T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1437 KARAR NO : 2025/963 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI:2024/890 Esas sayılı derdest dosya ARA KARAR TARİHİ:16/05/2025 DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/09/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/09/2025 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik s…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1437 KARAR NO : 2025/963 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI:2024/890 Esas sayılı derdest dosya ARA KARAR TARİHİ:16/05/2025 DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/09/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/09/2025 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda, TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı-karşı davalı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...’un babası... ile davalı tarafın 01.03.2018 tarihli sözleşme ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ...ada ...parselde bulunan taşınmaz üzerinde Güneş Enerjisi Santrali kurulumu konusunda anlaştıklarını ancak müvekkilin babası...'un 09.07.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilin babasının vefatı üzerine babasının bütün ticari faaliyetlerini üzerine aldığını, davalı tarafın 01.03.2018 tarihli sözleşmenin yüklenicinin sorumluluklarını düzenleyen 4. maddesinde; yüklenicinin işbu sözleşme eklerinden olan iş programını gösterir listeyi müvekkile vereceğini, sözleşmeye konu işi, iş bitim tarihinde veya daha önce sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilin davalı tarafla akdedilen sözleşme gereğince 02.03.2018 tarihinde 125.000,00 $, 02.04.2018 tarihinde 50.000,00 $, 30.05.2018 tarihinde 50.000,00 $, 30.06.2018 tarihinde 22.000,00 $, 02.07.2018 tarihinde 70.000,00 $, 30.07.2018 tarihinde 70.000,00 $ ödeme yaptığını, müvekkilin bu miktarları davalı tarafa ödediğini, ödemelere ilişkin banka ödeme dekontlarını ve belgeleri dosyaya sunduklarını, davalı tarafın 30/05/2018 tarihinde işi bitirmediği gibi ön kabulü de yaptırmadığını, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini beyanla, davalı tarafça işin zamanında yapılmamasından dolayı 2018 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında elektrik üretimi yapamadığını ve maddi olarak zarara uğradıklarını, müvekkilin uğramış olduğu zararların ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın davalı taraftan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini, müvekkilin uğradığı zararlar karşılığında şimdilik 5.000,00 TL’ nin işin teslim tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle beraber davalı taraftan tahsili ile müvekkile ödenmesini, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın şimdilik 1.000,00 $’lık kısmının işin teslim tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren devlet bankalarının $ cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödedikleri en yüksek faiz oranıyla beraber davalı taraftan tazmini ile müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili 27/11/2024 tarihli ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle: müvekkilin hak kaybı yaşamaması amacıyla davalı taraftan olan alacağının teminat altına alabilmek için, davalı tarafa ait taşınır ve ve taşınmaz mallara, üçüncü kişi ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 29/11/2024 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ: Mahkemece; "dilekçe incelendiğinde, ihtiyati haciz talep edenin aleyhine talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, mahkeme dosyasında verilen kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2024 tarih 2024/77 Esas 2024/989 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda bir rapor alınmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı-karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNİN 05/02/2025 TARİHLİ KARAR ÖZETİ; Mahkemece; "Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafın ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmektedir ve bulunulan aşama itibarı ile alacağın muaccel olduğuna ilişkin somut bir veri bulunmamaktadır. