T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:23/10/2025 DAVANIN KONUSU:İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:23/10/2025 DAVANIN KONUSU:İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vasisi vekili; Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipten sonra açılan ipoteğin fekki istemli davada kısıtlı ...'nun fiil ehliyetinin bulunmaması sebebiyle taşınmazın cebri icra yoluyla satışının yasal olmadığını beyanla, İİK. ve ilgili hükümler uyarınca takip ve taşınmazların satışının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 23/10/2025 tarihli ara karar ile; "... İİK.'nın 72/3. maddesine göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında tedbir yoluyla takip durdurulamayacağından davacının icra takibinin ve satışın durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine, İİK.72/3.maddesi gereği icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir isteminin ise teminat karşılığında kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacı vasisi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vasisi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kısıtlı ...'nun ... doğumlu olup, ileri derece demans ve alzheimer hastası olduğunu, fiil ehliyetine sahip olmadığını, buna rağmen hastalığının ilerlemiş döneminde üçüncü kişilere vekaletname verdiğinin öğrenildiğini, anılan vekaletnamenin kullanılarak kısıtlıya ait taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, vekaletnamenin verildiği ve ipoteğin kurulduğu tarihlerde gerçekle bağdaşır bir irade açıklama yeteneğine sahip olmadığını, TMK'nın 14 ve 15. maddelerinin amir olup bu durumda yapılan işlemlerin hukuken geçersiz sayılması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da akıl hastalığı gibi sebeplerle ehliyetsiz kişinin yaptığı işlemlerin sonuç doğurmasının kamu düzenine aykırı olduğunun vurgulandığını, kaldı ki üçüncü kişilere verilen vekaletname işlemlerinde kısıtlının 65 yaş üstü olmasına rağmen sağlık raporu dahi alınmaksızın işlem yapıldığını, ipoteğe konu vekaletnamenin düzenlendiği Noterde, vekalet veren kısıtlının ileri derecede alzheimer ve demans hastası olduğu gözönüne alındığında fiil ehliyetine sahip olup olmadığının tespiti için herhangi bir sağlık raporu sunulmamasının büyük bir usulsüzlük olduğunu, kısıtlı yönünden geçerli bir borç ilişkisi doğmadığını, vasi tarafından Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde vesayet ve kısıtlama davası açıldığını, 27/06/2025 tarihli mahkemenin tensip tutanağında dosyanın 27/11/2025 tarihinde ele alınması ve değerlendirilmesine karar verildiğini, ancak kısıtlı adayına icra emri gönderildiğini, mahkemece bu husus öğrenildiğinde geçici temsilci olarak atanılmasını ve icranın geri bırakılması davası açılabilmesi için yetki talep edildiğini, mahkemenin 28/07/2025 tarihli ara kararıyla TMK'nın 420. maddesi uyarınca kısıtlının fiil ehliyetini geçici olarak kaldırdığını ve davacı vasiyi kısıtlı adayı için geçici temsilci olarak atadığını, akabinde Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 22/08/2025 tarih ... Karar sayılı kararı ile ...'in kısıtlı ...'nun vasisi olması yönünde karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, açıklanan nedenlerle Antalya 4. İcra Müdürlüğü tarafından yürütülen ... Esas sayılı takibin kısıtlı bakımından haksız ve dayanağının geçersiz olduğunu, takipteki ipotek işlemi ve borcun kısıtlının geçerli iradesine dayanmadığını, borcun hiç doğmamış olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, telafisi güç zararların doğmasının engellenmesi için öncelikle teminatsız bir şekilde takibin ve satışın durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ehliyetsizlik sebebiyle ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, İİK'nın 150. maddenin son cümlesi uyarınca İİK'nın 72. maddesine dayanmaktadır. Talep, davaya konu icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile İİK'nın 72/3. maddesi gereği dava değeri olan 4.000.000,00 TL'nin %15'ine tekabül eden 600.000,00 TL nakdi teminat ya da kesin ve süre sınırı olmayan banka teminat mektubunun (6100 sayılı HMK'nın 393. maddesi gereği tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminat yatırılıp talepte bulunulmadığı takdirde tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına) gösterilmesi halinde Antalya Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında Antalya ili Muratpaşa ilçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan zemin kat ... nolu bağımsız bölümün satışı nedeniyle icra veznesindeki paranın İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir konulmasına, teminat yatırıldığında bu hususta icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davacı tarafın takibin ve satışın durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, İİK'nın 150. maddesinin son cümlesi uyarınca kıyasen uygulanan İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemli davalarda icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğine ilişkin yasal düzenleme uyarınca ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11/02/2026 ...