16. Hukuk Dairesi 2014/11044 E. , 2014/13680 K. "" MAHKEMESİ : KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında.. Mahallesi çalışma alanında bulunan 181 ada 44 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı I.. T.. adına tespit edilmiştir. Davacı S.. T.., t…
**16. Hukuk Dairesi 2014/11044 E. , 2014/13680 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında.. Mahallesi çalışma alanında bulunan 181 ada 44 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı I.. T.. adına tespit edilmiştir. Davacı S.. T.., taşınmazın ortak muristen geldiğini ve üzerindeki dükkanla birlikte yarı yarıya davalı ve kendisine ait olduğu iddiası ile dava açmış; yargılama sırasında ise zeminin tüm mirasçılara ait olduğu ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın ortak muristen kaldığı kabul edilmekle beraber, muris Z.. T..'ın 1982 yılında ölümünden sonra davalının tespite kadar devam eden uzun süreli kullanımı karşısında paylaşma yapılmadığını ispat külfetinin bunu iddia eden davacıya ait olduğu, ancak iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davaya konu taşınmazın muristen kaldığı taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. Ne var ki; davalı taraf paylaşma yapıldığını iddia ettiğine göre bu hususu ispat yükü davalıya aittir. Davalının zilyetliğinin paylaşmaya karine oluşturabilmesi ancak insan ömrünü aşan süre ile taşınmazda zilyet olduğunu kanıtlaması halinde mümkündür. Somut olayda davalının muris Z..'in ölüm tarihi olan 1982'den kadastro tespitinin yapıldığı 2009 tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin insan ömrünü aşan bir süre olduğundan söz edilemez. Hal böyle olunca 3402 sayılı Yasa'nın 30. maddesi göz önüne alınarak murisin terekesine dahil olduğu anlaşılan taşınmazın mirasçılar adına tesciline karar verilmesi gerekir.