TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/715 KARAR NO : 2025/1254 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/10/2021 NUMARASI : 2019/240 Esas - 2021/822 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 22/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 07/11/2017 tar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/715 KARAR NO : 2025/1254 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/10/2021 NUMARASI : 2019/240 Esas - 2021/822 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 22/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 07/11/2017 tarihinde ... ... Turizm İnşaat Nakliyat Petrol Taahhüt San. ve Tic Ltd. Şti'nin maliki olduğu ... plakalı aracın davalı ...'ın idaresinde iken oluşan tek taraflı trafik kazası sonrasında davacıların desteği Musa ...'ın vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalılardan ... AŞ'den iş poliçe kapsam ve limiti uyarınca 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 07/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, davacı Nezahat ... için 250.000 TL, davacı Ferhat ... için 100.000 TL, davacı Hatice ... için 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde özetle davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince; "davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat davasının kabulüne; Davacı Nezahat ... yönünden toplam 393.509,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 216.275,64 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 21/12/2017 tarihinden, davalı... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 177.234,10 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 08/01/2018 tarihinden, diğer davalılar için toplam tazminat miktarından kaza tarihi olan 07/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı Kadriye ... yönünden toplam 90.971,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 49.998,73 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 21/12/2017 tarihinden, davalı... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 40.973,08 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 08/01/2018 tarihinden, diğer davalılar için toplam tazminat miktarından kaza tarihi olan 07/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı ... Ali ... yönünden toplam 69.659,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 38.285,27 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 21/12/2017 tarihinden, davalı... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 31.374,11 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 08/01/2018 tarihinden, diğer davalılar için toplam tazminat miktarından kaza tarihi olan 07/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı Hatice ... yönünden toplam 28.218,54 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 15.509,10 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 21/12/2017 tarihinden, davalı... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 12.709,44 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 08/01/2018 tarihinden, diğer davalılar için toplam tazminat miktarından kaza tarihi olan 07/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı Ferhat ... yönünden toplam 18.069,76 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 9.931,26 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 21/12/2017 tarihinden, davalı... Sigorta için poliçe teminat limiti dahilinde 8.138,50 TL lik kısmından temerrüt tarihi olan 08/01/2018 tarihinden, diğer davalılar için toplam tazminat miktarından kaza tarihi olan 07/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacıların İMM Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yönünden talep ettikleri 20.000 TL tazminat talebinin konusuz kalmış olması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, Manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, Davalı... Sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme gözetilerek davacı Nezahat ... yararına 20.000 TL manevi tazminatın, davacı Hatice ... yararına 25.000 TL manevi tazminatın, davacı Ferhat ... yararına 25.000 TL manevi tazminatın, Davacı Kadriye ... yararına 25.000 TL manevi tazminatın, davacı ... Ali yararına 25.000 TL manevi tazminatın toplam 120.000 TL manevi tazminatın davalı... Sigorta şirketinin poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan kaza tarihi olan 07/11/2017 tarihinden sigorta şirketi için 08/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili özetle. İlk Derece Mahkesince dosyaya ibraz edilen belgelere rağmen mütefevvanın kazancı bakımından asgari ücret üzerinden hatalı hesaplama yapıldığını, mahkemece müteveffanın gerçek gelirinin araştırılması talebinin reddedildiğini, manevi tazminat teminatı kapsamında müvekkillerine bir ödeme yapılmadığını, sırf sigorta şirketince ödenen bedelin yanlış değerlendirilmesi ile babalarını ve eşini kaybeden müvekkili davacılar lehine oldukça düşük tutarda manevi tazminata hükmedilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtarnamenin davalı.... Sigorta Şirketi’ne 08/12/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, bu durumda 2198 sayılı Kanun’un 99. maddesi uyarınca ödeme süresi olarak belirtilen 8 iş günü eklendiğinde davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 21/12/2017 olacağını, İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karara dair tavzih talebinin değerlendirilmediğini;Davalı ... ... Turizm İnşaat Nakliyat Petrol Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili: Hükmedilen tazminat miktarları hesaplanırken herhangi bir araştırma yapılmadan, tarafların sosyo ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, aile yapısı gibi kriterler göz önüne alınmadan fahiş miktarda hesaplandığını, davalı sigorta şirketleri lehine 4.080 TL karşı vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak müvekkili ... ... Turizm İnşaat Nakliyat Petrol Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. lehine reddedilen tutar üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmediğini, müvekkili şirketin devamlı ticaret yapan ve süresi geldiğinde bazı araçları satıp değiştiren bir şirket olduğu için bu araçlar üzerindeki ihtiyati haciz kararının müvekkilini mağdur ettiğini;Davalı... Sigorta Şirketi vekili: Bilirkişi raporunun hatalı, eksik ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, kazanın şehirlerarası yolcu taşıması sırasında gerçekleşmesi nedeniyle, davacıların zararının öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortasından karşılanması gerektiğini, Karayolu taşıması sırasında yolculara yönelik olarak meydana gelen zararlarda sigortacılar açısından, müteselsil değil, sıralı sorumluluk öngörüldüğünü, dolayısıyla zarar görenlerin dilediği sigortacıya başvurma hakkı bulunmadığını, bu sigorta ile karşılanamayan zararlar için yapılması zorunlu trafik sigortasına müracaat edilmesi gerekeceğini, ZMMS teminat limiti de aşılmadığından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi Artan Mali Sorumluluk Teminatının 500.000 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmdığını, müteveffanın anne-babasının hayatta olup olmadığı; bu kişilerin destek payı bulunup bulunmadığının dikkate alınmadığını, müteveffanın eşinin hesap tarihi itibariyle yeniden evlenip evlenmediğinin de araştırılmadığını, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının değerlendirme konusu yapılmadığını, rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacı tarafın faiz talebine yer olmadığını, ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinden 08/01/2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olduğunu, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenle ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken 08/01/2018 tarihinden itibaren hüküm kurulmasının dayanaksız ve isabetsiz olduğunu;Davalı ... Sigorta AŞ vekili: Müvekkili şirketin ... plakalı aracın trafik sigortacısı olup ZMSS Genel Şartlarının A.6-f bendi uyarınca manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu;Davalı Veysi ... vekili: Davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, taraflar için ret ve kabul durumuna göre vekalet ücreti tayin olunurken müvekkilinin gözardı edildiğini belirterek istinaf kanun oluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Destek, yolcu konumunda olduğundan kazanın oluşumunda desteğin kusurundan söz edilemeyecektir. Bu durumda olayda tamamen kusursuz olduğu ileri sürülmeyen ve ispat edilmeyen davalı sürücünün kusurunun oranının, davacılara karşı sorumluluğu bağlamında sonuca etkisi yoktur. Kaldı ki, Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılamasındaki kusur raporlarının örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Türk Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nin 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Somut olayda; yolcu olan desteğin müterafik kusur indirimi gerektiren eylemi ortaya konulamadığından belirlenen tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik yoktur.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda desteğin son SGK kaydının 2013/7 tarihi olduğu, bunun dışında belgelendirilmiş başkaca geliri olduğu ortaya konulamadığından, destekten yoksun kalma tazminat hesabında gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasında da isabetsizlik yoktur.Ancak, Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda; kazanın 07/11/2017 tarihinde gerçekleştiği, müteveffanın babasının sağ olduğu, dolayısıyla eşi ve çocuklarının yanı sıra olay tarihinde hayatta olan dava dışı babasının destekten yoksun kalma payının hesaplanmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kabul görmüş pay esasına göre eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalı olduğu, ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payının diğerine aktarılacağı, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminatın bu ilkelere göre belirlenmesi, kaza tarihi itibarıyla mütevefanın sağ olan babasının desteklik tazminatının