TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/12/2024 NUMARASI : 2024/253 Esas, 2024/818 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1469 KARAR NO : 2025/1427 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/12/2024 NUMARASI : 2024/253 Esas, 2024/818 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sahibi olduğu ....com portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne tüm üyelerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, İş bu reklam ve tanıtım hizmetinin www...com internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, Müvekkili ile davalı borçlu arasında 18.08.2021 tarihli 12 ay taaahhütlü ... ve Üyelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeye dayalı olarak faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğunu, ancak bu alacağını tahsil edemediğinden müvekkili tarafından alacağının tahsili talebi ile İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itirazı ile takibin durduğunu, ancak takibe yapılan itirazların yerinde olmadığını ve haksız olduğunu, bu nedenle İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Esas ilişkin beyanlarında davacı tarafından açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, ancak öncelikle görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülen davalarda iki tarafın da tacir olması ve işin niteliğinin ticari iş olması gerekmekte olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, hobi olarak fotoğrafçılık yaptığını, hem de dava konusu işin niteliğinin ticari iş olmadığını, bu nedenlerle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; "...1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,2-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,..." karar verilmiştir. Karar süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İDM'deki beyanlarını tekrarla; "...sayın mahkeme tarafından yerel mahkemenin görevsiz olduğu iddia edilmiştir. 6102 sayılı türk ticaret kanunu'nun 3. maddesi " bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendirenbütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." şeklinde olup işbu hüküm uyarınca taraflar arasında ilişki ticari bir ilişki olup sözleşmenin tarafları tacirdir. tarafımızca sunulan reklam ve tanıtım hizmeti de ticari niteliktedir. davalı tarafça müşterilerine "..." ünvanı ile fotoğrafçılık hizmeti sunulmakta olup sunulan hizmet sonucu gelir elde etmektedir. ancak ticari işletmesinin kaydını gerçekleştirmemiştir. ticari işletmesinin kaydını gerçekleştirmeden hizmet sunmaya ve karşılığında gelir elde etmesine karşın tüketici olduğunu iddia etmesi haksız hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsizdir. bununla birlikte 6102 sayılı türk ticaret kanunu madde 864/5 “tüketici, sözleşmeyi ticari veya mesleki faaliyeti ile ilgili olmayan bir amaçla yapan bir gerçek ya da tüzel kişidir.” şeklindedir. davalının sunmuş olduğu fotoğrafçılık hizmetine ilişkin açmış olduğu internet sitesinde "hakkımızda" kısmında "... olarak web sitemiz ile size en iyi hizmeti sağlıyoruz. çevre iller dahil olmak üzere gelin damat çekimleri, mezuniyet çekimleri, ürün çekimleri, reklam çekimleri yapmaktayız. ... her zaman müşteri memnuniyetini benimser ve sizlerin isteklerini dikkate alır. gündeme, çağa uygun pozları ile her zaman bir adım önde olmayı hedefler. bizlere instagram, twitter, facebook, flickr, thumblr üzerinden de ulaşabilir ve fotoğraflarımızı inceleyebilirsiniz. bizleri sosyal medyada görmek için google üzerinden aratmanız yeterlidir." şeklinde açıklamaları mevcuttur. bu açıklama ile davalının tüketici olmadığı ticari faaliyetle fotoğrafçılık hizmeti sunduğunu ikrar etmektedir....6102 sayılı türk ticaret kanunu'nun 12. maddesi "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." şeklindedir. müvekkil şirket ile akdetmiş olduğu sözleşmeyi ticari bir saikle imzalamış olduğu apaçık ortadadır.tüketici mahkemesi, taraflaran en az birinin “tüketici” olduğu uyuşmazlıklara bakmakla görevlidir. tüm tüketici işlemleri ile ilgili davalar tüketici mahkemesinde görülür. “tüketici” ve “tüketici işlemi” kavramları 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun'un 3. maddesinin 1 fıkrasının k bendinde "tüketici: ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" şeklinde tanımlanmıştır. 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun'un 3. maddesinin 1 fıkrasının l bendinde ise tüketici işlemi tanımlanmış olup "tüketici işlemi: mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" şeklinde ifade edilmiştir. 6502 sayılı kanun'un 73. maddesinin 1. fıkrası "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." şeklinde olup tüketici işlemleri için görevli mahkeme belirtilmiştir. huzurdaki ihtilafa konu işlem tüketici işlemi olmayıp yukarıda arz ve izah olunduğu üzere ticari iş niteliğini haizdir. davalı sunmakta olduğu fotoğrafçılık hizmetine ilişkin reklam ve tanıtım gerçekleştirmek amacıyla internet sitesi ve "fotograf.vagonu" işletme instagram hesabı kurmuştur. internet sitesinin ve instagram hesabının link ve ekran görüntülerini işbu dilekçenin ekinde sunarız.