T.C. İSTANBUL BAM 1 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/395 KARAR NO : 2026/184 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2016 NUMARASI : 2014/398 Esas, 2016/817 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 17/02/2026 İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen dosyasında yapılan istinaf incelemesi sonunda Dairemiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 3. Hu…
T.C. İSTANBUL BAM 1 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/395 KARAR NO : 2026/184 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2016 NUMARASI : 2014/398 Esas, 2016/817 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 17/02/2026 İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen dosyasında yapılan istinaf incelemesi sonunda Dairemiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2024 tarih, 2023/3961 Esas, 2024/3264 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının bozulması üzerine Dairemizce HMK m. 356 uyarınca heyetçe duruşmalı olarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının dizi ve film oyuncusu olduğunu, halen “... ” isimli dizide rol aldığını, dizi yayınlanmaya başlamadan önce dizinin bağlı olduğu yapımcılık şirketi ...A.Ş. ile davacı ve o dönem davacının menajerliğini üstlenen davalı şirket arasında 03.11.2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak davalı şirket ile yapılan Menajerlik Sözleşmesinin, sözleşmede düzenlenen taahhütlerin davalı şirket tarafından yerine getirilmemesi, davacının onayı olmaksızın davalı borçlunun kendi faaliyetlerinde davacının ismiyle haksız kazanç elde etmesi ve dolayısıyla teknik ve yasal anlamda menajerlik hizmeti verememiş olması sebebiyle Beyoğlu 22. Noterliğinin ... yevmiye no.lu ve 02.05.2011 tarihli ihtarnamesi ile kabule bağlı olmaksızın taraflarınca feshedildiğini, Sözleşmenin feshinin ardından yapımcı şirket ...A.Ş.'ne gönderilen Beyoğlu 22. Noterliğince düzenlenen 02.05.2011 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile; davalı şirket ile davacı arasındaki menajerlik sözleşmenin feshedildiği ve 02.05.2011 tarihi itibari ile artık davacının yasal menajerinin .... Ltd. Şti. olduğunun bildirildiğini, davacı tarafından yapılan fesih ve buna bağlı olarak yapım şirketine yapılan bildirime istinaden 02.05.2011 tarihinden sonra ödemeler de dahil olmak üzere tüm hak ve yükümlülüklerin davacının anlaşmış olduğu yeni menajerlik şirketi üzerinden devam edeceği, buna bağlı olarak davalı şirketin davacıyı temsil edebilecek her türlü faaliyetine son verilmesi gerektiğinin ilgili yapım şirketine ihtaren bildirildiğini, davacının ve eski menajeri davalı şirket ile .... AŞ. arasında akdedilen sözleşmenin “Yapımcının Yapacağı ödemeler” başlıklı 13, maddesi uyarınca, davacının görev aldığı beher bölüm için ajansa 1-13, Bölüm arası Oyuncu Ücreti+ Stopaj+Komisyon (KDV hariç) 4.350,- TL, 14-26. Bölüm arası Oyuncu Ücreti* Stopaj*Komisyon (KDV hariç) 10.150,- TL, 14-26. bölüm arası Oyuncu Ücreti* Stopaj*Komisyon (KDV hariç) 14.500,-TL, ödeneceğini, Davacı alacağının 18. bölüme kadar olduğunu, ajans komisyon ücreti hariç olmak üzere; davacı oyuncu net ücretinin; 3.000 TL X 13 Bölüm üzerinden 39.000,00 TL 7.000 TL X 4 Bölüm ( 14-15-16-17)* 28.000.00 TL üzerinden Oyuncu net ücretinin 67,000,00 TL olduğunu, 03.11.2010 tarihli sözleşmeden de anlaşılacağı üzere bu bedelin oyuncunun net ücreti olduğunu, stopaj miktarının 16.750,00 TL, KDV tutarının ise 15.075,00 TL olduğunu, ...A.Ş. tarafından sözleşme gereği ödemelerin sözleşmenin akdinden İtibaren davalıya yapıldığım, davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken ücretlerin ise ödenmediğini, ödenmeyen ücrete ilişkin olarak yapılan açıklamalar dahilinde Net Oyuncu Ücreti + Stopaj* KDV toplamının 98.825,00 TL olduğunu, davalı ajanstan ... Bankası 01.01,2011-30.04.2011 tarihlerinde gelen havale miktarı incelendiğinde 25.350,- TL olup, ödenen miktar düşüldüğünde ödenmesi gereken ücretin faiz ve ferileri hariç 73.475,- TL olduğunu, Davalı şirketin dizinin başladığı tarihten itibaren yapımcı ajanstan davacının alacaklarını tahsil ettiğini, davacıya ödemede bulunmadığı gibi 02.05.2011 tarihinde menajerlik sözleşmesinin feshedilmesine rağmen 09.05.2011 tarihinde de 30,998,10 TL davacıya ait alacağı da tahsil ettiğini, yine herhangi bir ödemede bulunmadığını, nitekim ...A,Ş, tarafından Beşiktaş 19, Noterliği nin ... yevmiye numaralı 10.05.2011 tarihli ihtarnamesinde de belirtildiği üzere 17. bölüme kadar olan Ödemelerin davalı ajansa ödendiğini, bu nedenlerle davalı ajans aleyhine 08.08,2011 tarihinde İstanbul 6. İcra Müdürlüğümün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek; İtirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın 09.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi île tahsiline, %40dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ederek iş bu davayı açmıştır. Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava talepli dilekçesinde özetle; Davacı-karşı davalı vekilince keşide edilen Beyoğlu 22. Noterliğimin 02.05,2011 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ite haksız kazanç elde edildiği, teknik ve yasal anlamda menajerlik hizmeti verilmediği gerekçeleriyle taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesinin feshedilmeye çalışıldığını, Davalı-karşı, davacı tarafından keşide edilen Üsküdar 13, Noterliğimin 09.05.2011 tarih, ... yevmiye no'lu cevabi ihtarnamesi ile itiraz edildiğini ve sözleşmeye aykırı davran ı (madiği, menajerlik hizmetinin eksiksiz yerine getirildiği, aksine başka bir menajerlik şirketi İle sözleşme imzalayarak sözleşmeye aykırı davrandıkları İfade edilerek; sözleşmenin tek taraflı fesih taleplerinin kabul edilmediği, sözleşmenin ancak karşılıklı anlaşarak feshedilebileceği, menajerjik sözleşmesinin halen yürürlükte olduğunun bildirildiğini, 03.11.2010Tarihli oyuncu sözleşmesinin diğer muhatabı ...A.Ş. tarafından keşide edilen Beşiktaş 19. Noterliği’nin 10.05.2011 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile 03.11.2010 tarihli sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, fesih gerekçesinin ise; davacı-k.davalı vekili tarafından keşide edilen ... nolu ihtarnamenin gösterildiğini, Davacı-karşı davalının Beyoğlu 22. Noterliği'nin 24,05.2011 tarih ... yevmiye no’lu cevabi ihtarnamesi ile davalı şirket müdürü ...’a şahsi alacakları İle ilgili mutabakat yapmaya hazır olduklarını bildirdiklerini, Davalı-karşı davacı tarafından keşide edilen Üsküdar 13. Noterliği’nin 03.06.2011 tarih, ... yevmiye no'lu cevabi ihtarnamesi ile taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesinin halen geçerli olduğu, ...Ltd. Şti. ile yapılan menajerlik sözleşmesinin derhal feshedilmesi ve ...A.Ş.'den 03.11.2010 tarihli sözleşme ile bağlı olduklarına dair acilen yazı getirilmesinin istendiğini, alınan ödemelerin de davalı-k. davacı şirket yetkilisi ...'ın önceki alacaklarına mahsup edileceğinin bildirildiğini, Dava dilekçesindeki iddiaların aksine, mağdur olanın davalı-k. davacı şirket olduğunu, davalının taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesine aykırı hiçbir davranışı olmadığını, aksine menajerlik faaliyetlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, İddiaların aksine davacı- k. davalının ismi kullanarak kesinlikle haksız kazanç elde edilmediği gibi, teknik anlamda da menajerlik hizmetinin fazlasıyla yerine getirildiğini, zira taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesi gereğince davacı-k.davalının henüz ... derecesi almadan önce 2010 yılı Nisan-Mayıs aylarından itibaren pek çok reklam filmi ve dizi film görüşmesine gönderildiğini, Ayrıca davalı-k.davacı şirket tarafından yapılan girişimler sonucu davacı-k.davalının ... Prodüksiyon tarafından çekimleri yapılan ... ve ... TV dizilerinde de başrol oyuncusu olarak finale kadar kaldığını, daha sonra yönetmen kararı ile kendisi ile çalışamadığını, davacı-k.davalının ... seçildikten sonra da pek çok reklam ajansı ile bağlantıya geçildiğini ve ...Erkek Parfümü ile ilgili de final aşamasına kadar gelinmişse de firmanın maliyetleri yüksek bulduğu için vazgeçtiğini, yine ... Ajansı ile... Reklamları için anlaşıldığını, ancak firmanın ilgili reklam filminin senaryosunu değiştirdiği için kendisi ile çalışamadığını, ... Film ve ... ile de görüştürüldüğünü, bu görüşmeler haricinde birçok görüşmeler yapıldığını, Karşı davacı şirket müdürünün destek olmak maksadı ile, sözleşme süreci içerisinde, k.davalıya 2 adet ev kiralandığını, kira sözleşmelerini kefil sıfatıyla imzaladığını ve emlakçı ücretleri ile kira bedellerini ödediğini, ... Yapım'dan vadeli çeklerle ödeme almasına rağmen k.davalıya peşin ve nakit olarak ödeme yapıldığını, Yine Menajerlik sözleşmesi gereği "..." TV Dizisi aday görüşmelerinde ve sözleşme hazırlıkları aşamasında tüm görüşmelerde şirket adına şirket sahibi ...’ın bizzat bulunduğunu ve tüm anlaşma ve sözleşme sürecini k.davalıdan onay almak sureti ile gerçekleştirdiğini, ilgili TV dizisi için yapımcı ...A.