aldırabileceğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda davalı defterlerini ibraz etmemiş ise de davacı ... tacir olmadığından HMK'nın 222. maddesi değerlendirmeye alınmamıştır. İncelenen davacının defterleri ve emsal rapor ve ek rapor dikkate alındığında davalı tarafça davacıya teslim edilen ürün tutarı konusunda davalı defterlerinde 137.618,76.-TL fatura kaydının bulunduğu, davacının işletme defterinde ise 130.023,31.-TL tutarlı faturaların kayıtlı olduğu, aradaki farklılığın davalı defterlerinde yer alıp, davacı defterlerinde yer almayan 24/05/2017 tarihli, 7.595,00.-TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, dolayısıyla her iki taraf defterine göre 130.023,31.-Tl tutarında mal teslimi yapıldığı konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu bonoların 29/07/2017 tanzim tarihinde oldukları, davacının defterlerine ilişkin mahkememizce alınan 19/08/2020 tarihli ek raporda belirtilen davacı tarafça sunulmuş faturaların dökümüne ilişkin tablonun incelenmesinde; senetlerin tanzim tarihine kadar yapılan mal tesliminin toplam 114.907,91.-TL olduğu, yine aynı rapordaki davacı tarafça sunulmuş ödeme kayıtlarına ilişkin tablonun incelenmesinde; senetlerin tanzim tarihine kadar davacı tarafça yapılan ödeme tutarının 14.300,00.-TL olduğu, yani senetlerin tanzim tarihinde 114.907,91.-TL'lik mal teslimine karşılık davacı tarafça sadece 14.300,00.-TL tutarında ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu hususun davalının savunmasında belirttiği gibi bonoların borca karşılık teslim alındığını gösterdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesinde de davacının açık hesap borcunun bulunması halinde borca karşılık senet alınacağının yazılı olduğu anlaşılmıştır. Davacı yemin delilline dayanmışsa da senetlerin tahsil edilmesi sebebiyle bedelsiz senedin kullanılması suç teşkil ettiğinden ve konusu suç olan vakıalar ile ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden yemin hakkı davacıya hatırlatılmamıştır. Neticeten davacının karinenin aksini ispat edemediği gibi taraflar arasındaki sözleşmeye, davacının defterlerine, sunduğu fatura ve ödeme kayıtlarına göre senetlerin tanzim tarihinde ve hatta 2017 yılının sonunda bile davalıya açık hesaptan kaynaklı borçlu bulunduğunun anlaşıldığı, bu hususun karineyi ve davalının savunmalarını desteklediği, davacı teslim edilen malların ayıplı olduğunu belirtmiş ise de, bu hususta süresinde yaptığı ayıp ihbarının bulunmadığı, zira davalı tarafça teslim edilen ürünlere ait olduğu bile belli olmayan analiz raporlarının 2018 yılı mart ayına ilişkin oldukları, davacı tarafça çekilen ihtarnamenin ise yaklaşık 15-16 gün sonra 10/04/2018 tarihli olduğu, diğer taraftan bayilik ilişkisinde ayıplı malların diğer tarafa iadesinin ve yeni mal alımının her zaman mümkün olduğu anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında müvekkilinin sunmuş olduğu deliller değerlendirilmeden, eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığını, davalının müvekkiline sunmuş olduğu faturalardan görüleceği üzere toplam 130.023,76 TL değerinde ürün sattığını, halen 51.734,20 TL değerinde ürünün müvekkilinin elinde olduğunu, davalıya 26.150,00 TL ödeme yapıldığını, davaya konu 3 adet senet verildiğini, bunların 15.06.2018 tarihli 20.000,00 TL bedelli 30.05.2019 tarihli 20.000,00 TL bedelli senedin davalı tarafından ... Tarım Ortaklığı ... ve ... ortaklığına ciro edildiğini, her iki senedin de müvekkili tarafından ödendiğini, laboratuvar raporlarının dosyaya sunulmuş olmasına rağmen bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın karar verildiğini, müvekkilinin bayilik sözleşmesinden akde aykırılık ve ayıplı ifa sebebiyle döndüğü, bu nedenle müvekkilinin talebinin teslim edilen malların iade edilmesi olduğunu, davalı tarafın söz konusu ürünleri almaya yanaşmadığı gibi, teminat senetlerini de teslim etmediğini, savcılık dosyasının sonucu beklenmeden karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK’nın 359/3. maddesi uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerekçelere, İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı delillerin değerlendirilmesine göre; maddi olaya ve hukuki nitelendirmeye ilişkin usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu bono bedellerinin dava tarihinden sonra ödendiği, bu nedenle davanın istirdat davasına dönüştüğü, bonoların taraflar arasında imzalanan 17.06.2016 tarihli “Bölge Baş Bayilik Sözleşmesi” kapsamında verildiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, davacı vekilince bonoların teminat amacıyla verildiği ileri sürülmüş ise de, sözleşme içeriğinde bu iddiayı doğrular bir kayıt bulunmadığı, sözleşmenin 14. maddesi gereğince taraflar arasında açık hesap ilişkisi öngörülmediği, mal bedellerinin nakit para veya senetle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalı şirketten satın alınan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla açılan Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında, davalı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye defterlerinin bulunduğu, mahkemesince alınan 13.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda ticari defterlerin incelendiği, bu rapor ve dosya kapsamı gözetilerek düzenlenen 19.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından 29.07.2017 tarihine kadar 114.907,91 TL tutarında mal teslimi yapıldığı, aynı tarihte davacı tarafından 14.300,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, HMK'nın 222/5. maddesi gereğince, bu hükmün uygulanabilmesi için ispat yükü kendisinde olan tarafın münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanması gerektiği; ancak davacının delil listesinde davalının defterleri yanında sair delillere de dayanmış olması nedeniyle anılan yasa maddesinin somut olayda uygulanma imkânı bulunmadığı, (Bkz. Yargıtay 11. HD 2020/4127 Esas, 2021/5107 Karar ) dava konusu bonolar protesto edildikten sonra, davacı tarafından hangi tarihte ve kimden teslim alındığı belli olmayan bir kısım ürünün 20.03.2018 tarihinde plastik pet şişe içinde ... Tarımsal Analiz Laboratuvarına gönderilerek incelendiği, 24.03.2018 tarihli analiz raporu sonucunun TTK’nın 23. maddesi atfıyla uygulanan TBK’nın 223. maddesi gereğince derhal satıcıya bildirilmesi gerektiği, aksi halde malın ayıplı hâliyle kabul edilmiş sayılacağı, davacının ayıp ihbarını 10.04.2018 tarihli noter ihtarnamesi ile yaptığı, bu nedenle süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı bulunmadığı, bu itibarla, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı; HMK’nın 355/1. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme ile re’sen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin hususlarda da hukuka aykırılık tespit edilmediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b-1 gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcının peşin olarak yatırılan 1.215,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 599,60 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacılara İADESİNE, 3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/12/2025 ...