Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3962 E. , 2024/7355 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3962 Karar No : 2024/7355 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Menteşe ilçesi, ... Mahallesi, ..
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3962 E. , 2024/7355 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3962 Karar No : 2024/7355 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Menteşe ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... Gıda Tuhafiye İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ... tarih ve ... sıra numaralı işyeri açma ve çalışma ruhsatına istinaden faaliyette bulunan lokantanın işletmecisi olan davacı tarafından, bahsi geçen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle işyerinin mühürlenerek kapatılmasına ilişkin 01/07/2020 tarihli mühürleme tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yapı kayıt belgesinin ilgili idaresince iptal edilmesi nedeniyle anılan taşınmazda şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sıra numaralı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi ve ruhsat iptaline karşı dava açılmadığı dikkate alındığında, hukuka aykırılığı konusunda herhangi bir iptal kararı bulunmayan ruhsat iptalinin icrası anlamında tesis edilen davaya konu mühürleme işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Mahkemece yapılan incelemede; davacı tarafından herhangi bir adres bildirilmeksizin vekili aracılığıyla bakılan davanın açıldığı, devam eden süreçte vekilin Mahkemeye ibraz ettiği vekillikten çekilme dilekçesinin müzekkere ile birlikte davacının MERNİS'te kayıtlı adresinde bizzat kendisine tebliğ edildiği, bu itibarla davacının bilinen adresi ile MERNİS'te kayıtlı adresinin aynı olduğu, Mahkemece verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın da 16/08/2021 tarihinde yine davacının MERNİS'te kayıtlı adresinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine uygun şekilde davacıya tebliğ edilmiş olduğu anlaşıldığından, bu tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde en son 15/09/2021 tarihine kadar istinaf başvurusunda bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 20/09/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar veren ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:..., İ:... sayılı kararının istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, davacının istinaf isteminin reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 06/03/2024 tarih ve E:2023/8916, K:2024/1590 sayılı kararıyla, Mahkemenin 09/07/2021 tarihli Davanın Reddine dair kararının, davacının bilinen en son adresine (aynı zamanda mernis adresi ) Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken buna uyulmadığı, davacının da kapısına herhangi bir ihbar kağıdı yapıştırılmamış olduğu iddiası ile birlikte dikkate alındığında, yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında isabet görülmemiş olup işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden, usule uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan kararın bozulması üzerine, İdare Dava Dairesince bozmaya uyularak, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işyeri açma ve çalışma ruhsatının yapı kayıt belgesinin Mahkeme kararı ile geçerli hale gelmesi nedeniyle davalı idare tarafından canlandırıldığı, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı belirtilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. " hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen kararın bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda usul yönünden hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.