Ş. ile taraflar arasında 03.11.2010 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, müzakereler neticesinde ilk 13 bölüm için teklif edilen 2.000,- TL brüt oyunculuk ücretinin, (KDV hariç, %30 Komisyon ve stopaj dahil) 4.350 TL.'ye, ikinci 13 bölüm içinde Tefe ve Tüfe ortalaması kadar teklif edilen artışın, menajerlik hizmetleri kapsamında oyuncunun haklarını korumak adına yürütülen çalışmalar ve görüşmelerden sonra oyunculuk ücretinin 10.150,- TL ücrete, üçüncü 13 bölüm için ise aynı şekilde 14.500,- TL ücrete yükseltildiğini, Davacı-karşı davalının, sözleşme devam ederken, başka bir ajans ile çalışma imkanı olmadığı halde ... ... ile pek çok çalışma yaptığını bunlardan bildiklerinin ...Reklamı olduğunu, bu dönemde bilgileri dışında davacı-k. davali tarafından yapılan işler hakkında komisyon talep ve dava haklarının saklı tutulduğunu, Dava dilekçesinde 67.000,- TL net oyuncu ücreti +16.750,- TL Stopaj + 15.075, TL KDV olmak üzere toplam 98.825 TL alacağın bulunduğu ileri sürülerek, bu meblağdan banka vasıtasıyla ödenen 25.350,- TL'nin mahsup edilip, 73.475,- TL alacak talebinde bulunulduğunu, Davacı-k. davalının böyle bir alacağının bulunmadığını, ilk 13. bölüm için 3.000,-TL, 14-26, Bölümler için 7,000,- TL ödeneceğine dair taraflar arasında bir anlaşma veya taahhüt bulunmadığını, davalı-k. davacının 03.11.2010 tarihli sözleşme gereğince ...AŞ. ad m a düzenlediği aşağıda üste şeklinde gösteri fen 7 adet fatura meblağları haricinde davalı-k. davacının ... Yapımdan tahsil etmiş olduğu başkaca bir paranın bulunmadığını, TarihFt. No TutarTarih Ft. No Tutar 25.01.2011 ... 13.284,90 - 15.04.2011 ... 10.332,70 - 04.02.201112641 13.284,90 - 29.04.2011 ... 20.665,40 - 25.03.2011 ... 22.141,50 - 13.05.2011 ... 10.337,70 - 08 04.2011 ... 8.856,60 Toplam 98.896,70 TL Bu faturalarda, ...A.Ş.'nin de talebi üzerine, Gelir İdaresi Başkanlığının 2011/1 sıra 60 nolu KDV Sirkülerinin 2. maddesi gereğince KDV tevkifatının uygulanmakta olduğunu, ilgili sirküler gereği %30 komisyon+stopaj dahil oyuncu ücretinin üzerine %18 oranında uygulanacak KDV'nin %10'un eklendiğini, kalan %90'nın ...A.Ş. lehine tevkif edilerek faturaların düzenlendiğini, Faturalardaki KDV hariç, %30 komisyon + stopaj dahil oyuncu ücretleri toplamının 97.150,- TL olduğunu, 97.150,- TLnin ise;97.150,- TL x 30/100 = 29.145,- TL Davalı-k. davacı komisyon alacağı 97.150,- TL x 70/100 = 68,005,- TL Stopaj dahil oyuncu ücreti alacağı olduğunu,Bu oyuncu ücretinin ilk 9.000,- TLTik kısmından %10 stopajın mahsup edildiğini, aşan kısmı üzerinden ise %20 stopajın mahsup edildiğini, bu duruma göre; 68.005,- TL -9.000,- TL = 59.005,-TL, 59.005,- TL x 80/100= 47.204,- TL, 9.000,-TL x 90/100=8.100,- TL, 47,204f- TL + 8.100,- TL = 55,304,- TL net oyuncu ücreti alacağı olduğunu, bu ücretten davacı-k.davalının banka vasıtasıyla aldığını beyan ettiği 25.350,- TL düşüldüğünde, 29.954,- TL kaldığını, Kesilen 7 adet fatura karşılığı KDV dahil 98.898,70 TL'nİn 11 adet vadeli çekle tahsil edildiğini, çeklerin keşide tarihleri ile banka üzerinden davacı-k.davalıya yapılan ödemeler incelendiğinde, henüz tahsilat yapmadan davacı-k.davalıya ödeme yapıldığının görüleceğini, Ayrıca, davalı-k. davacı yetkilisi tarafından davacıya, davacı adına emLakçılara ve ev sahiplerine, kiralanan 2 adet dairenin emlakçı, depozito ve kira bedeli olarak 14.800,-TL daha ödeme yapıldığını, Bu ödemelere ek olarak davalı-k. davacı şirket müdürünün davacı-k. davalıya ünlü olmadan herhangi bir geliri bulunmaması nedeniyle, ileride iade edilmek üzere /borç olarak harçlık mahiyetinde 15.500,- TL daha para verdiğini, bu meblağa ilişkin ellerinde yazılı bir belge bulunmadığını, bu konunun tanık anlatımları ile açıklığa kavuşacağını, Buna göre; 55.304,- TL - 25.350,- TL (Banka) - 14.800,- TL (Kira) - 15.500,- TL (Elden) mahsup edildiğinde davalı-k. davacımın, davacı-k. davalıya herhangi bir borcunun olmadığının görüleceğini, Dava dilekçesinde 16.750,- TL stopaj alacağı talep edildiğini, bu talebin yersiz olduğunu, serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerekirken düzenlemeyen davacı-k. davalı yerine, davalı-k. davacının gider pusulası düzenleyerek gelir vergisi stopajlarını eksiksiz vergi dairesine yatırdığını, dava dilekçesinde 15.075,- TL KDV alacağı talep edildiğini, yapılan işe ilişkin fatura tanzim edilip KDV si ödendiğinden, davacı-k. davalının KDV alacağına ilişkin talebinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Karsı dava yönünden :Davalı-k.davacının taraflar arasında akdedilen menajerlik sözleşmesinin feshini gerektirecek bir davranışta bulunmadığını, sözleşmede davacı-karşı d avali ya tek taraflı fesih imkanı veren bir hükmün de bulunmadığını, kaldı ki, ...Ltd. Şti. şirketi ile anlaşma imzaladığını ikrar eden davacı-k .d aval ın ın sözleşmenin 6, Maddesini ihlal etmiş durumda olduğunu, Davacı-karşı davalının, kusurlu davranışları nedeniyle ...A Ş. ve taraflar arasındaki 03.11.2010 tarihli sözleşmenin feshine neden olduğunu, ancak sözleşmenin feshine rağmen 03.11.2010 tarihli sözleşmedeki ücretlerle “ ... ” adlı TV dizisinde oynamaya devam etmekte olduğunu, Davacı-karşı davalının menajerlik sözleşmesi hükümlerini davalı-k davacının ihlal ettiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacı-k. davalının menajerlik sözleşmesini tek taraflı fesih talebi kabul edilmediğinden, menajerlik sözleşmesinin halen yürürlükte olduğunu, dolayısıyla taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesi uyarınca davalı-k davacının bölüm başı komisyon alacaklarının doğduğunu, bu alacakların sözleşme gereğince muaccel hale geldiğini, Davacı-karşı davalıya keşide edilen Üsküdar 13. Noterliği'nin 09.05,2011 tarih ve ... yevmiye no’lu ve 03.06.2011 tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnameleri ve defalarca sözlü olarak, taraflar arasındaki sözleşmenin halen yürürlükte olduğu ve menajerlik komisyon alacağının bir an önce ödenmesinin istenmesine rağmen taleplerinin ciddiye alınmadığını ve bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, “...” dizisinin karşı dava tarihi itibariyle 36. bölümünün yayınlandığını, 03.11.2010tarihli sözleşme gereğince 14-26. bölümler arasıoyuncu ücreti + stopaj+ %30 komisyonun 10.150,- TL, 26-39. Bölümler arası oyuncu ücreti+ stopaj + %30 komisyonun 14.500,- TL olduğunu, Buna göre; 18-26. Bölüm arası 9x 10.150,- x 30 1 100 = 27.405,- TL, 26 - 36. Bölüm arası 10 x 14.500,- TL x 30 /100 = 39.150,- TL olduğunu, Toplam 19 bölümlük %30 komisyon alacağının 66.555,- TL olduğunu belirterek Asıl davanın ve icra inkar tazminatının reddine, davalı-karşı davacı lehine %40 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karşı dava taleplerinin kabulü ile 65.555,- TL menajerlik komisyon alacağının her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-k. davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 08.12.2016 tarih ve 2014/398 Esas,2016/817 Karar sayılı kararı ile; " ..ASIL DAVADA: Açılan asıl davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, Asıl davalının, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın takibin 39.417,00TL'lik kısmı için İPTALİ ile; icra takibine bu miktar ve takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi üzerinden devam olunmasına, Asıl davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, KARŞI DAVADA: Açılan karşı davanın Kabulü ile; 66.555,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,.. " karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilim ... ile davalı karşı davacı şirket arasında müvekkilim henüz 19 yaşında iken “MENEJERLİK SÖZLEŞMESİ” imzalamıştır. Davalı karşı davacı tarih bile atmadığı anılan sözleşme ile 2 yıl boyumca müvekkilimin oyunculuk işleri ile ilgili tüm görüşmeleri yürüteceğini ve menejerlik ücreti olarak müvekkilimin ücretinden 430 oranında hizmet bedeli alacağını taahhüt etmiştir. İmza aşamasından sonra müvekkilimle hiçbir şekilde ilgilenmeyen davalı karşı davacı müvekkilim ...'un tamamen kendi imkanları ile katıldığı ... 2010 yarışmasında birinci olmasının ardından kendisine yapılan dizi teklifi sonrası birden ortaya çıkmıştır. “...” isimli dizinin bağlı olduğu yapımcılık şirketi ...A.Ş ile müvekkilim ... ve davalı karşı davacı ... .... Ltd. Şti arasında 03.11.2010 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Ancak davalı karşı davacı şirket tarafındarı müvekkilimin oyunculuk ücretlerinin tahsil edildiği halde müvekkilime ödenmemesi, müvekkilimin onayı olmaksızın davalı karşı davacının kendi faaliyetlerinde müvekkilimin ismiyle haksız kazanç elde etmesi ve dolayısıyla teknik ve yasal anlamda menajerlik hizmeti verememiş olması sebebiyle Beyoğlu 22. Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 02.05.2011 tarihli ihtarnamesi ile kabule bağlı olmaksızın tarafımızca feshedilmiştir. Anılan “Menejerlik” Sözleşmenin feshinin ardından yapımcı şirket ...A.Ş.'ne Beyoğlu 22. Noterliğince düzenlenen ... yevmiye no.lu ve yine 02.05.2011 tarihli ihtamame gönderilerek davalı menajerlik şirketi ile müvekkilim arasındaki menajerlik sözleşmenin feshedildiği ve 02.05.2011 tarihi itibari ile artık müvekkilimin yasal menajerinin ...ve .... Ltd. Şti. olduğu bildirilmiştir. Müvekkilim davacı tarafından yapıları fesih ve buna bağlı olarak yapım şirketine yapılan bildirime istinaden 02.05.2011 tarihinden sonra ödemeler de dahil olmak üzere tüm hak ve yükümlülüklerin müvekkilimin anlaşmış olduğu yeni menajerlik şirketi üzerinden devam edeceği buna bağlı olarak davalı karşı davacı şirketin müvekkilimi temsil edebilecek her türlü faaliyetine son verilmesi gerektiği ilgili yapım şirketine ihtaren bildirilmiştir. Davalı karşı davacı “...” isimli dizinin başladığı tarihten itibaren yapımcı ajanstan müvekkilimin alacaklarını tabsil etmesine rağmen müvekkilime ödemede bulunmadığı gibi 02.05.2011 tarikinde müvekkilim ile davalı arasındaki menajerlik sözleşmesi feshedilmiş olmasına rağınca: 09.05.2011 tarihinde de 30.998,10 TL müvekkilime ait alacağı de tahsil edip yine müvekkilime kerkangi bir ödemede bulunmamıştır. Nitekim ... A.