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlarından hiçbirisinin varlığı konusunda kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir yaklaşık ispat koşulu bulunması da yasa hükmü gereğidir. Açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararında usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hmk'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar vermiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU 16/05/2025 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ : Mahkemece; "Davacı karşı davalı vekili Av. ...'in 15/05/2025 tarihli talep dilekçesi incelendiğinde, mahkememize bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun tek başına ihtiyati haciz talep edenin aleyhine talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle talebin reddine" kararı vermiştir. Karara karşı Davacı-karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ : Karara karşı Davacı-karşı davalı istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili lehine ihtiyati haciz talebinde bulunurken sadece istinaf kaldırma kararı sonrası alınan 13.05.2025 tarihli bilirkişi rapora dayanılmadığını, dosyaya bu zamana kadar eklenen tüm belgeler, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve delil tespiti dosyası gibi birçok lehe bilgi ve belge kapsamında ihtiyati haciz talep edildiğini, ancak yerel mahkeme sadece 13.05.2025 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ifade ettiğini, dosya kapsamında bulunan bilgi, belge, bilirkişi raporları ve taraflarınca sunulan bölge adliye mahkemesi ve yargıtay kararları kapsamında somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz için yaklaşık ispat kuralları fazlasıyla gerekleştiğini, dosyanın yargılamasının yaklaşık olarak 7 yıldır sürmekte olduğunu, lehe ve aleyhe olan tüm deliller toplandığını, İlk derece mahkemesince müvekkili aleyhine verilen ret kararı istinaf taleplerimizin kabulü neticesinde haklı bulunarak kaldırıldığını, İstinaf mahkemesi kararında bilirkişi heyetinden istinaf kaldırma kararına uygun olarak yeniden rapor alınmasına karar verildiğini, mahkemece aldırılan 13.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda da yine müvekkilinin alacaklı olduğu tespit edildiğini, 27.11.2024 tarihinde ihtiyati haciz talep edilmiş olmakla mahkemece 29.11.2024 tarihli ara kararı ile; "ihtiyati haciz talep edenin aleyhine talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması, mahkememiz dosyasında verilen kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2024 tarih 2024/77 Esas 2024/989 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda bir rapor alınmadığı alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle talebin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verildiği, İşbu ara karardan sonra 13.05.2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya eklenmiş olduğu, söz konusu raporda müvekkilin davalı taraftan 56.922,94 $ alacaklı olduğu tespit edildiğini ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını, davalının borca yetecek kadar olan kısmı için ihtiyaten haczini yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler. İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Kayseri Asliye Ticaret 1. Mahkemesinin 2024/890 Esas sayılı dosyasından davacı vekili 15/05/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin mahkemenin 16/05/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği kararın ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. Dairemizce Kayseri Asliye Ticaret 1. Mahkemesinin 2019/249 Esas ve 2023/809 Karar sayılı kararının Dairemizin 2024/77 Esas ve 2024/989 Karar sayılı kararıyla kaldırılmasına karar verildiği kaldırma sonrası Mahkemece 3. bir bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davacı vekilinin rapor sonrasında ihtiyati haciz talebinin yenilediği, Mahkemece alınan 13/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda rapor tanzim edildiği, bu raporda ticari defter ve belgeler yönünden yapılan inceleme neticesinde davacının 2018 yılı defterlerine göre 420.168,69 USD ödeme yaptığı, davalı defterlerinde de