T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/3168 KARAR NO : 2025/3261 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/06/2025 NUMARASI : 2023/163 Esas- 2025/500 Karar DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/3168 KARAR NO : 2025/3261 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/06/2025 NUMARASI : 2023/163 Esas- 2025/500 Karar DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacının davalı şirkette kuruluşundan bu yana müdür olarak atandığı, 20.09.2021 tarihine kadar da çalıştığı, davalı şirketin yeni kurulması ve piyasada müşteri ve itibar kazanması sürecinde davalı şirket ortağının da talebi ile davacının kendi satın aldığı taşınmazı davalı şirket adına tescil edilmesine izin verdiği, davacının şirket kuruluşundan bugüne kadar müdür olarak atanıp çalışmasına rağmen düzenli maaş ödemesi yapılmadığı, yaptığı satış ve getirdi işlerden hakkı olan primi alamadığı, davalının müvekkilini SGK 'ya çalışan olarak bildirmediği, bu aşamada taraflar arasında tartışmalar yaşanmaya başlandığı, bu sebeple de davalıdan taşınmazlarını ve alacaklarını istediği, sonra da müvekkilinin işine son verildiği, müdür yetkisinin alındığı 29.09.2021 tarihinde ticaret sicile de bu durumun bildirildiği, ... A.Ş. Kaynarca Şubesinden davalı şirkete ait konut kredisi hesaplarına ilişkin banka kayıt ve hesap dökümleri de geldiğinde müvekkilinin ödemelerini” yaptığının görüleceği, bunun yanında davalı şirket hesabından müvekkilinin hesabına kredi ödemesi olarak gönderilen ödemelerin müvekkilinin hesabından da kredi hesabına aktarıldığının görüleceği, yine şirket hesabından ödenen kredi ödemelerinin de müvekkilinin maaşından mahsup edilerek ödendiği, yukarıda kısaca izah etmeye çalıştığımız üzere; müvekkilinin satın alıp ödemelerini yaptığı İstanbul İli Pendik İlçesi Yayalar Mah. 18 Pafta ... Parsel "Yayalar Mah. Şölen Sok, ... Pendik/İst” adresinde bulunan ve halihazırda davalı adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydının iptali müvekkilinin adına tescili, tescili mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki değerinin faizleri ile birlikte davalıdan tahsili, dava sonuna kadar davalı in taşınmazı 3. kişilere devir ve satışının önlenmesi için kaydına haciz şerhi işlenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirkette yaklaşık 2 yıllık bir süre zarfında şirket müdürü olarak görev yaptığı, davacının linde müvekkili şirkette hiçbir şekilde çalışmadığı, sadece yaklaşık 2 yıl müdür olarak imza yetkisini bulundurduğu, davacının söz konusu taşınmazı müvekkil şirket adına tescil ettirdiğini aslında ilgili dairenin kendisine ait olduğunu iddia ettiği, ancak tapu kaydından da anlaşılacağı üzere ilgili taşınmazın satın alımından itibaren tapu senedince müvekkil şirketin malik olduğunun açık olduğu, ilgili taşınmazın kredisinin ...'tan kullanıldığı ve şirket hesaplarından her ay düzenli bir şekilde kredi borcunun ödendiği ve halende ödenmeye devam edildiği, davacı yanın bazı ödemelerde hesapların yönetiminin kendisinde olduğu dönemde açıklama kısmına kendi adını yazdığı, davacı tarafın bu iddialarını kabul etmemekle birlikte ödemelerin yine kendi maaşından mahsup edilerek yapıldığını iddia ettiği, bu iddianın gerçek dışı olduğu, davacı bir yandan bu ödemelerin maaşına mahsup edildi Mahkemesinde 2022/11 E. Sayılı dosyası ile işçilik alacaklarını talep eder dava açtığı, dava: işçilik alacaklarının taşınmazın kredi borcuna mahsup edildiğini iddia ettiği hem de söz konusu taşınmazları kendi adına aldığını iddia ettiği, yukarıda açıklanan ve sayın mahkemenin re'sen nazara alınacak nedenlerle; huzurdaki haksız davanın esastan reddine, yargılama devam ederken ara karar tesis edilmiş ihtiyati tedbirin kaldırılması ve teminat olarak yatırılan tutar üzerine lehimize, ihtiyati haciz şerhi işlenmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Yerel mahkemece 13/06/2025 tarih karar ile "...Davanın öncelikli tapu iptal ve tescil davası olduğu nisbi harca tabi olduğu, eksik harcın usulünce davacı vekiline ihtar edildiği, verilen süre içerisinde eksik harcın tamamlanmadığı, yine dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra üç ay içerisinde de harcın tamamlanmadığından; 1-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece harç tamamlama hesabında dava tarihi itibariyleki rayiç değer esas alındığını ancak satın alma tarihinden itibaren harç tamamlattırılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca belirli bir bedel karşılığında satın alındığını, harca esas değerin belirlenmesinde dikkate alınması gereken, taşınmazın edinildiği (satın alındığı) tarihteki bedel olduğunu, bu