TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI: 2025/87 Esas, 2025/598 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepler…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/31 KARAR NO: 2026/155 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI: 2025/87 Esas, 2025/598 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, .......nın “........ araçları için Atölye, Depo ve İstasyonlara 35 adet akaryakıt, madeni yağ, yumuşak su ikmal istasyonu ve 20 adet patinaj kamu tesisi kurulması” işi için 23.03.20...... tarihli ve ........ sayılı ihalesini dava da dışı .......Proje Adi Ortaklığı kazandığını, adi ortaklık adına projeyi yürüten, dava dışı ............ Şti. ile davalı alt yüklenici ...arasında "Akaryakıt İkmal Sistemleri ve Otomasyon Sistemleri" işi kapsamında “Uzman Ekip” sözleşmesi 16.05.2014 tarihinde imzalandığını, adi ortaklık adına projeyi yürüten ... firması ile Uzman Ekip sözleşmesini imzalayan davalı ... firması da alt yüklenici olarak müvekkili firma ve dava dışı ... firması ile 16.05.2014 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesini imzaladıklarını, 16.05.2014 tarihli sözleşme bedelinin 681.463.89 € olduğunu, sözleşme bedelinin 348.045,31 € olan tutarı 964 adet Lokomotif için "Lokomotif Tanıma Sistemi Montaj Bedeli" olduğunu, lokomotif tanıma sistemi montaj bedeli hariç kalan işler ile ilgili toplam tutar 333.418.58 € olduğunu, ... ye ait 35 istasyon projesinde diğer lokasyonlar için pursantaj değeri üzerinden yapılan işlerin hakedişleri bu tutar üzerinden hesaplanacak şekilde anlaşıldığını, 16.05.2014 Tarihli Uzman Ekip davalı ... firması ile yapılan Altyüklenici Sözleşmesini Yüklenici 1 adıyla imzalayan dava dışı ... firmasının, Üsküdar ...... Noterliğinin.....02.2015 tarihli ve ....... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, fesihten sonra adi ortaklık adına projeyi yürüten pilot ortak ... firmasının, davalının Üsküdar .... Noterliğinin ......02.2015 tarihli ve ...... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesini gerekçe göstererek davalı ... firması ile yaptığı ....05.2014 tarihli "Uzman Ekip” sözleşmesini yine mesnetsiz, haksız ve tamamen daha fazla kar hedefiyle .... ...... Noterliği ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesiyle 24.02.2015 tarihinde haksız, hukuksuz ve uydurma gerekçelerle feshettiğini, bu haksız fesihlere karşı da ihtar çekildiğini, söz konusu bu fesihler nedeniyle ... firmasının, uğramış olduğu zararların tazmini için ... firmasına karşı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/491 Esas sayılı dosyası ile haksız fiilden kaynaklanan tazminat-kar kaybı davası açtığını ve söz konusu davanın istinaf aşamasında olduğunu, gelinen aşamada müvekkilinin başladığı işi düzgün bir şekilde yürüttüğünü ve sözleşmeler feshedilinceye kadar tarafların yaklaşık %20-30 civarında işi bitirdiklerini, üstelik müvekkili tarafından bu işin yapılması için proje finansmanı olarak ...Bankası ... şubesinde 250.000-TL kredi çekildiğini, bu amaçla ailesi adına kayıtlı gayrimenkullerini teminat gösterdiğini ancak sözleşmenin haksız fesih edilmesi sebebi ile kredi borçlarını ödeyemediği için çok yüklü miktarda faiz ve banka masrafı ödemek zorunda kaldığını, gayrimenkullerini kaybetme noktasına kadar geldiğini, ... firması uğradığı sözleşmesel kar kaybı ve zararlar sebebiyle ... firması ... ve ... firmasına karşı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/491 Esas sayılı dosyasından açtığı davayı kazandığını ve 400.000-Euro gibi bir alacağa hükmedildiğini, ancak ... firması gerek tüm hakedişleri gerekse de sözleşme feshinden dolayı oluşan zararları tam olarak aldığı halde müvekkili şirkete düşen hakediş ve sözleşmesel kar kayıpları için hiçbir ödeme yapmadığını, bu kapsamda müvekkili firma sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğinden ve sözleşmenin feshine sebebiyet vermediğinden davalı ... firmasından yapılan işler doğrultusunda alacaklı olduğunu, ayrıca davalı ... firmasının müvekkilinin sözleşmesel kar kaybı ve zararlarını da kapsayacak şekilde dava dışı firmalardan ödemesini aldığından veya dava ile alacağı netleştiği halde müvekkiline bu hususta da hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilin de sözleşmenin feshine bağlı olarak kar kaybı alacağı mevcut olduğunu buna ilişkin davalı tarafça zararların tazmin edilmesi gerektiğini, bu kapsamda sözleşmesel kar mahrumiyetlerin de yine EURO cinsinden olduğunu, söz konusu kar mahrumiyeti işin tamamın bitirilmesi halinde elde edilecek kar olduğunu, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/491 E. dosyasında işin bitmiş haliyle hesaplamalar yapıldığını, kar mahrumiyetlerinin de tespit edildiğini, bu davada yapılan tespit ve rapora göre bilirkişi tarafından huzurdaki dava için de müvekkiline düşecek ödeme hususunda hesaplama yapılabileceğini, ayrıca yapılan tüm işler tarafların ticari defterlerinde de mevcut olduğunu tüm bu nedenlerle müvekkilinin hakedişi olan alacak için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 49.565,48 € + 8.921,78 € (%18 KDV) = 58.487,26 € (euro) alacaklarının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, belirsiz alacak olmak üzere şimdilik 1.000 € (Euro) kar kaybının sözleşmenin fesfi tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; öncelikle davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını ayrıca taraflar arasında imzalanan 16/05/2024 tarihli sözleşmenin 25.maddesi ile anlaşmazlıkların çözümünde 'İstanbul ve/veya Ankara Mahkemeleri yetkili kılındığını, bu nedenle davacı tarafından açılmış bulunan iş bu dava yetkisiz mahkemede açıldığını tüm bu nedenlerle öncelikli olarak yetkisizlik kararı verilmesini aksi taktirde davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 25/09/2025 tarihli karar ile, davacı 58.487,26 EURO kar kaybı alacağını talep edildiği, davacının alacağının belirlenebilmesi için ticari defterlerindeki kayıtların mali açıdan incelenmesi gerekmekte olduğunu, HMK'nun 222/1 maddesin de, " Mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerin ibrazını kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının ticari defterlerindeki kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği ancak davacı tarafından ticari defterler ibraz edilmediği gibi Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/491 E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen karar doğrultusunda inceleme yapılması talep edildiği, tarafları ve yargılama konusu farklı olan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde verilen karar üzerinden inceleme yapılıp hüküm kurulamayacağından, davacı tarafından da ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davada kar kaybı ve hakedişler olarak iki farklı kalemde alacak talep edilmiş olup, davadaki reddin sadece kar kaybı yönünden yapılması hatalı olduğu gibi, taleplerin karıştırıldığını, dosyadaki kar kaybı ve hakediş taleplerinin defter incelemesiyle çözümlenemeyeceğinden, defter incelmesine bağlı olarak davanın reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, defter sunulamama sebepleri dosyaya bildirilmiş olup, defter incelemesi yapılması için ısrar edilmesi ve defterlerin kendisinde olduğu belirtilen muhasebeci bilgileri istenerek bu kişiden defter istenmemesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin hakedişleri sunulan deliller ve diğer dava dosyası ve içeriğindeki raporlarla sabit olduğunu, davanın kabulü gerekirken salt defter incelemesinin yapılamaması nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı vekili, taraflar arasında 16.05.2014 tarihli alt yüklenici sözleşmesi kapsamında ... ait 35 istasyon ve lokomotif tanıma sistemi montaj işlerin davacı tarafından yapılarak teslim edildiğini, puantaj listesine göre hakedişler hesaplandığını ancak davalı tarafıdan haksız fesihte bulunulduğunu, hakedişler ödenmediğini, davacı kar kaybı zararı olduğunu belirterek 49.565,48 Euro hakediş alacağı ile 8.921,78 Euro KDV toplamı olmak üzere 58.487,26 Euro hakediş alacağı, belirsiz alacak olarak 1.000,00 Euro kar kaybının fesih tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı taleplerinin hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, talepler zamanaşamına uğradığını, davacı edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, fiilen yanlızca bir kısım lokomotif tanıma sistemi montajı gerçekleştirdiklerini, bu işlerin de davalı şirketin ekipman, destek ve organizasyonu ile mümkün olduğunu, puantaj ve hakediş hesaplarının sözleşmeye, birim fiyat listelerine ve fiili imalata dayanmadığı, hesaplanan hakedişlerin dayanıksız olduğunu, ödemelerin hakedişe bağlı olduğu ve avans ödemesi yapılamayacağını, davacıya toplamda 45.750,00 TL karşılığı 18.516,00 Euro ödeme yapıldığını, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacının iddialarını doğrulamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, 58.487,26 EURO kar kaybı alacağını talep ettiği, davacının alacağının belirlenebilmesi için ticari defterlerindeki kayıtların mali açıdan incelenmesi gerektiği, HMK'nun 222/1 maddesin de, " Mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerin ibrazını kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının ticari defterlerindeki kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ancak davacı tarafından ticari defterler ibraz edilmediği gibi Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/491 E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, dava konusu taraflar ve yargılama konusu farklı olması sebebiyle esas alınamayacağından davanın reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesi ile, yapılan işler karşılığı hakediş alacağı olarak toplam 58.487,26 Euro bedelin tahsili, sözleşmenin haksız fesih edilmesi nedeniyle kar kaybı sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL bedelin tahsili talep edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzelenen 19.07.2025 tarihli raporda, davacının yaptığı işlerin bulunduğu, otomasyon sistemi kapsamında ... ve ... alt yapısının kurulduğunu, temel yazılım mimarisinin oluşturulduğunu, sistem bileşenlerin bir