(ek-1 ...'nun ticari hizmet sunduğuna dair ekran görüntüleri)... yukarıda ekran görüntüleri ve internet sayfaları linkleri ile davalı tarafından gelir kazanmak amacıyla ... fotoğrafçılığı hizmeti verildiği izhatan vareste olup davalının tüketici olarak nitelendirilmesi hayatın olağan akışında mümkün değildir. işbu nedenlerle yerel mahkme tarafından verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.tüm bu sunduğumuz deliller doğrultusunda yerel mahkeme tarafından verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğu izahtan varestedir. bu kapsamda işbu huzurdaki istinaf başvurusunu yapma zaruriyeti hasıl olmuştur...." şeklindeki beyanlarıyla İDM kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yargılama aşamasındaki beyanlarını tekrarla; Dava konusu sözleşmede ve tarihte müvekkilin sıfatının tüketici olması ve yapılan işin niteliği hizmet alımına ilişkin tüketici işlemi olması nedenleriyle; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu somut deliller ile sabit olduğundan; mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin esastan reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir.Dava şartları ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114 üncü maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin birinci fıkrasının (c) bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez, H./ Özekes, M./ Akkan, M./ Korkmaz, H.T.: Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 930).Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s 190).Bu noktadan hareketle, uyuşmazlık yönünden görevli mahkeme kavramının açıklanması da gerekmektedir. Genel anlamda bir mahkemenin görevi belirli bir davaya, dava konusunun niteliği veya değerine göre o yerdeki aynı yargı koluna ait ilk derece mahkemelerinden hangisi tarafından bakılabileceğini belirtir. Bilindiği üzere, ilk derece mahkemeleri genel mahkemeler ve özel mahkemeler olarak ikiye ayrılmışlardır. Hangi davalara özel mahkemelerde, hangi davalara genel mahkemelerde bakılacağı ve genel mahkemelerde bakılacak davalardan hangilerine asliye hukuk mahkemesinde, hangilerine sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı hususuna görev, bunu düzenleyen kurallara da görev kuralları denir. Genel mahkeme ile özel mahkeme arasındaki ilişkinin bir görev ilişkisi olduğu ve görevle ilgili kuralların kamu düzenine ilişkin bulunduğu konusunda öğretide ve uygulamada duraksama yoktur. Genel mahkemelerin bakacakları davalar, belirli kişi ve iş gruplarına göre sınırlandırılmamış olup aksi belirtilmedikçe medeni yargılama hukukuna giren her türlü işe bakmakla görevlidirler. Açık kanun hükmü ile özel mahkemelerde görüleceği belirtilmemiş olan bütün davalar genel mahkemelerin görevine girer.Buna karşılık özel mahkemeler, belirli kişiler arasında çıkan veya belirli uyuşmazlıklara bakmakla görevlidir. Diğer bir ifadeyle, özel mahkemeler özel kanunlarla kurulmuş olup özel kanunlarda belirtilen davaları yürütür.Yukarıda belirtildiği üzere, göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115 inci maddesine göre ise dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Diğer taraftan görevsiz mahkeme davanın esası hakkında karar veremez. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukukî ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukukî niteleme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa davanın usulden reddine karar verilmelidir. Bu durumda kararda görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmeli ve dava dosyasının bu görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir (HMK m.20).Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 'Asliye hukuk mahkemelerinin görevi' başlıklı 2 nci maddesi de;'(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.' şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki sözleşme gelir getirici faaliyet kaynaklı hizmet alım sözleşmesine ilişkin olduğundan görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kanaatine varmak gerekmiştir.Bu itibarla; davacının istinaf başvurularının usulen kabulüne, HMK m.353/1-a-3 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizliğine, dosyanın görevli Nöbetçi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilerek işlem yapmak üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oy birliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.Davacının istinaf başvurularının usulen kabulüne, HMK m. 353/1-a-3 uyarınca İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 31/12/2024 tarih, 2024/253 Esas, 2024/818 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2.Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,3.İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' nin GÖREVSİZLİĞİNE,4.Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren, taraflarca 6100 s.HMK'nın 20.maddesine göre 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesine DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE GÖNDERİLMESİ İÇİN müracaat edilmesi halinde, davanın GÖREVLİ MAHKEMECE esastan görülmesi için NÖBETÇİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflarca DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, ilk derece mahkemesince dosya esasa kaydedilerek 6100 s.HMK'nın 20.maddesi gereğince işlem yapılmasına ve karar verilmesine,5.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 6.Davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 7.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 18/09/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.