Ş. tarafasdan keşide edilen Beşiktaş 19. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 10.05.2011 tarihli ihtarsamesi ile 03.11.2010 tarihli sözleşmenin(14.04) maddesi kapsamında davalı — karşı davacının sözleşmesi ...tarafından sözleşmeden kaynaklanan tek taraflı fesih hakkı kullanılmak suretiyle feshedilmiştir ve ihtarnamede belirtildiği üzere 17. bölüme kadar olan ödemeler davalı ajansa ödenmiştir. .... A.Ş. tarafından sözleşme gereği ödemeler sözleşmenin akdinden itibaren davalıya yapılmıştır. Müvekkilime dava tarafından ödenmesi gereken ücretler ise ödenmemiştir. Ödenmeyen ücrete ilişkin olarak yapılan açıklamalar dahilinde Net Oyuncu Ücretit Stopajt KDV toplamı 98.825,00 TL olup, davalı ajans tarafından yalnızca yapılan ödeme ... Bankası 01.01.2011- 30,04.2011 tarihlerinde gelen havale miktarı incelendiğinde 25.350,00 TL olup ödenen miktar düşüldüğünde müvekkilime davalı karşı davacı tarafından ödenmesi gereken ücret faiz ve feriler hariç 73.475,00 TL.dır. Müvekkilim ... üzerinden haksız kazanç sağlayan davalı karşı davacı ajans aleyhine müvekkilimin hakkettiği oyuculuk ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle tarafımızca 08.08.2011 tarihinde İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı (borçlu) karşı davalı ajans borcu olan bir parayı ödememek namına haksız ve hukuka aykırı olarak 10.08.2011 tarihinde tarafımızca yapılan icra takibine, borca ve ödeme emrine itirazda bulunarak kötü niyetini bir kez daha gözler önüne sermiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde işbu açmış olduğumuz itirazın iptali istemli davamız yapımcı şirketle yapılan sözleşme gereği müvekkilimin 17. bölüme kadar olan alacağı belgeleriyle sabit almasına rağmen kısmen kabul kısmen ise eksik ve hatalı hesaplama sonucu reddedilmiştir. Davalı karşı davacının karşı davası ise müvekkilim ...'a oyunculuk ücretini ödemediği ve somut olaya konu “Menejerlik” sözleşmesine aykırı davrandığı mahkemenin asıl davamızı kabul kararı ile sabit olmasına rağmen bilirkişi heyet raporundaki teknik (sektörel) bilirkişinin bilimsel olamayan yanlı ve hukuka aykırı görüşü gerekçe gösterilerek mahkemece tüm usul ve yasalar ihlal edilmek suretiyle kabul edilmiştir. Bu nedenlerle istinaflarının kabulünü talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/398 Esas, 2016/817 Karar, 08/12/2016 tarihli kararında, asıl dava yönünden kısmen kabul ve kısmen red yönünde hüküm kurarak; asıl davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın takibin 39.417,00 TL’ lik kısmı için İPTALİ ile; icra takibine bu miktar ve takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi üzerinden devam olunmasına; karşı dava yönünden ise karşı davanın kabulü ile 66.555,00 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar vermiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/398 Esas, 2016/817 Karar, 08/12/2016 tarihli kararında, asıl dava yönünden kısmen kabul ve kısmen red yönünde hüküm kurarak; asıl davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın takibin 39.417,00 TL’ lik kısmı için İPTALİ ile; icra takibine bu miktar ve takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi üzerinden devam olunmasına ilişkin hükmü bakımından asıl davada kararın KISMEN KABUL edilen yönüyle eksik incelemeye dayalı hukuka ve usule aykırı nitelikte olup, İSTİNAF incelemesi neticesinde KALDIRILMASI gerekmektedir. Şöyle ki; Yerel mahkeme kararında davacının ücret alacağına ilişkin hesaplama yönteminde davacı ücret talebini tamamı yönünden reddetmesi gerekirken hataya düşmüş, eksik ve hukuka aykırı olarak kısmen kabul kararı vermiştir. iş bu kararın istinaf neticesi kaldırılması ve davacı ücret talebinin tamamının reddedilmesi gerekmektedir. Yerel Mahkeme Kararında, 15/01/2016 tarihli Bilirkişi Ek Raporundaki davacı talepleri yönünden ‘’ Mali İncelemeler ‘’ kısmında ‘’ Davacı ücret alacağı 67.767 TL olacak olup, tahsil edilen 25.350 TL’ nin düşürülmesi ile birlikte davacı alacağı 39.417 TL olacaktır. ‘’ şeklinde tespite itibar ederek hüküm tesis etmiştir. Nitekim Bilirkişi Ek Raporunda da açıkça tespit edildiği üzere davacı taraf serbest meslek makbuzu düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş, anlaşma hükmünün fiili uygulama karşılığında; ücretin ilk 9.000 TL’ lik kısmından %10, kalanından %20 oranında stopaj yapıldığı tespit edilmiştir. Şöyle ki; Bilirkişi Ek Raporunun 11. sayfasında; ‘’ Mali İncelemeler ‘’ kısmında; “ davacı tarafça düzenlenmiş serbest meslek makbuzu bulunmadığından ilk dört bölümle ilgili olarak davacıya yapılacak ödemelerden %10 stopaj yapıldığı, 5. Bölümden itibaren ise stopaj oranının %20’ ye çıkartılmış olduğu sonucuna varılmıştır “ şeklindeki tespit ve iş bu tespite dayalı olarak “ ücretin ilk 9.000 TL’ lik kısmından %10, kalanından %20 oranında stopaj yapıldığı, stopaj miktarı düşüldüğünde net davacı ücret alacağının 55.304 TL ödenen 23.350 TL’ nin düşürülmesi ile birlikte davacı ücret alacağı 29.954,00 TL olacaktır “ şeklinde hesaplama yapmıştır. Bu hususta belirtilmesi gereken husus; ücret alacağı hesaplamasında; asıl dava davacısının serbest meslek makbuzu düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasıdır. Bu bakımdan, sözleşme hükmü fiilen anlaşma hükmünün fiili uygulama karşılığında; ücretin ilk 9.000 TL’ lik kısmından %10, kalanından %20 oranında stopaj yapılarak uygulanmıştır. Bilirkişi Ek Raporunda, heyetin görüşü asıl dava davacısının serbest meslek makbuzu düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması’ na dayalı olarak davacının ücret alacağının ücretin ilk 9.000 TL’ lik kısmından %10, kalanından %20 oranında stopaj yapıldığı, stopaj miktarı düşüldüğünde net davacı ücret alacağının 55.304 TL ödenen 23.350 TL’ nin düşürülmesi ile birlikte davacı ücret alacağı 29.954,00 TL olacağı şeklindeki tespitidir. Gerçekten de; faturalardaki KDV hariç, %30 komisyon+stopaj dahil oyuncu ücretleri toplamı 97.150 TL.’nin ; - 97.150 TL. X 30/100 = 29.145 TL. ... Komisyon Alacağı - 97.150 TL X 70/100 = 68.005 TL. Stopaj dahil oyuncu ücreti alacağıdır. Bu oyuncu ücretinin ilk 9.000 TL.’lik kısmından %10 stopaj mahsup edilmiş, aşan kısmı üzerinden ise %20 stopaj mahsup edilmiştir. Bu duruma göre; Buna göre görüldüğü üzere müvekkil tarafından tanzim edilen faturalar gereği vadeli çekler vasıtasıyla tahsil edilen toplam paranın net 55.304 TL.’si davacı-K.davalı tarafın oyunculuk ücretidir. Bu ücretten davacı-K.davalı tarafın banka vasıtasıyla aldıklarını beyan ettikleri 25.350 TL. düşüldüğünde, 55.304 TL – 25.350 TL. = 29.954 TL. kalmaktadır. Müvekkil şirketin manejerlik hizmeti doğrultusunda davacı için yapmış olduğu harcamalar dosyada mübrez yazılı delillerle ispat edilmiş olmasına ve bilirkişi ek raporunda iş bu yazılı delillerin davacı ücret alacağından mahusp edilmesi gerektiği açıkça beliritlmiş olmasına karşın yerel mahkeme kararında hataya düşmüş, müvekkil şirketin manejerlik hizmeti doğrultusunda davacı için yapmış olduğu harcamaları davacının talep ettiği ücret alacağından mahsup etmemiş olmakla usule ve hukuka aykırı nitelikte karar vermiştir. Müvekkil banka üzerinden yapmış olduğu, davacı tarafın ikrar ettiği 25.350 TL. ödeme dışında; müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından davacıya, davacı adına emlakçılara ve ev sahiplerine, kiralanan 2 adet dairenin emlakçı, depozito ve kira bedeli olarak 14.800 TL. daha ödeme yapılmıştır. Bu ödemelere ilişkin banka dekontları ve elden ödemelere ilişkin makbuzlar dosyada mübrez haldedir. Buna mukabil, Bilirkişi Ek Raporunda, iş bu makbuz ve dekontlar belge ile sabit olduğu tespit edilmiş ve müvekkil şirketin manejerlik hizmeti doğrultusunda davacı için yapmış olduğu harcamaların davacı ücret alacağından mahsup edilmesi gerektiğini tespit etmiştir. Gerçekten de müvekkil, menajerlik hizmetini layıkı veçhile yerine getirmiş olmakla; davacıya veya davacı adına emlakçıya, ev sahiplerine yaptığı ödemelerde bulunmuştur. Ayrıca müvekkil şirket müdürü ... tarafından davacı-K.davalının ünlü olmadan önce herhangi bir geliri bulunmaması nedeniyle ileride iade edilmek üzere/borç olarak harçlık mahiyetinde elden ödenen 15.500 TL. daha ...’a para vermiştir. İş bu ödeme; davacı-K.davalı taraf keşide etmiş oldukları, Beyoğlu 22. Noterliği’nin 24.05.2011 tarih, ... yev. no’lu ihtarnamelerinde “ … şirket müdürü ...’ın şahsi alacakları ile ilgili mutabakat yapmaya hazır olduklarını …“ ifadesiyle davacı-K.davalı taraf müvekkil şirket müdürü ...’dan ödeme aldığının ikrarı ile sabittir. Görüleceği üzere; 55.304 TL. – 25.350 TL.(Banka) – 14.800 TL (Kira-vd.) – 15.500 TL.