. T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1092 KARAR NO : 2025/2225 KARAR TARİHİ : 03/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2023 NUMARASI : 2022/1037- 2023/584 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/12/2022 DAİRE KARAR TARİHİ : 03/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin …
. T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1092 KARAR NO : 2025/2225 KARAR TARİHİ : 03/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2023 NUMARASI : 2022/1037- 2023/584 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/12/2022 DAİRE KARAR TARİHİ : 03/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2023 tarih ve 2022/1037 Esas 2023/584 , Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM; Davacı, şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen ETS/9849 13/04374 nolu Elektrik Tedarik Lisansı kapsamında ülke genelinde son kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunduğu, davalı şirket ile 5802279 tesisat nolu işletmesine indirimli elektrik enerjisi tedarik etmek üzere 05.07.2021 tarihinde “Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma'' imzalandığını, şirket tarafından davalı tarafa sözleşmeye uygun olarak elektrik enerjisi tedarik edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafın elektrik tüketim faturalarını ödememesi üzerine davalı aleyhine Merkezi Takip Sisteminin 2021/1304331 sayılı dosyası ile 21.11.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalının bahse konu dosyaya itiraz etmediği, süresi içerisinde ödeme de yapılmaması sebebiyle İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2022/258 Esas sayılı dosyası üzerinden haciz işlemi uygulandığını ve davalı şirkete ait elektrik borçlarının İcra Müdürlüğü aracılığı ile 14.07.2022 tarihinde tahsil edildiği, sözleşmenin, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle feshedilmiş olması nedeniyle davalı tarafa Sözleşmenin 10.11 maddesi kapsamında 16.11.2021 düzenlenme ve 26.11.2021 vade tarihli EKT202138327 nolu ve 135.886,26 TL tutarlı cezalı bedel faturasının tahakkuk ettirildiğini, bu faturanın ödenmemesi üzerine de 06.12.2021 tarihinde Merkezi Takip Sisteminin 2021/1354141 esas sayılı dosyası üzerinden 135.047,81 TL asıl alacak, 1.161,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 137.047,81 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı yargılamaya katılmamış, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: Mahkemece, ''...cezai şarta ilişkin sözleşmedeki hükmün, genel işlem şartı olarak nitelendirilebilecek bir düzenleme olmadığının da açık olduğu, davalı tarafından sözleşme dönemi içerisinde düzenlenen 3 adet faturanın ödenmediği, bu fatura bedellerinin davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi ile davalıdan tahsil edildiği, davacı açıkça sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulu hakkından feragat etmediğinden ve sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle ifayı çekincesiz kabul etme olayı da gerçekleşmediğinden sözleşmede belirlenen ceza koşulunu talep edebileceği, davalının sözleşme edimi olan fatura borçlarını ödemediği, davacının bunun üzerine sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, sözleşmenin 10. maddesine göre hesaplanacak fesih tazminatına hak kazandığı, davalı müşteriden cezai şart talep edebileceği, davalının düşük tüketici vasfında olmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 20. maddesi hükümlerinin davalı yönünden uygulanamayacağı, sözleşme dönemi içerisindeki en yüksek tüketim faturasının 2(iki) katı kadar cezai şart alacağının doğduğu, bu nedenle davacının cezai şartı talep edebileceği, ancak davalı abonenin kullanım süresi ve geri kalan sözleşme süresi gözetildiğinde mahkememizce resen bilirkişi tarafından hesaplanan cezai şart asıl alacağı ve işlemiş faizi üzerinden %40 oranında indirim yapılmasının uygun görüldüğü, yerleşik Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere, 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, tacir olan taraflar arasında sözlemenin 7.3 maddesinde kararlaştırılan faiz oranına göre davacının faiz talep edebileceği, buna göre davacının Merkezi Takip Sisteminin 2021/1354141 Esas sayılı takip dosyasında 81.531,75 TL asıl alacak ve 706,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.238,35 TL alacak talep edebileceği, davacının takipte talep ettiği %31,20 faizin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun yapılan açıklamalar kapsamında usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu'' gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise, sözleşme hükümleri dikkate alındığında cezai şart bedelinin likit olduğu, davacının icra inkar tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla mahkememizce kabul edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Şirketin 2021/08 fahiş tutardaki faturaya süresi içinde itiraz ettiğini, fatura iptali ile sayaç değerlerinin incelenerek sonucuna göre gerekli düzeltmelerin yapılmasını davacı şirketten talep ettiğini ancak davacı şirket tarafından ilgili faturaya ilişkin bir inceleme yapılmadığını, davalının itirazlarına cevap verilmediğini, davacı şirketin faturanın haklı olduğunu ispatlamakla mükellef olduğunu ancak haksız ve kötü niyetli olarak ilgili faturalar üzerinden icra takibi başlattığını, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.3. maddesinde faturaların vadesinde ödenmemesi sözleşmenin fesih sebebi olarak düzenlenmiş olması, şirketin tüketim borçlarını ödememesi nedeniyle imzalanan elektrik satış sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmek zorunda kalındığını iddia etse de, taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin Ceza Koşulu başlıklı b maddesi uyarınca; "Tedarikçinin sözleşmeye aykırı davranması, yapması gereken bilgilendirme ya da bildirimleri gereği gibi ve/veya hiç yapmaması...mevzuata uygun faturalandırma yapmaması halinde müşterinin haklı sebeple ve cezai bedel hakkı saklı kalmak üzere fesih hakkı saklıdır." hükmü gereğince davacının itiraz edilen faturaya cevap vermeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, mahkemece davacının feshinin haklı kabul edilerek karar verilmesinin yerinde olmadığını, İlk derece mahkemesi tarafından davacının feshinin haklı kabul edilerek bunun üzerinden hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, bilirkişi tarafından düzenlenen 26.05.2023 tarihli raporda tahakkuk ettirilen en yüksek faturanın davalının itiraz ettiği fatura olup, bu fatura üzerinden hesaplama yapılarak davalı şirkete cezai bedel yansıtıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşme 10.11. maddesi uyarınca bir hesaplama yapılacaksa bu hesaplamanın davalının itiraz ettiği fahiş fatura bedeli üzerinden yapılmasına ve ilk derece mahkemesinin bu hesap üzerinden karar vermesinin hatalı olduğunu, Temerrüdün gerçekleşmemesi sebebiyle işlemiş faiz verilmesine ve beraberinde 6183 Sayılı Kanunun 51. Maddesin uyarınca talep edilen faiz türüne ve KDV talep edilmesine itiraz edildiğini, Mahkemece cezai şart bedelinin likit olduğu gerekçesi ile icra inkar tazminatına hükmedildiğini ancak Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere alacağın var olup olmadığı ancak yargılama ile ortaya çıktığından ve şartları oluşmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, ödenen cezai şart bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma kapsamında davalıdan cezai şart talep edilip edilemeyeceği ve miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, özellikle tacir olan taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli, taraf, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli olması ve bu konuda dairemizce kabul edilen temel ilkeler doğrultusunda hazırlanması karşısında, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2023 tarih, 2022/1037 Karar 2023/584 sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- İstinaf talebinde bulunan davalıdan alınması gereken 5.617,70 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.404,42 TL'nin mahsubu ile kalan 4.213,28 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Duruşma açılmadığından, davacı lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.