9. Hukuk Dairesi 2025/8772 E. , 2026/393 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2031 E., 2025/1298 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/264 E., 2020/137 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
9. Hukuk Dairesi 2025/8772 E. , 2026/393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2031 E., 2025/1298 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/264 E., 2020/137 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.06.1999 tarihinde ... ... şubesinde işe başladığını, antrenör olarak görev yapmakta iken Spor Kulübü yönetiminin değişmesi sonrası 01.08.2018 tarihinde sebepsiz olarak işten çıkarıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hizmet bildirimlerinin sonradan yapıldığını, son brüt ücretinin 3.630,00 TL olduğunu, işyerinde çalıştığı süreçte fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı günlerin karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını ve buna ilişkin alacakların ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Spor Kulübüne karşı arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu ancak davayı ... Spor Kulübü Derneğine açtığını, dava şartının sağlanmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının işe giriş tarihinin 08.11.2006 olduğunu, davacının çalışma gün ve saatlerine ilişkin iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava açıldığı sırada işçilik alacaklarının tam olarak belirli olmadığı ancak dava açılırken davacının dava niteliğine uygun alacak kalemlerine yakın asgari bir miktarı dava değeri olarak göstermediği, gösterdiği miktarın çok düşük oranlı olduğu, davacının kısmi dava açtığını belirtmeksizin belirsiz alacaktan söz ederek taleplerde bulunduğu, bu nedenle davanın kısmi eda külli tespit davası olarak açıldığının kabul edildiği, arttırılan miktarlar için arttırım tarihinden itibaren talep edilen faizin hüküm altına alındığı, bahse konu talepler yönünden dava kısmi eda külli tespit davası olarak kabul edilip dava ile zamanaşımı süresi kesildiğinden davalının ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığı, davacının davalı işyerinde işe giriş tarihi yönünden davalı tanığı ... beyanı esas alınarak SGK kayıtlarına göre 01.01.2000 tarihinden 01.08.2018 tarihine kadar çalıştığının kabul edildiği, davacıya ait ücret bordrolarına göre en son ücretinin 3.630,00 TL olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı olarak feshedildiğinin ispat edilemediği, davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından, davalı Dernek ile arabuluculuk görüşmelerinin yapılmadığı, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de arabuluculuk ve dava süresinde Kulüp tarafından vekâletname sunulduğu, davacının işe giriş bildirgesi ve ücret bordrolarında Dernek ünvanı olarak yer aldığı, her ne kadar Kulüp ünvanı ile vekâletname sunulmuş ise de tüzel kişiliğin Derneğe ait olduğu, yargılama sürecinin Kulüp vekili tarafından yürütüldüğü, bu yönden arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kanaatine varıldığı, zamanaşımı, hizmet süresi, ücret miktarı ve hüküm altına alınan alacaklar yönünden İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ... Spor Kulübüne karşı arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu ancak davayı ... Spor Kulubü Derneğine açtığını, bu nedenle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, 2. Hizmet süresinin hatalı olduğunu, 3. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı tespitler içerdiğini, 4. Hizmet süresi hatalı belirlendiğinden izin ücreti miktarının da hatalı olduğunu, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, 4. Davacının fazla çalışma yapmadığını, genel tatil ve hafta tatili günlerinde çalışmadığını, tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, davacının iddialarını ispat edemediğini, baş antrenör olduğundan mesaisini kendisinin ayarladığını, 6. Alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartı, davanın türü, zamanaşımı, hizmet süresi, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların hesabına ilişkindir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3/1 hükmünde, "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi ile açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlemeye yer verilerek dava şartı olarak arabuluculuk öngörülmüştür. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesine ve yine aynı maddenin 21. fıkrasında ise "Bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça sunulan arabuluculuk son tutanağından, dava şartı arabuluculuk sürecinin ... Spor Kulübü ile yürütüldüğü ve süreç sonunda anlaşma sağlanamadığı anlaşılmaktadır. İşçilik alacaklarına ilişkin davanın ise ... Spor Kulübü Derneğine karşı açıldığı görülmektedir. 7036 sayılı Kanun'un 3/1 hükmü uyarınca işçi işveren alacaklarına ilişkin davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davalı ... Derneği yönünden dava şartı arabuluculuk süreci yürütülmediğinden, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile esasa girilerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebepler; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.