toplam 477.981,17 USD fatura düzenlendiği, bakiye 57.812,48 USD borcunun kaldığı, davacının defterlerinde 01.01.2018 tarihli yevmiye kaydıyla (98.872,50-TL + 341.712,00-TL=440.584,50-TL) toplam 440.584,50-TL ödeme kaydı yapıldığı ancak ödeme belgesinin ibraz edilmediği, davacı kayıtlarına göre toplam borç tutarından bu rakam düşüldüğünde 485.128,52-TL-440.584,50-TL=44.544,02-TL davalıya borcu kaldığı, Davalının 2018 yılı defterleri incelendiğinde; davalı kayıtlarına göre 506.481,17-USD fatura düzenlendiği ve davacının 420.168,69-USD ödeme kaydı düşüldüğünde bakiye 86.312,48-USD karşılığı 644.046,41-TL alacaklı olduğu, Cari hesapların karşılaştırılmasında davacı kayıtlarına göre, bakiye 57.812,48-USD karşılığı 485.128,52-TL borcun olduğu davalı kayıtlarına göre ise 86.312,48-USD karşılığı 644.046,41-TL alacaklı olduğu, bundan başka davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 22.10.2018 tarih ve ... sıra numaralı 28.500,00-USD'lik faturanın davacı kayıtlarına işlenmemiş olduğu, bu fatura davacı kayıtlarına ilave edilirse toplam 86.312,48-USD davalı alacağı olacağı ve rakamların birbiri ile örtüşeceği, taraflar arasındaki farkın ise 28.500,00-USD olup, 22.10.2018 tarih ve ... sıra numaralı faturadan kaynaklandığı, Aradaki farkın davalı tarafından davacıya düzenlenen 425.000,00-USD'lik faturanın sözleşme kapsamında kaldığı 12.980,00-USD tutarlı faturanın ... alımı ile ilgili olup, sözleşmede ayrıca fatura edileceğinin belirtildiği, 9.621,29-USD tutarın ise (31.07.2018 tarih ve ... nu. 63.074,09-USD) fatura içeriğinin yatırım teşvik belgesi kapsamında olmayan toplam 53.451,61-USD'lik mal ve hizmete ait faturanın KDV tutarı (53.451,61-USD*0,18KDV) 9.621,29-USD olduğu, ayrıca 22.10.2018 tarih ve ... sıra numaralı 28.500,00-USD'lik invertöre ait olduğunun tespit edildiği, sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya düzenlenebilecek toplam fatura tutarının (425.000,00 + 12.980,00 + 9.621,29 + 28.500,00) = 476.101,29-USD karşılığı olduğu, bu hesaplamaya göre davalının davacıya düzenlemiş olduğu 30.379,88-USD'lik tutar fazladan fatura edilmiş olup, borçtan tenzili gerektiği nihai olarak davalı kayıtlarında tespit edilen 86.312,48-USD alacağından fazla fatura edilen 30.379,88-USD tenzil edilmesi sonrası davalı alacağının 55.932,60-USD olarak hesap edildiği, Mali müşavir dışında diğer bilirkişiler yönünden yapılan değerlendirmede ise özetle; taraflar arasındaki 01.03.2018 tarihli GES tesis yapım sözleşmesine göre işin 15.04.2018 tarihinde başlayacağı 30.05.2018 tarihine kadar ön kabul yaptırılacağı, ... ile ... (... adına) arasında düzenlenen tutanak başlıklı belgede "işin bitiş tarihinin 25.10.2018 tarihi olduğunun belirtildiği, 21.11.2018 tarihinde geçici kabule hazır tutanağının düzenlendiği ve akabinde Tedaş Genel Müdürlüğünün ... tarihli yazı ile geçici kabul belgesi verildiğinin tespit edildiği, Sözleşmenin 18. Maddesinde, sözleşmenin uygulanması sürecinde tam yetkili birer temsilci atanabileceğini ve bu temsilcinin karşı tarafa yazılı olarak bildirileceği, bundan sonra temsilcilerin bu sözleşme kapsamında yazılı olarak yapılacak her anlaşma, kabul, olur ve onay ilgili tarafı bağlayacaktır şeklinde düzenleme bulunduğu, dosya kapsamında böyle bir temsilci atandığına dair delil bulunmadığı ve ...'ın davacının yanında çalışan kişi olduğu ve davacıyı bağlamayacağı buna göre de sözleşme süresinin değişmediği, yüklenicinin işi en geç 30.05.2018 tarihinde teslim etmesi gerektiği, Davalı şirketin panel tedariki ve kurulumu eksiksiz tamamlayıp geçici kabul aşamasına gelinmesinde geciktiği, bu gecikmenin davalı sorumluluğunda olduğu, sözleşmeye göre kabul yapılmasının davalının sorumluluğunda olduğu, elektrik satışına da ancak kabul yapıldıktan sonra başlanabileceği, resmi teslim tarihi olarak geçici kabul tarihinin 14.12.2018 tarihinin kabulü gerektiği, Buna göre işin en geç 30.05.2018 tarihine kadar teslim edilmesi gerekirken 14.12.2018 tarihinde teslim edildiği, gecikmenin davalıdan kaynaklandığı, davacının bu tarih arasındaki üretim kaybını talep edebileceği, Davacının sözleşmeye göre 