durumun, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünü fiilen engellediğini, mahkemenin dava değerini dava tarihi itibariyle belirlemesi ve bu yüksek bedel üzerinden harç tamamlama zorunluluğu getirmesi kanuna, hakkaniyete ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin, iyi niyetli olarak davasını açmış, makul ölçüde harcını yatırdığını, eksik harç, maddi imkânsızlık nedeniyle tamamlanamadığını, bu nedenle, mahkemenin gerekçeli kararı adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, dosyanın esasına bakıldığı zaman davalının müvekkil tarafından ödenen bedellerinin yapılmadığına dair bir kayıt sunulmadığı da görüldüğünü, müvekkilin davalı tarafından mağdur edildiği açık olmakla hakkaniyet ilkesi gereği itirazları doğrultusunda verilen kararın kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle verilen kararın kaldırılarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi ve yargılamanın yeniden yapılması elzem olduğunu, açıklanan nedenlerle İstinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/163 E., 13.06.2025 tarihli, 2025/500 K. sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair kararının kaldırılmasına, öncelikle kararın görevsiz mahkemede görülmesi nedeniyle dosyanın görevli mahkemeye gönderilerek yargılamanın yeniden yapılmasına, görev yönünden talebinin kabul edilmeyecek ise; dosyanın satış tarihinden itibaren belirlenecek harç üzerinden tamamlama harcı belirlenmek ve yargılamanın devamı amacıyla İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DOSYADA YER ALAN DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava tapu iptali tescil, mümkün olmadığında bedelin tahsili talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 119.maddesinde malvarlığı haklarına ilişkin ve konusu para alacağı olmayan davalarda harcı esas miktarın belirlenebilmesi bakımından dava konusunun değerinin gösterilmesi esası da dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri haline getirilmiştir. Kamu düzenine ilişkin olan 492 sayılı Harçlar Kanununun 27 ve devamı maddelerinde, dava açılırken ödenmesi gerekli olan harçlar ile eksik harcın yatırılmamış olması halinde yapılacak işlemler açıklanmıştır. Anılan Yasanın 27. maddesinin son fıkrasında, "Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur" hükmü, 30. maddesinde de "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HMK'un 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır” hükmü yer almaktadır. Söz konusu açık yasal düzenlemeler gereğince dava açılırken dava değerine göre peşin olarak yatırılması gereken karar ve ilam harcının eksik alındığının tespiti halinde bu hükümlere göre işlem yapılması zorunludur.492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. Anılan kanun maddelerinde, harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması halinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesinin birinci cümlesinde ise “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz” hükmü yer almaktadır.Yerel mahkemece 28/11/2024 tarihli celsede;" Davanın tapu iptal tescil ve tazminat talepli terditli açıldığ, harcın 10.000 TL üzerinden yatırıldığı, Taşınmazın dava tarihi değerinin 1.874.970,00 TL olduğu anlaşıldığından davacı tarafça Harçlar Kanunu uyarınca yatırılması gereken 32.019,80 TL karar ve ilam harcından dava açılırken yatırılan 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 31.849,00 TL harcın yatırılması için davacı vekiline duruşma gününe kadar süre verilmesine, tamamlanmadığı taktirde Harçlar Kanunu md. 30 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği ve HMK 150. maddesindeki süreler içerisinde eksik harç tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına" karar verildiği, Yerel mahkemece 30/01/2025 tarihli celsede "Davacı tarafça noksan harç tamamlanmadığından HK 30.maddesi uyarınca dosya yenileninceye kadar 3 ay süre ile İŞLEMDEN KALDIRILMASINA" karar verildiği ve 13/06/2025 tarihli karar ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça İDM'ce verilen kesin süre içerisinde eksik 1/4 peşin harcın tamamlanmadığı, işlemden kaldırılan davanın 3 aylık yenileme süresi içerisinde eksik harç yatırmak suretiyle yenileme imkanı varken yine eksik harcın yatırılmadığı ve davanın yenilenmediği anlaşılmakla yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddi gerekir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 13/06/2025 tarih ve 2023/163 Esas- 2025/500 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcı davacıdan peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. bendi ile aynı Kanun'un 361 ve 362. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025