(Elden) mahsup edildiğinde müvekkil şirketin davacı-K.davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığı açıkça görülmektedir. İş bu nedenlerle, davacı tarafın oyuncu ücreti alacağına yönelik talebinin REDDİ gerekmekte iken, yerel mahkeme kararında; asıl davada davacı tarafın serbest meslek makbuzu düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması hususunu göz ardı ederek davacı ücret alacağı yönünden yapmış olduğu hesaplamada hataya düşmüş ve devamında müvekkil menajerin davacı adına emlakçılara ve ev sahiplerine, kiralanan 2 adet dairenin emlakçı, depozito ve kira bedeli olarak 14.800 TL. ödeme makbuz ve dekontlarla ispat edilmiş olmasına ve müvekkilin elden yapmış olduğu ödemeler davacı tarafın ikrarı ile ispat edilmiş olmasına karşın mahsup hesaplaması yapılmamış olmakla, asıl davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın takibin 39.417,00 TL’ lik kısmı için İPTALİ ile; icra takibine bu miktar ve takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi üzerinden devam olunmasına ilişkin hükmü KISMEN KABUL edilen yönüyle eksik incelemeye dayalı hukuka ve usule aykırı nitelikte olup, İSTİNAF incelemesi neticesinde KALDIRILMASI gerekmektedir. Yerel mahkeme kararında, davacı ücret alacağına avans faizi yürütülmesi yönündeki hükmü usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Yerel Mahkeme Kararında, asıl dava yönünden kısmen kabul ve kısmen red yönünde hüküm kurarak; asıl davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın takibin 39.417,00 TL’ lik kısmı için İPTALİ ile; icra takibine bu miktar ve takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi üzerinden devam olunmasına ilişkin davacı ücret alacağına avans faizi yürütülmesine yönelik hükmü de usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Nitekim, ticari faiz kural olarak, her iki tarafın da tacir olduğu durumlarda geçerlilik arz etmektedir. Bu bakımdan da, davacı ücret alacağına yasal faiz yürütülmesi gerekirken, avans faizi yürütülmesi yönündeki hükmü usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Yerel mahkeme kararında, davacı taleplerinin kısmen reddi yönünde verilen karar usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekmektedir. Davacı tarafın müvekkil şirketten talep ettiği stopaj ve kdv tutarları ile ilgili talepler hukuka aykırı nitelikte olup, iş bu yöndeki yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur, onanması gerekmektedir. Yerel Mahkeme Kararında, davacı taleplerinin kısmen reddi yönünde verilen karar usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekmektedir. Nitekim, yukarıda izah edildiği üzere davacı-karşı davalının %30 menajerlik komisyonu kesilmiş, oyunculuk ücretinden ilk 9.000 TL’ye (ilk 3 bölüm) kadar % 10, sonra ki dizi bölümleri için (4-17. bölümler) % 20 oranında stopaj kesintisi yapılarak vergi dairesine ödenmiştir. Bu ödemelerin beyannamesi mahiyetindeki 8 adet ... adına düzenlenmiş gider pusulası dosyaya ibraz edilmiş, iş bu gider pusulaları gereği ... adına yatırılan gelir vergileri dosyada mübrez Nisan ve Ocak 2011 aylarına ait Muhtasar Beyannamelerle de açıkça ispat edilmiştir. Müvekkil şirketin 03.11.2010 tarihli sözleşme gereği ...A.Ş.’e tanzim etmiş olduğu 7 adet fatura bulunmaktadır. Bu faturalar; - 25.01.2011 tarih-... sıra-13.284,90 TL. - 04.02.2011 tarih-... sıra-13.284,90 TL. - 25.03.2011 tarih-... sıra-22.141,50 TL. - 08.04.2011 tarih-... sıra- 8.856,60 TL. - 15.04.2011 tarih-... sıra-10.332,70 TL. - 29.04.2011 tarih-... sıra-20.665,40 TL. - 13.05.2011 tarih-... sıra-10.337,70 TL. ‘lik faturalardır. Bu faturaların toplam değeri KDV dahil 98.898,70 TL.’dir. Bu faturalarda ...A.Ş.’nin de talebi üzerine, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2011/1 sıra 60 nolu Katma Değer Vergisi Sirkülerinin 2. maddesi gereği KDV tevkifatı uygulanmaktadır. İlgi sirküler gereği %30 komisyon+stopaj dahil oyuncu ücretinin üzerine %18 oranında uygulanacak KDV’NİN %10’u eklenmiş, kalan %90 ...A.Ş. lehine tevkif edilerek faturalar tanzim edilmiştir. İş bu husus gerek Bilirkişi Kök Raporunda gerekse Bilirkişi Ek Raporunda; ‘’ yapımcı firmadan tahsil edilen stopaj ve KDV tutarları ilgili vergi dairesine beyan edilip ödeneceğinden, davacının bu alacak kalemleri ile ilgili taleplerinin kabul edilemez olduğu sonucuna varılmıştır. ‘’ şeklindeki tespitle de açıkça ispat olunmuştur. Davacı tarafından stopaj ve KDV bedellerinin taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu sabittir. Görüldüğü üzere müvekkil şirket yapılan işe ilişkin fatura tanzim edip KDV’sini de ödemiş; müvekkil şirket yükümlülüğünü yerine getirerek serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerekirken düzenlemeyen davacı-K.davacı yerine, gider pusulası düzenleyerek gelir vergisi stopajlarını eksiksiz vergi dairesine yatırmıştır. Bilirkişi Raporunda; ‘’ yapımcı firmadan tahsil edilen stopaj ve KDV tutarları ilgili vergi dairesine beyan edilip ödeneceğinden, davacının bu alacak kalemleri ile ilgili taleplerinin kabul edilemez olduğu sonucuna varılmıştır. ‘’ şeklindeki tespit doğru ve yerindedir. Davacı tarafından stopaj ve KDV bedellerinin taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu sabittir. Yerel Mahkemenin iş bu hususa ilişkin olarak kararı usul ve yasaya uygun olup ONANMASI gerekmektedir. Yerel mahkeme kararında, müvekkil tarafın menajerlik hizmetlerini layıkı veçhile yerine getirdiği, davacı tarafın sözleşmeyi haksız nedenle feshettiği ve müvekkil şirketin hukuki, manevi ve şahsi haklarının zarar gördüğü yönündeki hükmü ve iş bu hükme istinaden karşı dava yönünden tarafımız taleplerinin kabulune karar vermesi usul ve yasaya uygun olup onanması gerekmektedir. Yerel Mahkemenin karşı davamızın kabulüne ilişkin hükmü usul ve yasaya uygun olup ONANMASI gerekmektedir. Nitekim gerek Bilirkişi Kök Raporunda gerekse Bilirkişi Ek Raporunda; sözleşmenin davacı tarafından haksız nedenle feshedildiği tespit edilmiş; davacı-k.davalının iddia ve taleplerinin haksız olduğu belirtilmiştir. Öyle ki; gerek Bilirkişi Kök Raporunda gerekse Bilirkişi Ek Raporunda ‘’ Sektörel İnceleme ‘’ başlıklı bölümde menajer/ajans ve oyuncu ilişkileri sözleşme ve sektörel olarak ele alınmıştır. Buna doğrultuda Raporlarda; ‘’ Bu davada, davalı-karşı davacı menajerlik şirketi olan ... Ltd. Şti ve davacı-karşı davalı oyuncu ... arasında imzalanmış bir menajerlik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu menajerlik sözleşmesi ile birlikte ... ve ... işveren olan yapımcı firma ...ile bir iş sözleşmesi imzalayıp işe başlamışlar ve bu iş devam ederken oyuncu ... başka menajerlerle çalışmak için girişimlerde bulunmuştur. Bu durum ilk menajer şirketin hukuki manevi ve kişilik haklarına zarar getirmiştir. ‘’ şeklinde kanaat bildirilmiştir. Diğer taraftan Bilirkişi Raporunda ; ‘’ Dosyada yer alan ve manejerlik şirketi ile oyuncu arasında imzalanan sözleşmedeki hükümlere uyulmadığını iddia eden davacı karşı davalının sözleşmeye aykırılığı somut olarak ispat etmesi gerekir. ‘’ denmiştir. Bilirkişi Raporlarında; ‘’ Hukuki Değerlendirme ‘’ ve ‘’ Sonuç ‘’ bölümünde de belirtildiği üzere; sözleşmenin feshine ilişkin ihtilafın değerlendirilmesinde sektörel bilirkişinin tespitlerine itibar edildiği bildirilmiştir. Gerçekten de müvekkil şirket; yetkilisi ... aracılığı ile taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesi gereğince, Davacı-K.Davalı ... henüz ... derecesi almadan önce 2010 yılı Nisan-Mayıs aylarından itibaren müvekkil ajans tarafından pek çok reklam filmi ve dizi filme ilişkin görüşme ve mülakatlarda bulunmuş, gerekli yönlendirmelerde bulunmuş, görüşmeler ve ön görüşmeler organize etmiştir. Öyle ki; dava konusu sözleşme müvekkil şirketin manejerlik ilişkisinden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğinin en somut delilidir. Nitekim; sözleşme konusu “ ... ” TV Dizisi aday görüşmelerinde ve sözleşme hazırlıkları aşamasında tüm görüşmelerde şirket adına şirket yetkilisi/sahibi ... bizzat bulunmuş ve tüm anlaşma ve sözleşme sürecini ...'dan da onay almak sureti ile gerçekleştirmiştir. Müvekkil şirketin tüm bu hizmetleri doğrultusunda yapımcı ...A.Ş., ... Ltd.Şti. ile ...A.Ş., ... Ltd.Şti. ve ... arasında 03.11.2010 tarihli sözleşme akdedilmiştir. Bu kapsamda Yerel Mahkeme Kararında; davacı-karşı davalı tarafın sözleşmeyi feshe yönelik girişimlerinin haksızlığı tespit edilmiş; davacı tarafından iddia edilen ‘’ haksız kazanç elde edildiği, teknik ve yasal anlamda menajerlik hizmeti verilmediği ‘’ iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğu, davacının iddialarını somut olarak ortaya koyamadığını, davacının sözleşmeyi feshetmesinin haksız nedene dayandığını ve nihayetinde davacının sözleşmeyi feshinin haksız bir fesih olduğunu dolayısıyla müvekkil şirketin hukuki, manevi ve kişilik haklarına zarar getirilmiş olduğu yönündeki raporlardaki tespitlere iştirakle karşı davamızın kabulüne karar vermesi usul ve yasaya uygun olup karşı davamızın kabulüne ilişkin kararın ONANMASINI talep etmiştir. Dairemizin 22.11.2017 tarih, 2017/1125 Esas, 2017/1424 Karar sayılı ilamı ile; " ..