125.000,00-USD'yi süresinde ödediği, 30.03.2018 tarihinde ödemesi gereken 50.000,00-USD'yi 3 gün sonra ödediği, 30.05.2018 tarihinde ödemesi gereken 50.000,00-USD'yi 1 gün sonra ödediği, 29.06.2018 tarihinde ödemesi gereken 70.000,00-USD'yi 4 gün sonra ödediği, 30.07.2018 tarihinde ödemesi gereken 70.000,00-USD'yi 1 gün sonra ödediği ve 30.08.2018 tarihinde ödemesi gereken 60.000,00-USD'yi 123 gün sonra 43.109,15-USD olarak havale ettiği, bakiye 16.890,15-USD kaldığı, Taraflar arasındaki tesis yapım sözleşmesi kapsamında olmayan 11.06.2018 tarihli 12.980,00-USD tutarında e-fatura düzenlendiği fatura bedeline mahsuben 03.07.2018 tarihinde davacı tarafça 12.059,54-USD ödeme yapıldığı, bu faturadan kalan 920,46-USD davalı alacağının olduğu, buna göre davalının bakiye 16.890,85-USD + 920,46-USD olmak üzere toplam 17.811,31-USD alacağının kaldığı, Davacı tarafça işin teslim tarihi olan 30.05.2018 tarihine kadar olan yapılacak ödemeler için 1-4 günlük gecikmelerin işin gecikmesine sebebiyet vermeyeceğinin belirtildiği, Davacının 30.05.2018 ilâ 14.12.2018 arasındaki üretim kaybının işin 30.05.2018 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 14.12.2018 tarihinde teslim edildiği bu tarihler arasındaki haziran, temmuz....kasım, aralık aylarında üretim kaybının oluştuğu, üretimin aylara bağlı olarak değişebileceği ancak 2019 yılı üretim değerleri göz önünde alınarak yapılan hesaplamada %15 oranında işletme giderinin indirilmesi halinde 503.519,97-kWh saat toplam üretimin olduğu, ilgili dönem için devlet destekli enerji satış bedelinin 13.3-USD cent/kWh olduğu, toplam üretim kaybı bedelinin 503.519,97-kWh * 0,133-USD =66.968,16-USD olacağı %15 işletme gideri düşüldüğünde (10.045,22-USD) muhtemel üretim zararının 56.922,24-USD hesaplandığı, Cezai şart yönünden ise dosya kapsamında yer alan belgelerde ifayı beklediği dönemi veya güneş panellerini teslim alırken cezai şart hakkını saklı tuttuğuna ya da ifayı çekincesiz kabul etmediğine ilişkin belge ve ya bilginin bulunmadığı, davalının edimini geç ifa ettiği, davalının bakiye 17.811,31-USD alacağının kaldığı, cezai şart talep edip edemeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu yönünde rapor sunulduğu, Mahkemeye sunulan 09.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 18.05.2018 tarihinde işin bitirilmediği, ... marka panellerin kullanılması için iş sahibinin muvafakatının olduğu, iş tesliminin Haziran 2018 olması gerektiği fakat davalı işi bu tarihte teslim edemediği, iş sahibinin zararının oluştuğu, geç teslim nedeniyle Temmuz-Aralık dönemindeki zararın 56.730,21-USD olacağı, seçimlik cezai şart talebinin davacının ya zararını yada cezai şart talep edebileceği, davalının karşı davasında davacıdan, ticari defterlerinde 44.544,02-TL alacaklı olduğu, davalının kendi defterlerine göre ise 644.046,41-TL (86.312,48-USD) göründüğü, davacı defterlerine aşan miktarın davalı tarafça ispatı gerektiği, 18.11.2021 tarihli ek raporda ise, davacının son taksidi geciktirmesinin TBK m.97 kapsamında kaldığı, davanın ileri sürdüğü 25.10.2018 tarihli tutanağın mahkemece süre uzatımı kabul etmesi halinde davacının tazminat miktarının bu tarih gözetilerek 11.824,61-USD olacağı yönünde görüş bildirildiği, Mahkemeye sunulan 10.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sözleşmeye göre işin 30.05.2018 tarihinde TEDAŞ geçici kabulünün yapılacağının davalı tarafça taahhüt edildiği, yüklenici tarafından tadilat projesinin 21.05.2018 tarihinde onaylandığı başlangıç tarihi olarak kabul edilse bile 46 gün sonra yani 05.07.2018 tarihinde teslimi gerektiği ancak tesisin kabule hazır olduğunu belirttikleri tarihin 27.11.2018 tarihi olup, TEDAŞ ve Çamlıbel EDAŞ yetkililerince yapılan geçici kabul tarihin 28.12.2018 olduğu, Sözleşme ekindeki ... marka panellerin kullanılması için iş sahibinin muvafakatının olduğunun kanaatine varıldı, buna göre iş teslim tarihinin Haziran 2018 olması gerekirken Temmuz, Ağustos .... Kasım, Aralık aylarında tesisin üretim yapmayarak iş sahibinin zarara uğradığı, 2019 üretim değerleri göz önüne alınarak 426.557,99 kWh enerji üretiminin