kısmının devreye alındığını ancak bazı donanım ve kontrol birimlerin eksik teslim edildiği, bazı sensör ve dispenser bileşenlerin devreye alınmadığını, yazılım kaynak kodları, kullanıcı belgeleri ile ...belgeleri eksik olduğu yapılan ve teslim edilen işler bakımından hakediş alacağı bulunduğunu, yapılan işlerin puantaj esasına göre ölçülüp 49.565,48 Euro + KDV olarak hesaplanabildiğini ancak ticari defterler incelenmeden kesin olarak mali açıdan alacak tespit edilemeyeceğini, sözleşmenin feshedilmiş olmasının tamamlanan işler yönünden hakediş alacağının ortadan kaldırmayacağını, kar kaybının ise bilirkişi heyetinin değil, mahkemenin takdir alanında olduğunu, mali yönden inceleme yapılabilmesi için ticari kayıtların yani davacının defterinin davalıdan alacaklı olup olmadığı, hakediş faturası düzenlenip düzenlenmediği, kaç adet fatura düzenlendiği, ne kadar ödeme alındığı, hususların defter incelemesi yapılamadığı için tespit edilemediğini rapor halinde sunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle, davacı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediğini, alacağını ispat edemediğini kabul ederek davanın reddine karar vermiştir. Dava dilekçesi ile iki ayrı talepte bulunulmuştur. Birinci talep hakediş alacağı sebebiyle 58.487,26 Euro bedelin tahsili, ikinci talep ise haksız fesih sebebiyle kar kaybının tahsili talep edilmiştir. Mahkeme davacı tarafın birinci talebi olan hakediş alacağına yönelik talebini, davacı ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle alacağını mali yönden ispat edememesi sebebiyle reddedildiğini gerekçesi ile belirtmiş olmasına rağmen İkinci talep konusu olan kar kaybı alacağını ise "özleşmenin 13. Maddesi gereği davacının toplam bedelin çoğalmasından veya eksilmesinden dolayı, kardan mahrumiyet, zarar, ziyan gibi herhangi bir talep ve itirazda bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiğinin açıkça belirtildiği, sözleşmenin 24. maddesinde, davacıdan kaynaklanan nedenler dışında veya idare'den kaynaklı veya mücbir sebeplerle işin başlatılması devamı ya da bitirilmesinin imkânsız olacağı ve bu imkânsızlık 60 gün sürerse dava konusu sözleşmenin kendiliğinden münfesih olacağı ve insifah durumunda davacının herhangi bir gerekçe ile zarar ve kar mahrumiyeti talebinde bulunamayacağının açıkça belirtildiği " denilmek suretiyle, taraflar arasındaki sözleşmedeki düzenlemeden bahsedilmiştir. Oysa mahkeme bu talep yönünden davanın kabul veya reddi açıkça gerekçeli bölümde belirtilmeli ve hatta hükümde de bu husus ayrıca hüküm altına alınması gerekmektedir. Mahkeme, HMK 222/1 maddesi gereğince davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için ibrazı istenildiği ancak ibraz edilmemesi sebebiyle davanın ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar vermiştir. TBK 470 ve devamı maddelerine göre eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinde bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenici sözleşmenin haksız feshi veya iş sahibinin kusuru nedeniyle işi tamamlayamadığı durumlarda, bakiye iş bedeli alacağı, kar kaybı alacağı talep edebilir. Hakediş alacağı yüklenicinin yaptığı imalatın karşılığıdır. Ticari defterler bu alacağın kaydi ispati için önemli olsa da eserin varlığı maddi bir olgudur ve her türlü delille ( keşif, bilirkişi, tanık vb.) ispatlanabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda, tarafların belgeleri ibraz zorunluluğu 219. maddede, tarafların belgeyi ibraz etmemesi 220. maddede, ticari defterlerin ibrazı ve delil olması ise 222. maddede düzenlenmiştir. Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi T.06/09/2018 E.2018/2696 K.2018/3431). Somut olayda, davacı taraf ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmamış, bilirkişi heyeti de mali inceleme yapılamadığını bu sebeple davacı alacak miktarı belirlenemediğini bildirmiş, mahkemede bu doğrultuda davanın reddine karar vermiştir. Oysa, Hakediş alacağın konusu imalat olup yapılan eserin karşılığıdır. Ticari defterler sadece ödeme ve borç kaydını gösteren yazılı delil niteliğindedir. Defter olmasa bile, ortada tamamlanmış veya kısmen yapılmış bir iş vardır. Yapılan iş miktarı ve bedeli mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilir. (TBK 481) . Hatta mahkeme varsa taraflara yemin delili hatırlatması gerekmektedir. O halde, mahkemece dosyaya sunulan tüm delil ve belgeler, sözleşme itibariyle mahallinde keşif yapmak suretiyle, davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı veya haksız fesih edilip edilmediği hususu dikkate alınmak suretiyle bilirkişi heyetinden davacı yüklenici tarafından sözleşmenin feshine kadar yapılan işler yönünden hakediş alacağının belirlenmesi, davalı tarafından varsa ödemeler düşülmesi suretiyle davacının bakiye iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığı itibariyle sonucuna göre davacının tüm talepleri hakkında gerekçeli karar vermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ...../09/2025 tarih, 2025/.... Esas, 2025/.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.