İddia, savunma ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığına göre, uyuşmazlık taraflar arasındaki menejerlik sözleşmesinden doğmuştur. Menejerlik sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın 502 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekalet sözleşmesi özelliği taşıyan ve TBK'nın 226. maddesinde düzenlenen sürekli edimli bir sözleşmedir. Davacının fesih ihbarında bulunduğu tarihten önce davalı menejerin davacı adına dava dışı yapımcı şirketten tahsil etmiş bulunduğu oyunculuk ücretlerinin tamamını davacıya ödememiştir. Bu husus dikkate alındığında, davacının menejerlik sözleşmesini feshetmesinin haklı olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, davalı menejer ile dava dışı yapımcı şirket arasında yapılan sözleşmenin 10.4. maddesinde, sözleşmenin her zaman fesih edilebileceği, ücretin de fesih tarihine kadar olan kısmın ödeneceği kararlaştırılmıştır. Asıl davaya konu edilen alacak miktarı da ayrıntılı bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Bu durumda, asıl davanın kısmen kabulüne kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, asıl dava yönünden her iki tarafın istinaf sebepleri haklı bulunmamıştır. Bu nedenle, asıl davaya yönelik her iki tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davaya ilişkin davacı-karşı davalının istinafına gelince menejerlik sözleşmesinin feshinin haklı olduğu hususu ile sözleşmenin sürekli edimli olduğu hususu gözönünde bulundurulduğunda, feshin ileriye etkili olması dikkate alınarak karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. O nedenle, karşı davaya yönelik davacı karşı davalının istinafı haklı bulunmuştur. Bu itibarla, karşı davaya yönelik istinaf talebinin esastan kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, ispatlanamayan karşı davanın reddine,.. " karar verilmiş, Dairemizce verilen bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 13. H.D.nin 2018/393 Esas, 2019/7835 Karar sayılı ilamı ile; " ..Davacı, davalının menajerlik sözleşmesi gereğince kendisine yapılan oyunculuk ödemelerinin tarafına iade edilmediği gerekçesiyle alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacıya yaptığı ödemeler dikkate alındığında alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini dilemiş ve açtığı karşı dava ile; davacının haksız menajerlik sözleşmesini feshetmesi nedeniyle devam eden dizi ve film sözleşmesinden kaynaklanan komisyon ücret alacağının tahsilini istemiştir. Davacı, haklı sebeplerle tek taraflı olarak menajerlik sözleşmesini feshettiğini ileri sürerken, davalı ise hem asıl hem karşı davada; feshin haksız olduğunu, menajerlik sözleşmesi gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini savunmuştur. O halde, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık bila tarihli menajerlik sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı ile ilgili olup, ancak bunun sonucuna göre davalı-karşı davacının ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına karar verilebilecektir. Davacı-karşı davalı; davalı-karşı davacıya gönderdiği 02.05.2011 tarihli ihtar ile davalı-karşı davacıyla olan menajerlik sözleşmesini feshettiğini belirtmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda feshin haksız olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiş, raporda ise genel anlatımlar yapılmakla birlikte taraflar arasında değişik tarihlerde birbirlerine gönderdikler ihtarnameler, davalı-karşı davacının delil olarak sunduğu mailler, yine davalı-karşı davacının kendisine yapılan ödemelerin çekle yapıldığı ve vadesi gelmeden davalıya ödeme yaptığına ilişkin savunması da değerlendirilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise, davalının savunması dikkate alınmadan davacı-karşı davalının fesih ihbarında bulunduğu tarihten önce davalı-karşı davacıya davacı adına yapılan oyunculuk ücretleri dava dışı yapımcı şirketten tahsil edilmiş bulunduğu halde oyunculuk ücretlerinin tamamının davacıya ödemediği gözetilerek feshin haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Oysa ki, davacı-karşı davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklılığı tarafların tüm delilleri, iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor da alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Bozma nedenine göre davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir,.." Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş ve dosya ilk kararı veren İstanbul Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmiş ve İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/549 Esasına kaydedilmiş, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda; İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/549 Esas,2020/540 karar sayılı kararı ile; "..Yargıtay 13. HD'nin bozma kararına karşı tarafların beyanları alındıktan sonra bozma kararına uyulması yönünde ara karar oluşturulmuş ve yargılamaya devam edilmiştir. Yargıtay bozma kararında dört ana tespitte bulunmuştur. Bu tespitlerden birincisi taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlığın menajerlik sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı ile ilgili olduğu, bu nedenle de öncelikle sözleşmenin feshinin haklılığının tespitinin gerektiği, ikincisi sözleşmenin feshinin haklılığı tespit edilirse ancak bundan sonra davalı karşı davacının ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına karar verilebileceği, üçüncüsü davacı karşı davalının davalı karşı davacıya gönderdiği 02.05.2011 tarihli ihtarname ile davalı karşı davacıyla olan menajerlik sözleşmesini feshettiğini belirtmiş olup mahkememizin de alınan bilirkişi raporu doğrultusunda feshin haksız olduğu kabul edilerek sonuca gittiği, hazırlanan bilirkişi raporunda ise genel anlatımlar yapılmakla birlikte taraflar arasında değişik tarihlerde birbirlerine gönderilen ihtarnameler, davalı karşı davacının delil olarak sunduğu @ postalar, yine davalı karşı davacının kendisine yapılan ödemelerin çekle yapıldığı ve vadesi gelmeden davalıya ödeme yaptığına ilişkin savunmasının değerlendirilmediği, bütün bunların sözleşmenin feshinin haklılığı konusunda değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, dördüncüsü de Bölge Adliye Mahkemesinin, davalının savunması dikkate alınmadan davacı karşı davalının fesih ihbarında bulunduğu tarihten önce davalı karşı davacıya davacı adına yapılan oyunculuk ücretlerinin dava dışı yapımcı şirketten tahsil edilmiş bulunduğu halde oyunculuk ücretlerinin tamamının davacıya ödenmediği gözetilerek feshin haklı olduğu sonucuna ulaşıldığı, oysa ki, davacı karşı davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklılığı tarafların tüm delilleri, iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle yani yukarıdaki değerlendirmeler yapılarak taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor da alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği yönündedir. Taraflar arasında yapılmış olan sözleşme menajerlik sözleşmesi olup bu sözleşmenin öznesi olan "Menajer" bir sanatçının, bir sporcunun ya da bir kuruluşun mesleki işlerini yöneten kimse olarak tanımlanır. Menajerlik sözleşmesi de menajer ile bir sanatçı, bir sporcu ya da bir kuruluş arasında bu kişilerin mesleki işlerini yönetmek için yapılmış sözleşmedir. Bu sözleşmenin konusunu, menajere sözleşme süresi boyunca kendisine menajerlik veren sporcunun ya da sanatçının spor ya da sanat yaşantısını, daha verimli ve düzenli şekilde sürdürebilmesi için sanatçı ya da sporcu adına her türlü hukuki işlemi yapma yetkisi verilmesi ile sporcu ya da sanatçının da bu kapsamda menajere belirli bir ücret ödemesinden oluşur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 502'ye göre; "Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır. Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır." TBK m. 502'de ki bu düzenleme ile menajerlik sözleşmesinin unsurları karşılaştırıldığında vekilin vekâlet verenin bir işini görmesi ile menajerin bir sanatçı ya da sporcunun mesleki işlerini yönetmesi ya da spor ya da sanat yaşantısını, daha verimli ve düzenli şekilde sürdürebilmesi için sanatçı ya da sporcu adına her türlü hukuki işlemi yapması birbiriyle örtüşmektedir. Yine sözleşme veya teamül varsa vekilin ücrete hak kazanacağına ilişkin hüküm menajerin üstlendiği edim karşılığında ücret alması ile örtüşmektedir. Hukukumuzda menajerlik sözleşmesi adı ile bir sözleşme türü düzenlenmemiş olup TBK m. 502 bu kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine vekâlet sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesini getirmiş olduğundan taraflar arasındaki uluşmazlıkta öncelikle TBK m. 26 sözleşme serbestisi ilkesine göre sözleşme hükümleri uygulanacak, sözleşmede hüküm bulunmaması durumunda ise 6098 sayılı TBK m. 502'de yer alan "Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır." hükmü uyarınca vekâlet sözleşmesi hükümleri uygulanacaktır. Yargıtay'ın bozma kararındaki tespitlerde bu çerçevede ele alınarak değerlendirilecektir. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sekiz maddelik sözleşme yapıldığı görülmektedir. Sözleşmenin 4'üncü maddesinde "Menajerlik şirketi oyuncunun ücretinden yalnızca % 30 menajerlik ücretini hizmet bedeli olarak alacaktır. Oyuncu serbest meslek makbuzu düzenleyecek ve menajerlik şirketi % 10 stopaj oranını oyuncunun ücreti üzerine ekleyerek yapım şirketinden tahsil edecektir." düzenlemesi getirilerek menajerlik hizmetinin nispi oranı belirlenmiştir. Sözleşmenin 6'ncı maddesinde de "Oyuncu söz konusu alanlarda tek yetkili temsilcisinin menajerlik şirketi olduğunu ve başkaca her hangi bir şirket veya şahısla bu konuda anlaşma ve sözleşme imzalamayacağını kabul ve beyan eder" düzenlemesi getirilerek davalı şirkete tek yetkili olma hakkı tanınmıştır. Sözleşmenin 7'nci maddesinde de sözleşmenin süresi iki yıl olarak belirlenmiştir. Ancak iki yılın sonunda sözleşmenin ihtara gerek kalmaksızın uzayacağına ilişkin bir madde düzenlenmemiştir. Sözleşmede, sözleşmenin nasıl feshedileceğine ve hangi nedenlerin fesih nedeni yapılabileceğine ilişkin bir madde de bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin haklı nedenlerle feshi 6098 sayılı TBK m. 502 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan vekâlet sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilecektir. Taraflar arasındaki sözleşme davacı karşı davalının davalıya gönderdiği Beyoğlu 22. Noterliğinin 02.05.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile feshedilmiştir. Fesih ihtarnamesinde davacı karşı davalı taahhütlerin yerine getirilmemesini, kendisinin onayı olmadan kendi ticari faaliyetlerinde kendi adıyla hareket ederek haksız kazanç elde edilmesini, sözleşmeyle üstlenilen edimlerin yerine getirilmemesini, teknik ve yasal anlamda menajerlik hizmeti verilmemesini gerekçe göstermiştir. Davalı karşı davacının davacıya gönderdiği Üsküdar 13. Noterliğinin 09.11.