yapılacağı EPDK lisanssız yönetmeliğine göre 0,133 USD'den ödeme yapılacağı buna göre davacının 56.732,21-USD zararının oluştuğu, Davacı tarafından davalıya 420.168,69-USD ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerden 30.08.2018 tarihindeki yapılan ödeme haricindekilerin en fazla 4 gün sonra ödemesinin yapıldığı, son 60.000,00-USD'lik ödemenin ise 123 gün sonra ve kısmî olarak ödendiği, davacının defterlerine göre davalıya bakiye 57.812,48-USD borcunun kaldığı, cari hesaplarda TL bazında kayıtların tutulduğu, Davalı ticari defterlerine göre davacıya 506.481,17-USD fatura düzenlendiği, karşı tarafın 420.168,69-USD ödeme yaptığı, bakiye 86.312,48-USD kaldığı, taraflar arasındaki cari hesap farkının 28.500,00-USD olduğu bu farkında 22.10.2018 tarihinde düzenlenen 28.500,00-USD tutarlı faturadan kaynaklandığı, elektronik ortamda düzenlenmediği, davalı defterlerinde kayıtlı olup, davacı defterlerinde bulunmadığı, bundan başka davacıya ait BA fonlarında 31.07.2018 tarihinde usulsüz olarak düzenlendiği iddia edilen faturaya noter kanalı ile itiraz edilmiş ise de vergi dairesine beyan edildiği, davacı defterlerine göre aldığı toplam fatura miktarını 477.981,17-USD olduğu, davacı defterleri ile davalı defterleri arasında 28.500,00-USD fark bulunduğu bu farkında 22.10.2018 tarihli faturadan kaynaklandığı, Cezai şart yönünden, niteliğinin takdiri sayın mahkemeye ait olup, indirilip indirilemeyeceği ve ceza koşulundan vazgeçip vazgeçmediği veya ifayı çekincesiz olarak kabul edip etmediği mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirildiği, Tüm bu hususlar ile birlikte değerlendirildiğinde rakamsal farklılıklar bulunmasına rağmen raporların birbiriyle örtüştüğü, davacının davasını ıslah ederek 11.100,00-TL olan dava değerinin zarar tazmini bakımından 344.470,41-TL, cezai şart yönünden de 99.000,00-USD olarak ıslah ettiği, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ihtiyati hacze karar verilebilmesi için muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması şartları aranır. Muaccel olmayan alacaklarda ise borçlunun belli bir yerleşim yerinin olmaması, mallarını gizlemeye-kaçırmaya çalışması, kendisinin kaçmaya hazırlanması veya alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Davacı yönünden, mevcut aşama itibari ile ihtiyati haciz kararı için gerekli yaklaşık ispat şartlarının bu aşamada oluştuğu anlaşılmakla ihtiyati haciz kararı talebinin kabulüne karar vermek gerekirken reddinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki 01.03.2018 tarihli sözleşme, davacı tarafça yapılan ödemeler, tarafların ticari defter ve belgeleri, tespit yaptırılan değişik iş dosyası, tanık beyanları, dosya kapsamındaki bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında İİK'nın m.257/1 uyarınca ihtiyati haciz şartları gerçekleştiğinden mahkemece İİK'nın 259. maddesine göre teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmektedir. Bu gerekçelerle yerel mahkemece davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, B-Kayseri Asliye Ticaret 1. Mahkemesinin 2024/890 Esas sayılı dosyasında; 16/05/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın KALDIRILMASINA, C- Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebiyle ilgili ilgili olarak; 1- İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE, 2- İcra ve Kanunun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın (344.470,41-TL) %15'i olan 51.670,56-TL nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalı ...A.Ş.'nin taşınır ve taşınmazlar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince ihtiyaten haczine, 3-İhtiyati haciz kararının teminatın ibrazından sonra İcra ve İflas Kanunun 261. maddesi gereğince yetkili icra dairesince infazına, D-Davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf maktu karar harcının isteği halinde yatıranlara iadesine, E-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, F-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, G- Kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 ve 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24.09.2025