TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/06/2025 NUMARASI: 2025/522 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1656 KARAR NO : 2025/1187 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/06/2025 NUMARASI: 2025/522 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen yerel mahkemenin ara kararına karşı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davalı şirketin malvarlığını azaltma veya borçtan kurtulmaya yönelik ihtimali bulunduğu için alacağın teminat altına alınması zarureti doğduğunu, müvekkili davalı tarafın iş yerlerinin inşası sırasında yaptığı elektrik tesisatına ilişkin işlemlere binaen fatura kesmiş olduğunu lakin alacağını alamadğıını, davalının, açılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, keza davalının piyasada iş yaptığı diğer firmalara da ödeme yapmadığını, takiplerine haksız olarak itiraz ettiğini şifahen duyulduğunu, sonuç olarak somut delillerin varlığı karşısında davalının mal kaçırma ihtimaline karşı ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkeme 23/06/2025 tarihli ara karar ile; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ancak yargılamayla belirlenebileceğini, tensip aşamasındaki davada davacıların iddialarını yaklaşık da olsa ispat eder delillerin sunulmadığını, dolayısıyla bu aşamada ihtiyati haciz talebine konu hususlara dair yaklaşık ispat ve İİK m.258 koşullarının sağlanmadığını belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin iş yerlerinin elektrik altyapısını yaptığını, hakediş ödemelerini alamadığını, davalı tarafça itiraz edilmemiş faturalar, yapılan işe ilişkin fotoğraflar ve davalı şirketin yetkilisi tarafından ıslak imzalanmış teklif formu gözetildiğinde davacının alacağının sabit olduğunu, taraflar arasında bir eser sözleşmesi olduğunu, borçlarının büyük bir kısmını ödemeyen davalı için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir.İhtiyati tedbir talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Öte yandan Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İ.İ.K.'nın 258. maddesine göre, ihtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Ayrıca Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir isteminin kabulüne veya reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı, davalıya ait bir kısım iş yerlerinin elektrik projelerini yaptığını ve karşılığında bir kısım ödemelerin yapılmadığını ifade etmiş, davalının borçlardan kurtulmaya yönelik davranışta bulunduğunu belirterek ihtiyati haciz talep etmiştir.Dosya incelendiğinde; davacının mevcut taleplerinin, alacağın varlığının ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği görülmüş olup yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararı yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/06/2025 tarihli 2025/1656 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.