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile davaya konu sözleşmenin 6'ncı maddesine göre davacı karşı davalının başka şirketlerle anlaşma yapamayacağı belirlendiği halde ... isimli şirket ile ve ... ile de sözleşme imzaladığı, bu nedenle de sözleşmeye aykırı davrananın kendisi olduğu, iki televizyon dizi filmi için ve reklam filmleri için görüşmeler yapıldığı, dava konusu "..." dizisinin yapımcısı ile anlaşma yapıldığını, ... firmasının reklamı için aday yapıldığı ve sonucunun beklenildiği, kendisine iki kez ev kiralandığı, kira ödemelerinin yerine getirildiği belirtilerek davacı karşı davalı iddialarına yanıt vermiştir. Davacı karşı davalının dava dilekçesi incelendiğinde dava konusunun tamamen "..." dizisinin yapımcısı olan dava dışı ...A.Ş.'nin davalı karşı davacıya ödediği oyunculuk ücretinin davacı karşı davalıya ödenmemesi oluşturduğu görülmektedir. Yani dava, davacı karşı davalının davalıya gönderdiği Beyoğlu 22. Noterliğinin 02.05.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinde ileri sürdüğü fesih nedenlerinden sadece haksız kazanç elde etme nedenine dayandırılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı da bu nedenin doğruluğu kapsamında incelenecektir. Davacı karşı davalının iddialarının incelenebilmesi için öncelikli davalı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ...A.Ş. arasında yapılmış olan 03.11.2010 tarihli sözleşmenin incelenmesi gerekmektedir. Bu sözleşmenin "Yapımcının Yapacağı Ödemeler" başlıklı 13'üncü maddesinde ilk 13 bölüm, 13 ile 26'ncı bölümler ve 27'inci bölümden sonra ne kadar ücret alacağı belirlenmiş, sözleşmenin 13.03 maddesinde de ödemelerin ajans yani davalı tarafından düzenlenecek fatura karşılığında yapımcının adresinde ajansa yapılacağı, ödemeye ilişkin KDV'nin de ödeme ile ilgili fatura tarihini takip eden ayın 26'ncı günü ödeneceği belirlenmiştir. Dolayısıyla davalının ödemenin KDV'si ile birlikte tamamını alacağı tarih ilgili fatura tarihini takip eden ayın 26'sıdır. Yukarıda incelediğimiz davacı karşı davalı ile davalı arasındaki sözleşmenin 4'üncü maddesinde "Menajerlik şirketi oyuncunun ücretinden yalnızca % 30 menajerlik ücretini hizmet bedeli olarak alacaktır. Oyuncu serbest meslek makbuzu düzenleyecek ve menajerlik şirketi % 10 stopaj oranını oyuncunun ücreti üzerine ekleyerek yapım şirketinden tahsil edecektir." düzenlemesi getirilmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ...A.Ş. arasında yapılmış olan 03.11.2010 tarihli sözleşmede ise stopaj ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay bozma kararında mahkeme ve Yargıtay denetimine açık konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiğini belirtmektedir. 6100 sayılı HMK m. 266'ya göre; "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." Bu madde kapsamında dava konusu uyuşmazlığın çözümünde menajerlik piyasasında uzman bilirkişiden rapor alınması düşünülebilirse de dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda mali müşavir bilirkişiden davalı ve dava dışı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ile ve taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesinin hukuki yorumunun yapılması ile dava konusu uyuşmazlığın çözümünün mümkün olması nedeniyle "uzman bilirkişi kurulu" yerine mali müşavir bilirkişiden rapor alınması yeterli görülmüştür. Bu nedenle 6100 sayılı HMK m. 266'ya göre dosyanın mali müşavir bilirkişiye verilerek davalı tarafın ve dava dışı ...A.Ş.'nin ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre davacı, davalı ve dava dışı ...A.Ş.'den hangisinin davaya konu sözleşmesel ücrete ilişkin stopajı ödemekle yükümlü taraf olduğunun tespiti, stopajı yasal olarak ödeme yükümlülüğünde olan tarafın bu durumun sözleşmenin diğer tarafına yükleyebilip yükleyemeyeceğinin tespiti, davaya konu her iki sözleşme kapsamında davalı şirketin ticari defterleri ile dava dışı ...A.Ş.'nin ticari defterlerine göre ve stopaj hesaplamasına göre davalı şirketin davacıya borcunun bulunup bulunmadığının tespiti ve sözleşmenin feshedildiği tarihte davalının davacıya ödemesi gerekip de ödemediği dava dışı ...A.Ş.'den tahsil edilmiş ücret bulunup bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Hazırlanan 28.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacıdan yapılan gelir vergisi kesintisinin davacıya ait bir vergi türü olduğu, vergi dairesinin davacının aldığı parayı vergilendirdiği, davalı ... Ltd. Şti.'nin bu vergiyi davacının gelirinden kesip ödeyecek taraf olduğu, dava dışı ...A.Ş.'ye bu verginin yansıtılamayacağı, davalı ... Ltd. Şti.'nin dava dışı ...A.Ş.'ye borcu ve alacağının bulunmadığı, davalının 2011 yılı ticari defterlerinde sözleşmenin fesih tarihine göre davalının davacıya ödemesi gerekip de ödemediği ve dava dışı ...A.Ş.'den tahsil edilmiş 14.394,00 TL alacağının bulunduğu ve bu miktar kadar davacıya borçlu bulunduğu tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK m. 222/II'ye göre; "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." Davalı defterlerinin bu maddeye uygun şekilde tutulduğu hazırlanan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK m. 222/III'e göre; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Davalının sözleşmenin feshedildiği 2011 yılı defterlerine göre 10.06.2011 tarihinde hem davacıya borçlu olduğu hem de dava dışı ...A.Ş.'den alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalı dava dışı ...A.Ş.'den bütün tahsilatları yapmış ancak davacıya ödemesi gereken ücreti dava tarihine kadar ödememiştir. Yukarıda belirtildiği gibi taraflar arasında yapılan sözleşmede, sözleşmenin nasıl feshedileceğine ve hangi nedenlerin fesih nedeni yapılabileceğine ilişkin bir madde bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin haklı nedenlerle feshi 6098 sayılı TBK m. 502 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan vekâlet sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilecektir. 6098 sayılı TBK m. 508'e göre; "Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür. Vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür." Bu maddeye göre davalı karşı davacının dava dışı ...A.Ş.'den aldığı oyunculuk ücretini temsil ettiği davacıya verme yükümlülüğü 10.06.2011 tarihinde başlamaktadır. Ancak bu tarihten yaklaşık bir ay kadar önce davacı karşı davalı gönderdiği Beyoğlu 22. Noterliğinin 02.05.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshetmiştir. Dolayısıyla davacı karşı davalının bu ihtarnamede dayandığı sözleşmeyle üstlenilen edimlerin yerine getirilmemesi fesih nedeninin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı karşı davalı fesih ihtarnamesinde davacı karşı davalı taahhütlerin yerine getirilmemesini, kendisinin onayı olmadan kendi ticari faaliyetlerinde kendi adıyla hareket ederek haksız kazanç elde edilmesini, sözleşmeyle üstlenilen edimlerin yerine getirilmemesini, teknik ve yasal anlamda menajerlik hizmeti verilmemesini gerekçe göstermiştir. Ancak bu gerekçelerini doğrulayacak delilleri dosyaya sunmamıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 1'inci maddesinde "Menajerlik şirketi oyuncuya çalışabileceği iş olanaklarını araştıracak, iş görüşmelerine aday olarak ismini önerecektir."; sözleşmenin 2'nci maddesinde "Menajerlik şirketi oyuncunun söz konusu iş ile tüm görev ve sorumluluklarını, rolünü, senaryoyu ve ücreti ile ilgili tüm bilgileri oyuncu ile paylaşacaktır ve oyuncunun da kabul etmesi halinde tüm koşulları içeren iş sözleşmesi imzalanacaktır."; sözleşmenin 3'üncü maddesinde de "Oyuncunun iş ile ilgili tüm görüşmelerini ve isteklerini oyuncu adına menajerlik şirketi yürütecektir. Belirlenen koşullar ile iş hakkında nihai kararı en son oyuncu verecektir." düzenlemesi yer almaktadır. Sözleşmede yer alan bu düzenlemelere göre davalı karşı davacı şirket davacı karşı davalının çalışacağı işleri bulduktan sonra ismini aday oyuncu olarak önerecek, aday olarak ismini önerdiği işlere ilişkin bilgileri oyuncu ile paylaşacak ve oyuncunun kabul etmesi ve son onayı vermesinden sonra da sözleşme imzalanacaktır. Davacı karşı davalı Beyoğlu 22. Noterliğinin 02.05.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinde kendisinin onayı olmadan kendi adıyla hareket ederek haksız kazanç elde edilmesini, sözleşmeyle üstlenilen edimlerin yerine getirilmemesini, teknik ve yasal anlamda menajerlik hizmeti verilmemesini gerekçe göstermiştir. Ancak davacı karşı davalı sözleşmenin 1, 2 ve 3'üncü maddelerine göre kendi onayı olmadan hangi işler için adının aday oyuncu olarak iş görüşmelerinde kullanıldığını ve yine kendisinin izni ve onayı olmadan hangi film ya da dizi projeleri için kendisinden izin ve onay alınmadan sözleşme yapıldığını fesih ihtarnamesinde ve dava dilekçesinde açıklamamıştır. Davalı karşı davacının, davacı karşı davalıya gönderdiği Üsküdar 13. Noterliğinin 09.11.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinde iki televizyon dizi filmi için ve reklam filmleri için görüşmeler yapıldığını, dava konusu "..." dizisinin yapımcısı ile anlaşma yapıldığını belirtmiştir. Davalı karşı davacının ihtarnamesinde belirttiği "iki televizyon dizi filmi için ve reklam filmleri için görüşmeler yapıldığı" bilgisi taraflar arasında yapılan sözleşmenin 1'inci maddesinde yer alan "Menajerlik şirketi oyuncuya çalışabileceği iş olanaklarını araştıracak, iş görüşmelerine aday olarak ismini önerecektir."; hükmü kapsamında henüz oyuncunun isminin aday isim olarak önerildiği aşamayı göstermektedir. Dolayısıyla sözleşme yapılması aşamasına henüz gelinmediği anlaşılmaktadır. İhtarnamede yer alan diğer iş olan "..." dizisinin yapımcısı ile anlaşma yapıldığı bilgisi ise dava dışı ...A.