hükme esas alınan rapordaki veriler doğrultusunda yeniden hesaplanması, belirtilen hususlarda ek rapor alınması gerekmektedir. Buna göre davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin bu konudaki istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Davacı destek alacaklılarının başvuruları 08/11/2017 tarihinde davalı ... Şirketi'ne ulaştığından KTK'nin 97. madddesi gereğince bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrasına karşılık gelen 21/11/2017 tarihi itibarıyla faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Bununla birlikte, davacılar vekili belirsiz alacak olarak açtığı davada avans faize yükletilmesini talep etmiştir. Bu halde, davaya konu trafik kazasına sebep olan davalı sigorta şirketlerine sigortalı araç ticari nitelikte (otobüs) olduğundan İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından avans faize hükmedilmesi de isabetli olup bu konudaki itiraz kabul edilmemiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında (FKSGŞ) öngörülen koşullar içinde, sigortalıyı sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların neticelerine karşı temin eden can sigortası türünden meblağ sigortası olan ferdi kaza sigortaları, meblağ sigortası olması itibarıyla da, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Meblâğ sigortasında sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta sözleşmesinde belirlenen tutarı (meblâğı), başka bir deyişle, sigorta poliçesinde yazılı olan “sigorta bedelini” eksiksiz ve tam ödemek zorundadır.Davaya konu kazaya karışan araç için, davalı ... AŞ tarafından bedensel zararlarda kişi başına teminat limitinin Koltuk Ferdi kaza limitin 175.000 TL ve ayrıca ferdi kaza sigortası klozunda 20.000 TL olarak belirlenen teminatların ödendiği anlaşılmıştır.İMMS, motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve genel hükümlere göre oluşan ve ZMSS limiti üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. Bu sözleşme, ZMSS 'nin güvencesini yeterli bulmayan işletenler tarafından ek olarak yapılmaktadır. İMMS kapsamının başlangıç noktası, ZMSS limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise İMMS limitidir. İMMS Poliçesi Genel Şartlarının 1'inci maddesine göre, sigortacının sorumluluğu ZMSS poliçesi limitinin üzerinde kalan miktardan başlayıp, İMMS teminat limiti ile sona ermektedir. Bu limitin tesbitinde, ZMSS 'nin hiç yapılmaması veya teminat miktarlarının yeni limitlere getirilmemesi halinde, Hazine müsteşarlığınca tesbit olunan yeni tarife limitleri esas alınır. Bu durumlarda dahi, İMMS'nin sorumluluğu ZMSS limitini aşan kısım için söz konusudur. Mahkemece bu sıralı sorumluluk dikkat edilerek karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere destekten yoksun kalma tazminatı hesabında tüm destek alacaklılarının payları hesaplanmadığından verilen hüküm sonucu itibarıyla doğru olmamıştır.Diğer yandan, TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (TBK m.162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK m.163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (TBK m.163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK m.166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK m.166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK m.168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/11/2019 tarih, 2019/3589 E. ve 2019/11257 K. sayılı kararı). Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Türk Borçlar Kanunu'nun 168. maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği açıktır. Somut uyuşmazlıkta; davalı ... ile davcılar vekili arasında, manevi tazminat talebi yönünden 28/02/2018 tarihli ibraname ve feragat içerikli belge sunulduğu, ancak ödeme makbuzunun dosya içeriğinde bulunmadığı, bu durumda sunulan ibranamenin geçerliliğinin Mahkemesince değerlendirilmediği eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.Bu itibarla, dava konusu manevi tazminat talebi bakımından verilmiş bir ibraname bulunup bulunmadığı ve ödeme yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.Ayrıca, davalı İMMS sigortacısı olan ... ZMS sigortacısı arasında maddi tazminat yönünden müteselsil değil sıralı sorumluluk bulunduğundan, kabule göre yargılama giderlerinden müteselsil sorumluluğa karar verilmesi de isabetsizdir.Yine, Mahkemece taraflara yeni hak ve borç yükleyen tashih kararı verilmesi de doğru olmamıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacılar vekilinin, davalı ... ... Turizm İnşaat Nakliyat Petrol Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin, davalı... Sigorta Şirketi vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı Veysi ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatıranlara iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının iadesine,7-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre davalı ... Sigorta AŞ tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan teminat mektubunun adı geçen davalıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/09/2025