Ş. ile yapılan ve davacı, davalı ve dava dışı bu şirket tarafından imzalanmış olan sözleşmedir. Sözleşmenin 4'üncü maddesinde yapımın adı "..." olarak yazılmış ise de daha sonra "..." olarak değiştirilmiştir. Yapımın çekimlerine başlanmış olması ve çekimlerde davacı karşı davalının rol almış olması nedeniyle bu yapım işi için davacı karşı davalının izin verdiği ya da sözleşmenin imzalanmasından sonra onay verdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla gerek davacı karşı davalının ihtarnamesinde ve dava dilekçesinde kendisinin izni ve onayı olmadan sözleşme yapıldığı iddiasını kanıtlayacak bir bilgi olmadığı gibi davalı karşı davacının ihtarnamesi ve davaya cevap dilekçesinde de 6100 sayılı HMK m. 189'a göre bu durumu kanıtlayacak bir ikrar bulunmamaktadır. Davacı karşı davalının sözleşmeyi fesih gerekçesi olarak ortaya koyduğu sebeplerden alacaklı olduğu miktarın ödenmediği gerekçelerinin dışında diğer sebeplerin hiç birinin var olmadığı anlaşılmaktadır. Dava tarihinde davacı karşı davalının doğmuş olan alacağı bulunmaktadır. Davalı karşı davacı dava dilekçesinde 6098 sayılı TBK m. 139'a göre takas bayanında bulunmamış bunun yerine aşağıda incelemesini yapacağımız üzere karşı dava açma yoluna gitmiştir. Davacı karşı davalı her ne kadar dava konusu sözleşmeyi fesihte gösterdiği diğer sebeplerde haklı değilse de dava tarihine göre davalı karşı davacıdan muaccel hale gelmiş 14.394,00 TL alacağı bulunmaktadır. Davacı karşı davalının açtığı mahkememizdeki asıl dava hakkında İstanbul BAM 18. HD'nin 2017 / 1125 Esas; 2017 / 1424 Karar sayılı karında her iki tarafında istinaf taleplerinin esastan reddedildiği, davalı karşı davacının İstanbul BAM 18. HD kararına karşı temyiz başvurusunda bulunduğu, Yargıtay 13. HD'nin de asıl dava hakkında hüküm kurmadığı ve karşı dava hakkında feshin haklı olup olmadığı konusunda gerekli araştırmanın yapılması gerektiği gerekçesiyle İstanbul BAM 18. HD kararının bozulmasına karar verdiği bu nedenle de asıl davanın kesinleştiği anlaşılmakla davacı karşı davalının asıl davası yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı karşı davacı, karşı davasında davaya konu sözleşmenin 6'ncı maddesine göre davacı karşı davalının başka şirketlerle anlaşma yapamayacağı belirlendiği halde ... isimli şirket ile ve ... ile de sözleşme imzaladığını, bu nedenle de sözleşmeye aykırı davrananın kendisi olduğunu, bu nedenle de sözleşmeye aykırılıktan ötürü sözleşmenin haksız feshinden ötürü yoksun kaldığı alacağın kendisine ödenmesi gerektiğini talep etmektedir. Davalı karşı davacı, davacıya gönderdiği Üsküdar 13. Noterliğinin 09.11.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile bu durumu davacı karşı davalıya 6102 sayılı TTK m. 18/III'e uygun şekilde bildirmiştir. Ancak davalı karşı davacı bu bildiriminde fesih ihtarında bulunmadığı gibi davacı karşı davalının dava dışı yapımcı firma olan ...A.Ş.'den olan alacağını davacı karşı davalının fesih ihtarı tarihinde henüz davacı karşı davalıya 6098 sayılı TBK m. 508'e uygun şekilde ödemediği, davacı karşı davalının fesih ihtarından sonra Üsküdar 13. Noterliğinin 09.11.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile davaya konu sözleşmenin 6'ncı maddesine göre davacı karşı davalının başka şirketlerle anlaşma yapamayacağı belirlendiği halde ... isimli şirket ile ve ... ile de sözleşme imzaladığı ve bu durumun sözleşmeye aykırılık oluşturduğu bildirimini içeren ihtarnameyi gönderdiği anlaşılmaktadır. Karşılıklı ihtarnamelerin birlikte incelenmesi sonucunda davacı karşı davalının başka bir firma ile anlaşma sağlaması ve davalı karşı davacının da dava dışı yapımcı firma olan ...A.Ş.'den olan alacağını zamanında davacı karşı davalıya ödememesi her iki taraf için de haklı fesih nedenidir. Yargıtay bozma kararında davalı karşı davacının ödemeleri çekle yaptığı ve vadesi gelmeden ödeme yaptığına ilişkin değerlendirme yapılmadığı gerekçesini belirtmiştir. Hazırlanan 28.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı karşı davalının sözleşmenin feshi tarihinde davacıya 14.394,00 TL borçlu bulunduğu anlaşılmakla fesih tarihi itibariyle davalı karşı davacının borçlu olduğu miktarı çekle ve vadesi gelmeden ödediğine ilişkin bir kayda rastlanmamış tam tersine fesih tarihine göre geçmişe dönük borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilmesi gereken durum haklı fesih koşullarının hangisinin önce gerçekleştiğidir. Dava dışı ...A.Ş. son ödemesini 10.06.2011 tarihinde gerçekleştirmiştir. Doyasıyla davalı karşı davacının 6098 sayılı TBK m. 508'e göre ödeme yükümlülüğü 10.06.2011 tarihinden itibaren başlamıştır. Davacı karşı davacı ise sözleşmenin fesih ihbarını Beyoğlu 22. Noterliğinin 02.05.2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile yani dava dışı ...A.Ş. son ödemesini 10.06.2011 tarihinde yapmadan yaklaşık bir ay sekiz gün önce göndermiş ve sözleşmeyi feshetmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin feshedildiği 02.05.2011 tarihinde henüz dava dışı ...A.Ş. davalı karşı davacıya ücret ödemesinde bulunmadığından davalı karşı davacının da 6098 sayılı TBK m. 508'e göre ödeme yükümlülüğü muaccel hale gelmemiştir. Bu durumda davacı karşı davalının süresinde ve tam olarak ücretinin ödenmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmekte hukuki yararı bulunmamakta olup davacı karşı davacının sözleşmeyi feshinin haklı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı karşı davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle sözleşmenin kalan süresi için almaya hak kazandığını ileri sürdüğü ücreti talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla karşı davanın kabulüne,.." karar verilmiş,bu karar karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine; Dairemizin 2020/2214 Esas ve 2023/956 Karar sayılı kararı ile; " ..6100 s.HMK.nun 373.m.sinde Yargıtay tarafından Temyiz incelemesi sonunda verilecek kararların usul ve esasları " (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. (5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir. (6) Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (7) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur." şeklinde düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesi İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/398 E 2016/817 K sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davanın kısmen kabulüne, karşı davada davanın kabulüne ilişkin verilen kararın taraflarca stinaf edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan istinaf incelenmesi sonucunda 2017/1125 E. 2017/1424 K. sayılı ilamı ile Asıl davaya yönelik davacı/karşı davalı ve davalı/karşı davacının istinaf başvurularının 6100 s.HMK:nun 353/1-b-1.m.si uyarınca esastan reddine, Karşı davaya yönelik davacı/karşı davalının istinaf başvurusunu kabulüne 6100 s.HMK.nun 353/1-b-2.m.si gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ispatlanamayan karşı davanın reddine " karar verilmesi üzerine, Dairemizin 2017/1125 E. 2017/1424 K.sayılı kararının davalı/karşı davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2018/393 E 2019/7835 K sayılı ilamı ile BOZULMASINA karar verilmiş olması nedeniyle 6100 s.HMK.nun 373/2.m.si uyarınca Dairemizce yapılan istinaf incelenmesi sonucunda verilen 2017/1125 E. 2017/1424 K. sayılı ilamının Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2018/393 E 2019/7835 K sayılı ilamı ile BOZULMASINA Karar verilmesi nedeniyle; Yüksek Yargıtay tarafından TEMYİZ İNCELEMESİ SONUCUNDA Dairemizin 2017/1125 E. 2017/1424 K. Sayılı kararının BOZULMASI NEDENİYLE Dosya Temyiz incelemesi sonunda DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ GEREKİRKEN, Yargıtay Temyiz incelemesi sonunda dosyanın ZUHULEN ilk derece mahkemesine gönderilmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesince de TEMYİZ İNCELEMESİ SONUCUNDA Dairemizin 2017/1125 E. 2017/1424 K. Sayılı 6100 HMK.nun 353/1-b-2.m.si uyarınca ilk derece mahkemesi kararını KARIŞ DAVA yönünden kaldırılarak YENİ HÜKÜM KURULDUĞU ve Dairemizce verilen bu ilamının Yüksek Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 2018/393 E. 2019/7835 K. sayılı BOZULDUĞU 6100 s.HMK.nun 373/2.m.si uyarınca esasa kaydedilmeksizin dosyanın DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ gerekirken 6100 s.HMK.nun 373/2.m.i hükmüne dikkat edilmeksizin; İlk derece mahkemesince Yargıtay TEMYİZ İNCELEMESİ sonunda verilen Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2018/393 E 2019/7835 K sayılı BOZMA İLAMI yukardaki ilk derece mahkemesi esasına kaydı yapılarak Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2018/393 E 2019/7835 K sayılı BOZMA İLAMINA UYULMASINA karar verilerek YENİDEN yapılan yargılama sonunda YARGITAY TEMYİZ İNCELEMESİ SONUNDA YENİDEN DAVANIN ESASI HAKKINDA karar verilmiş olması nedeniyle 6100 s.HMK.nun 373/4.m.sinde ki " (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." yasal düzenlemeye göre ilk derece mahkemesince YARGITAY BOZMA İLAMI SONUNDA VERİLEN Yeni kararın 6100 s. HMK.nun 373/4.m.si uyarınca ancak TEMYİZİ KABİL OLDUĞUNDAN oybirliğiyle Dairemiz esasının bu şekilde kapatılmasına ve Dosyanın TEMYİZ İNCELEMESİ için Yüksek Yargıtay'a gönderilmesine,.." karar verilmiş ve dosya Yargıtay 3.Hukuk Dairesine (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi kapatıldığından) gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine geri gönderilmiş;ilk erece mahkemesince dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 3.Hukuk Dairesine gönderilmiş, Yargıtay 3.Dairesince temyiz incelemesi sonunda; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2024 tarih, 2023/3961 Esas ve 2024/3264 Karar sayılı ilamı ile; " ..İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli, 2014/398 E., 2016/817 K., sayılı kararıyla asıl davada davanın kısmen kabulüne, karşı davada davanın kabulüne karar verildiği, taraflarca İstinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/1125 E., 2017/1424 K. sayılı kararıyla; asıl davaya yönelik davacı/karşı davalı ve davalı/karşı davacının istinaf başvurularının esastan reddine, karşı davaya yönelik davacı/karşı davalının istinaf başvurusunu kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ispatlanamayan karşı davanın reddine karar verildiği, kararın davalı- karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27.06.2019 tarihli, 2018/393 E., 2019/7835 K. sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 22.11.2017 tarihli, 2017/1125 E. ve 2017/1424 K. sayılı kararının kaldırılarak davalı yararına bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. HMK'nun 373/2 nci bendinde; Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosyanın, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamında açıkça ''bölge adliye mahkemesi kararının'' bozulmasına karar verildiği, sehven HMK'nın 373/1 inci bendi gereğince hükmün bozulduğunun belirtilmesinin maddi hata niteliğinde olduğu, bu durumda İlk Derece Mahkemesince herhangi bir inceleme yapılmaksızın, bozmaya uyulup uyulmaması ve esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilerek esasın kapatılması gerekirken, yazılı gerekçeyle görevli olmadığı halde bozmaya uyulmasına karar verilip esas hakkında yargılama yapılması ve hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir. Bozma nedenine göre davacı- karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir,.. " şeklinde kararı ile Yargıtay 3.Hukuk Dairesi tarafından dosya Dairemize gönderilmesi üzerine Dairemizin 2025/395 Esasına kaydedilmiştir. Dairemizce yapılan yargılama sırasında Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 22.10.2024 tarih, 2023/3961 Esas ve 2024/3264 Karar sayılı ilamı taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş,Yargıtay bozma ilamına karşı duruşmada taraf vekillerinin beyanları alınmış ve usul ve kanuna uygun bulunan Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 22.10.2024 tarih, 2023/3961 Esas ve 2024/3264 Karar sayılı bozma ilamı ile Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27.06.2019 tarihli, 2018/393 E., 2019/7835 K. sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiş ve Yargıtay bozma ilamı gerekçesine göre dosya konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; Dairemizce konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 14.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tarafların kök rapora yönelik beyan ve itirazlarının yukarıda cevaplanmış olduğu, Fesih tarihi itibariyle davalı şirketin yapımcı şirketten tahsil ettiği paralardan, davacı-oyuncuya gerekli ödemeler (96704*410 stopaj) fazlasıyla yapılmış olduğundan ve fesih ihtarında gösterilen “menajerlik sözleşmesinde getirilmediği, davacının onayı olmaksızın ismiyle haksız kazanç elde ettiği, teknik ve yasal anlamda menajerlik hizmeti verilmemiş olduğu” şeklindeki fesih sebepleri ispat edilemediğinden feshin haklı olmadığı yönünde kanaat oluştuğu, Esas davada davacının takip tarihi itibariyle İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E. dosyada alacağının 39.417 TL olacağı, feshin haklı olmadığı yönündeki tespitlere itibar etmesi halinde karşı davada, davalı/karşı davacı şirketin kazanç kaybı yönünden hesaplama yapıldığında 18-36 bölümler için komisyon alacağının 66.555.TL olacağı, Mahkemenin nihai takdiri ve değerlendirmesi feshin haklı olduğu yönünde olursa, davacının yukarıda takip tarihi itibariyle hesaplanan 39.417. TL alacağını talep edebileceği, bu ihtimalde karşı davada davalı şirketin alacaklı olmayacağı sonuç ve kanaatine varıldığının" bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak rapor altına alındığı görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlığın mahiyetine göre, asıl davada ispat yükü davacı/karşı davalı taraf üzerinde, karşı davada ispat yükü davalı/karşı davacı taraf üzerinde olup taraflar aarısındaki menejerlik sözleşmesinin haklı nedenle fesih iddiası da davacı/karşı davalı taraf üzerindedir. Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. 6100 sayılı Kanun'un 187 nci maddesinin birinci fıkrası;“İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir” şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 Esas, 2017/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Diğer taraftan hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz.Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise 6100 sayılı Kanun'un “İspat yükü” başlıklı 190 ıncı maddesinde yer almakta olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.Bu hüküm, 4721 sayılı Kanun'un “İspat yükü” başlıklı 6 ncı maddesinde yer alan; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir.İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; 6100 sayılı Kanun'da senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise, hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukukî sonuçlar bakımından “kesin” ve “takdiri” deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapılmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanunî deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise Hâkimi bağlamaz, Hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir.Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nun 199.maddesinde belge kavramı ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film,görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.'' şeklinde düzenlenmiştir. 6100 s.HMK.nun 200.m.sinde Senetle ispat zorunluluğu;"( 1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Dairemizin 22.11.2017 tarih, 2017/1125 Esas, 2017/1424 Karar sayılı kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin bu kararının Yargıtay 13. H.D.nin 2018/393 Esas, 2019/7835 Karar sayılı bozma ilamı ile bozulmasına ilişkin Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin bozma ilamı gerekçesi ile Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 22.10.2024 tarih, 2023/3961 Esas ve 2024/3264 Karar sayılı bozma ilamı gerekçesine göre tüm dosya kapsaında toplanan tüm davacı/karşı davalı taraf delilleri kapsamı ile davalı/karşı davacı delilleri kapsamına göre davacı/karşı davalı tarafın menejerlik sözleşmesini haklı olarak feshettiği iddiasının ispat yükü üzerinde olan davacı/karşı davalı tarafından ispat edilememiş olduğu,Dairemizce yapılan yargılama sırasnıda konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan dosya kapsamına uygun,denetime açık,hüküm kurmaya elverişli ayrıntılı bilirkişi raporu kapsamına göre asıl davada davacının takip tarihi itibariyle İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E. dosyada alacağının 39.417 TL olduğu, feshin haklı olmadığı yönündeki tespitlere itibar etmesi halinde karşı davada, davalı/karşı davacı şirketin kazanç kaybı yönünden hesaplama yapıldığında 18-36 bölümler için komisyon alacağının 66.555.TL olduğuna ilişkin bilirkişi heyet raporu kapsamına göre asıl davanın kabulü ile davacı-karşı davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 39.417,00TL yönünden iptali ile icra takibinin bu miktar yönünden devamına, ödeme beyan ve itirazlarının infaz sırasında nazara alınmasına, davalı-karşı davacının açmış olduğu karşı davanın kabulü ile; 66.555,00TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde kararın verilmesi kanaatı hasıl olmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.Asıl davanın kabulü ile; davacı-karşı davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 39.417,00TL yönünden iptali ile icra takibinin bu miktar yönünden devamına, ödeme beyan ve itirazlarının infaz sırasında nazara alınmasına, 2.Davalı-karşı davacının açmış olduğu karşı davanın kabulü ile; 66.555,00TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 3.Asıl dava yönünden; davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 39.417,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 4.Karşı dava yönünden; davalı-karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 5.Asıl dava yönünden harçlar Yasası gereğince alınması gereken 2.692,57 TL harçtan peşin yatırılan 709,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.982,72 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6.Asıl dava yönünden davacı-karşı davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 3.739,00 TL yargılama giderinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 7.Karşı dava yönünden harçlar Yasası gereğince alınması gereken 4.546,37 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 1.630,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.916,37 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8.Karşı dava yönünden davalı-karşı davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 30.543,50 TL yargılama giderinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 9.Bakiye gider avanslarının yatıran taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK m. 361 uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 17.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.